{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO\t: 2025/2065 <br>KARAR NO\t: 2025/2126<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 14/02/2024<br>NUMARASI: 2018/1229 Esas - 2024/184 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 01/12/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br> GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 22.05.2015 tarihinde davalıların sorumluluğunda bulunan...plaka sayılı araç önünde seyir halinde olan minibüsü sollamak isterken yaya olan müvekkili ... ...'a çarpmak suretiyle ağır şekilde yaraladığını, kaza nedeniyle 3 ay yaşam mücadelesi verdiğini, kazanın oluşumunda davalı tarafın tamamen kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla HMK 107.md gereğince şimdilik 1.000,00 TL tedavi gideri, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik kaybı, 1.000,00 TL sürekli iş gücü kaybı, 1.000-TL ekonomik geleceğinin sarsılması, 1.000,00 TL bakıcı gideri olmak üzere 5.000-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren tüm davalılardan; davacı ...  için 100.000-TL, davacılar ...için ayrı ayrı 10.000,00 TL olmak üzere 120.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ...ile ... A.Ş.'den avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın zaman aşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, kaza tarihinden itibaren 2 yılı aşkın bir süre geçtiğini, bu bağlamda zaman aşımının dolduğunu, ayrıca kazanın oluşumunda araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığını, işleten olarak kendilerinin sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazası nedeniyle poliçe limiti dahilinde tüm ödemenin yapıldığını, toplamda yapılan 290.000-TL ödeme nedeniyle müvekkili sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, bu bağlamda mahkemece değerlendirme yapılmasını talep etmiştir.Davalı ... vekili  cevap dilekçesinde özetle; öncelikle kaza tarihinden itibaren 2 yıl geçtikten sonra dava açılmış olması nedeniyle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine, mahkeme aksi kanaatte ise kazanın oluşumunda davacı ... yaya olarak tamamen kusurlu olduğundan aleyhlerine açılan davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davacı ... ... tarafından davalılar ... İle ... Ve Meşrubat Sanayi ve Ticaret A.Ş. aleyhine açılan maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.401.172,27-TL'nin kaza tarihi olan 22/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte iş bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin tedavi gideri talebinin reddine, davacı ... ... tarafından davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın; yargılama sırasında poliçe limiti dahilindeki ödemenin tamamı yapılmış olduğundan iş bu davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacılar tarafından davalılar ...ile  ... Ve Meşrubat Sanayi ve Ticaret A.Ş. aleyhine açılan manevi tazminat talebinin kabulü ile; davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 120.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte iş bu davalılardan alınarak davacılara verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... ile ... ve Meşrubat San. ve Tic. A.Ş. vekili ile davalı  ... vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.Mahkemece 09/09/2025 tarihli ek karar ile; \"Davalı vekili Av....ye 13/08/2025 tarihli   istinaf harç ve masrafların yatırılması için muhtıraya rağmen istinaf harcı ve masraflarını bir haftalık kesin  süre içerisinde yatırmadığından istanaf talebinin bu nedenle reddine \" ek karar verilmiş ve ek kararın davalı vekiline tebliğ edilmiş olup ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmadığından davalı ... vekilinin istinaf talepleri incelenmemiştir.Davalı ... ve Meşrubat Sanayi ve Tic. A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, kazada davacının yayaların geçmesinin yasak olduğu yerden geçtiğini, kusur oranı saptanırken görgü tanıklarının beyanlarının dikkate alınması gerekirken bilirkişi heyetinin tanık beyanlarını dikkate almadığını, gerçek olan yaya olay yerinde olmasa bu kaza meydana gelmeyeceğini, bu durumda müvekkile kusur izafesinin hukuken hatalı olduğunu, maluliyet oranı dosya içeriğine aykırı şekilde tespit edildiğini, hatalı kusur raporunun esas alınmasını takiben dosyada maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumuna gönderildiğini, dosyada mübrez bütün bu belgeler incelendiğinde İstanbul 2.Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlenen maluliyet raporunda %78,0 oranında tespit edilen maluliyet oranı fahiş olduğunu, davacı yargılama sürecinde iki kere talep artırım dilekçesi sunduğunu, faiz başlangıcı hatalı belirlendiğini, bilinmeyen pasif dönem hesaplaması çelişkili olduğunu, iki bilirkişi raporunda aynı husus için farklı tarihler esas alınarak hesaplama yapıldığını,  hesaplamalarda farklı tarihlerin esas alınması da sonuç itibariyle pek çok farklılık yarattığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.   Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 22.05.2015 günü saat 07:30 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki...plaka sayılı otomobil ile Üçyüzlü metro istasyonu istikametine doğru Fatih caddesi üzerinde seyir halindeyken olay mahalli kavşağa geldiğinde aracının sağ ön kısımlarıyla; istikametine göre sağ tarafından kaplamaya girip, karşıdan karşıya geçmekte olan yaya davacı ... ...'a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.Kaza nedeniyle davalı sürücü ...'ün yargıladığı ceza mahkemesinde hükme esas alınan ATK ve İTÜ heyetinden oluşan bilirkişi  kusur heyet raporlarında davacı ve sürücünün eşit kusurlu oldukları tespit edilmiştir. Mahkemece  İTÜ heyetinden alınan kusur raporunda ise; davalı sürücü %62,5, davacı yaya %37,5 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş mahkemece Karayolları Fen Heyetinden alınan kusur raporunda da  sürücü davalı %70, davacı %30 oranında kusurlu oldukları tespit edilmiş ve mahkemece bu kusur raporu hükme esas alınmıştır. Bu durumda mahkemenin kusura ilişkin aldığı her iki heyet raporunun birbirini doğruladığı, dosya kapsamı ile olayın oluşuna uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemiştir.Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de  Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4.  Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre  maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015  tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında  Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.  (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. -  2024/5474  K.,  2021/12907 E. ve 2022/6237 K. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik (Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik) hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir.   Dava, maddi tazminat yönünden HMK'nın 107/1. maddesi hükmüne göre belirsiz alacak davası olarak açılmıştır.   Belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesilir. 6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına  tabi  olmaksızın, davanın  başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK'nın 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırması mümkündür. HMK'nın 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden davalı vekilinin ıslah zamanaşımına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2016/20495 E.ve 2019/7842 K.sayılı kararı).Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/19844 Esas ve 2019/8286 Karar sayılı kararında; \"...Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK'nın 107.maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK'nın 176. ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir. (Benzer yönde Yargıtay  4.  Hukuk Dairesinin  2021/6162 E. ve   2021/9730 K. sayılı kararı).Eldeki davada, davacı vekili, davasını belirsiz alacak davası şeklinde açmıştır. Mahkemece, bir kez talep arttırım dilekçesinden sonra verilen ve ıslah hakkı kullanılması niteliğinde olan 18/09/2023 tarihli ıslah dilekçesine göre hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Bu nedenle davalı işleten bakımından talebe uygun olarak ıslah edilen kısım içinde   kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur. Tazminat hesabında bilinmeyen pasif dönem başlangıcı rapor tarihine göre belirlendiğinden farklı tarihlerde düzenlenen raporlardaki bilinmeyen dönem başlangıç tarihinin farklı tarih olması çelişki oluşturmayacağından bu yöndeki istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir.Bu nedenlerle; davalı ... ve Meşrubat Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davalı ...ve Meşrubat San. ve Tic. A.Ş. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 240.531,27 TL harçtan peşin alınan 60.132,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 180.398,46 TL harcın davalı ...ve Meşrubat San. ve Tic. A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/12/2025 <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"965a0ffb7d23367b","SID":"01bb9c67450a3c34"}}