{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br><br>21. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2025/1501 <br>KARAR NO\t: 2025/2287<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>ESAS NO\t\t:2024/587<br>KARAR NO\t                  :2025/597<br>KARAR TARİHİ\t:25/06/2025<br>DAVA\t\t:İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t:26/07/2021<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:01/12/2025<br><br>\tİSTEM: \tDavacı vekili, ... Mah. ... Sk. No: .../.../İ.... adresindeki 12103505 tesisat numaralı ticarethane abone grubundaki işletmede gerçekleştirilen kaçak elektrik kullanımına dayalı borçlar ödenmeyince, borçlu hakkında İzmir 25. İcra Müdürlüğü'nün 2020/4703 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, alacağının kaynağının 2 adet \"Z\" faturaya ve bu faturalara dayanak olan kaçak tutanaklarına dayandığını, davalı-borçlunun, hiç bir gerekçe göstermeksizin ödeme emrinde yer alan borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile alacağın % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. <br>\tCEVAP: Davalı vekili, davacı şirket tarafından tutulan kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının usulüne uygun tutulmadığı gibi yönetmelik ile belirlenen kaçak elektrik kullanımı tespit  şartlarının da yerine getirilmediğini ve müvekkil aleyhine usulsüz şekilde fatura düzenlendiğini, 26.02.2020 tarihli tutanak usulsüz şekilde düzenlendiği gibi ayrıca iddia edildiği gibi müvekkilinin kayıt dışı bir başka sayaç ile sök tak yapmak sureti ile kaçak elektrik kullandığına yönelik de davacı şirketin elinde somut bir delil olmadığını savunarak davanın reddi ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ: İlk  Derece Mahkemesi,<br>\t\"Davanın  KISMEN KABULÜ ile;<br>\t1-İzmir 25. İcra Müdürlüğü'nün 2020/4703 E. sayılı dosyasında davalının; 80.786,35-TL asıl alacak 2.869,60-TL, Gecikme zammı ve 516,53-TL gecikme zammı KDV'si olmak üzere toplam 84.172,48 TL'den oluşan borca ilişkin İTİRAZIN İPTALİ ile,<br>\tTakip talebindeki şartlarla TAKİBİN DEVAMINA,<br>\tFazlaya ilişkin talebin Reddine,<br>\t2-Alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan toplam alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar vermiştir. <br>\tİSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:  Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. <br>\tBİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili,  müvekkili tarafından kaçak elektrik kullanımı olduğu yönündeki tüm iddiaları reddetmek ile birlikte hükme esas alınan bilirkişi ek raporu ile  bozma öncesi alınan raporlar arasında mantık çelişkisi bulunduğunu,  İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi tarafından verilen kararda belirtilen şekilde hesaplama yapılmasını koşul tutmuş olup gerekçeli karara dayanak  bilirkişi ek raporu da bu karar doğrultusunda düzenlenmiş ise de; istinaf kararı hatalı olduğundan bu doğrultuda düzenlenen bilirkişi ek raporunun da hatalı, dolayısı ile Yerel Mahkeme kararının da hatalı olduğunu, dosya kapsamında bozma sonrası alınan bilirkişi ek raporunda kaçak elektrik kullanımının  03.09.2019 tarihinden itibaren  yeniden başladığı varsayımı ile  hesaplama yapılmış ise de bu değerlendirmenin hakkaniyete aykırı olduğunu, bu durum bozma öncesi alınan ilk bilirkişi raporunda \"... A.Ş. kaçak elektrik kullanımının önceki kaçak kulanım tarihinde başladığını kabul etmektedir. Ancak davacı şirket tarafından önceki kaçağın tespit tarihinde, davaya konu kaçak elektrik kullanımının başladığını destekleyecek somut bir belge sunulmamıştır. Yerel mahkeme gerekçeli kararında delillerin değerlendirilmesi başlıklı bölümünde \" davalı taraf aboneliğin ticari abonelik olduğunu ileri sürmüş ise de buna ilişkin abonelik sözleşmesi sunamadığı gibi mahkemece yapılan kesifte aboneliğin bulunduğu taşınmazın mesken niteliğinde olduğunun belirlenmesi itibariyle mesken aboneliğine göre kaçak elektrik faturasının miktarı belirlenmelidir\" şeklinde gerekçe belirtmiş ise de bu tespitin yargılamaya konu ihtilafa ilişkin olmadığını, Yerel Mahkemece faturaya konu adreste keşif yapılmadığı ortada olup gerekçeli kararın özensizliği ve  çelişkili olması sebebi ile de hükmün ortadan kaldırılması gerektiğini, Yerel Mahkeme tarafından alacağın likit olduğu gerekçesi ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiş ise de alacağın likit olmadığını, farklı bilirkişi raporlarında farklı tutarlar çıkmasının, alacağın açık ve net olmadığını gösterdiğini, bu nedenle davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk eden faturanın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.<br>\tİstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. <br>İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın  oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına ve özellikle davalının 31.05.2017 tarihli ilk kaçak kullanım tutanak tarihi ile 28.08.2019 tarihli ikinci kaçak kullanım tutanağı arasındaki günlük ortalama tüketiminin 128,6 kwh olması, davalının 28.08.2019 ile Dairemizin kaldırma kararında kaçak kullanım başlangıç tarihi olarak belirlenen 03.09.2019 tarihi arasında günlük ortalama tüketiminin önemli miktarda artarak 281,7 kwh'a yükselmesi ve 03.09.2019 tarihinden sonra günlük tüketimin önemli miktarda azalarak  03.09.2019 tarihi ile 31.12.2019 tarihi arasında ortalama günlük tüketimin 149,5 kwh miktarına düşmüş olmasına, ilk derece mahkemesince Dairemizin 2023/855 esas, 2024/1275 nolu kaldırma kararı doğrultusunda alınan denetime elverişli bilirkişi raporu esas alınarak verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunmasına göre, aşağıda belirtilen husus dışında kalan diğer tüm istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.<br>\tAçıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk ettirilen fatura borcunun miktarının belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden alacağın likit olduğundan söz edilemez. O halde icra inkar tazminatı isteminin reddine kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.<br>\tAnlatılan nedenlerle davalının istinaf başvurusunun değinilen yöne ilişkin olarak kabulüne, HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı;<br>\tA)Davalının istinaf başvurusunun kabulüyle; İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/06/2025 tarih ve 2024/587 E. - 2025/597 K. sayılı kararının, HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASINA ve ESAS \t\t<br>\tHAKKINDA YENİDEN KARAR VERİLMESİNE ;<br>\tB)1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; <br>\ta-İzmir 25. İcra Müdürlüğü'nün 2020/4703 E. sayılı dosyasında davalının; 80.786,35 TL asıl alacak, 2.869,60 TL gecikme zammı ve 516,53 TL gecikme zammı KDV'si olmak üzere toplam 84.172,48 TL borca ilişkin itirazın iptali ile takip talebindeki şartlarla takibin devamına,<br>\tb-Fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>\tc-İcra-inkar tazminatı talebinin reddine,<br>\t2-Alınması gereken 5.749,82 TL nispi  karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan  1.034,64  TL'nin mahsubu ile bakiye  4.715,18 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacının peşin olarak yatırdığı   1.034,64 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kısmen kabulü karar verilen miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kısmen reddine karar verilen miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 1.494,62  TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t6-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvuru harcı ile 1.165,50 TL yargılama gideri toplamı 1.224,80 TL davanın kısmen kabul oranına göre 1.203,36 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacının üzerinde bırakılmasına, <br>\t7-Davalı tarafından yapılan 60,00 TL yargılama giderinin  davanın kısmen kabul oranına göre 1,05 TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalının üzerinde bırakılmasına, <br>\t8-Ödenekten karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red orantısına göre 23,10 TL'sinin davacıdan; 1.296,90 TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, tahsilat ve gereği için ilk derece mahkemesince işlem yapılmasına, <br>\t9-Kullanılmayan gider avansının HMK’nın 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine,<br>\tC)1-Davalı  tarafça yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde iadesine, <br>\t2-İstinaf başvurusunda bulunan davalının yatırdığı 1.683,10 TL başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacının gider avansından karşılanan istinaf giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t3-İstinaf gider avansı bakiye kısımlarının HMK’nın 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine, \t                  \t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361 vd maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 01/12/2025 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.  <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6c3cf51980235bd2","SID":"0e07f9f918891fbe"}}