{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:14/11/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:23/12/2021<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:14/11/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; davalı ...'ın davacı müvekkiline malen zor durumda ve maddi sıkıntı içerisinde olduğunu belirterek aracını satmak istediğini söylediğini ve taraflar arasında yapılan görüşme sonrasında davalıya ait ... marka ... plakalı aracın satışı konusunda anlaşıldığını, araç bedelinin 25.000,00 TL olarak belirlendiğini 20.000,00 TL'lik kısmının hemen ödendiğini, kalan 5.000,00 TL'lik kısım açısından da taraflar aralarında senet düzenlendiğini, sonrasında da 3.000,00 TL ve 2.000,00 TL olmak üzere iki seferde davalıya, davacı vekil edeni tarafından ödeme yapıldığını, yapılan ödemeler sonrasında davalıya borcu kalmayan davacı vekil edeninin 5.000,00 TL meblağlı senedin tarafına iadesini istediğini ancak davalının her seferinde davacı vekil edenini geçiştirdiğini ve bilinçli bir şekilde senedi teslim etmediğini, davacı vekil edeninin defalarca davalı ...'a ulaşmaya çalıştığı ve bir dönüş alamadığını, ne yazık ki hakkında haksız yere icra takibi yapıldığını öğrendiğini, Alanya 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyasına konu edilen senede baktığında da senet üzerinde açık bir şekilde tahrifat/oynama yapılarak 5.000,00 TL yazan kısımların gerek yazı gerekse de rakam ile 15.000,00 TL' ye çevrildiğini gördüğünü, haksız takipten haberdar olmayan davacı vekil edeninin tarafına ait olan Dacıa marka ... plakalı aracı üzerine konulan haciz sonrası aracın yakalanması ile takipten haberdar olduğunu, bilindiği üzere kambiyo senetlerinin Türk Ceza Kanunu uyarınca resmi belge olarak kabul edildiğini, dolayısı ile kambiyo senetleri üzerinde oynama, tahrifat yapılması durumunda resmi belgede sahtecilik suçunun vuku bulduğunu, kambiyo senetlerini ticari hayatta oldukça yaygın kullanılan ve tedavül kabiliyetine haiz senetler olduğunu, söz konusu senet dikkatlice incelendiğinde de açık ve gözle görülür şekilde vekil edeninin borçlu olmadığının senet üzerinde tahrifat/oynama yapıldığının sabit olduğunu, senet üzerinde oynama yapılarak gerçekte var olmayan senet ile davacı vekil edeninin zarar görmesine neden olan şahsın cezalandırılması için gerekli soruşturmanın yapılarak kamu davası açılması için taraflarınca Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusuna bulunulduğunu beyanla müvekkilinin Alanya 1. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyetli alacaklı görünen ...'ın %20oranında kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili; müvekkiline icra takibine konu senet ile alakalı hiçbir şekilde ödeme yapılmadığını, davacı tarafça belirtilen bedellerin hiçbirinin ödenmediğini, ödeme yapıldığına dair iddiaları kesinlikle kabul etmemekle birlikte, davacının iddialarının tanıkla ispatının mümkün olmadığını, yazılı delil ile iddilarının ispatlanması mümkün olduğu halde herhangi bir yazılı delil sunamadıklarını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.06.2015 tarihli ... E. ... K. sayılı kararı uyarınca, Senede karşı senetle ispat kuralı gereğince, davacı-borçlunun takibe konulan bononun bedelsiz olduğunu yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, ayrıca icra takibine konu senedin davacının iddia etmiş olduğu asılsız hukuki ilişkiden bağımsız olduğunu, bononun ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerdiğini, davacı senet üzerinde tahfirat/oynama yapıldığını iddia etmiş ise de bu durumun gerçek olmadığını, zira senet incelendiğinde herhangi bir oynamanın olmadığının görüleceğini, davacıya ödeme emrinin 05/06/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, ödeme emrini tebliğ alan davacının aynı gün müvekkili ile görüştüğünü ve anlaşmaya çalıştığını, borcu ödemek için süre istediğini, bayram sonrası borcunu ödeyeceğini ifade ettiğini, bu talebinin taraflarınca kabul edildiğini, bayram sonuna kadar beklendiğini, hatta davacıya ait ... plakalı araca 28.06.2018 tarihine kadar yakalama bir yana haciz dahi konulmadığını, istenen süreye rağmen ödememe yapılmaması üzerine davacıya ait araçların üzerine 28.06.2018 tarihinde haciz konulduğunu, davacının ödeme yapmaması üzerine alacağın tahsili amacı ile aracına 15.08.2018 tarihinde yakalama işlemi yapıldığını, 05/06/2018 tarihinden 15/09/2018 tarihine kadar hiçbir hukuki işlem yapmayan davacının aracına yakalama işlemi yapılmasından sonra 03.09.2018 tarihinde harekete geçtiğini, sonuç olarak davacının beyanlarının asılsız, soyut, gerçek dışı ve haksız olup, müvekkili  hakkında açılmış bulunan işbu davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece; \"... davacı tarafça Alanya 1. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında takip dayanağı senedin 5.000,00-TL olarak düzenlenerek davalıya verildiği, borcun ödendiği, buna rağmen davalı tarafça senet üzerinde tahrifat yapılarak 15.000,00-TL üzerinden takibe konulduğu belirtilerek menfi tespit davası açılmıştır. Davacının senet üzerinde tahrifat yapıldığına dair iddiaları Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kesinleşen 06/11/2020 tarih, ... E., ... K. sayılı ilamı ile kanıtlanmıştır. Senedin davacı tarafça 5.000,00-TL olarak düzenlenerek davalıya verildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı tarafça 5.000,00-TL'nin davalıya ödendiği, buna rağmen senedin kendisine iade edilmediği iddia edilmiş ise de senet bedeli olan 5.000,00-TL'nin ödendiğine dair bir delil sunulmamıştır. Her ne kadar davacı taraf ödemeyi tanık delili ile ispat etmek istemiş ise de HMK'nın 201. maddesinde  senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin tanıkla ispat olunamayacağı düzenlendiğinden ve davalı tarafın da tanık dinlenmesine muvafakati bulunmadığından davacı tanığı dinlenmemiştir. Bu nedenle davacının Alanya (Kapatılan) 1. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takibine dayanak 13/12/2016 tanzim tarihli, 13/05/2017 vade tarihli senet nedeniyle dayalıya 10.000,00-TL borçlu olmadığının tespitine,  fazlaya ilişkin talebin reddine\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; menfi tespit davalarında davacı borçlunun dava konusu borcun mevcut olmadığını iddia etmesi ve mahkemeden böyle bir alacağın mevcut olmadığının tespitini istemesi halinde davalı alacaklının alacağın varlığını ispatla yükümlü olduğunu, davacı borçlunun alacağın iradeyi sakatlayan durumlardan biri sebebiyle geçersiz olduğunu iddia etmesi halinde iddiasını ispatla mükellef olduğunu, müvekkili ile davalı arasında araç alışverişi olduğunu, araç bedelinin 25.000,00 TL olarak belirlendiğini, 20.000,00 TL'sinin müvekkili tarafından o an ödendiğini, devamında ise kalan kısım için 5.000,00 TL bedelli bir senedin düzenlendiğini, düzenleme sonucunda müvekkilinin 3.000,00 TL ve 2.000,00 TL'lik iki taksit şeklinde ödemesini tamamladığını, buna rağmen davalı tarafça senet üzerinde açık bir şekilde oynama yapılarak 5.000,00 TL yazan kısımlarının hem yazı hem de rakam ile 15.000,00 TL'ye çevrildiğini, bu hususun Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı hükmü ile de sabit olduğunu, menfi tespit davalarında ispat yükünün davalı yani takip alacaklısı üzerinde olduğunu, mahkemece gerekli ve yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu senedin davacı tarafça düzenlenerek müvekkiline verildiği hususunda uyuşmazlığın bulunmadığını, davacı taraf müvekkiline ödeme yapıldığını buna rağmen senedin kendisine iade edilmediğini iddia etmiş ise de, senet bedelinin ödendiğine dair bir delilin sunulmadığını, Mahkemenin \"Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kesinleşen 06/11/2020 tarih, ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile kanıtlanmıştır\" şeklindeki gerekçesine katılmanın mümkün olmadığını, söz konusu raporda senet üzerindeki rakam ve harfin müvekkilinin elinden çıktığına dair net değerlendirmenin olmadığını, bunun yanı sıra tarafların kendi aralarında anlaşarak senedin 15.000-TL bedelli olmasına karar verdiklerini, müvekkiline icra takibine konu senet ile alakalı hiçbir şekilde ödeme yapılmadığını, belirtmiş oldukları bedellerin hiçbirinin ödenmediğini, davacının iddialarının tanıkla ispatının mümkün olmadığını, ancak yazılı delillerle iddialarını ispatlaması mümkün olduğu halde herhangi bir yazılı delil sunamadığını, icra takibine konu senedin davacının iddia etmiş olduğu asılsız hukuki ilişkiden bağımsız olduğunu, davacının senet üzerinde tahrifat/ oynama yapıldığı iddiasının gerçek olmadığını, davacıya ödeme emrinin 05/06/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, ödeme emrini davacı ile aynı konutta yaşayan eşinin tebliğ aldığını, davacıya usulüne uygun olarak yapılan tebligatın davacının eşi tarafından unutularak davacı tarafa verilmediğinin iddia edildiğini, aynı evde yaşayan ve eşi olan kişiye icra müdürlüğü tarafından gelmiş bir tebligatın verilmesinin unutulmasının mümkün olmadığını, ödeme emrini tebliğ alan davacının aynı gün müvekkili ile görüştüğünü ve anlaşmaya çalıştığını, borcu ödemesi için süre istediğini, Ramazan Bayramı sonrası borcunu ödeyeceğini ifade ettiğini, bu durumun kabul edildiğini ve bayram sonuna kadar beklediklerini, davacıya ait ... plakalı araca bayram sonrası 28/06/2018 tarihine kadar yakalama bir yana haciz dahi konulmadığını, ikinci defa istenen süreye rağmen ödeme yapılmaması üzerine davacıya ait araçların üzerine 28/06/2018 tarihinde haciz konulduğunu, davacının ödeme yapmaması üzerine alacağın tahsili amacıyla aracına 15/08/2018 tarihinde yakalama işlemi yapıldığını, senette bir değişiklik yapılmadığının davacının ödeme emrinden ve senetten haberi olduğu halde 3 ay boyunca hiçbir hukuki müracaat yapmamasından sonra ortaya çıktığını, İlk Derece Mahkemesi kararının senet nedeniyle davalıya 10.000,00-TL borçlu olmadığının tespitine şeklindeki kararın  kaldırılması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava; Alanya 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı kambiyo senedine dayalı  icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı tarafın istinaf istemi yönünden;<br>Dava menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmakla istinaf incelemesine konu kararda reddedilen miktar 5.000,00 TL'dir. Davacı da bu miktar yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>02 Aralık 2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasanın 41. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00-TL'ye çıkarılmıştır. Bu miktar 2018 yılı için 3.560,00-TL, 2019 yılı için 4.400,00-TL'dir, 2020 yılı için 5.390,00-TL, 2021 yılı için 5.880,00-TL, 2022 yılı için 8.000,00-TL, 2023 yılı için 17.830,00-TL, 2024 yılı için 28.250,00-TL, 2025 yılı için 40.000,00-TL'dir. <br>İstinaf başvurusunun kesin nitelikte bir karara yönelik olup olmadığını denetleme görevi öncelikli olarak İlk Derece Mahkemesi'ne aittir. Ancak İlk Derece Mahkemeleri'nin bu hususu gözetmeden dosyayı Bölge Adliye Mahkemesine göndermesi halinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ne şekilde bir karar verileceği 6100 sayılı HMK'nın 352. maddesinde gösterilmemiş, sadece gerekli kararın verileceği ifade edilmiştir.<br>Bu konuda kanunda bir açıklık bulunmamakla birlikte 01/06/1990 tarih ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın bu tür olaylarda kıyasen uygulanması mümkündür. Sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı, İlk Derece Mahkemeleri'nden verilen bir kararın kesin nitelikte olmasına rağmen temyiz edilmesi ve İlk Derece Mahkemesi tarafından bu konuda bir karar verilmeksizin dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi halinde Yargıtay'ın, İlk Derece Mahkemesi'ne bu konuda geri çevirme kararı verilmeksizin, temyiz talebinin reddine karar vermesinin mümkün olduğu yönündedir. <br>İlk Derece Mahkemesince Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 8/11 maddesi gereğince kanun yolu formu hazırlanmak suretiyle istinaf dilekçesiyle birlikte dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesi halinde, İlk Derece Mahkemesi'nin istinaf kanun yoluna başvurulan kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşarak dosyayı Bölge Adliye Mahkemesi'ne göndermiş olduğunu kabul etmek gerekir. Zira İlk Derece Mahkemesince kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşılması halinde ayrı bir karar yazılmamaktadır. <br>Davacı yönünden istinafa konu İlk Derece Mahkemesince verilen karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra 23/12/2021 tarihinde verildiğinden 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğundan, davacının karara karşı istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince kararın miktar itibariyle  kesin nitelikte olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>Davalının istinaf talebinin incelenmesinde ise; <br>Ceza ve Hukuk Mahkemeleri kararları arasındaki ilişkiyi düzenleyen 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesi hükmü hukuk hakimini, ceza mahkemesinin kesinleşen kararı karşısında maddi hukuk bakımından kural olarak bağımsız kılmaktadır. Ancak hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Her mahkumiyet kararı o eylemin hukuka aykırılığını tespit etmesi bakımından hukuk hakimini bağlayıcı niteliktedir. Ceza hakiminin saptadığı maddi olaylar ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı ve davacı/davalı tarafından işlenmiş olup olmadığı hukuk hakimini bağlar.<br>Ceza davası, maddi vakıaların belirlenmesi ve sonucu itibariyle taraflar arasındaki borç ilişkisinin kesin hükümsüzlüğünün anlaşılabilmesi için önem taşımaktadır. Nitekim borç ilişkisinin kesin hükümsüzlüğü hakim tarafından re'sen göz önünde tutulacak nedenlerdendir ve buna ilişkin deliller her zaman ibraz edilebilir. (YHGK'nın 2014/19-1119 Esas, 2016/627  Karar sayılı ilamı)<br>Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir Yargıtay (HGK’nın 15.06.2022 tarihli ve 2019/10-111 E., 2022/948 K. sayılı ilamı).<br>Somut olayda; Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... karar sayılı dosyasında katılan ... tarafından sanık ...'ın Resmi Belgede Sahtecilik, Kamu Kurum ve Kuruluşları, Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçundan şikayetçi olunduğu, sanığın katılana bir adet araç sattığı, araç satışından kalan borca istinaden katılanın 5.000,00-TL bedelinde bono düzenleyerek sanığa verdiği sanığın söz konusu senet üzerinde meblağın rakamla ifade edildiği bölümün baş kısmına \"1\" rakamı ve meblağın yazıyla ifade edildiği bölümün baş kısmına \"on\" ibaresi eklemek suretiyle tahrifat yaptığı ve senet hakkında icra takibine başlandığı olayda, Antalya Kriminal Polis Labaratuvarı Müdürlüğü'nce düzenlenen kriminal raporu göz önüne alındığında sanığın  senedin 15.000,00-TL verildiği savunmalarına itibar edilemeyeceğinden cezalandırılmasına karar verildiği. verilen kararın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek 09/04/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, dava ve takip konusu bono üzerinde tahrifat yapıldığı senet bedelinin 5.000,00-TL olmasına rağmen davalı alacaklı tarafça 15.000,00-TL olarak değiştirilerek tahrifat yapıldığına dair maddi vakıa hukuk mahkemesini de bağlayıcı niteliktedir. Bu sebeple davacının aleyhlerine başlatılan icra takibi ve takibe konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı açıktır.<br>Sonuç olarak; Yerel Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı,  HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2 ve 352/1-b maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,<br>2-Davalının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>3-İstinaf başvurusu açısından davacı tarafça yatırılan peşin istinaf karar harcının talep halinde davacıya İADESİNE,<br>4-Davalının istinaf başvurusu açısından Harçlar Kanunu'na bağlı tarife uyarınca alınması gerekli 683,10 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 80,70 TL harcın mahsubuyla bakiye 602,40 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiliyle HAZİNEYE GELİR KAYDINA, <br>5-Taraflarca istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, <br>6-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi'nce ilgililerine İADESİNE, <br>7-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>8-Kararın tebliği ve harç tahsili işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince YERİNE GETİRİLMESİNE,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.14/11/2025<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8d1d4e6f30bebbbd","SID":"77471554b203580a"}}