{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2024/1135 <br>KARAR NO\t: 2025/1423<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 16/05/2024 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2020/478 Esas,  2024/274 Karar<br>DAVA\t: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın ... Kasko Sigorta Poliçesi ile davalı şirkete ... poliçe numarası ile kasko yaptırıldığını, söz konusu araç 15/10/2016 tarihinde kaza yaptığını ve sigorta şirketinin yönlendirilmesi neticesinde ... Erzurum Motorlu Araçlar isimli firmaya tamir için 18/10/2016 tarihinde getirildiği ve halen aracın bu serviste olduğunu, aradan bir yıldan fazla süre geçmesine rağmen araç sigorta şirketince bedel ödenmediğinden dolayı araç tamir edilerek müvekkili şirkete teslim edilmediğini, aracın aylık kazancı yaklaşık 15.000,00-TL olduğunu, müvekkili şirket yetkililerinin defalarca davalı şirkete başvurduğunu ancak olumlu bir netice alamadıklarını, davalı şirket aleyhine açılan mahkememizin 2017/... Esas sayılı dosya kabul edildiğini, daha sonra Bölge İstinaf Mahkemesi kararı ile 2019/... Esas - 2019/...Karar sayılı dosyası ile husumet yokluğundan reddedildiğini, dava açmadan önce arabuluculuk bürosuna başvuru yaptıklarını ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkili şirket söz konusu araçla birlikte diğer tüm araçlarına aynı firmadan kasko yaptığını ve kasko bedellerini peşin ödediğini, müvekkili şirketin aracında meydana gelen hasar ve işgücü kaybı olan 1.000,00-TL alacaklarını kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;  açılan davada davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, açılan dava ekseninde ... poliçe numarası ile kasko sigortası ile sigortalanan ilgili araç ... Bankası ... Şubesi’ne rehinli olduğunu, ilgili banka şubesinin muvafakati olmadan ... bu davanın davacı tarafından açılması fiilen ve hukuken mümkün olmadığını, ... Bankası ... Şubesinin muvafakatinin dosyaya sunulmadan davanın açılması  davanın reddi nedeni olduğunu, dava açan davacı ... bu davaya konu olan poliçedeki pirimlerini ödemediğini, ... numaralı poliçenin geçersiz olduğunu, davacı tarafından toplamda 1.396.00-TL prim borcu ödediğini, toplam primborcu 11.140.00-TL olduğunu, bu neden ile poliçenin iptal edildiğini, davaya konu olan ... numaralı poliçede ... gücü kaybına ilişkin bir kloz olmadığını, davacının taleplerinin yerinde olmadığını, davacının dava dilekçesinde sigorta şirketince bedelin kasten ödenmemesi ve servisin bu yüzden aracı teslim etmemesi gibi bir durumun olmadığını, bu iddiaları kabul etmediklerini, tüm bu nedenlerden dolayı davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda;\"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava genişletilmiş kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat taleplidir. Davacı vekili, müvekkilinin ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalandığını, söz konusu araç ile 15.10.2016 tarihinde trafik kazası sonucu davalının yönlendirmesi ile daca dışı ... Erzurum Motorlu Araçlar isimli firmaya tamir için 18.10.2016 tarihinde bırakıldığını, o günden beri aracın söz konusu serviste olduğunu, kaza nedeniyle araçta meydana gelen hasar ve ... gücünü kaybının tazminini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili, zamanaşımı defiinde bulunmuş, davaya konu aracın rehinli olduğunu ... Bankası ... şubesinin muvafakatinin dosyaya sunulması gerektiğini, davacının poliçeye konu prim borcunu ödemediğini, davacı tarafından 1.396,00TL prim borcu ödendiğini, toplam prim borcunun 11.140,00,00TL olduğunu, prim borcunun mahsubunu talep ettiklerini, davaya konu poliçede ... gücü kaybına dair bir kloz olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. <br>Mahkememizin 2019/... Esas 2019/...Karar sayılı dosyası incelenmiş, dava tarihinin 20.12.2017 olduğu karar tarihinin 03.12.2019 olduğu davacının ... Hazır Beton Harfiyat Nakliyat İnş. Ve San. Tic.Ltd.Şti olduğu davalının ... Sigorta Şirketi olduğu davacı tarafın davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği görülmüştür. Zamanaşımı daha önce açılan dava ile kesildiğinden davalı vekilinin zamanaşımı defiine itibar edilmemiştir. <br>Mahkememizce ... ... Bankası ... Şubesine müzekkere yazılarak ... plakalı araç üzerinde rehin olup olmadığının sorulduğu, rehinin bulunmadığını bildirir yazının geldiği anlaşılmıştır.  <br>Mahkememizce dosya makine mühendisi bilirkişiye tevdii edilmiş, davacı ve davalı arasında mahkemenizde devam eden, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan alacak davasında, ... plakalı sayılı, ... model, ... marka, ...model beton transmikserinin dava dosya kapsamında bulunan bilgi, belge, hasar dosyası, araç üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmelerde, dava konusu aracın, 15.10.2016 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında, dava konusu aracın piyasa rayiç değerine göre % 85 oranında hasarlı olduğu tespit edilerek, davalı sigorta şirketinin lehine aracın onarımının ekonomik olmayacağı kanaatine varılarak, kaza tarihi itibarıyla pert-total olarak değerlendirilmesi gerektiği görüşüne varılmış olup: kaza tarihi itibarı ile araç ikinçi el piyasa rayiç değerinin 110.000,00TL olduğu, kaza tarihi itibarı ile dava konuşu araç sovtaj bedelinin 30.000,00TL olduğu görüş ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır, davacının sovtaj talebi bulunmadığı, poliçede kazanç kaybına ilişkin kloz da bulunmadığından davacının talep edebileceği tazminatın hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre 80.000,00TL olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin davacının prim borcunu ödemediği, bakiye  prim borcunun mahsubunu talep ettiği savunması mahkememizce değerlendirilmiş, dosya içerisine alınan 2017/...(2019/...) Esas sayılı dosyada yer alan ... Bankasına yazılan müzekkere cevabında davacının 11.140TL bedelli kasko poliçesinin 1.396 TL'sini ödediği, 9.744TL'sini ödemediği bildirilmiş, davacının davalıya 9.744TL bakiye poliçe borcu olduğu anlaşılmış bu nedenle davacının talep edebileceği tazminattan prim borcu mahsup edilerek davanın kısmen kabulü ile, 70.256,00-TL maddi tazminatın 11/10/2017 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,  karar verilmesi gerekmiş\" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 70.256,00-TL maddi tazminatın 11/10/2017 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,  karar vermiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın davaya konu sigorta poliçesinden kaynaklı bir borcu bulunmadığını, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... Esas sayılı dosya kapsamında pirim borcunu ödeme ilişkin evrakların sunulduğunu, davalı tarafça aksi yönde bir iddiada bulunulmadığını, pirim borcunun mahsup edilerek tazminata hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin kasko poliçesi yaptırmış olduğu aracın kaza geçirmesi nedeniyle hem aracından hem de araç bedelinden şimdiye kadar mahrum kaldığını, araçtan mahrum bırakıldığı döneme ilişkin kazanç kaybı sorumluluğunun bulunması gerektiğini, hesaplamanın denkleştirici adalet ilkesi gözönüne alınarak hasar bedelinin güncel veriler ışığında hesaplanması gerektiğini, değişen ekonomik koşullar nedeniyle müvekkilinin 70.256,00-TL maddi tazminat ile aracını tamir ettirmesinin bir yana bakımını dahi yaptıramayacak durumda olup bu haliyle zararın giderildiğinin kabulünün mümkün olmadığını, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava açma yetkisi olmadığını, davacı tarafın poliçedeki pirimlerini ödemediğini, bu nedenle poliçenin iptal edildiğini, davaya konu poliçede ... gücü kaybına dair bir kloz bulunmadığını, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Somut uyuşmazlıkta; davacı adına kayıtlı ... plakalı aracın 15/10/2016 tarihinde gerçekleştirdiği tek taraflı trafik kazasında ağır hasara uğradığı, davalı sigorta şirketi tarafından 14/10/2016-14/10/2017 tarihlerini kapsar şekilde Genişletilmiş KASKO poliçesinin düzenlendiği, hasarın 15/10/2016 tarihinde gerçekleştiği, davacı tarafça zararın tazmini amacıyla 20/12/2017 tarihinde açılan dava da dain-mürtehin olan bankanın muvafakatinin olmaması nedeniyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verildiği, kararın 17/07/2020 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 18/12/2020 tarihinde açıldığı, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama da davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br> İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ve davalı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, TBK'nın 154. maddesinde zamanaşımını kesen sebeplerin düzenlendiği, davacının ... bu davadan önce mahkemeye başvurması nedeniyle zamanaşımı süresinin dolmadığı, dosyada bulunan ... numaralı poliçeye göre poliçenin 14/10/2016 tarihinde 1.396,00 TL tutarlı ilk taksitinin ödendiği, bakiye prim borcunun ödenmediğinin davalı tarafça iddia edildiği, bakiye prim borcunun ödendiğinin ispat yükü davacı taraf da olup, davacı tarafça bakiye prim borcunun ödendiğinin dosya kapsamı itibariyle ispatlanamadığı (Aynı konuda Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... Esas 2018/... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama da ... ... Bankası 31/07/2018 tarihli yazısında 11.140,00 TL bedelli poliçenin 1.396,00 TL tutarlı ilk taksitinin ödendiğini, geri kalan 9.744,00 TL'nin ödenmediğini bildirmiş, aynı dosya da davacı tarafça 14/10/2016 tarihinde 6.412,03 TL ve 6.370,93 TL hesaba para yatırıldığına dair hesap özeti sunulmuş ise de, bakiye pirim borcuyla uyumlu olmayan ödemenin hangi hesaba hangi sebeple yatırıldığına dair dosya da bir açıklık bulunmaması nedeniyle davacı tarafça ödemenin ispatlanamadığı anlaşılmıştır.), kasko sigorta poliçeleri iki tarafada borç yükleyen akitlerden olup, sözleşmenin taraflarından herhangi birinin kendi edimini yerine getirmeden karşıyanın edimini yerine getirmesini bekleyemeyeceği, davacının ilk sigorta primini ödediği ve poliçenin teslim edildiği, poliçe sorumluluğunun başladığı açık olup, sözleşme fesih bildiriminin TTK 1434. maddesinde öngörülen biçimde de yapılmadığı, bu durumda, kasko sözleşmesinin usulüne uygun feshedilmediği ve aracın piyasa rayiç bedelinden kalan prim borcunun mahsup ederek karar verilmesinin yerinde olduğu (Bknz.Y.17.H.D.,2013/17215 E.-2013/17749 K. ), kaza tarihi itibariyle aracın rayiç bedeli ve sovtaj bedelinin belirlenmesi gerektiğinin yerleşik Yargıtay uygulaması olup, güncel veriler üzerinden karar verilmesi gerektiği yönündeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan  davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf başvurusu aşamasında alınması gereken 4.799,18-TL karar harcından peşin alınan 1.199,80-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.599,38-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>4-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan taraflarca bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>6-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 30/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. \t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d756c87377f549fa","SID":"e3284d20301596e2"}}