{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1194 - 2025/1525<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/1194 <br>KARAR NO\t: 2025/1525<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/07/2024<br>NUMARASI\t\t: 2019/386 Esas - 2024/511 Karar<br><br>  <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 04/12/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 30/12/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 28.10.2017 tarihinde traktör sürücüsü ... ile araç sürücüsü ...’ın sevk ve idarelerindeki araçlarla seyir halinde oldukları sırada sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki araçla ...’ün sevk ve idaresindeki traktöre arkadan çarpmasıyla meydana gelen kazada davacının ağır şekilde yaralandığını, ...'ın sevk ve idaresindeki aracın kaza tarihini kapsayan ZMM Sigorta poliçesinin davalı ... Sigorta tarafından düzenlendiğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla  400,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 400,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 200,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 136.355,47TL, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 8.327,12 TL, bakıcı gideri tazminatı talebini 3.555,00 TL olarak artırmıştır.<br>\tDavalı ... Turizm A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalının 'rent a car' (araç kiralama) hizmeti verdiğini, işleten sıfatını kiracının haiz olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ..., yargılamaya katılarak davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, maddi tazminat talebi yönünden; davalı sigorta şirketi bakımından davanın feragat nedeni ile reddine,davalı işleten ... Turizm bakımından reddine, davalı sürücü ... bakımından davanın kabulü ile, 136.355,47 TL sürekli iş göremezlik, 8.327,12 TL geçici iş göremezlik ve 3.555,00 TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihi olan 28/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sürücü ...’dan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebi yönünden, davalı işleten ... Turizm Şirketi bakımından reddine, davalı sürücü ... bakımından kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sürücü ...’dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı ... tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf edilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde; davacıda kaza sonucu pelvik nondeplase fraktürü sağ kalça flexiyonu 95 adduksiyon 10 niteliğinde yaralanma meydana geldiğini, kaza tarihinin üzerinden yaklaşık 7 yıl geçmiş olmasına rağmen davacının şikayetlerinin ve ağrılarının geçmediğini, taraflarınca sehven 10/10/2019 tarihinde davalı sigorta şirketi yönünden maddi tazminat taleplerinden feragat edildiğini, bu durumun hataen gerçekleştiğini ve gerçek iradelerini yansıtmadığını, feragatin iptalinin istenebileceğini, 2918 sayılı KTK madde 111/2 hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin ayrıca ve açıkça istenmesine gerek olmadığını, ibraname adı altında sigorta şirketleri tarafından zarar görene imzalatılan belgenin, kesin bir ibra veya feragat belgesi olmayıp, yalnızca ödenenle sınırlı bir \"makbuz\" hükmünde olduğunu, mahkemece sigorta şirketi tarafından yapılan maddi tazminata ilişkin ödemenin ibra olarak değerlendirildiği belirtilmiş ise de tazminat miktarının yetersiz veya fâhiş olduğunun açıkça belli olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDavalı ... istinaf başvuru dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf eden tarafların sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tSomut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca, 28.10.2027 tarihinde sürücü ...’ün sevk ve idaresindeki traktörle seyri sırasında sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki aracın bu traktöre traktöre bağlı römorkun sol arka köşe kısmına çarpmasıyla meydana gelen kazada sürücü ...’ın kusurlu, sürücü ...’ün kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece alınan 10/06/2021 tarihli kusur raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde sürücü ...’ın tam kusurlu olduğu, sürücü ...’ün kusursuz olduğunun belirlendiği, Çorum 1.ASCM’nin 2018/314 Esas nolu dosyasında yapılan yargılamada keşfi takiben alınan bilirkişi raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde sanık ...’ın asli kusurlu olduğunun belirlenmesiyle sanığın taksirle yaralanmaya neden olmak suçundan adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, mahkemece H.Ü.Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Adli Tıp ABD Başkanlığı'ndan alınan 28/08/2023 tarihli maluliyet raporu uyarınca Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının kaza sonucu meydana gelen sağ iskiopubik kırığı mahiyetindeki yaralanması sonucu meydana gelen bedensel özür oranının %15 olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyacı süresinin 2 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, mahkemece aktüer bilirkişiden alınan 20/01/2024 tarihli rapor uyarınca davalı sigorta şirketi tarafından, davadan önce 17.07.2018 tarihinde 8.995,19 TL ve işbu dava devam ederken 16.500,00 TL tazminat ödemesi (maddi tazminat ödemesi) yapıldığı, ödeme tarihindeki verilere göre, davacı lehine  28.053,33 TL sürekli iş göremezlik zararı, 8.327,12 TL geçici iş göremezlik zararı ve 3.555,00 TL geçici bakıcı gideri zararı olmak üzere toplam 39.935,45 TL maddi tazminat hesaplandığı, davalı tarafından yapılan 8.995,19 TL ödeme ile davacıya 30.940,26 TL eksik ödeme yapıldığı, davacıya eksik ödenen 30.940,26 TL’nin fahiş fark olduğunun mahkemece kabulü halinde rapor tarihine göre hesaplamada, davacı lehine, 166.315,48 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, davalı tarafça yapılan ödemenin, rapor tarihine kadar yasal faiz oranı ile güncellenmesi sonucu bulunan 13.460,01 TL’nin ve dava arası ödenen 16.500,00 TL'nin toplamı olan 29.960,01 TL mahsubu sonucu, davacı lehine 136.355,47 TL bakiye sürekli iş göremezlik zararı (ayrıca 8.327,12 TL geçici iş göremezlik zararı ve 3.555,00 TL geçici bakıcı gideri zararı) hesaplandığının belirtildiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\tMüteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, 6098 sayılı TBK'nın 162 ve 163. maddelerine göre borcun tamamından sorumludur. Nitekim, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88/1 maddesinde trafik olayı nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. 6098 sayılı TBK'nın 167. maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur. Trafik kazasından kaynaklanan cismani tazminat ve manevi tazminat istemli davada, sürücü, işleten ve sigorta şirketi arasında, müştereken ve müteselsilen sorumluluk bulunduğundan, davacı taraf zararını davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edebilir. Zarar görenin sigortadan müştereken ve müteselsil talep edebileceği tazminat miktarı sigorta teminat limiti ile sınırlıdır. Müşterek ve müteselsil borçlulardan birisi tarafından yapılan ödemenin sonuçları ise TBK'nın 166. maddesinde düzenlenmiş ilgili maddede; \"(1)Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. (2)Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. (3)Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>\tBu çerçevede, davacının zararlarından sürücü, işleten ve sigorta şirketi müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan yapılan ödeme kadar, diğer borçluların da borcundan kurtulması TBK'nın 166/1. maddesinin gereği olup, bu madde kapsamında diğer müteselsil borçluların ancak tazminat alacağına karşılık yapılan ödeme kadar borcundan kurtulacağı muhakkaktır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 27.10.2022 tarih ve 2021/21913 Esas, 2022/13298 Karar sayılı ilamında da; “Değerlendirme yapılırken, sigorta şirketi tarafından kaza tarihindeki teminat limitinin altında bir ödeme yapılsa dahi, ödemenin etkisinin/sirayetinin ödenen miktarlar kadar değil kaza tarihi itibari ile trafik sigortası teminat limiti olan... TL olduğunun, tekrarlanacak olursa; yargılama sırasında düzenlenen ibranamenin sirayetinde ödeme miktarının değil,teminat limitinin sirayet edeceğinin gözetilmesi gerekmekte olup hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” denilmiş olup, somut olayda davalı sigorta şirketinin kaza tarihindeki poliçe teminat limitinin 330.000,00 TL olduğu, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 11.10.2019 tarihli dilekçe ile eldeki davaya ilişkin olarak davalı yan ... Sigorta A.Ş. ile akdedilen Sulh Sözleşmesi gereğince davadan, sadece maddi tazminat bakımından davalı sigorta şirketi yönünden feragat edildiğinin bildirildiği, bu kapsamda dosyaya feragate konu sulh sözleşmesinin ibraz edildiği anlaşılmaktadır. <br>\tBu durumda mahkemece TBK'nın 166/1-son fıkrası ve 168/2 fıkrası gereğince davacının davalı sigorta şirketi hakkındaki feragat beyanı kapsamında,anılan feragatin bu aracın işleteni ve sürücüsü olan diğer davalılara sirayet edip etmediğinin her bir davalı için ayrı ayrı tartışılarak gerektiğinde aktüer bilirkişiden ek rapor alınmasıyla oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile bu husus irdelenmeden yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.<br>\tKabule göre de, kaza sırasında sürücü ...’ün sevk ve idaresindeki traktörün sağ çamurluğu üzerinde yolculuk etmekte olduğu anlaşılan davacının zararın meydana gelmesinde/artmasında müterafık kusuru bulunduğu gözetilerek belirlenen zarardan müterafık kusur tenzili yapılması gerekirken mahkemece bu husus nazara alınmadan karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı ...’ın istinaf taleplerinin ayrı ayrı kabulüne, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, mahkemece TBK'nın 166/1-son fıkrası ve 168/2 fıkrası gereğince davacının davalı sigorta şirketi hakkındaki feragat beyanı kapsamında, anılan feragatin bu aracın işleteni ve sürücüsü olan diğer davalılara sirayet edip etmediğinin her bir davalı için ayrı ayrı tartışılarak gerektiğinde aktüer bilirkişiden ek rapor alınması, kaza sırasında sürücü ...’ün sevk ve idaresindeki traktörün sağ çamurluğu üzerinde yolculuk etmekte olduğu anlaşılan davacının zararın meydana gelmesinde/artmasında müterafık kusuru bulunduğu gözetilerek belirlenen zarardan müterafık kusur tenzili yapılmasıyla oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre istinaf eden tarafların sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekili ve davalı ...’ın istinaf taleplerinin AYRI AYRI KABULÜNE, Ankara 4.Asliye Ticaret  Mahkemesi tarafından verilen 05.07.2024 tarihli, 2019/386 Esas - 2024/511 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tKararın kaldırılma sebebine göre, istinaf eden tarafların sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>\t2-Dosyanın, eksikliklerin giderilmesi suretiyle yeniden karar verilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-İstinaf eden taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden taraflara iadesine,<br>\t4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,<br>\t5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 04/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br>\t<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9681f3d9fc1bcebe","SID":"25e2e749e891848d"}}