{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1727 <br>KARAR NO\t: 2025/1961<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/05/2025<br>NUMARASI\t: 2025/1141 Esas (D.İş)-  2025/1157 Karar<br>DAVA: İhtiyati Haciz (Finans)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün  ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA:İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; Borçlular aleyhine İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi'nin...  E. sayılı dosyasından Genel haciz yoluyla icra takibine geçildiğini, bu anlamda 1.550.625,28 TL.’na ulaşan davacı alacağının teminatsız olduğunu, borçluların mallarını kaçırma girişimi içinde olması nedeniyle, muaccel olduğu belli olan ve ancak teminatsız bulunan alacağın tahsilini temin için ihtiyati haciz kararı istemek zorunda kalındığını, 5411 sayılı yasanın ilgili hükümleri uyarınca davacı şirketin bir güven kuruluşu olması sebebiyle teminatsız olarak borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep  etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...İhtiyati Haciz dilekçesinin mahkememize intikalini müteakip yapılan inceleme neticesinde; borcun kaynağına ilişkin genel kredi sözleşmesi, ihtarname ve eklerinin sunulmaması sebebiyle ihtiyati haciz isteminin reddine,\" karar verilmiştir.Bu karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından somut olayda ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu gözetilmeden ihtiyati haczin reddi yönünde hüküm kurulduğunu, davacı şirket tarafından alacağın temlik alındığını, dolayısıyla banka kayıtlarının davacı şirket uhdesinde olmadığından bu kayıtların sunulmasına ilişkin davacı şirkete sorumluluk yüklenmesinin kabul edilemeyeceğini, yerel mahkeme tarafından bu kayıtların celbi konusunda bankaya ihzarlı müzekkere gönderilmesi veya yerinde inceleme yapılması yönünde hüküm kurulması gerektiğini, yerel mahkeme tarafından bu hususlar değerlendirilmeden eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğunu, banka kayıtlarından davaya konu kredinin davalılara ödendiğinin açık bir şekilde görüleceğini, dolayısıyla kredinin ödendiğini ispat yükünün davalılara ait olduğunu, davalıların kat ihtarnamesine itiraz etmediğini, kredinin ödendiğini ispatlayamadığını, bu aşamada davaya konu alacağın varlığının dosyadaki mevcut delillerle de ispatlandığını, ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin usul kanununda yer alan \"aydınlatma görevi\"ni yerine getirmeden \"hukuki dinlenilme hakkı\"nı ihlal ederek istinafa konu kararı verdiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve  ihtiyati haciz kararı verilmesini karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE :\t<br>Talep, İİK 257. maddesine göre ihtiyati haciz istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince talep konusu alacağın varlığı ve muacceliyetini ispata yarar belgelerin dava dilekçesine eklenmediği, ihtiyati haczin değerlendirildiği aşamada yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle  ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, davacı tarafça karar istinaf edilmiştir.  İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. \tİhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz  talep edebilmek için, İİK'nın 257/1. maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması, müeccel para alacağı yönünden ise  İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların  bulunması gerekir. İhtiyati hacze karar vermenin ön koşulu İİK 258(1) maddesi ikinci cümlesinde de belirlendiği üzere ihtiyati haciz sebeplerinin varlığının istekçi tarafından mahkemede kanaat oluşturacak şekilde dosyaya sunulmasıdır. Bu anlamda ihtiyati haczin olağan haciz yolu olmaması nedeniyle her vadesi gelen alacak ya da ilamla hükmedilmiş bir alacak doğrudan ihtiyati haciz kararına konu olmaz. İstekte bulunanın alacağın varlığı ile borçlunun mal varlığına önceden el konulmasını gerektiren nedenlere ilişkin ikna edici nitelikte ihtiyati haciz sebeplerini bildirmesi ve bu konudaki  delil ve belgelerini istemine ekli olarak sunması zorunludur. Nitekim yasanın 260 (3) maddesinde de ihtiyati haciz kararında haciz konulmasının sebebinin yazılmak zorunda olduğu gösterilmiştir. Bu düzenlemeden ister vadesi gelsin ister  gelmesin olağan haciz yolu dışında ihtiyati haciz kararı vermeyi gerektirir nedenlerin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu, bu bağlamda talep eden tarafın bu nedenleri dosyaya sunması gerektiğinin arandığı açıktır.6100 sayılı HMK  Belgelerin birlikte verilmesi başlıklı 121. Maddesi \" (1) Dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte harç ve vergiye tabi olmaksızın davalı sayısından bir fazla düzenlenmiş örneklerinin veya sadece örneklerinin dilekçeye eklenerek, mahkemeye verilmesi ve başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer alması zorunludur.\" düzenlemesini içermektedir. Somut olayda; ihtiyati haciz isteyen  HMK 121 maddesi uyarınca elinde bulanan belgelerin sunulmadığı, ihtiyati haciz talebine dayanak gösterdiği ve  tarafı olduğu icra dosyasında bulunduğunu iddia ettiği belgeleri pekala talep dilekçesine ekleyip mahkemeye  sunabileceği, mahkemenin ihtiyati haciz talebini değerlendirmek üzere belge toplamak zorunda olmayıp kendisine sunulan belgeler ile değerlendirme yapması gerektiği, ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği aşamada herhangi bir belge sunulmamış olmakla ihtiyati haciz talep edenin  iddialarının ve  alacağın varlığı ve muaacceliyetinin tespite muhtaç ve ihtilaflı olup yaklaşık olarak ispat edilmediği, ihtiyati haciz kararı verilmesi şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla  ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.  HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz isteyen vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati haciz talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati haciz talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.25/12/2025<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"347e693ac9eee271","SID":"c1498e0115fe7c67"}}