{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/266 - 2025/1545<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2024/266 <br>KARAR NO\t: 2025/1545<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09.11.2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/114 Esas 2023/1191 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 04.12.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 16.12.2025<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.09.2020 tarihinde, davalılardan ... Sigorta AŞ'ye sigortalı, davalı ... yönetimindeki ... plakalı aracın  davacı ...'nın bisikleti ile seyir halinde iken çarpması sonucu  davacının ağır şekilde yaralandığını, kazanın oluşumunda araç sürücüsünün kusurlu bulunduğunu, davacının vücudunda hayati fonksiyonlarını etkileyecek kemik kırıkları meydana geldiğini, uzun ve zorlu bir tedavi süreci geçirdiğini, yüzünde kalıcı lezyonlar oluştuğunu, davacının polislik yada askerlik gibi mesleklerde çalışmak istese de yüzündeki kalıcı izler sebebiyle bu görevlere giremeyeceğini, izlerin geçmesinin ancak estetik operasyonla mümkün olduğunu, bir dizi estetik operasyon geçirmesi gerektiğini, tedavi sürecinde yaşadığı fiziksel acıdan, yüzünde oluşan izlerden ötürü ciddi psikolojik zorluklar da yaşadığını, uğranılan zararların tazmini için 26.03.2021 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş,14.02.2022 tarihli açıklama dilekçesinde; 1.000,00 TL'lik maddi tazminat talebinin 400,00 TL'sinin yapılmış ve yapılacak olan estetik operasyonlar için tedavi giderlerine, 200,00 TL'sinin tedavi sonrası bakım giderlerine, 400,00 TL'sinin kalıcı izlerde dikkate alınarak hesaplanacak maddi gelir kaybına ilişkin olduğunu açıklamıştır.<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıya yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, dava konusu kazaya ilişkin olarak Ankara Batı 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/660 E sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda davacı ...'nın kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunun, davalının ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ağır kusurlu tarafın tazminat isteminde bulunmasının hakkın kötüye kullanılması ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafın iddialarının asılsız olduğunu, mevcut bilgi ve belgeler ışığında davacının yüzünde kalıcı bir iz kalmadığını, iddia edilen bedensel zararları kabul etmediklerini, davacı tarafın herhangi bir maluliyetinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\t Davalı ... Sigorta AŞ; dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacının %70 oranında, davalı sürücünün %30 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %0 oranında, tıbbi iyileşme süresinin 3 hafta olduğunun, bakıcı ihtiyacı bulunmadığının belirlendiği, tedavi ulaşım gideri yönünden doktor bilirkişiden rapor alındığı, davacının kaza tarihinde 14 yaşında olduğu, çalışmadığı, ileride hangi işi yapacağının belli olmadığı gözetildiğinde kazanç kaybı talebinin yerinde olmadığı, tedavi gideri yönünden taleple bağlı kalındığı, TBK’nın 56. maddesi gereğince davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, tedavi giderlerine yönelik talebinin kabulü ile, 400,00 TL tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından dava tarihi olan 28.01.2022 tarihinden, diğer davalı ... bakımından ise haksız fiil tarihi olan 15.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakkının saklı tutulmasına, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına, davacının tedavi sonrası bakım giderlerine ve ekonomik geleceğindeki kayıplara yönelik diğer maddi tazminat taleplerinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 15.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 15.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; maluliyet raporunda belirlenen 3 haftalık süre için bakıcı giderine hükmedilmesi gerektiğini, kazadaki yaralanması nedeniyle davacıda kalıcı izler oluştuğunu, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davacının asli kusurlu olduğunu, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>\tDavacı vekili, davacı ...'nın bisikleti ile seyir halinde iken, davalılardan ... Sigorta AŞ'ye sigortalı, davalı ... yönetimindeki aracın çarpması sonucu ağır şekilde yaralandığını belirterek tedavi gideri, bakıcı gideri, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan zararın tazmini ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kısman kabulüne karar verilmiştir.  <br>\tHaksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının  ile kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihe göre 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiği Yargıtay tarafından kabul edilmektedir.<br>\tYapılan açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, her ne kadar davacının maluliyetinin belirlenmesi yönünden Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden rapor alınmış ise de, raporda, davacının maluliyetinin Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlendiği anlaşılmış olup kaza tarihi olan 15.09.2020 tarihi itibariyle uygulanmakta olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyetinin ve dava konusu kaza sonucu yaralanması nedeniyle sabit iz kalıp kalmadığının ve bakıcı ihtiyacı olup olmadığının belirlenmesi için bahsi geçen üniversiteden ek rapor alınarak sonucuna göre davacının maddi ve manevi tazminat isteminin değerlendirilmesi  gerekirken hatalı yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilmiş rapor hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\tYeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 04.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"75f08e9507358d48","SID":"4b1dc20e4bef3314"}}