{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/1170<br>KARAR NO\t: 2025/1957<br>KARAR TARİHİ\t: 30/12/2025<br>KARARIN  YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...                 (...)<br>ÜYE\t\t: ...         (...)<br>ÜYE\t\t: ...             (...)<br>KATİP\t\t: ...             (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN <br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVA TARİHİ                     : 22/12/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 22/05/2025<br>NUMARASI\t\t: 2022/652 Esas - 2025/300 Karar<br><br><br>DAVACI\t: ... - ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>DAVALI\t: ... - ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -...<br><br>DAVA\t: Eser sözleşmesinden kaynaklı faturalardan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı<br><br>HÜKÜM\t: Davacı vekilinin reddedilen alacağa ilişkin istinaf                       başvurusunun usulden reddine,<br>                                                    Davacı vekilinin icra inkar tazminatının reddine, davalı           vekilinin esasa, ilişkin istinaf başvurularının esastan ayrı ayrı  reddine<br>İSTİNAF  EDEN\t: Taraf Vekilleri<br><br>Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı faturalardan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı taraf vekilleri tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; <br>Davalının borcundan dolayı Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2021/165901 Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yapılmış ise de davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu, borçlu tarafından yapılan itirazın kötü niyetli ve haksız olduğunu, davalı ile iş bu teklif sonrasında anlaşıldığını ve işin yapılıp teslim edildiğini, ancak davalı tarafça 22/11/2021 tarihli 70.800,00 TL'lik faturaya haksız olarak itiraz edildiğini, davalının bu davayı sonuçsuz bırakmaya matuf tasarruflarda bulunma ihtimali ile müvekkilinin alacağının tahsiline engellemeye yönelik tasarruflarını önlemek amacıyla davalı adına kayıtlı araçlara ve gayrimenkuller ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine iş bu dava sonucunda kadar ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle davalı borçlunun Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2021/165901 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazların iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun takibe kötü niyetle ve haksız olarak itiraz etmiş olması nedeniyle müvekkili lehine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; <br>Davalı firma ile proje bazlı ticari faaliyetlerinin mevcut olduğunu, dava konusu yapılan iş ile alakalı firmanın hesaplarına avans ödemelerinin taraflarınca yapıldığını, ancak firmanın taahhüt ettiği işin zamanında yapamadığını, faturaların düzenleyeceği faturalardan düşmek şartıyla mahsuplaşacaklarından dolayı bir işlem yapmadıklarını, düzenlenen faturaların taraflarınca kabul edilmediğini ve noter kanalıyla iade edildiğini, davacının işi teslim etmemesine rağmen fatura düzenlendiğini ve bu faturaların noter kanalıyla iade edildiğini, mevcut cari hesaplara göre davacı firmaya, taraflarınca 13.750,56 TL fazla ödeme yapıldığını, ayrıca davacı firmanın taraflarına 29.795,00 TL içeriği belirsiz fatura düzenlediğini, teslim edemeyip vazgeçtiği iş ile alakalı 65.000,00 TL ödeme yapıldığını beyan etmiştir.  <br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; \"Davanın kısmen kabulü ile davalı boçlu tarafından Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2021/165901 E., sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin  75.402,08-TL asıl alacak miktarı üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden alacağın tahsiline kadar  avans faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine\" karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuştur. <br><br>B. İstinaf  Sebepleri<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; <br>Davacı tarafın 22/11/2021 tarihli ... seri numaralı 27.022-TL bedelli ve ... seri numaralı 70.800-TL'lik fatura keşide ettiğini, müvekkili şirketin faturalara süresi içerisinde hukuka uygun bir şekilde itiraz ettiğini, davacı defterlerine kayıtlı olup davalı defterlerine kayıtlı olmayan 27.022-TL bedelli ve 22/11/2021 düzenlenme tarihli fatura ile yine aynı tarihli olduğunu, 70.800-TL'lik fatura karşılığında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığının çekişme konusu olarak tespit edildiğini, itiraza konu faturanın 22.11.2021 tarihinde keşide edildiğini, davacı tarafça haksız fatura keşide edilerek müvekkiliin faturalara hukuka uygun bir şekilde süresinde itiraz ettiğini, davacı tarafça teslim olgusunun ispat edilemediğini, bu nedenle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; <br>Yerel mahkeme kararının lehe olan kısımlarının baki kalmak kaydı ile kısmen reddine yönelik verilen kararın kaldırılarak davalarının tümden kabulüne karar verilmesini, davalı  borçlu takibe kötüniyetle ve haksız olarak itiraz etmiş olduğundan müvekkili  lehine %20’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı faturalardan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. <br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 HMK, 6098 Sayılı TBK, 6102 sayılı TTK<br><br>3. Değerlendirme ve karar<br>Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı faturalardan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>Davacı vekilinin takipteki alacağın reddedilen kısmına ilişkin istinaf başvurusunun incelemesinde;<br>Davalı tarafın HMK'nın \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde \"miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin\" olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı \"Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun\"un 41.maddesi ile de, \"maddede yer alan \"binbeşyüz\" ibaresi, \"üçbin\" şeklinde değiştirilmek\" suretiyle söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir.<br>Öte yandan, 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ya eklenen Ek madde 1/2 gereğince HMK'nun 341. maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında (HMK 341/2 madde fıkrası Anayasa Mahkemesi’nin 24/2/2022 tarihli ve E.2021/34-K.2022/21 sayılı Kararı ile \"kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar\" yönünden iptal edilmiş olup somut davadaki uyuşmazlık bu kapsamda olmadığından),  hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı öngörülmüş olduğundan, 6763 sayılı Kanun değişikliği ile yapılan parasal sınırlar, ancak söz konusu Kanun’un yürürlüğe girdiği 02.12.2016 tarihi ve sonrasında verilen ilk derece mahkemesine ait kararlar yönünden esas alınabilecektir.<br>Buna göre, ilk derece mahkemesine ait karar tarihi, 02.12.2016 tarihinden önce ise 1.500,00 TL, 02.12.2016 tarihi ve sonrasında ise (2017 takvim yılı başına kadar) 3.000,00 TL, 01.01.2017 sonrasında (2018 takvim yılı başına kadar) 3.110,00 TL, 01.01.2018 tarihi ve sonrasında (2019 takvim yılı başına kadar) 3.560 TL, 01.01.2019 tarihi ve sonrasında (2020 takvim yılı başına kadar) 4.400 TL ve 01.01.2020 tarihi ve sonrasında ise 5.390 TL (2021 takvim yılı başına kadar), 01.01.2021 tarihi ve sonrasında ise 5.880 TL (2022 takvim yılı başına kadar),  01.01.2022 tarihi ve sonrasında 8.000 TL (2023 takvim yılı başına kadar), 01.01.2023 tarihi ve sonrasında 17.830 TL, 01.01.2024 tarihi ve sonrasında 28.250 TL, (2025 takvim yılı başına kadar),  01.01.2025 tarihi ve sonrasında 40.000 TL (2026 takvim yılı başına kadar) olarak  uygulanacaktır.<br>Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir ve kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz. Kesinlik sınırından fazla bir alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, hükümde asıl istemin kabul edilmeyen bölümü kesinlik sınırını geçmeyen tarafın kanun yoluna başvurma hakkı yoktur. Kısaca kanun yoluna konu edilen miktara bakılarak kesinlik belirlenir.<br>Somut olayda, yüklenici tarafından bakiye iş bedelinden kaynaklı fatura için iş sahibi aleyhine Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2021/165901 Esas sayılı dosyasında 84.071,44 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrine iş sahibinin itiraz ettiği, iş bedeli alacağın tahsili için giriştiği ilamsız icra takiplere vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemi için eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davalının takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 75.402,08 TL üzerinden devamına karar verilmiştir. Davacının istinaf talebi reddedilen miktar 8.669,36 TL'ye yöneliktir. Davacı tarafından istinaf edilen değer hüküm tarihi itibariyle HMK'nın 341/2. maddesinde yazılı 2025 yılı kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL'nin altındadır. İstinafa konu kararın 04.06.2025 tarihinden önce verilmiş olması halinde HMK 341. maddedeki kesinlik sınırının karar tarihinde yürürlükte bulunan Kanun hükmüne göre belirlenmesi gerekir. (Yargıtay HGK, 14.07.2025 tarih, 2023/4-931 Esas -2025/491 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.) İstinafa konu asıl alacağın miktarına göre hüküm tarihi itibariyle HMK'nın 341/2. maddesinde yazılı kesinlik sınırı 40.000,00 TL'nin altında olduğundan, ilk derece mahkemesi tarafından davacının istinaf kanun yolu başvurusunun kesin karara karşı yapılması sebebiyle 6100 sayılı HMK'nın 346.maddesine göre reddedilmesi gerektiği, ancak mahkemece bu yönde bir karar verilmediği, dosyanın bu hali ile Dairemize gönderildiği, kararın kesin olması halinde ilk derece mahkemesince bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarih 3/4 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca parasal kesinlik sınırı nedeniyle temyiz edilemeyecek kararların temyizi halinde Yargıtay'ca temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi bu yolda Dairemizce de karar verilebileceği gözetildiğinde, kesinlik sınırının dikkate alınarak davalı-karşı davacı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf isteğinin kesin karara ilişkin olması sebebiyle bu yönden reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>Davacı vekilinin icra inkar tazminatının reddine ilişkin istinaf isteminin incelenmesinde;<br>İİK’nın 67/2.maddesinde, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, itirazın iptali davasına konu olan alacağın gerçek miktarının hesaplanması bilirkişi incelemesini gerektirmesi sebebiyle likit ve muayyen olduğundan bahsedilemeyeceğinden yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı istemin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.<br>Davalı vekilinin alacağın kabul edilen kısmına ilişkin istinaf başvurusunun incelemesinde;<br>Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.<br>Taraflar arasında imzalanan sözleşme ilişkisi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, uyuşmazlığın bu hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği açıktır.<br>Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser yüklenicinin sermayesi, sanat ve becerisini kullanarak gerçekleştirdiği sonuçtur. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder. Şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imâl edilmelidir. Aksi halde eser ayıplıdır ve yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluğu ortaya çıkar. Bir tanımlama yapmak gerekirse; yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluk borcu, yüklenicinin eseri teslim borcunun tamamlayıcısı olarak, meydana getirdiği eserde ortaya çıkan ayıp ve eksiklikleri üstlenme borcudur. Bu gibi durumlarda eserde dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken niteliklerin yokluğu söz konusudur.<br>Dava  tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 477/3. maddesi, \"Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır.\" hükmünü içermektedir. Yüklenicinin iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imalini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; iş sahibi, açık ayıplarda 6098 sayılı TBK'nın 474, gizli ayıplarda ise 6098 sayılı TBK'nın 477. maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde tanınan hakları kullanabilir. Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iştir. Ayıplı eser sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Ancak, kasten sakladığı bozukluklarla, usulüne uygun yapılan gözden geçirmede farkedilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Öte yandan, sözleşme ayakta iken işin davacı yüklenici tarafından yapıldığı yasal karinedir.<br>Ayrıca, 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi hükmünde bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmazsa faturanın içeriğini kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya 8 gün içerisinde itiraz edildiği ileri sürülüp ispat edilmediğinde içerikleri kesinleştiğinden işin eksiksiz teslim alındığı ve açık ayıplarla ilgili muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirilmediğinin kabulü zorunludur. Bu halde, iş sahibi ancak sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların varlığı ve bunları ortaya çıkmasından itibaren gecikmeksizin yükleniciye bildirmesi halinde giderilmesini ya da bedelinin iş bedelinden düşülmesini isteyebilecektir. (Emsal Yargıtay 15. H.D. 2017/1382 E,2017/3332 K sayılı kararı)<br>Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; Davacı yüklenici, taraflar arasında 2018-2021 tarihleri arasında 25 adet faturaya dayalı olarak makine imalatı ve montajının yerine getirilip davalıya teslim edildiğini, iş bedeli olarak takibe konu faturaların düzenlendiğini, ancak bakiye 84.071,44 TL alacaklarının kaldığını, ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlattıklarını, davalının borca haksız ve yersiz olarak itiraz ettiği iddiasıyla eldeki itirazın iptali davasını açtığı; Davalı iş sahibi ise, taraflar arasında eser sözleşmesi niteliğindeki ticari ilişki bulunduğunu, davacının imalatını yapıp teslim ettiğini, faturaların bir kısmının kabul edilip defterlerine işlendiğini, bir kısım faturaların ise işin yapılmamasına rağmen düzenlendiğini, bir kısım faturaların ise mükerrer faturalar olduğunu, herhangi bir borcunun bulunmadığını beyanla davanın reddini savunduğu anlaşılmıştır. <br>Tacir olan tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre; tarafların ticari defterlerinde takibe konu faturalardan 26.09.2018 tarihli ve 7.887,27 TL bedelli,  04.10.2018 tarihli 8.165,60 TL bedelli, 09.11.2018 tarihli 14.974,20 TL, 20.11.2018 tarihli 637,20 TL bedelli, 06.12.2018 tarihli 15.348,26 TL bedelli, 15.01.2019 tarihli 3.894,00 TL bedelli, 19.02.2019 tarihli 23.169,30 TL bedelli, 19.02.2019 tarihli 212,40 TL bedelli, 29.04.2019 tarihli 10.384,00 TL bedelli, 08.10.2019 tarihli 17.582,00 TL bedelli, 19.03.2020 tarihli 78.966,78 TL bedelli, 26.03.2020 tarihli 6.431,00 TL bedelli, 26.03.2020 tarihli 8.496,00 TL bedelli, 01.06.2020 tarihli 9.634,70 TL bedelli, 19.06.2020 tarihli 9.634,70 TL bedelli, 29.06.2020 tarihli 20.532,00 TL bedelli, 20.08.2020 tarihli 19.257,60 TL  bedelli, 03.09.2020 tarihli 9.634,70 TL bedelli, 02.04.2021 tarihli 8.378,00 TL bedelli, 02.04.2021 tarihli 9.027,00 TL bedelli, 02.04.2021tarihli 6.490,00 TL bedelli, 02.04.2021 tarihli, 27.966,00 TL bedelli, 30.04.2021 tarihli 84.217,78 TL bedelli faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 22/11/2021 tarihli, 27.022,00 TL bedelli ve 22/11/2021 tarihli, 70.800,00 TL bedelli faturaların ise davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup, davalının ticari defterlerinde kayıtlarında yer almadığı, davacı defterlerine göre 2021 yılı sonu itibariyle hesaplanan bakiyenin 80.402,48 TL olduğu, davalı defterlerine göre 2021 yılı sonu itibariyle hesaplanan bakiyenin davalı lehine 1.545,03 TL olduğu belirlenmiştir.<br>Takibe konu, iş bedeline ilişkin takibe konu faturalardan 26.09.2018 tarihli ve 7.887,27 TL bedelli,  04.10.2018 tarihli 8.165,60 TL bedelli, 09.11.2018 tarihli 14.974,20 TL, 20.11.2018 tarihli 637,20 TL bedelli, 06.12.2018 tarihli 15.348,26 TL bedelli, 15.01.2019 tarihli 3.894,00 TL bedelli, 19.02.2019 tarihli 23.169,30 TL bedelli, 19.02.2019 tarihli 212,40 TL bedelli, 29.04.2019 tarihli 10.384,00 TL bedelli, 08.10.2019 tarihli 17.582,00 TL bedelli, 19.03.2020 tarihli 78.966,78 TL bedelli, 26.03.2020 tarihli 6.431,00 TL bedelli, 26.03.2020 tarihli 8.496,00 TL bedelli, 01.06.2020 tarihli 9.634,70 TL bedelli, 19.06.2020 tarihli 9.634,70 TL bedelli, 29.06.2020 tarihli 20.532,00 TL bedelli, 20.08.2020 tarihli 19.257,60 TL bedelli, 03.09.2020 tarihli 9.634,70 TL bedelli, 02.04.2021 tarihli 8.378,00 TL bedelli, 02.04.2021 tarihli 9.027,00 TL bedelli, 02.04.2021tarihli 6.490,00 TL bedelli, 02.04.2021 tarihli, 27.966,00 TL bedelli, 30.04.2021 tarihli 84.217,78 TL bedelli faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların münderecatını aynen kabul ettiği ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi (TTK'nın 84. ve 85. maddeleri) uyarınca ispatladığının kabulü gerekmiş olup, davalı taraf faturaların ticari deftere borç kaydederek faturaların içeriğini kabul ettiği ve faturaların ve iş bedelinin kesinleşmiştir. Bu durumda anılan faturalara davalı tarafça 8 gün içerisinde itiraz edildiği ileri sürülüp ispat edilmediğinden içerikleri kesinleştiğinden davalının faturalarda belirtilen imalatlar yönünden işi eksiksiz teslim aldığı ve açık ayıplarla ilgili muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğinin kabulü zorunludur. Bu halde davalı iş sahibi ancak sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların varlığı ve bunları ortaya çıkmasından itibaren gecikmeksizin yükleniciye bildirmesi halinde giderilmesini ya da bedelinin iş bedelinden düşülmesini isteyebilecektir. (Emsal Yargıtay 15. H.D. 2017/1382 E,2017/3332 K ve 2017/1382 E, 2017/3332 K sayılı kararları) Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre sözleşmenin fesh edilmemiş olması ve hukuken ayakta bulunması halinde kural, gerçekleştirilen imalâtı yüklenicinin yapmış olmasıdır. Ancak bu karinenin aksi savunulup ispat edilebilir. Davalı iş sahibi, sonradan ortaya çıkan iş savunmasında bulunmamaktadır. Bu sebeple, anılan faturaların içeriğini ve iş bedelinin kesinleştiğinden davalının bu faturalara ilişkin eksik iş savunmasına itibar edilmesi mümkün değildir.<br>Davalının kayıtlarında yer almayan ve davalı tarafından süresinde itiraz edilerek iade edilen 22/11/2021 tarihli, 27.022,00 TL bedelli ve 22/11/2021 tarihli, 70.800,00 TL bedelli faturaların içeriği ve iş bedeli kesinleşmediğinden işin yapıldığı ve teslim edildiği ispatlanması halinde fatura bedellerinin kabulü mümkündür. Takibe konu 27.022,00 TL bedelli, 22/11/2021 tarihli faturanın ömür test düzeneği elektrik işleri yapımına ilişkin olarak düzenlendiği, davalı şirket yetkilisinin isticvabında İzmit Sanayi bölgesinde icra edilen ömür test düzeneği işinin davalı tarafından tamamlanıp teslim edildiğini ve bedelinin davacıya ödendiğini beyan ettiği, bu durumda davalının kabulünde olduğu üzere iş yapılıp teslim edildiğinden anılan fatura içeriği ve bedeli kesinleşmiştir. Takip konusu 22/11/2022 tarihli  70.800,00 TL bedelli, Isparta Tıbbi Atık Tesisi elektrik pano malzeme temin ve pano imalatına ilişkin olarak düzenlendiği, mahallinde yapılan inceleme sonucu alınan teknik bilirkişi heyeti raporunda bahse konu imalatların yapıldığı ve çalışır vaziyette olduğunun tespit edildiği, ayrıca imalat konu ürünlerin sevk irsaliyesinde davalı çalışanına teslim edildiği anlaşılmaktadır. Davalı işin davacı yüklenici tarafından yapılmadığını savunmuş ise de sözleşme ayakta iken işin davacı yüklenici tarafından yapıldığı yasal karinenin aksi iş sahibi tarafından yasal delillerle ispatlanamamıştır. Bu sebeplerle, işin yüklenici davacı tarafından yapıldığı ve teslim edildiğinin kabulü gerekmiştir. İş bedelinin ödendiğini ispat yükü davalı iş sahibindedir. Mahkemece yapılan değerlendirmede, 2021 her iki tacirin ticari defterlerinde davacının davalıya 136.078,78 TL'lik iş bedelini fatura ettiği, önceki dönemden davalının 158.498,70 TL fazla ödemesinin bulunduğu, mahsup sonrasında davalının 22.419,92 TL fazla ödeme yaptığı, fazla ödeme 22/11/2021 tarihli, 27.022,00 TL bedelli fatura alacağından mahsup edildiğinde davacının davalıdan 4.602,08 TL alacaklı olduğu, 22/11/2021 tarihli, 70.800,00 TL bedelli faturadan ise davacının 70.800,00 TL alacağı bulunduğu, bu belirlemeye göre davacının 75.402,08 TL alacaklı olduğu hesaplanmıştır. Davalının anılan faturalara ödeme savunması ve istinafı bulunmamakta olup, fatura bedellerinin iş sahibi tarafından ödendiği ispatlanmamıştır. Bu belirlemelere göre, takip konusu faturalara ilişkin işlerin yapılıp teslim edildiği, tarafların ticari defter incelemesine göre davalı iş sahibinin 22.419,92 TL fazla ödemesi bulunduğu, bedeli ödenmeyen ve kesinleşmeyen bu faturalar yönünden davacı yüklenicinin 75.402,08 TL bulunduğu anlaşılmakla mahkemece yazılı miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>V. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin takipteki alacağın reddedilen kısım yönünden usulden reddine, Davacı vekilinin icra inkar tazminatının reddine ve davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin asıl alacağın reddedilen kısmına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2, 346 ve 352/1 maddeleri gereğince REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin icra inkar tazminatının reddine ilişkin ve davalı vekilinin kabul edilen miktara ilişkin istinaf başvurularının Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/05/2025 tarih, 2022/652 Esas - 2025/300 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>3-Davacı tarafça peşin yatırılan istinaf karar harcı yeterli olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,<br>4-Davalıdan alınması gereken 5.150,72 TL harçtan, peşin yatırılan 1.288,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.862,32 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi  dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)<br>5-İstinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına,<br>6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere 30/12/2025 oy birliği ile karar verildi. <br><br><br><br><br>    \t\t                                            *\t                       <br>...<br> Başkan<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Üye<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Üye<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Katip<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"14b53e9fbd2866ac","SID":"497ec1b0a24a66ad"}}