{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/390 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1691<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/11/2021<br>NUMARASI\t: 2021/6 Esas, 2021/768 Karar<br>DAVA: Kayıt Kabul  (İİK 235)<br>KARAR TARİHİ: 18/12/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın müflis bankadan alacaklı olduğunu, davalı bankanın iflası üzerine müvekkilinin alacağı 41.733.483,05 TL'nin masaya kaydı için talepte bulunulduğunu, alacağın iki adet krediye bağlı finansmandan doğduğunu, iflas idaresince alacağın 32.481.909,64 TL'lik kısım yönünden kabulüne ve bakiye 9.251.573,41 TL'lik kısım yönünden ise reddine karar verildiğini, ret kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek reddedilen miktarın masaya kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  dava hak düşürücü süre içerisinde açılmamışsa öncelikle usûlden reddi gerektiğini, müvekkili bankanın Faaliyet izninin kaldırıldığını, daha sonra mahkemece iflasına karar verildiğini, iflas tasfiyesinin fon tarafından verine getirildiğini, davacının, alacağının masaya kaydı için yaptığı başvurunun reddedildiğini, ret kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; Fonun iflas idare görev ve yetkilerine haiz olarak, iflas tasfiyesini yürüttüğü, bu sıfatla Fon tarafından atanan iflas idare memurları tarafından düzenlenen sıra cetvelinin de TMSF’nın Bankacılık Kanunu gereğince tek yanlı olarak aldığı idari nitelikte bir işlem olduğu, Fon tarafından atanan iflas idare memurlarınca alınan kararla reddedilen sıra cetveline ilişkin kararın idari nitelikte olduğu, bu işlemlere karşı idari yargı yerinin görevli olduğu, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin, 2014/7272 Esas, 2015/3936 Karar ve 26.05.2015 tarihli, 2015/4750 Esas, 2016/1217 Karar ve 29.02.2016 tarihli kararlarının da bu doğrultuda olduğu, HMK 114.maddesinde dava şartlarının düzenlendiği, mahkemenin görevli olmasının dava şartları arasında yer aldığı gerekçesiyle davanın görev-yargı yolu dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.DAİREMİZİN 06/02/2020 TARİHLİ 2019/2472 ESAS 2020/320 KARAR SAYILI İLAMI Tüzel kişiliğe haiz fon tarafından düzenlenen ve idari işlem niteliğinde bulunan sıra cetveli nedeniyle çıkan uyuşmazlıkların idari yargının görev alanı içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.Dairemizin bu kararı Y. 23. HD. 16.06.2020 tarihli 2020/1011 E. 2020/2117 K. Sayılı ilamı ile onanarak ilk derece mahkemesi kararı kesinleşmiştir.Daha sonra İstanbul 14. İdare Mahkemesi 2020/1120 Esas sayılı dosyasında mahkemece görevli yargı yolunun adli yargı olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilerek dosyanın uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Uyuşmazlık Mahkemesi, 26.10.2020 tarihli 2020/599 E. 2020/607 K. Sayılı ilamı ile; müflis bankanın iflas idaresinin dava konusu işleminin idari işlem olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle davada adli yargının görevli olduğuna karar vermiştir.Daha sonra, Mahkemece yukarıda yazılı esas dosya numarası üzerinden yargılamaya devam edilmiştir.<br>UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ KARARI SONRASI İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; davacının yabancı para alacağıyla ilgili iflas tarihindeki döviz satış kurunun esas alınmasının, emredici olan genel hükümlere ve uygulamaya uygun olduğu, bu durumda kayıt kabul hesaplamasında işlemiş faiz tutarları ve yabancı para alacağına ilişkin diğer faizin TL'ye dönüştürülmesinde davalı müflis bankanın lisansının kaldırıldığı tarihin değil, davalı müflis bankanın iflas tarihi olan 16/11/2017 tarihindeki döviz kurlarının esas alınması gerektiği, bu noktada TMSF - Fon Kurulunun almış olduğu kararının yasal bağlayıcılığının bulunmadığı, bu kararın yasal dayanağının mevcut olmadığı, esasen yorum kuralları gereği Fona tanınan yetkilerin \"istisnai olması\" nedeniyle dar yorumlanmasının esas olduğu, belirtilen yorum tarzı benimsendiğinde ise Fon Kurulunun bu yöne ilişkin kararı ile bağlı olunmasının mümkün olunmadığı, İİK m.195 hükmünün \"alacaklılar arasındaki eşitlik\" hükmünü ihlal eden tarzda ne Mahkemece ne de başkaca bir idari kurumca açık yasal dayanak olmadığı sürece uygulanamayacağı, bu itibarla belirtilen Fon Kurulu kararı ile bağlı olunmadığı takdirde bilirkişi kurulu tarafından açıklanan kayıt ve kabulü gereken miktar olarak açıkladığı 8.230.535,41 TL miktarın masaya kayıt ve kabul olunması gerektiği, bilirkişi kurulu raporundaki hesaplamaların kredi hesap numaraları, yabancı paranın cinsi, taksit tutarı, temerrüt faiz oranı, taksit ödeme günü ile iflas tarihi arasındaki gün, temerrüt faizi ve iflas tarihi itibariyle efektif satış kur karşılığı dikkate alındığında gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, bu yönden yapılan hesaplamaya itibar olunmasına engel bir itirazın olmadığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne, İstanbul 1. İflas Müdürlüğünün... dosya numaralı iflas masasına kaydı talep olunan 9.251.573,41 TL alacağın, 8.230.535,41 TL miktarının davacı alacağı olarak İstanbul 1. İflas Müdürlüğünün... dosya numaralı iflas masasına 4. sıra alacak olarak kayıt ve kabulüne, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ<br>Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; \"Sigortaya Tabi Mevduat Ve Katılım Fonları İle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca Tahsil Olunacak Primlere Dair Yönetmelik\" hükümleri gereğince döviz cinsinden olan alacak kayıt talebinin bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı tarihteki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmesinin usul ve yasaya, emsal içtihatlara uygun olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve ilk derece mahkemesi kararında mezkur yönetmelik hükmünğün göz ardı edilerek iflas tarihindeki kurun esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, anılan yönetmeliğin (6). maddesinde kur çevriminin iflas tarihinde değil, bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı tarihte yapılacağının açıkça düzenlendiğini, TMSF Fon Kurulu'nun 10.05.2018 tarih, 2018/260 sayılı kararı gereğince davacının alacak kayıt talebi konusunda bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı tarihteki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilerek işlem yapıldığını, alınan kararın yönetmelik hükümlerinin uygulanmasından ibaret doğru bir işlem olduğunu, bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda yukarıdaki yasal düzenlemenin göz ardı edilerek kur çevriminde iflas tarihinin esas alınarak hatalı değerlendirme yapıldığını, TMSF Fon Kurulu'nun tasfiye sürecinde genel hükümlerden ayrılarak karar alabilmesinin 5411 Sayılı Kanun'da ve ilgili yönetmeliklerde düzenlenen yönetim ve denetim yetkisinin sonucu olduğunu, İİK m. 195 düzenlemesi gereğince davacının alacağına bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı tarihten (22.07.2016), iflasın açıldığı tarihe kadar (16.11.2017) yasal faiz uygulanması gerektiğini, ancak bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda akdi faiz oranı üzerinden hesaplama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:<br>Dava, İİK'nun 235. maddesinde düzenlenen sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. m). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Çünkü 235. maddede açıkça 223. maddesi saklı tutulmuştur. İİK 223/3. fıkra son cümleye göre, bu muameleyi yaptırmış alacaklılar hakkında İflas idare memurunun kararlarına karşı kanun yolları, kendilerine tebliğ tarihinden itibaren başlar. İİK 223/3. fıkrasına göre yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle İflas idaresinin kararlarının kendisine tebliğini istememiş olan alacaklı için sıra cetveline itiraz davası açma süresi yukarıda belirtildiği üzere, sıra cetvelinin ilanından itibaren işlemeye başlar. Somut davada, İstanbul 1. İflas Müdürlüğünün... tasfiye sayılı dosyasında vermiş olduğu 02/08/2018 tarihli yazı cevabında, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/41 Esas sayılı dosyasında 16/11/2017 tarihinde iflasına karar verilen müflis... Bankası A.Ş.'nin sıra cetvelinin 01/06/2018 tarihinde ... Gazetesinde, 04.06.2018 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, davacı tarafından iflas masasına 2351 kayıt numarası ile 41.733.483,05 TL alacak kayıt başvurusunda bulunulduğu, iflas idaresince, müflis banka kayıtları değerlendirilmek suretiyle alacağın 32.481.909,64 TL'lik kısmının kabulüne, bakiye 9.251.573,41 TL'lik kısmın reddine ve kabul edilen alacağın 4. sıraya kaydına karar verildiği, kararın tebliği için alacaklı tarafından masraf yatırıldığı, söz konusu alacağa ilişkin iflas idaresince verilen kabul-red kararının davacı vekiline 13/06/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 19/06/2018 tarihinde yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlık, iflas masasına kaydı talep edilen yabancı para cinsinden olan alacağın, hangi tarihteki TCMB kuru esas alınarak TL'ye çevrilmek suretiyle iflas masasına kaydedileceği ve buna göre iflas idaresinin ret kararına göre iflas masasına kaydı gereken bir alacak miktarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosya kapsamda kök ve ek bilirkişi raporu alındıktan sonra itiraz üzerine son olarak üçlü bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Mahkemece, alınan son bilirkişi heyeti raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.29.04.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; müflis bankanın iflas tarihi 16.11.2017 itibariyle toplam 40.712.445,05 TL talep edilebilineceği, ancak iflas idaresince kabul edilen 32.481.909,54 TL tenzil edildiğinde, bakiye 8.230.535,41 TL alacağın iflas masasına kaydının yaptırılabileceği, mahkemece her ne kadar 3095 s.K'nun 4/a m. hükmü uyarınca kamu bankalarından celp edilen faiz oranlarına göre hesaplama yapılmasını istemiş ise de, yukarıda belirtilen yasa hükmünün  açık olduğu, şöyle ki, dava konusu alacağın iki banka arasındaki kredi ilişkisinden kaynaklandığı, yani tarafların sözleşme ile açıkça belirlemiş oldukları faiz oranları mevcut iken, 3095 sayılı K'nun 4a m. uyarınca bir hesaplama yapılmasının yerinde olmayacağı şöyle ki, taraflar sözleşme ile bir faiz oranı belirlememiş olsalar idi o zaman elbette ki 3095 sayılı Kanunun 4/a m. göre bir faiz hesabı yapılması gündeme getirebileceği, kamu bankalarından sadece ... A.Ş. faiz bildirimde bulunmuş olduğu, anılan bankanın 01.01.2016-31.12.2017 dönemi faiz oranlarını bildirdiği, bu iki yıllık peryodlar dahilinde dönem sonları itibariyle en yüksek faiz oranı %2 ve %2,80 olduğu, sözleşme ile belirlenen faiz oranı ise %3,02 olduğu, dolayısıyla sözleşme ile daha yüksek oranda faiz belirlendiği için 3095 sayılı K'nun 4/a maddesinin uygulanma olanağının da zaten kalmadığı, öte yandan bir an için 3095 sayılı K'nun 4/a m. Uygulansa bile sadece tek bir bankadan gelen faiz bilgilerinin tek başına bir ortalama değer yaratamayacağı da gözönüne alınarak, yasal mevzuat çerçevesinde bir hesaplama yapılamadığı yönünde görüş bildirilmiştir.Uyuşmazlık, yabancı paranın aynen iflas masasına kaydına karar verilip verilemeyeceği ile verilemeyecekse alacağın TMSF karar tarihi itibariyle mi yoksa iflas tarihi itibariyle mi masaya kayıt kabulüne karar verileceğine ilişkindir.Y. 6. HD. 20.12.2021 T. 2021/5097 E. 2021/2375 K. Sayılı ilamı;\"...Yabancı para alacaklarının iflas masasına kayıt şekli konusunda İcra ve İflas Kanunu'nda açık bir hüküm yoktur. Sadece İcra ve İflas Kanunu'nun 198. maddesinin 1. fıkrasında, konusu para olmayan alacakların, ona eşit bir kıymete para alacağına çevrileceği öngörülmüştür. Öğretide, konusu yabancı para olan alacakların da anılan yasa hükümlerine göre iflasın açıldığı andaki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek iflas masasına yazdırılacağı kabul edilmiştir (Kuru: B. İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, 2. Baskı, Ankara, sf.1244). İcra İflas Kanunu'nun 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüştür. Bu  hükmün amacı, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılmasıdır. Bunu sağlamak için de yabancı para alacakların aynı paraya (Türk Parasına) çevrilmesi gerekir. Çeviri zamanı ise, yabancı para alacakları ve konusu para olmayan alacaklar için iflas kararının verildiği tarih olmalıdır. Diğer taraftan yabancı para alacağının aynen kaydı, alacaklılar arasında eşitliği ön planda tutan İflas Hukukunun bu prensibini de zedelemiş olacaktır. Zira, iflasta imtiyazlı alacaklar İİK'nın 206. maddesinde ilk beş sırada sayılmış olup, yabancı paranın masaya aynen kaydedilmesi halinde, yabancı para alacakları lehine kanunda öngörülmeyen bir imtiyaz yaratılmış olur. Bu durumda ise, aynı sırada bulunan ülke parası alacaklısı ile yabancı para alacaklısı arasında eşitsizlik meydana gelecektir. Bu sonuç ise, her sıradaki alacaklıların eşit hakka sahip olduğunu belirten İİK'nın 207. maddesine aykırılık teşkil eder. İİK'nın 195/1. maddesinin \"Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur.\" hükmü uyarınca iflas tarihine kadar doğan iflas alacağı ve fer'ileri ile takip masrafları konusunda uzman bilirkişiden rapor alınıp, belirlenen tutarın kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekir. İİK'nın 195. maddesine göre iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. İİK'nın 196/3. maddesi uyarınca asıl alacağa faiz işlemeye devam ederse de, bu ancak tasfiye bakiyesi kalırsa ayrıca ödenir. Yukarıda açıklandığı ve Dairemizin istikrarlı içtihatlarında da belirtildiği üzere, iflas davalarının kamu düzenini ilgilendiren davalardan olması ve mahkemece kayıt kabulüne karar verilecek miktarın diğer alacaklıların alacak miktarlarını ve haklarını da etkileyecek olması sebebiyle, davacı yüklenicinin davalı iş sahibi müflis şirketten olan alacağının iflasın açıldığı tarihteki ... Bankasının efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek, iflas tarihine kadar doğan iflas alacağı ve fer'ileri ile takip masrafları belirtilerek masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde asıl alacağa yabancı para cinsinden hükmederek ve fer’ilerini de açıkça göstermeyerek, asıl alacağın işleyecek faizi ile birlikte denilmek suretiyle (iflas tarihini aşar şekilde) hüküm tesisi doğru olmamıştır.\" şeklindedir.Y. 6. HD. 18.01.2024 tarihli 2023/2066 E. 2024/245 K. Sayılı ilamı; \"İİK’nın 195. maddesinde, iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüştür. Bu  hükmün amacı, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek, müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılmasıdır. Somut olayda mahkemece; davacı alacağının, davalı müflis bankanın iflasının açıldığı 16.11.2017 tarihli T.C. ... Bankası Efektif Döviz Satış Kuru üzerinden hesaplanarak TL'ye çevrilmesi gerekirken, TMSF tarafından tahsil edilecek sigorta primlerine ilişkin usul ve esasları düzenleyen Sigortaya Tabi Mevduat ve Katılım Fonları ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca Tahsil Olunacak Primlere Dair Yönetmelik madde 6'ya itibar edilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca; 5411 sayılı Yasanın 106/5. maddesi uyarınca iflas dairesi, alacaklılar toplantısı ve iflas idaresi yerine geçebilecek olan fon kurulunun, bu düzenlemeden aldığı yetki ile İİK hükümlerini ortadan kaldıracak nitelikte kararlar alamayacağı da tartışmasızdır.\" şeklindedir.1-Davacının yabancı para cinsinden olan alacağı, davalı müflis bankanın iflasının açıldığı 16/11/2017 tarihli T.C. ... Bankası Efektif Döviz Satış Kuru esas alınarak hesaplanmalıdır. Mahkemece, son bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda yukarıda belirtilen Yargıtay ilamında belirtilen usule uygun olarak karar verilmesi yerindedir. 2-Bankacılık Kanunun 140/9. fıkrasında, fon bankaları, faaliyet izni kaldırılan veya tasfiyesi Fon eliyle yürütülen bankaların iflas ve tasfiye idarelerinin alacaklarının tahsilini teminen yapacakları, her türlü işlem, dava ve icra takipleri her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. Bu düzenleme kapsamında, davalı bankanın Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesi gereğince harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. (Y. 6 HD.28.10.2025 tarihli 2025/2594 E. 2025/3624 K. sayılı ilamı) Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulü ile 8.230.535,41 TL alacağın İstanbul 1. İflas Müdürlüğünün... dosya numaralı iflas masasına 4. sıra alacak olarak kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine  karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M\t:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,  İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/6 Esas, 2021/768 Karar sayılı ve 18/11/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-)a)Davanın KISMEN KABULÜ ile İstanbul 1. İflas Müdürlüğü'nün... dosya numaralı iflas masasına kaydı talep olunan 9.251.573,41 TL alacağın 8.230.535,41 TL miktarının davacı alacağı olarak İstanbul 1. İflas Müdürlüğünün... dosya numaralı iflas masasına 4. sıra alacak olarak KAYIT VE KABULÜNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,b)Davalı harçtan muaf olduğundan davacı tarafından yatırılan başvurma ve peşin harç olmak üzere toplam 71,80 TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,d)Davacı tarafça yapılan 332,00 TL tebligat ve posta gideri ile 5.900,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.232,00 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre 5.543,98 TL sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, e)Davalı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 50,00 TL yargılama giderinin davanın ret oranına göre 5,52 TL sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,f)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 4.080,00 TL vekalet ücretinin (istinafa kanun yoluna başvuran davalı aleyhine hüküm verilemeyeceğinden) davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,g)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT tarifesi gereğince 4.080,00 TL vekalet ücretinin (kararın kaldırılma sebebi gözetilerek) davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,İstinaf Giderleri Yönünden3-Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,5-6100 sayılı HMK'nın 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-2 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18/12/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"585724bc09f86b2d","SID":"5a02922e407883aa"}}