{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. DİYARBAKIR BAM   4. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1597 - 2025/1956<br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1597 <br>KARAR NO\t: 2025/1956<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/12/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/864 (E), 2023/1142 (K)<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)<br>DAVA TARİHİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 30/06/2022<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/10/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ   : 31/10/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>A) DAVACININ İDDİASI VE İSTEMİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde: 3/11/2021 tarihinde saat 17:45 sıralarında müvekkili...'ın ...Bulvarında okul çıkışı yaya olarak hareket halinde iken sigortalısı tespit edilemeyen araç sürücüsünün trafik kurallarına riayet etmeyerek müvekkiline çarptığını, müvekkilinin ağır yaralanmasına sebep olduğunu, davalı Güvence Hesabına 22.03.2022 tarihinde başvuru yapıldığını ancak ...... tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10 TL (Geçici Sakatlık Tazminatı), 1.000-TL (Daimi Sakatlık Tazminatı), 10-TL (tedavi ve bakıcı giderleri) olmak üzere toplam 1.020-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>B) DAVALININ SAVUNMASI: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının, davasını görevsiz mahkemede açtığını,  görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, 03.11.2021 tarihinde meydana geldiği iddia edilen kazanın oluşumu ile ilgili yeterli delilin davacı tarafından sunulmadığını, davacı tarafın müvekkili Kurumu geçici iş göremezlik tazminatından ve tedavi ve bakıcı giderlerinden sorumlu tutmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,  haksız ve yasal dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddini, kusurun Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespitini, maluliyet oranının Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu tarafından tespitini, haksız fiilin gerçekleştiği  tarihten itibaren istenen faizin reddini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/12/2023 tarih ve E.2022/864, K. 2023/1142<br> sayılı kararı ile; \"...Dava, trafik kazası nedeniyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (\"TBK\") m. 49 (818 Sayılı BK m. 41) vd. hükümlerine göre  güvence hesabı aleyhine açılmış haksız fiil hukuksal nedenine dayalı geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik, bakıcı ve tedavi gideri tazminat kalemlerine ilişkin maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.<br>Davacı araç sürücü tespit edilemeyen aracın 03/11/2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında davacıda meydana gelen trafik kazasına bağlı oluşan geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderini .....tahsilini istemiştir.<br>  Davalı vekili cevap dilekçesinde her ne kadar mahkememizin görevine yönelik olarak itirazda bulunmuş olup itirazı değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın temelinde 3. kişinin haksız fiili bulunmakta ise de, davalı.....’nin sorumluluğu sigorta hukukundan (Sigortacılık Kanunu) kaynaklanmakta olup  sigorta hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde düzenlenmeye alınmıştır. Dolayısı ile de davalının bu yöndeki görevsizlik itirazı yerinde görülmemiştir.<br>Dosya içerisinde bulunan tanık ....'ın davacı ......'ya beyaz renkli bir aracın çarptıktan sonra yaralandığına dair beyanı, ceza soruşturma dosyası, keşif tutanağı, davacı asilin beyanı ve 30/01/2023 havale tarihli trafik bilirkişisi raporu dikkate alındığında kazanın 03.11.2021 Günü Saat: 17:30 sıralarında ... Mahallesinde (Sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen kaza yeri terk) sürücü otomobili ile seyir halinde iken .....Bulvarında sola dönmek için manevra yaptığı sırada, otomobilinin ön lastik kısmı ile,  karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaya...' ın sol ayağının üzerinden geçmesi neticesinde yaralanmalı trafik kazasının meydana gelmiş olduğu; olayın oluş kabulüne göre de plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün asli %80 oranında kusurlu olduğu; yaya... (Ebeveynleri) nin tali % 20 oranında kusurlu oldukları dosya kapsamından anlaşılmıştır.<br>Davaya konu olayla ilgili tüm kayıt ve belgeler getirtildikten, deliller yöntemine uygun olarak toplandıktan sonra; maluliyet ve tazminat hesabı yönünden raporlar aldırılmış ve alınan raporlara göre Dicle Üniversitesi Hastaneleri Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen  raporlar arasında çelişkinin olmadığı, ÇÖZGER yönetmeliğine uygun olarak oluşturulan heyetten alınan Dicle Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalının 05/07/2023 tarihli raporu gereğince sürekli iş göremezlik maluliyet oranının %3, bakıcı gideri 2 hafta, iyileşme süresinin ise 3 aya kadar uzayabileceği şeklinde rapor ibraz edilmiştir. Alınan raporun yönetmeliğe uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.<br> Mahkeme tarafından dosyada davacının ne iş yaptığına ilişkin; kollukça yapılan araştırma tutanağında da davacının 6. Sınıf öğrencisi olduğunun tespit edildiği, SGK'dan rücuya tabi ödeme almadığı anlaşılmıştır. Bu doğrultuda yargı içtihatları dikkate alınarak karar tarihine en yakın asgari ücret tarifesine göre aktüer raporu aldırılmış ve alınan rapora göre   bakıcı gideri olarak 1.318,75 TL, bilinen dönem sürekli iş görmezlik tazminatı olarak 4.390,13 TL, gelecek dönem sürekli iş görmezlik tazminatı olarak 202.204,18 TL, toplam maddi zarar 207.913,06 TL olarak hesaplanmıştır. Alınan rapora davacı vekili ile davalı vekilinin itiraz ettiği, itirazının ise yerinde görülmeyerek; alınan maluliyet ve aktüerya raporunun güncel mevzuta uygun olduğu, rapor içeriğinin denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaati ile mahkememizce hükme esas alınmıştır.<br>Bütün dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporu ve miktar arttırım dilekçesine göre;  03/11/2021  tarihinde plakası tespit edilemeyen aracın %80 kusuru ile davacının yaralanmasına sebebiyet verdiği ve kaza nedeni ile davacı asilin yaralandığı, yaralanmaya bağlı olarak davacının maluliyet <br>oranının %3 ve sürekli olarak belirlendiği, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, bakıcı ihtiyacının 2 hafta kadar olduğu  anlaşıldığı, aktüer raporuna göre kusur oranında davalının sorumluluğunun  Sürekli İşgörmezlik Tazminatı bakımından 202.204,18TL, bakıcı gideri tazminatı bakımından ise 1.318,75TL olarak hesaplandığı sabit olmakla; davalı güvence hesabının teminat limitinin kaza tarihinde 430.000,00TL ile sınırlı olduğu, davacının talebi de dikkate alındığında sürekli iş göremezlik tazminat talebi yönünden davanın ispatlandığı anlaşılmakla kabulüne karar verilmiştir. 2918 sayılı KTK.'nun 99/1. Maddesi uyarınca rizikonun belge ve bilgileri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davacı vekilinin usulüne uygun başvurusuna dair tebliğinin ne zaman gerçekleştiği dosya kapsamından anlaşılamamakla dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir.  Faiz türü bakımından ise, Yargıtay 17.HD'nin 2012/13227 E., 2013/8973 K. Sayılı kararında belirtildiği üzere yasal faize hükmedilmiştir (Bahsi geçen kararda özetle; \"..Somut olayda davacının murisinin vefatına neden olan araç belirlenememiş olması bakımından asıl zarar verenden istenilemeyecek ticari temerrüt faizinin, onun sorumluluğunu üstlenen davalı ... da istenemeyeceği, dolayısıyla aracın haksız eyleminin de TTK'nın 3. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına, bu durumda da bu davalıdan ancak yasal faiz istenebileceğine, bu davalının hukuki sorumluluğunu üzerine alan davalı ..... da ancak aynı oranda temerrüt faizi istenebileceğine göre, davalı .....aleyhine yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi doğru görülmemiştir...\" şeklinde olduğu anlaşılmıştır.).<br>  Davacı küçüğün yaşı nedeniyle gelir getiren bir işte çalıştığının iddia ve ispat edilemediği, dolayısıyla tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığı, (aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/2240 Esas, 2021/6882 Karar sayılı kararı)  tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla davacı küçüğün geçici iş göremezlik tazminatına yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Davacı vekilinin tedavi giderine yönelik taleplerinden 18/10/2022 tarihinde yapılan duruşmada feragat etmiş olduğu, ... Noterliğinin......yevmiye numaralı vekaletnamesinde davadan feragat etmeye yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla bu talepler yönünden de davanın feragat nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;<br>1-a)Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı 202.204,18 TL, bakıcı gideri tazminatı1.318,75-TL olmak üzere toplam 203.537,93TL'nin 30/06/2022 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı...'a velayeten davacılar ... ve ....'a verilmesine, <br>b) Davacının geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istemin reddine,<br>c) Davacının  tedavi giderlerine ilişkin istemin feragat nedeni ile reddine,,...\" karar verilmiştir.<br>D) İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>Davalı vekili istinafında; Davanın başvuru şartı yerine getirilmediğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı yanın hukuki yararı bulunmadığını, Türk Medeni Kanunu Madde 6 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 190 gereği kazanın anlatılan şekilde gerçekleştiğini ispat yükünün davacıya ait olduğunu, ispatlanamayan davanın reddi gerektiğini, kazaya sebebiyet veren aracın motorlu araç olma şartı araştırılmadan karar verildiğini, davaya konu kaza ile ilgili olarak Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmadığını, kaza tarihi itibari ile ilgili yönetmelik uyarınca maluliyet değerlendirmesi yapılabilmesi adına davacıya ait tüm tıbbi evrakların celbi ile maluliyete ilişkin değerlendirme yapılmasını ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan değerlendirme raporu alınması gerektiğini, yerel mahkemece mevzuata uygun rapor alınmadan karar verildiğini, maluliyet raporunda kaza ile illiyet bağı kurulmadığını, maluliyet raporunda davacının iyileşme durum değerlendirmesinin yapılmadığını, eklem kırıklarının zamanla iyileşme durumunun söz konusu olduğunu, davacının henüz ergenlik döneminde olduğundan iyileşme durumu olduğunu, Yönetmelik gereği, maluliyet raporu düzenlenirken iyileşme durumunun da değerlendirilmesi gerektiğini, 17/02/2023 tarihli raporunda Adli Tıp uzmanlarının imzası bulunduğundan, rapor tıbbi mütalaa niteliğinde olduğunu, bu nedenle hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacı bakıcı giderini istemesine rağmen, bakıcı tutulduğunu ispatlayamadığını,  hükme dayanak aktüerya bilirkişi raporunda davacı küçüğün 10 yaşından itibaren işgörmezlik hesaplaması yapıldığını, askerlik dönemine ilişkin de hesaplama yapıldığını, bu nedenle hükme dayanak raporun usul ve yasaya aykırı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, aktüerya hesap bilirkişisi sürekli iş gücü kaybı ve geçici iş gücü kaybı tazminatını hesaplarken tazminata uygulanması gereken, ZMMS genel şartlarında belirtilen %1.8-%1,65 oranındaki teknik faizi uygulamadığını, aktüer bilirkişi raporunda teknik faiz uygulanmadığına dair itirazlarının dikkate alınmadığını, yerel Mahkeme kısmi kabul kararı vermesine rağmen davalı lehine vekalet ücretine hükmetmediğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmasına rağmen bu taleplerinin değerlendirmediğini, kısmi kabul kararı verilmesine rağmen müvekkili kurumun yargılama harç ve giderlerinin tamamından sorumlu tutulmamasının ve gerekçesinin açıklanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br>E) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dava; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın çarpması sonucunda yaralanmış olan küçüğün işbu yaralanmasından kaynaklı iş göremezlik ve bakıcı gideri talebine ilişkin .... karşı açmış olduğu maddi tazminat davasıdır.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacı çocuğun kaza tarihinde 10 yaşında olduğu, kavşak dönüşünde yaya olarak yürümekte iken plakası tespit edilemeyen araç tarafından kazaya maruz kaldığı, davayı çocuğun velisi sıfatıyla anne ve babasının verdiği ortak vekaletname ile davacı vekilinin......karşı açtığı, mahkemece, yargılama sürecinde mahallinde keşif yapılarak trafik uzmanı bilirkişiden kusur raporu alındığı, bu rapora göre davacıya çarpıp kaçan araca %80 oranında kusur atfedildiği, yine Dicle Üni. Adli Tıp ABD Başkanlığınca düzenlenen maluliyet raporunda çocuğun sürekli sakatlığının %3 oranında olduğu, bakıcıya ihtiyaç süresinin 2 hafta olduğu ve iyileşme süresinin 3 ay olduğu yönünde tespite yer verildiği, en son aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan raporda ise küçük olduğu için geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı, sürekli iş göremezlik tazminatının 207.913,06-TL olduğu, bakıcı giderinin ise 1.318,75-TL olduğu tespitinin yapıldığı, davacı vekili tarafından, ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatının gelecek dönem sürekli iş göremezlik miktarı olan 202.204,18-TL olarak, bakıcı giderinin ise 1.318,75-TL olarak artırılmış olduğu, mahkemece buna göre; davanın kısmen kabulü ile, <br>a) Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı 202.204,18 TL, bakıcı gideri tazminatı 1.318,75-TL olmak üzere toplam 203.537,93-TL'nin 30/06/2022 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  <br>b) Davacının geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istemin reddine,<br>c) Davacının  tedavi giderlerine ilişkin istemin feragat nedeni ile reddine karar verildiği ve işbu kararı, davalı ...... vekilinin istinaf ettiği anlaşılmaktadır. <br>**Davalı taraf istinafında özetle; <br>1-Davada, başvuru şartı yerine getirilmediğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı yanın hukuki yararı bulunmadığını, <br>2-Davaya konu kaza ile ilgili olarak Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmadığını, kaza tarihi itibari ile ilgili yönetmelik uyarınca maluliyet değerlendirmesi yapılabilmesi adına davacıya ait tüm tıbbi evrakların celbi ile maluliyete ilişkin değerlendirme yapılmasını ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan değerlendirme raporu alınması gerektiğini, <br>3-Davacı bakıcı giderini istemesine rağmen, bakıcı tutulduğunu ispatlayamadığını,  <br>4-Müterafik kusur indirimi yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, aktüerya hesap bilirkişisi sürekli iş gücü kaybı ve geçici iş gücü kaybı tazminatını hesaplarken tazminata uygulanması gereken, ZMMS genel şartlarında belirtilen %1.8-%1,65 oranındaki teknik faizi uygulamadığını, aktüer bilirkişi raporunda teknik faiz uygulanmadığına dair itirazlarının dikkate alınmadığını,<br>5-Yerel Mahkeme kısmi kabul kararı vermesine rağmen davalı lehine vekalet ücretine hükmetmediğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmasına rağmen bu taleplerinin değerlendirmediğini, kısmi kabul kararı verilmesine rağmen müvekkili kurumun yargılama harç ve giderlerinin tamamından sorumlu tutulmamasının ve gerekçesinin açıklanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu istinafa konu etmiştir.<br>**İstinafın Değerlendirilmesi: <br>1-Davalı vekilinin, davada başvuru şartının yerine getirilmediği ve davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı yanın hukuki yararı bulunmadığı yönündeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Nitekim rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan maddi zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla .....oluşturulmuştur....nın sorumluluğu maddi tazminat ile sınırlıdır. ...'nın hangi hallerde sorumlu tutulduğu ve hesaba hangi şartların gerçekleşmesi halinde dava yöneltilebileceği 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi ve ..... Yönetmeliği'nin 9. maddesinde belirtilmiştir. Davalı Güvence Hesabı'nın sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü gerekli belgelerle birlikte ...'na başvuru yapıldığı tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır. Buna göre, dosya kapsamından, davacı tarafça davalı Güvence Hesabına 22.03.2022 tarihinde Yurtiçi Kargo yoluyla başvuru yapıldığı anlaşıldığından davalının bu yöne ilişkin istinaf itirazının reddine karar verilmiştir.<br>Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı yönündeki istinafa gelince; bu tür bir davada tazminat miktarının mahkemece yapılacak tahkikat sonucunda belirleneceği, davacının dava açarken alacağının ne kadar olduğunu bildiğinden yahut net olarak belirleyebildiğinden bahsetmenin mümkün olmadığı anlaşıldığından, eldeki tazminat davasının belirsiz alacak davası olarak açılması imkanı bulunmaktadır. Bu nedenle davalının bu yöne ilişkin istinafı da yerinde değildir. <br>2-Davaya konu kaza ile ilgili olarak Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmadığı, kaza tarihi itibari ile ilgili yönetmelik uyarınca maluliyet değerlendirmesi yapılabilmesi adına davacıya ait tüm tıbbi evrakların celbi ile maluliyete ilişkin değerlendirme yapılması ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan değerlendirme raporu alınması gerektiği yönündeki istinaf itirazının incelenmesinde;<br>Trafik uzmanı bilirkişi tarafından keşif sonucunda düzenlenen 30.01.2023 tarihli kusur raporuna göre;  \"...1.(Sürücüsü ve Plakası Tespit Edilemeyen) otomobil : 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 53.maddesinde ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 102.maddesinde yer alan açıklaması yukarıda genişçe yapılan kuralları ihlal etmiş olduğu anlaşıldığından meydana gelen kazada % 80 (YÜZDE SEKSEN) ORANINDA KUSURLU olduğu kanaatine varılmıştır. 2.Yaya... (Ebeveynleri) 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 68.maddesinde ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 138.maddesinde yer alan açıklaması yukarıda genişçe yapılan kuralları ihlal etmiş olduğu, anlaşıldığından meydana gelen kazada (yaya... 10 yaşında olması ve yaşı itibariyle trafikte doğruyu, yanlışı ayırabilecek muhakeme yeteneğine sahip olmayan bakıma ve gözetime muhtaç olduğu ve taşıt yollarında kendi haline bırakılarak takip ve kontrolünü yapmayarak ,çocuğun neticesini ve sonuçlarını öngöremeyeceği, bilinçsizce gerçekleştirdiği, eyleminden dolayı çocuğun bakım ve gözetiminden sorumlu ebeveynlerinin sonuç faktörü bakımından kusurlu oldukları) (ebeveynlerinin) % 20 (YÜZDE YİRMİ) ORANINDA KUSURLU oldukları kanaatine varılmıştır...\"  yönünde kusur tespitinin yapıldığı, yine Dicle Üniversitesi Adli Tıp ABD Başkanlığınca düzenlenen 17/02/2023 tarihli maluliyet raporuna göre; \"...1- Kişinin özür oranının %3 ve sürekli olduğu, 2- 03.112021 tarihinden itibaren “kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı (temizlik,banyo,tuvalet,yeme-içme v.b.)ihtiyaç süresinin 2 hafta olduğu, 3- 03.11.2021 tarihinden itibaren kişinin iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında %100 özürlü sayılması gerektiği, kanaatini bildirir rapordur...\" yönünde tespitlerin yapıldığı anlaşılmaktadır. Dosyaya kazandırılan kusur ve maluliyet raporları usul ve yasaya uygun, gerekçeli, ilgili yönetmeliklere ve hüküm kurmaya uygun olup davalının işbu raporlara yönelik istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.<br>3-Davacının bakıcı gideri istemesine rağmen, bakıcı tutulduğunu ispatlayamadığı yönündeki istinaf itirazına gelince; Aktüerya uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 31/10/2023 tarihli tazminat raporuna göre; \"...Bakıcı tutulduğu ispat edilirse bakıcı giderine esas alınacak ücret brüt asgari ücret, belge ile ispat edilemeyen durumlarda net AGİ'li asgari ücrettir. Dosya içerisinde bakıcı tutulduğuna dair bigi ve belge mevcut olmadığından 2021 yılına ait net agili asgari ücret esas alınmıştır. <br>03.11.2021 - 17.11.2021 (2 hafta) (14 gün) 2.825,90/30*14=1.318,75-TL...\" şeklinde bakıcı gideri hesaplanmıştır. Bilirkişi raporundaki hesaplama Yasaya ve Yargıtay uygulamasına uygun olup davalı tarafın bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. <br>4-Müterafik kusur indirimi yapılmamasının hukuka aykırı olduğu, aktüerya hesap bilirkişisi sürekli iş gücü kaybı ve geçici iş gücü kaybı tazminatını hesaplarken tazminata uygulanması gereken, ZMMS genel şartlarında belirtilen %1.8-%1,65 oranındaki teknik faizi uygulamadığı, aktüer bilirkişi raporunda teknik faiz uygulanmadığına dair itirazlarının dikkate alınmadığı yönündeki istinaf itirazlarına gelince; <br>Aktüerya uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 20/10/2023 tarihli tazminat raporuna göre; Tüm tazminat kalemleri, davalının %80 kusuruna göre hesaplanmıştır. Başka bir deyişle, tazminat hesabı yapılırken davacının %20 oranındaki müterafik kusuru zaten bu hesaplamada dikkate alınmıştır. Bu nedenle davalının bu yöne ilişkin istinaf itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmıştır. <br>Davalı tarafın, sürekli iş gücü kaybı ve geçici iş gücü kaybı tazminatını hesaplarken tazminata uygulanması gereken, ZMMS genel şartlarında belirtilen %1.8-%1,65 oranındaki teknik faizi uygulamadığı yönündeki istinaf itirazının incelenmesinde; Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile 1,8 teknik faiz uygulanmadan davacının zararının belirlendiği, raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi de yerinde görülmemiştir.<br>5-Mahkemece, davacı taleplerinden 10,00-TL değerindeki geçici iş göremezlik tazminatı esastan reddedilmiş, 5,00-TL değerindeki tedavi giderleri talebi ise feragat nedeniyle reddedilmiştir. Ancak mahkeme hükmünde, reddedilen bu miktarlar küçük olsa da reddedilen kısımla ilgili yargılama giderleri ve harçların kabul ve ret oranlarına göre bölünmesi gerekirken bu yapılmamış ve yargılama giderlerinin tamamı davalı Güvence Hesabı üzerinde bırakılmıştır. Mahkeme kararı bu yönüyle hatalıdır. Davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmüştür.<br>Ayrıca kabul edilen davacı taleplerinin toplamasında yerel mahkemece, maddi hata yapılarak kabul edilen kısım 203.522,93-TL olması gerekirken sehven 203.537,93-TL olarak yazılmış olup bu maddi hata da Dairemizce usul ekonomisi gereği düzeltilmiştir. <br>Bu itibarla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda yazılı 5 numaralı bentte açıklanan gerekçeyle kabulü ile yanılgı, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b.2. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve esas hakkında aşağıdaki şekilde yeniden hüküm tesisine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M : Yukarıdaki gerekçede açıklanan nedenlerle;<br>I-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü ile, inceleme konusu ilk derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b.2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, bu suretle;<br>DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;<br>1-a)Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı 202.204,18 TL, bakıcı gideri tazminatı 1.318,75-TL olmak üzere toplam 203.522,93 TL'nin 30/06/2022 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı...'a velayeten davacılar Savaş Akdoğan ve Çiğdem Akdoğan'a verilmesine, <br>b) Davacının geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istemin (10,00-TL) reddine,<br>c) Davacının  tedavi giderlerine ilişkin istemin (5,00-TL) feragat nedeni ile reddine,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre hesap edilen 13.902,65 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir KAYDINA,<br>3-Suç üstü ödeneğinden karşılandığı anlaşılan 271,05 TL keşif ücreti, 300,00-TL araç yol masrafı, 2.560,00 TL bilirkişi ücreti, 1.400,00 TL ATK faturası, 164,00-TL tebligat ücreti  toplamı olan 4.695,05‬-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre (kabul % 99,99) 4.694,58 TL'sinin davalıdan alınarak; 0,47-TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, <br>4-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşılmakla (davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınarak ilk karardaki gibi) AAÜT göre hesaplanan 32.530,69 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT göre hesaplanan 15,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Davalı tarafından yapılan 11,50 TL vekalet harcı masrafından davanın kabul ve ret oranına göre (ret % 0,01) 0,115 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,<br>7-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 1.600,00-TL arabulucu ücretinden davanın kabul ve ret oranına göre (kabul % 99,99) 1.599,84-TL'sinin davalıdan alınarak; kalan 0,16-TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>8-Taraflarca mahkeme veznesine yatırılan gider avansından harcaması yapılan kısmın mahsubu ile HMK'nın 333. maddesi gereğince, yapılacak tebligat masrafları da düşüldükten sonra bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde  taraflara iadesine,<br>II-) İSTİNAF HARÇ VE MASRAFLARI YÖNÜNDEN:<br>1-İstinaf eden davalı taraftan peşin olarak alınan istinaf karar ve ilam harçlarının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,  <br>2-İstinaf eden davalı tarafça yatırılan istinaf yargılama giderlerinin taktiren kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>3-İstinaf incelenmesi dosya üzerinden yapıldığından, vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>4-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine, <br>5-Temyizi kabil kararın Dairemiz tarafından taraflara tebliğine, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde, Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere 31/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5cf99fe42ecd3895","SID":"164323ea46865d51"}}