{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1708 <br>KARAR NO\t: 2025/3359<br>KARAR TARİHİ: 15/12/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/04/2025<br>NUMARASI\t: 2025/269 2025/387<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Küçükçekmece 8. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>KARAR<br>Dava, İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) talebine  ilişkindir.<br> Küçükçekmece 8. Asliye Hukuk Mahkemesince,\"... Davacı ...'nin dava dilekçesine ekli 28/01/2023 tarihli Kaçak Su Kullanım Tutanağı ve dosya kapsamındaki belgelerden de anlaşıldığı üzere, kaçak su kullanıldığı iddia edilen yerin 7821517 işyeri nolu ticari aboneliğini bulunduğu ve yemekhane olarak kullanılan iş yeri olduğu, dava konusu iş yerinde kolon sistemine ilave yapılmak suretiyle kaçak su kullanıldığı iddiasına dayalı olarak davalı hakkında kaçak su kullanım bedelinin tahsiline yönelik eldeki davanın açıldığı, kaçak su kullanımının davalının ticari aboneliğinin olduğu iş yeri için yapıldığı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 07/02/2019 tarihli 2019/33-840 E/K sayılı ilamında da belirtildiği üzere, taraflar arasında ticari aboneliğe dair sözleşmenin bulunduğu ve kaçak su kullanımının iş yeri için yapıldığı durumlarda uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesine ilişkin olduğunun kabulü gerektiği, dolayısıyla da uyuşmazlığı çözmekle görevli olan mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmış ve bu nedenle davanın, HMK 114/1-c, 115/2. maddesi uyarınca, mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğundan, usulden reddine...\" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.Bakırköy 1. Asliye Ticaret  Mahkemesince,\"... Taraflar arasındaki itirazın iptali talebine konu icra takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalının kaçak su kullandığı iddiasına dayalı olarak tutanak tutulduğu ve bu bedele ilişkin olarak davalı hakkında icra takibi başlatıldığı ve işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki alacağa konu ilişkinin münhasıran 6102 sayılı TTK'da düzenlenen ticari işlerden olmadığı anlaşılmakla davalı yönünden tacir araştırması yapılmış olup, ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış, Ticaret Sicil Müdürlüğü verdiği müzekkere cevabında davacının tacir olarak ticaret sicil kaydı olmadığını bildirmiştir. Mahkememizce vergi dairesine müzekkere yazılmış, VUK 176-177. Maddesi gereğince davalının işletmesinin tacir işletmesi mi esnaf işletmesi mi sınırlarında kaldığı hususunun bildirilmesi istenilmiş, vergi dairesi tarafından verilen müzekkere cevabında davalı adına kayıtlı herhangi bir ticari işletmenin olmadığı bildirilmiştir. Nitekim davacı tarafından tutulan tutanak incelendiğinde; davalının söz konusu iş yerinde bulunmadığı, iş yerinde dava dışı üçüncü kişi kiracının bulunduğu, davalının işletmesinin olmadığı, davaya konu alacak talebinin davalının ticari işletmesinden kaynaklanmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim vergi dairesi de vermiş olduğu müzekkere cevabında davalı adına kayıtlı herhangi bir ticari işletmenin olmadığını açık bir şekilde bildirmiştir. Bu bağlamda davacının tacir olmadığı ve davaya konu alacak talebinin münhasıran 6102 sayılı Kanun'ndan kaynaklanan ticari işlerden olmadığı anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki alacak iddiasına konu itirazın iptali davasının genel mahkeme niteliğinde olan Asliye Hukuk Mahkemesinde incelenerek sonuçlandırılması gerektiği, ticaret mahkemesinin eldeki davada davalının tacir olmaması sebebiyle görevsiz olduğu anlaşılmıştır. Nitekim davacının ve davalı tarafların her ikisinin de davalının tacir olduğuna ve davalıya ait bir ticari işletme olduğuna dair bir iddiasının olmadığı anlaşılmaktadır. Ticari olmayan itirazın iptalinden kaynaklanan davalarda 6100 sayılı Kanun gereğince görevli Mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda re'sen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın  usulden reddine...\" gerekçesiyle görevsizlik  kararı verilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre, bir uyuşmazlığın ticari dava nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.    6502 sayılı Kanunun 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.Somut olayda davacı, kaçak olarak kullanılan su tüketim bedelinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe itirazın iptali talebinde bulunmuş olup dosya kapsamına göre davalının tacir sıfatının bulunmadığı, aboneliğin normal abonelik olduğu, yerin kiracı tarafından  iş yeri olmasının davalıyı tacir olarak nitelendirmek için yeterli olamayacağına göre davalının tacir ve  tüketici sıfatına da haiz  olmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Küçükçekmece 8.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince  Küçükçekmece 8.Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 15/12/2025 gününde oy birliği ile karar verildi.<br>KANUN YOLU: Kesin olmak üzere<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b0980bcfefdea661","SID":"c19b16d971557127"}}