{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/2123 - 2025/2396<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/2123 <br>KARAR NO\t: 2025/2396<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/07/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/107 E.  -  2023/60 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü  <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/07/2023 tarih ve 2022/107 E. - 2023/60 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, davacının 97/003628, 2018/55809, 2018/77283 sayılı ve \"...\" \"...\" ibareli markalarının sahibi olduğunu, uzun zamandan beri ve aralıksız olarak \"alüminyum folyolar, sentetik malzemeden gıda ambalajı, çöp torbaları, buzdolabı torbaları\" malları üzerinde bu markalarını kullanıldığını, davalı Şirketin \"... ...\" ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin markalarının asli unsuru olan \"...\" ibaresinin dava konusu başvurunun da asli unsurunu oluşturduğunu, başvuruda yer alan \"...\" ibaresi davalı Şirketin çatı markası olduğundan iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmayacağını, markalar arasında iltibas bulunduğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, 2022-M-2559 sayılı YİDK kararının iptalini ve dava konusu başvurunun reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>  Davalı  ... vekili, müvekkili Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı Şirket vekili, müvekkilinin \"...\" markasının uluslararası düzeyde tanınmış bir marka olduğunu, davacı markasının bir renk adı olup ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğunu, bu nedenle anılan ibarenin üçüncü kişiler tarafından kullanımına katlanmak durumunda olduğunu, davacının dava dilekçesinde markalarını kullandığını beyan ettiği \"alüminyum folyolar, sentetik malzemeden gıda ambalajları, çöp torbaları, buzdolabı torbaları\" malları yönünden de emtia benzerliğinin bulunmadığını, tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimaline sebep olacak bir benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>  İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece,  davacı adına tescilli \"...\" ve ''...'' esas ibareli markalar ile davalının \"... ...'' ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, dava konusu marka ile davacı markalarında yer alan “...” ibaresinin İngilizce'de “yeşil” anlamına geldiği, tek başına renklerin genel olarak ayırt edici niteliği zayıf ibareler olduğu, başka ibareler ile birlikte kullanıldığında ülkemiz de dahil olmak üzere dünya çapında, bu ibarelerin  “çevre dostu” olarak tanımlamak için kullanıldığı (... ... vb.) dolayısıyla ayırt edici niteliği zayıf bir ibare olduğu, dava konusu “... ...\" ibareli markanın esas unsurunun “...”, davacının “... ...'' ipareli markasının esas unsurunun ise “...” ibaresi olduğu, dolayısıyla söz konusu markalar arasında marka işaretleri bakımından karıştırılma ihtimali olmadığı, marka örneğinde “...” ibaresinin ilk ibare olması nedeniyle tüketici tarafından görsel, işitsel ve kavramsal olarak algılanacak ilk ibare olacağı, dolayısıyla bu durumun işletmeler arasında bir farklılığa yol açacağı, özellikle başvurudaki farklılığı oluşturan “...” ilavelerinin ortak unsur olan “...” ibaresine göre daha yüksek bir ayırt ediciliğe sahip bulunduğu, “...” unsurunun davalıya ait tanınmış çatı marka konumunda bulunduğu ve genel izlenimde de hakim olduğu, bu nedenle en alt seviyede ayırt edicilik taşıyan “...” ibaresinin ortak olmasından hareketle taraf işaretlerinin benzerliğinden söz edilemeyeceği,, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, somut olayda, hem markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacının haksız rekabete ilişkin iddiasını kanıtlayacak somut delil olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, ilk derece mahkemesi kararının ret gerekçesinin yetersiz bulunduğunu, dava konusu başvuruda yer alan \"...\" ibaresinin davalının çatı markası olduğunu, iltibas değerlendirmesinde dikkate alınamayacağını, bu yöndeki iddialarının değerlendirilmediğini, tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br><br><br>GEREKÇE\t:Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun reddi istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  \"... ...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\"   ibareli markaları arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira tarafların markalarında ortak olarak yer alan \"...\" ibaresinin Türkçe'de yeşil anlamına geldiği, ayrıca mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere \"...\" kelimesinin \"Çevre Dostu\" ürün imajı yaratmak için hemen hemen her sektörde yaygın olarak kullanıldığı, bu hali ile ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20.12.2018 tarih 2017/11-114 Esas 2018/1995 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, çatı markanın yanına eklenen unsurların ayırt edici niteliğinin zayıf bulunması halinde, asıl vurgu  çatı markası üzerinde olduğundan,  çatı markanın yeterli ayırt ediciliği sağlandığının kabulü gerektiği, somut olayda da dava konusu başvuruya bir bütün olarak yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, nitekim aynı taraflar arasında görülen benzer bir uyuşmazlık hakkında, aynı tespitlere yer veren ve davalı Şirketin  \"... ...\" ibareli başvurusu ile davacının \"...\" ibareli markalarının benzer olmadığı sonucuna varılan Dairemiz kararını onayan  Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin  2025/1042- 2025/5737 E/K sayılı ilamının da aynı yönde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/01/2026    <br>\t\t\t\t<br> <br>Başkan<br><br><br>  <br>Üye<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e8c8a8ba36b382b3","SID":"f5fb9a66d5dd9486"}}