{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ   <br><br>ESAS NO       : 2025/2015 <br>KARAR NO\t: 2025/2220<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...                           ...<br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...              ...<br>KATİP\t\t: ...                       ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/45 E.  -  2023/233 K.<br><br><br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/06/2023 tarih ve 2022/45 E. - 2023/233 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin 2013/81765 sayılı ve “...” ibareli,  2013/82313 sayılı ve “... ” ibareli, 2018/57648 sayılı ve \"...\" ibareli,  2017/110800 sayılı ve \"...\" ibareli markalarının bulunduğunu, davalı adına tescilli bulunan 2016/45562 sayılı ve \"... ibareli\" markanın müvekkilinin markaları ile iltibas oluşturduğunu, dava konusu marka tescilinin kötü niyeli olduğunu ileri sürerek, 2016/45562 sayılı “...” ibareli markanın 30 ve 43. Sınıflarda hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın da reddini savunmuştur.<br>Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili, dava konusu markanın, markayı davalı ...'a devreden Şirketin ortağı ... adına tescilli 2010 /39348 sayılı markanın serisi mahiyetinde olduğunu, anılan markanın asıl ve birleşen davada hükümsüzlüğü talep edilen markanın devredildiği davalı ... ...'a devredildiğini,  davacının mesnet markalarının 2010/39348 sayılı markadan sonra tescil edildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, asıl ve birleşen  davaların reddini, karşı davada müvekkilinin 2010/39348 sayılı markasının asıl ve birleşen davalarda davacı adına tescilli markalardan önce tescil edildiği, bu nedenle “...\" ibareli markanın SMK'nın 25/1 maddesi uyarınca hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, anılan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece,  asıl davada dava konusu edilen davalı ... ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına tescil edilen markanın, 31.12.2020 tarihinde birleşen davada davalı ...’a devredildiği,  birleşen davanın konusu 2016/45562 sayılı davalı markası ile 2013/81765 sayılı ve 2013/82313 sayılı ibareli davacı markalarının benzer olduğu, davalı markası kapsamında yer alan 30 ve 43. sınıflardaki mal ve hizmetlerin tamamı bakımından taraf markalarının mal/hizmet listelerinin aynı/aynı tür ve benzer mal/hizmetlerden oluştuğu ve markalar arasında işbu mal/hizmetler itibariyle SMK m. 6/1 anlamında iltibas ihtimalinin bulunduğu ancak, davalının 2010/39348 sayılı markasından kaynaklı müktesep hakkının bulunduğu ve dava konusu 2016/45562 sayılı dava konusu markanın 43. sınıf bakımından önceki markanın serisi mahiyetinde olduğu, karşı davanın konusu 2013/82313 sayılı karşı davalı markası ile 2010/39348 sayılı karşı davacı markasının benzer olduğu, karşı davalı markası kapsamında yer alan 30 ve 43. sınıflardaki mal ve hizmetlerin tamamı bakımından taraf markalarının mal/hizmet listelerinin aynı/aynı tür ve benzer mal/hizmetlerden oluştuğu ve markalar arasında işbu mal/hizmetler itibariyle SMK m. 6/1 anlamında iltibas ihtimali bulunduğu, ancak karşı davacının, 2013/82313 sayılı karşı davalı markasının tesciline SMK m. 25/6 uyarınca 5 yıl süre ile sessiz kaldığı  gerekçesiyle asıl dava bakımından karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kısmen kabulü ile davaya konu 2016/45562 sayılı markanın 30. sınıf emtialar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen davalarda davacı-karşı davada  davalı vekili, birleşen davada davalı tarafından sonradan devralınan 2010/39348 sayılı markanın 43 sınıf bakımından davalı yararına müktesep hak sağlamasının mümkün olmadığını, zira dava tarihinde gerek dava konusu markayı devredenin gerekse de markayı devralan ...  adına \"...\" ibareli önceki tarihli bir markanın bulunmadığını, devir işleminin kötü niyetli olarak yapıldığını, öte yandan 2010/39348 sayılı markanın  10.072013 tarihinde tescil edildiği, dava konusu başvuru tarihinin ise 22.05.2016  olduğ,u dava konusu markanın başvuru tarihine göre tescilinden 5 yıl geçmeyen 2010/39348 sayılı markanın müktesep hak sağlamayacağını ileri sürerek, ilk derce mahkemesinin birleşen davanın kısmen reddine ilişkin kararının kaldırılmasını ve birleşen davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>Birleşen davada davalı-karşı davada davacı, ... Anadolu 1 FSHHM'nin 2023/112 Esas sayılı dosyasında davacının 2013/82313 sayılı markasının hükümsüzlüğü istemiyle işbu dava dosyasıyla birleştirme talepli dava açıldığını, birleştirme talepli açtığımız davanın beklenilmesini talep ettikleri halde mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu, anılan dava dosyasında 2013/82313 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesinin işbu davanın sonucunu etkileyeceğini, anılan dava dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, mahkemece 2010/39348 sayılı markadan kaynaklı olarak müktesep haklarının kabul edildiğini, buna göre sonraki tarihli davacı markalarının tescillerinin kötü niyetli olduğunun tespit edildiğini, karşı dava yönünden sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğramadıklarını, karşı davanın konusu marka başvurusunun ilanına, 2010/39348  sayılı markanın ilk sahibi olan ... tarafından itiraz edildiğini, bu itirazla ilgili olarak açılan davanın sonuçlanmasından kısa bir sonra hükümsüzlük davasının açıldığını, ileri sürerek ilk derece mahkemesinin dava konusu 2016/45562 sayılı markanın kısmen hükümsüzlüğüne ve karşı davanın reddine dair kararının kaldırılmasını istemiştir.      <br><br>GEREKÇE\t: Asıl ve birleşen davalar 2016/45562 sayılı markanın hükümsüzlüğü, karşı dava ise 2013/82313 sayılı markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Öncelikle belirtmek gerekir ki mahkemece asıl dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup,  tarafların mahkemenin asıl dava yönünden tesis ettiği hükme yönelik istinaf itirazı bulunmadığından, bu yönden Dairemizce bir inceleme ve değerlendirme yapılamamıştır.<br> Yukarıda özet kısmında da anlaşılacağı üzere, ilk derece mahkemesince, birleşen davanın  konusu 2016/45562 sayılı marka ile  birleşen davada davacı adına tescilli bulunan 2013/81765 ve 2013/82313 sayılı markalar arasında, dava konusu marka kapsamında yer alan 30 ve 43 sınıf tüm mal ve hizmetler yönünden iltibas bulunduğu, ancak davalının  43. sınıf hizmetler yönünden 2010/39348 sayılı markası nedeniyle müktesep hakkının bulunduğu, bu nedenle birleşen dava konusu markanın tescil kapsamında yer alan 30. sınıf mallar yönünden hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu gerekçesiyle birleşen davanın yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Ancak, Dairemizce yapılan incelemede, birleşen davada davacının istinaf itirazlarında belirttiği gibi,  birleşen davanın konusu marka ile iltibas bulunduğu kabul edilen birleşen davada davacı adına tescilli 2013/82313 sayılı markanın hükümsüzlüğü istemiyle, birleşen davada davalı tarafça, birleşen davacıya karşı dava açıldığı ve  ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2023/112 esasında  görülen davada verilen kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. 6769 sayılı SMK'nın 27/1 maddesi uyarınca markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde, bu kararın sonuçları geçmişe etkili olacağından söz konusu hükümsüzlük davası sonucunda verilecek kararın bu davayı da etkileyeceğinin kabulü gerekir.  O halde ilk derece mahkemesince anılan davada verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, kesinleşmemişse kararın kesinleşmesinin beklenilmesi ve sonucuna göre işbu birleşen davadaki talebin değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>Kabule göre de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.09.2008 tarih ve 2007/7547 E.-2008/10251 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için, kazanılmış hakka dayanak teşkil eden tescilli marka ile yeni markadaki ibarelerde, asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması, karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve iltibas tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmasının, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması şartlarının bir arada bulunmasının gerektiği kabul edilmektedir. <br>Somut uyuşmazlıkta, mahkemece  birleşen davanın konusu 2016/45562  sayılı markanın tescilli bulunduğu 43. sınıf hizmetler yönünden, birleşen davada davalı adına tescilli bulunan 2010/39348 sayılı marka nedeniyle müktesep hak koşullarının oluştuğu kabul edilmişse de 2010/39348 sayılı markanın 10.07.2013 tarihinde tescil edildiği, dava konusu markanın başvuru tarihinin ise 22.05.2016 olduğu, bu duruma göre 2010/39348 sayılı markanın, dava konusu markanın başvuru tarihi itibariyle en az 5 yıldır tescilli bulunmadığı, diğer bir deyişle yukarıda belirtilen \"eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması\" şartının gerçekleşmediği bu bağlamda  müktesep hak koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin bu yöndeki kabulü de yerinde bulumamıştır.<br>Bu itibarla, somut uyuşmazlığın çözümünde  ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2023/112  görülen dava sonunda verilecek olan kararın etkili olması nedeniyle kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiğinden ve sonucunun beklenilmesi gereken dava dosyası, işbu birleşen  dava yönünden esasa etkili bir delil niteliğinde bulunduğundan, anılan dava  dosyasında verilen kararın kesinleşmesinden sonra delillerin yeniden değerlendirilerek yeni bir karar verilmesi zorunludur. Açıklanan nedenlerle  taraf vekillerinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6  maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/06/2023 gün ve 2022/45 E. - 2023/233 K. sayılı kararın KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Asıl ve birleşen davalarda davacı, karşı davada davalı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan tarafa  iadesine, <br>\t5-Asıl ve birleşen davalarda davalı, karşı davada davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85-TL ve 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harçlarının istek halinde anılan tarafa iadesine, <br>\t6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br><br>\t7-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t8-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 21/11/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/12/2025  <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3b3ce9bf56e91c64","SID":"0b2d6ef4c243010d"}}