{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/2214 - 2025/2365<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/2214 <br>KARAR NO\t: 2025/2365<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/105 E.  -  2023/115 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/03/2023 Tarih ve 2022/105 Esas - 2023/115 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin \".../...\" asıl unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın “...+şekil” ibareli markasının 36. sınıfta tescili talebine karşı itirazlarının davaya konu YİDK kararıyla reddedildiğini, oysa müvekkilinin itiraza mesnet 99 000295 sayılı \"... ...\" ibareli markasının 36. sınıfta tescilli olduğunu, bunun yanında 36. sınıfta tescilli 2018/83525, 2016/22627, 2010/46527 sayılı esas unsuru “...” ve “...” ibareleri markaların da sahibi olduğunu, taraf markaları arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu,  başvuru markasının davacının tanınmış “.../...” ibareli olan seri markalarının devamı olduğu yönünde intiba oluşacağını, “...” ve “...” ibaresinin müvekkilinin işletme adının esas unsuru olmasının yanı sıra davacıya ait www.....com.tr alan adının da esas unsuru olduğunu, davacının 1993 içerisinde bu işletme adıyla marketler açmaya başladığını, Türkiye'de toplam 78 adet \"... ...\"  ve 36 adet \"...\" mağazasının bulunduğunu, davalı Kurum'un 17.03.2022 tarih E71248886-130-220203450 sayılı kararıyla “... ...” markasını “perakende satış hizmetleri” bakımından tanınmış marka olarak kabul ettiğini, başvuru markasının müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yararlanacağını, tanınmış markanın benzerini seçen ya da kullanan kişinin, bu kullanımı ya da seçimi haklı kılacak bir gerekçeyi ortaya koyması gerektiğini, böyle bir gerekçe ortaya koyamayan davalı başvurusunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, 24.01.2022 tarihli, 2022- M-456 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2020/113624 numaralı “...” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı vekili, müvekkilinin 2016/09147 sayılı marka başvurusunun tescil edildiğini, bu başvuruya karşı açılan davanın reddinin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/5072 Esas, 2020/2735 karar sayılı kararı ile müvekkili lehine onandığını, bu sefer logo eklenmek suretiyle yapılan marka başvurusuna itiraz edildiğini, markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin  söz konusu olmadığını, müvekkilinin aktif faaliyet alanına giren ürün ve hizmetlerin günlük tüketim konusu ürün ve hizmetler olmadığını, uzmanlara hitap eden pahalı ürünler olduğunu, uzun süreli araştırma, inceleme ve tercih süresini gerektirdiğini, bu durumun karıştırılma ihtimalini azalttığını, kötü niyet ve tanınmışlığa ilişkin iddiaların ispatlanamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından,  davalının  \"şekil+... ...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait gerek kurum itiraz aşamasında ileri sürülen 99/000295 sayılı \"...\" esas unsurlu  marka gerekse de dava dilekçesinde geçen  \"...\" ve \"...\" ibareli tescilli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu,  2020/113624 sayılı \"... ...\" esas unsurlu başvuru markası ile davacının itiraza mesnet 99/000295 sayılı \"...\" esas unsurlu markasının kapsadığı hizmetlerden  birebir aynı hizmet niteliğindeki 36. sınıfa konu “Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri” bakımından ve   2018/83525 sayılı ... ... ibareli markası ile 36. sınıfa konu birebir aynı hizmet niteliği taşıyan “Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri” yönünden emtia benzerliğinin oluştuğunu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından benzerlik nedeniyle   başvuru konusu işaret ile davacının emtia benzerliği olan tescilli markaları  arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceğinden SMK 6/1 maddesindeki  iltibasın bulunduğu, başvuru ibaresi üzerinde SMK 6/3 maddesine göre önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddiasının kanıtlanmadığı, SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, SMK 6/6 maddesine göre ticaret ünvanı dahil diğer fikri hak iddiasının ve SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın  kabulüne, dava konusu Türk Patentin 2022-M-456 Sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2020/113624 Sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı tarafından, mahkemece karara mesnet alınan 2018/83525 sayılı markaya itiraz aşamasında dayanılmadığından incelemenin tek mesnet marka olan 99/000295 sayılı marka için yapıldığını, bu markanın kapsamında 36.sınıftaki sigorta hizmetleri, finansal ve parasal hizmetler ile gümrük müşavirliği hizmetlerinin bulunmadığını, YİDK sürecinde dayanılmayan 2018/83525 sayılı marka nedeniyle YİDK kararının iptaline karar verilmesinin hatalı olduğunu, taraf markaları arasında işaretler yönünden benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, .../... kelimelerinin yaygın ve tasviri kullanımı nedeniyle ayırt ediciliğinin doğuştan görece düşük olduğunu, başvuru markasının davacı markalarından yeterince ayrıştığını, markaların bütünsel algılanmalarının farklı olduğunu, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimallerinin söz konusu olmadığını, 36.sınıf hizmetlerin alıcı kitlesinin özen ve dikkat seviyesinin yüksek olduğunu, davacı markalarının 36.sınıfta kullanılmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 36 ve 37.sınıfta faaliyet gösteren firmalarının \"... ...\" ibareli 2016/09147 sayılı markasının03/02/2016 tarihinde tescil edildiğini, davacının bu markaya itirazının Yargıtay Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/5072 Esas, 2020/2735 karar sayılı kararı ile incelenerek müvekkilinin haklılığına karar verildiğini, dava konusu başvuruda da faaliyet alanı yönünden hiçbir değişiklik bulunmadığını, önceki markaya şekil unsuru (logo) eklendiğini, taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığını, kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br> <br>GEREKÇE\t: 1-Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\t2- Davalılar vekillerinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; işlem dosyasında davalı şahsın 23/09/2020 tarihinde 2020/113624 sayılı \"...+şekil\" ibareli marka başvurusunu yaptığı, başvuru kapsamında 36. sınıf hizmetlerin yer aldığı, davacı tarafından 99/000295 sayılı \"... ...\" ibareli markasına dayalı olarak iltibas,gerçek hak sahipliği, tanınmışlık, diğer fikri mülkiyet hakları ve kötü niyet gerekçeleriyle başvuruya itiraz edildiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından davacının itirazına mesnet 99/000295 sayılı markayla dava konusu başvuru arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği, davacının bu karara itirazının ise YİDK'nin 24/01/2022 tarih, 2022-M-456 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacı tarafa 25/01/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davanın iki aylık hak düşürücü süre içinde 24/03/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>\tİlk derece mahkemesince, davalının \"şekil+... ...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait gerek kurum itiraz aşamasında ileri sürülen 99/000295 sayılı ... esas unsurlu  marka gerekse de dava dilekçesinde geçen  \"...\" ve \"...\" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu,  davacının 99/000295 sayılı ... esas unsurlu markasının kapsadığı 36. sınıfa konu “Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri” bakımından ve davacının 2018/83525 sayılı ... ... ibareli markasının kapsadığı 36.sınıf “Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri” bakımından emtia benzerliğinin oluştuğu, davacının diğer iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş olup, davalıların istinaf itirazları gözetildiğinde uyuşmazlık, taraf markaları arasında 6769 sayılı  SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.<br>\t6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. <br> Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya bakıldığında, dava konusu başvuru  \"...+şekil\" ibaresinden oluşmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun benzer bir uyuşmazlığa ilişkin 15.12.2022 tarih ve 2021/11-929 E., 2022/1749 K. ayılı kararında; \"... dava konusu markadaki “... ...+Şekil” ibaresinde öne çıkan unsurun “...” ibaresi olması sebebiyle anılan markadaki esas unsurun “...” ibaresi olduğu, markadaki diğer ibarelerin yardımcı unsur niteliğinde bulundukları,  davacıya ait itiraza mesnet “...” ve “...” esas unsurlu markalar ile davalı şirkete ait “... ...+Şekil” ibareli marka arasında, esas unsurlar nazara alınarak yapılan karşılaştırmada, görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerliğin olduğu, dolayısıyla davacı markaları ile davalı Şirkete ait dava konusu markanın aynı mal veya hizmetlerde kullanılması durumunda o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceğinin kabulünün zorunlu bulunduğu, bu itibarla davalı şirkete ait “... ...+Şekil” ibareli marka ile davacıya ait “...” ve “...” esas unsurlu markalar arasında aynı mal ve hizmetlerde markanın köken gösterme fonksiyonu yönünden karıştırılma ihtimali olduğu...\" belirtilmiştir. Buna göre, somut olayda da \"... ...\" markasında öne çıkan esas unsurun \"...\" ibaresi olduğu, markadaki sair kelime ve şekillerin tali unsur niteliğinde bulunduğu, davacıya ait itiraza mesnet 99/000295 sayılı \"... ...\" ve hükümsüzlük davasına mesnet  2018/83525 sayılı \"... ...\" ibareli markalar ile davalıya ait \"... ...\" ibareli marka arasında, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, en azından ortalama tüketicilerce markaların ilişkilendirileceği ya da başvurunun davacı Şirketin seri markalarından biri olarak algılanacağı kabul edilmiştir. Esasen ilk derece mahkemesinin kabulü de bu yöndedir.<br>Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 10/06/2020 tarih, 2019/5072 Esas, 2020/2735 Karar sayılı kararı davalı şahıs tarafından bu davada emsal gösterilmiş ise de, marka örneği değiştiğinden, anılan kararın davalı lehine emsal teşkil etmediği sonucuna ulaşılmıştır.<br> Davacı markaları ile dava konusu marka arasındaki emtia karşılaştırmasına gelince; dava konusu başvuru kapsamında 36. sınıf hizmetler yer almaktadır. Davacı tarafından Kurum'a itiraz sürecinde mesnet gösterilen tek marka olan 99/000295 sayılı markanın kapsamında 36.sınıftaki “Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri” bulunmaktadır. Davacının hükümsüzlük davasında mesnet gösterdiği 2018/83525 sayılı markanın kapsamında ise, başvuru markasının kapsamındaki 36. sınıf hizmetlerin tamamı yer almaktadır. Buna göre, YİDK kararının iptali istemi için başvuru kapsamındaki 36.sınıf “Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri” yönünden, marka hükümsüzlüğü istemi için başvuru kapsamında yer alan 36.sınıf hizmetlerin tamamı yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmiştir. <br>Ne var ki ilk derece mahkemesince YİDK sürecinde davacı tarafından dayanılan tek markanın 99/000295 sayılı marka olduğu gözetilerek YİDK kararının yalnız 36.sınıf “Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri” yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde YİDK kararının tümüyle iptaline karar verilmesi doğru olmamış, davalılar vekillerinin bu hususa ilişkin istinaf itirazları Dairemizce haklı bulunmuştur.<br>Sonuç olarak; dava konusu marka ile davacının itirazına mesnet 99/000295 sayılı \"...\" esas unsurlu marka arasında  36.sınıf “Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri” yönünden ve hükümsüzlük davasına mesnet 2018/83521 sayılı \"... ...\" asıl  unsurlu marka arasında ise uyuşmazlık konusu olan  tüm hizmetler yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle YİDK kararının iptali davasının kısmen kabulüne, hükümsüzlük davasının tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 20/03/2023 gün ve 2022/105 Esas - 2023/115 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-YİDK kararının iptali istemli davanın KISMEN KABULÜ ile, 24/01/2022 tarih, 2022-M-456 sayılı TÜRKPATENT YİDK kararının 36.sınıf  “Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri” yönünden İPTALİNE, YİDK kararının iptali istemi bakımından fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>\t4-Marka hükümsüzlüğü davasının KABULÜ ile, dava konusu 2020/113624 sayılı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve sicilden TERKİNİNE, <br>\t5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL bakiye harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t7-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t8-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.400,00-TL bilirkişi ücreti, 290,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 127,00-TL dosya masrafından oluşan toplam 2.817,0‬0-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 3/4 kabul edilerek bu orana tekabül eden 2112,75-TL'ye, 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2274,15-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t9-Davalı ...'ın tarafından istinaf aşamasında yapılan 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre takdiren 1/4 kabul edilerek bu orana tekabül eden 184,50-TL'nin davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine, bakiyesinin anılan davalı üzerinde bırakılmasına,   <br>\t10-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 190,00-TL posta masrafı ile 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 928,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre takdiren 1/4 kabul edilerek bu orana tekabül eden 232,00-TL'nin davacıdan tahsili ile davalı ... verilmesine, bakiyesinin davalı ... üzerinde bırakılmasına, <br>\t11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t12-Davalı ... ve davalı ...ayrı ayrı alınan 269,85'er-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalılara ayrı ayrı iadesine,\t<br>\t13-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\t<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/01/2026\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"942a4e5cbc096690","SID":"2d96c2e9c81498ac"}}