{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1841 - 2025/2164<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1841 <br>KARAR NO\t: 2025/2164<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/489 E.  -  2023/313 K. <br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İptali <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/06/2023 tarih ve 2022/489 E. - 2023/313 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, çeşitli sektörlerde 40 yılı aşkın tecrübe ve yatırımı olan ... Grup şirketlerinin bir parçası olarak günümüzde şampuan ve sabunun yanında gliserin ve ıslak mendil, hijyen/kişisel temizlik ürünleri ile tüketiciler nezdinde tanınır ve güvenilir bir marka haline gelmiş olduğunu, davalının sabun/şampuan emtialarında hiçbir kullanımı olmadığı halde müvekkilinin \"...\" ibareli marka müracaatlarına itiraz ederek, müvekkili markalarına karşı hükümsüzlük, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi talepli davalar açtığını, bu davaların halen derdest olduğunu, işbu davalarda davacının kullanmadığı markalarına dayalı olarak müvekkilinin ticari faaliyetlerine engel olmaya çalışması karşısında müvekkilinin huzurdaki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu, davalının huzurdaki davaya konu edilen 2000/02374, 2008/69641, 2011/97459 ve 2013/13019 sayılı markalarını başta şampuan/sabun emtiaları olmak üzere davanın ikame edilmesinden geriye doğru 5 yıllık süre içerisinde ve çok daha önceden bu yana kullanmadığını, davalının bu markalarının kullanılmadığının tespit edildiği tarihten geriye dönük olacak şekilde iptal edilmesi gerektiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli 2000/02374, 2008/69641, 2011/97459 ve 2013/13019 sayılı markaların kullanılmadıkları tüm emtia ve hizmetler yönünden, markaların kullanılmadığının tespit edildiği tarihten geçerli olacak şekilde kullanılmama sebebiyle iptallerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı vekili, müvekkilinin Ankara’da kurulduğu 1999 yılından beri \"...\", \"...\", \"...\" ve \"...\" markalarıyla parfüm, deodorant, araç ve ortam kokulandırma gibi ürünlerin üretimi konusunda faaliyet gösterdiğini, yurt içi yatırımları yanında ihracata da büyük önem verdiğini, müvekkilinin \"...\" markasının gerek yurt içinde, gerekse yurt dışında tescilli ve ciddi bir biçimde kullanılan, tanınmış bir marka olduğunu, hal bu iken davacının huzurdaki davayı ikame etmesinde herhangi bir hukuki yarar bulunmadığını, zira davacının dava dilekçesinde yalnızca sabun ve şampuan üretimi ve satışıyla iştigal ettiğini açıkça ikrar ettiğini, yani ticari faaliyetleri ile ilintili olmayan emtialarda müvekkili markalarının iptalini talep etmesinin, davacının kötü niyetini gösterdiğini, taraflar arasında görülmekte olan davalarda da kullanım ispatı talebinde bulunan davacının taleplerinin haksız çıktığını, davacının faaliyet alanına girmeyen emtialar yönünden müvekkili markalarını iptal ederek, \"...\" markası bakımından marka sicilini müvekkiline karşı doldurmaya ve marka depolamaya çalıştığını, ayrıca bu şekilde taraflar arasında sürmekte olan davaları da sürüncemede bırakma saikinde olduğunu, nitekim bu davalarda huzurdaki davanın bekletici mesele yapılması talebinde bulunduğunu, zaten müvekkilinin iptali talep edilen markalarını ciddi biçimde kullandığını, bu markaların başta parfümler, koku vericiler ve kişisel bakım ürünleri olmak üzere toplumda oldukça iyi bilindiğini ve müvekkili ile özdeşleştiğini, bu ürünlerin önde gelen e-ticaret platformlarında da satışa sunulduğunu, ayrıca müvekkilinin yurt içinde ve yurt dışında onlarca mağazasının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının markalarını kullandığını tevsik edebildiği emtiaların, markaların tescili kapsamına giren \"Parfümeri; kozmetik ürünleri (göz kalemi bir kozmetik üründür), kişisel kullanım amaçlı koku vericiler. Kolonyalar, parfümler, deodorantlar, esanslar. Mekanlar için koku gidericiler, koku vericiler (kişisel kullanım amaçlı olanlar hariç).\" malları ve bunların 35. sınıf altında satışı hizmetleri ile sınırlı bulunduğu, bu emtialar dışında kalan emtialar yönünden dava konusu markaların kullanmama nedeniyle kısmen iptali koşullarının oluştuğu, davalı yanın markalarını ciddi surette kullanmadığı tespit edilen \"şampuan\" emtialarının davaya konu marka tescil belgelerinde yer alan mal ve hizmet listelerinde yer almadığı, bu emtiaların içinde sektörden kimsenin de bulunduğu bilirkişi heyetinin tespit ettiği üzere \"Sabunlar.\" emtiasının alt segment ürünlerinden biri olarak mütalaa edildiği, bu nedenle davaya konu markaların kapsamlarında yer alan sabunlar ve bu emtiaların 35. sınıfta satışı hizmetleri bakımından kullanmama nedeniyle iptal kararı verilmesiyle yetinildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu 2000/02374 sayılı markanın \"Çamaşırda, bulaşıkta, her türlü eşya ve mekan temizliğinde kullanılan maddeler. Sabunlar; Diş bakım ürünleri; Aşındırıcı ürünler; Cilalar; Sabunların üretiminde kullanılan doğal ürünler.\" emtiaları bakımından, dava konusu 2008/69641 sayılı markanın \"Ağartma ve temizlik amaçlı maddeler. Sabunlar. Diş bakımı ürünleri. Aşındırıcı ürünler (Zımpara bezleri, zımpara kağıtları, pomza taşları, pastalar dahil). Parlatma ve bakım ürünleri (deri, vinil, metal, ahşap v.b. için).  İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler ve elementler. Tıbbi amaçlı diyet maddeleri; zayıflatıcı ürünler; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç). Hijyen sağlayıcı ürünler (pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri dahil). Zararlı bitkileri, hayvanları ve mantarları imha edici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar. Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri dahil). Büro hizmetleri. İthalat ihracat acente hizmetleri. Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin “parfüm, deodorant, kolonya, göz kalemi, araç ve ortam kokulandırma” HARİÇ tescil kapsamında yer alan diğer malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).\" mal ve hizmetleri bakımından, dava konusu 2011/97459 sayılı markanın \"Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ağartma ve temizlik amaçlı maddelerin, Sabunların, Diş bakımı ürünleri, Aşındırıcı ürünlerin (Zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, pastalar dahil). Parlatma ve bakım ürünlerinin (deri, vinil, metal, ahşap v.b. için), Zararlı bitkileri, hayvanları ve mantarları imha edici maddelerin, Dezenfektanlar, antiseptiklerin (mikrop öldürücüler) mallarının bir araya getirilerek sunulması hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).\" mal ve hizmetleri bakımından, dava konusu 2013/13019 sayılı markanın \"Ağartma ve temizlik amaçlı maddeler. Sabunlar. Diş bakımı ürünleri. Aşındırıcı ürünler (zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar dahil). Parlatma ve bakım ürünleri (deri, vinil, metal, ahşap vb. için). İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler, kimyasal elementler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı olan ya da olmayan diyet maddeleri; besin takviyeleri, zayıflatıcı ürünler; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç). Hijyen sağlayıcı ürünler (pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuk bezleri). Zararlı bitkileri, hayvanları ve mantarları imha edici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar. Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri dahil). Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (yukarıda sayılan emtiaların) bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).\" mal ve hizmetleri bakımından kullanmama nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.         <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dosya kapsamında alınan 08.05.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda da tespit edildiği üzere dava konusu markaların, tescil kapsamında yer alan başta sabun/şampuanlar olmak üzere birçok emtia ve hizmet bakımından uzun süredir kullanılmadığını, 6769 sayılı SMK uyarınca markaların etkin ve kesintisiz olarak kullanılmadığı tespit edilen emtia ve hizmetler bakımından iptali şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.      <br>\tDavalı vekili, müvekkil markalarının ciddi anlamda kullanılmadığı emtialara ilişkin değerlendirmelerin yerinde olmadığını, örneğin kararda, müvekkilinin şampuan emtiası bakımından kullanımı olmadığı değerlendirilmişse de, bilirkişi raporunda, müvekkilinin şampuan emtiası bakımından kullanma teşebbüsünde bulunduğunun, bunları satışa arz ettiğinin, ancak satışın 399 adet ürün ile sınırlı kaldığı görüldüğünden, markasal kullanımın istikrar arz etmediğinin belirtildiğini, ancak bu değerlendirmenin hatalı olduğunu, müvekkili markalarının diğer mal ve hizmetler bakımından da kullanıldığını, aksi yöndeki bilirkişi değerlendirmelerinin yerinde bulunmadığını, zira gerek müvekkilinin internet sitesi, gerek online satış yerleri, gerekse de müvekkili defterleri üzerinden yapılan inceleme neticesinde, müvekkili markalarının, kapsamlarında yer alan tüm mal ve hizmetler üzerinde ciddi şekilde kullanıldığının tespit edilebileceğini, müvekkil markalarının tüketiciler nezdinde oldukça tanınmış ve çok iyi bilinen markalar olduğunu, müvekkilinin markalarını dava konusu tüm mal ve hizmetlerde kullandığını, bunun dışında müvekkil markalarının \"parfüm, deodorant, kişisel bakım ürünleri\" malları bakımından oldukça yüksek bir tanınırlığa sahip olduğunu, müvekkili markalarını taşıyan diğer tüm markaların da, müvekkilinin tanınmış markalarının devamı niteliğinde bulunduğunu, müvekkili adına tescilli \"...\" esas unsurlu markaların tanınmış olması nedeni ile diğer mal ve hizmetler bakımından da korunacağını, müvekkilinin de bu korumayı sağlamak amacı ile sicilde koruma markaları tescil ettirdiğini, mahkeme kararında, şampuan emtiasının sabun emtiası altında yer alan bir ürün olduğu belirtilmiş ise de bu değerlendirmenin de yerinde bulunmadığını,  davacının müvekkili markalarının iptalini talep etmekte hukuki yararının olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, kullanılmama nedeniyle marka iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 9. maddesi uyarınca tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği, aynı Kanun'un 26/2. maddesine göre de ilgili kişilerin, markanın iptalini talep etme haklarının olduğu, dava konusu markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerle aynı ya da ilişkili sektörlerde faaliyet gösteren davacının da ilgili kişilerden sayılacağı ve eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, dosya kapsamındaki delillerle, davaya konu davalı markalarının, yalnızca \"Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler. Kolonyalar, parfümler, deodorantlar, esanslar. Mekanlar için koku gidericiler, koku vericiler (kişisel kullanım amaçlı olanlar hariç).\" malları ile bunların 35. sınıf altında satışı hizmetleri üzerinde ciddi biçimde kullanıldığının ispat edildiği, bunlar dışında markaların kapsamlarında kalan mal ve hizmetler üzerinde ciddi biçimde kullanıldığının ispat edilemediği, davalı markalarının, kapsamlarında yer alan bir kısım mal ve hizmetler üzerinde tanınmış olmasının, bu mal ve hizmetler dışında kalan mal ve hizmetler yönünden bir koruma sağlamayacağı, zira markanın, kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden kullanılması zorunluluğunun bulunduğu, bu itibarla ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin  istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Taraf  vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 269,85'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55'er-TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/11/2025 <br>\t\t\t\t<br>Başkan<br><br> <br>Üye<br><br> <br>Üye<br><br> <br>Katip<br><br> <br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0950a8e9cd23f0fe","SID":"24e885de07642a19"}}