{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2025/2684 <br>KARAR NO: 2025/2323<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ARA KARAR TARİHİ: 05/11/2025<br>NUMARASI: 2025/1004 Esas (Derdest Dosya)<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 24/12/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi ara kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ         :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 29/07/2023 tarihinde davalı ...'ın sigortalısı olup, davalı .....şirketine ait ve davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı araç ile davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde davacının yaralandığını,  Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 03/06/2024 tarihli Sağlık Kurulu Raporu’nda müvekkilinin %5 oranında sürekli maluliyet yaşadığının tespit edildiğini, geçici iş göremezlik hali de oluştuğunu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 2023/233508 soruşturma sayılı dosya üzerinden trafik kazasına ilişkin soruşturma başlatıldığını, bu dosyada alınan 25/11/2023 tarihli rapora göre;  ...plakalı kamyonet sürücüsü ...'ın asli kusurlu olduğu, davacının ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, İstanbul Anadolu 65. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2024/104 Esas sayılı dosyasında sanık ...'ın \"Taksirle Yaralanmaya Neden Olma\" suçundan cezalandırıldığı ve hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakıldığını belirterek; 2.500,00 TL geçici, 2.500,00 TL sürekli iş göremezlik zararından oluşan şimdilik toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline, ...plakalı araç üzerine; aracın davalılar adına kayıtlı olmaması veya üzerinde haciz tesisinin mümkün olmaması halinde ise davalıların belirlenecek diğer taşınır ve taşınmaz malvarlıkları üzerine, müvekkilimizin tazminat alacaklarının tahsilini temin amacıyla teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemenin 05/11/2025 tarihli ara kararı ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.    HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.İİK'nun  257/1. fıkrasına göre “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hüküm gereğince alacaklı, bir para alacağı için ancak  vadesinin gelmesi hâlinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nun  258/1. fıkrası gereğince “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….” Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekmez.  Bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Başka bir anlatımla  ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir. Davacı tarafından iddia olunan zarar, haksız fiilden kaynaklandığından, tazminat, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki \"muacceliyet\" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır.Bu yasal çerçeve içerisinde davacı vekilinin istinaf talebi değerlendirildiğinde; Mahkemece, davacı tarafın ihtiyati haciz talebi red edilmiş ise de, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı, soruşturma dosyası, İstanbul Anadolu 65.Asliye Ceza Mahkemesince verilen karar dikkate alındığında, ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle alacağın varlığının ve miktarının kesin olarak ispatının, bu aşamada gerekli bulunmadığı ve İİK' nun 257/2. maddesinde  düzenlenen ihtiyati haciz  koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, ihtiyati haciz talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, açıklanan gerekçe ile talebin  reddine karar verilmesi  usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile  dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem yapılarak karar verilmek üzere Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/12/2025<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"45b41271cf70a616","SID":"a0e7a994b8c67ef3"}}