{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br> İSTANBUL BAM   <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/750 <br>KARAR NO\t: 2025/1964<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/09/2021<br>NUMARASI\t: 2017/866 Esas -  2021/808 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Kasko Sigorta Sözleşmesine Dayalı Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin araç alım satım ve araç kiralama işi yaptığını, ... plakalı aracın davalı nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın 11.07.2017 tarihinde, kendisini ... ... olarak tanıtan kişiye araç kiralama sözleşmesi ile kiralandığını, dört günlük kira süresinin sonunda aracın teslim edilmemesi ve GPS sisteminin devre dışı kalması üzerine müvekkili tarafından  dolandırıcılık ve hırsızlık sebebi ile şikayette bulunulduğunu, davalı Sigorta Şirketi'ne 20.07.2017 tarihinde zararın karşılanması için başvurulduğunu ancak talebin reddedildiğini beyanla, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla (kısmi dava), 52.265,00 TL tazminatın sigorta şirketine başvuru tarihi olan 19/07/2017 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; \"..., davaya konu olay dolayısıyla İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/805 Esas-2019/358 karar sayılı ilamında sanıkların eyleminin kamu kurum ve kuruluşlarının aracı olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırcılık suçu olarak nitelendirildiği, zararın sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün somut olayda davalı şirkette bulunduğu, Sigortacılık Kanunu ile Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmeliğin ilgili hükümleri -özellikle bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde sigortalının uğradığı zarardan sigorta şirketinin sorumlu olacağına dair 7. maddesi- ve davacının rent a car işi ile uğraşan şirket olduğu ve kiralama işinde kullandığı araçları sigorta ettirdiği hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davalı sigorta şirketinin davacıyı bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispat edemediği, davacının rent a car işi ile iştigal ettiği ve davalı sigorta şirketinin bu hususta bilgi sahibi olduğu gözetildiğinde ve sigortalının aracı üçüncü kişiye kiralaması ile işin doğası gereği iade edilmemesi riskinin oluştuğu gözetildiğinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği\" şeklindeki  gerekçeyle;<br>a-Davanın KABULÜ İLE;-51.748,00 TL'nin 20/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; mahkemece delillerin hatalı ve eksik değerlendirilmesi sonucunda hatalı hüküm kurulduğu, dava konusunu oluşturan aracın bedeline ilişkin talebin teminat kapsamı dışında kaldığı, olaya ilişkin görülen İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/805 esas sayılı ceza yargılamasında sanıkların hırsızlıktan değil, özel evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçu ile mahkumiyet kararı aldıkları ve emniyeti suistimalin sigorta teminatı kapsamı dışında olduğu, mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda bilirkişilerin uzmanlık alanlarının rapor hazırlamaya elverişli olmadığı, bilirkişilerin yetki sınırlarını aşarak değerlendirme yaptıkları, bu raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğu, müvekkili şirketin davacı tarafça imzalanan kasko poliçe sözleşmesi yükümlülüğünü yerine getirdiği halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir.Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan  tazminat istemine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1423. maddesine göre sigortacı, sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerinden oluşan aydınlatma yükümlülüğünü sigortalıya karşı yerine getirmese dahi sigortalı, sözleşmenin yapılmasına 14 gün içinde itiraz etmemiş ise sözleşme poliçede yazılı şartlar ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan genel şartlar kapsamında yapılmış olur. Somut olayda, mahkemece, her ne kadar; sigortacının bilgilendirme yönetmeliğinde yazılı hususları yerine getirmediği, bilgilendirme edimini yerine getirmemesi nedeniyle riskin teminat kapsamı içerisinde olduğu  değerlendirilmesi yapılmış ise de; yukarıda açıklanan hukuki düzenlemeler dikkate alındığında sigortalı şirketin, sözleşmenin yapılmasına 14 gün içinde itiraz etmediği sözleşmenin poliçede yazılı şartlar ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan genel şartlar kapsamında yapılmış olduğunun kabulü gerektiği açıktır. Taraflar arasında geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulduğunun kabulünden sonra ise; TTK ve Kasko Sigorta Sözleşmesi Genel Şartları hükümleri uyarınca dava konusu rizikonun kasko sigorta teminatı kapsamında kalıp kalmadığının irdelenmesi zaruridir.    Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat  kapsamını belirleyen KSGŞ A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani  ve harici etkiler  neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ve fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütünü sigortanın teminatı kapsamındadır. 01.04.2013 yürürlük tarihli Kasko Sigortası Genel Şartları ilgili bölümünde; genişletilmiş kasko sigorta poliçesi; yukarıda yer alan teminat gruplarının tamamı ve bu genel şartlarda ek sözleşme ile teminat kapsamına dahil edilebilecek risklerden bir kısmı için teminatın verildiği ürün olarak tanımlanmıştır. Kasko Sigortası Genel Şartları A.4. maddesinde ise; ek sözleşme ile teminat kapsamına dâhil edilebilecek zararlar ise 15 bent halinde sayılmıştır.Açıklamalardan sonra somut olayda,  davacı tarafından araç kiralama işi yapıldığı bu nedenle ... plakalı aracın dava dışı Kamuran Alkan'a (... ... olarak tanıtan kişinin sürücü belgesi alınarak) teslim edildiği, kiralanan aracın teslim edilmemesi, araçta bulunan GPS sisteminin devre dışı kalması nedeniyle  davacının suç duyurusunda bulunduğu, İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/805 Esas, 2019/358 Karar sayılı ilamı ile dava dışı Kamuran ...hakkında nitelikli dolandırıcılık suçu ile özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verildiği, sanıklar hakkında verilen kararın kesinleştiği bu haliyle kiracının davacı  kiralayana  karşı  dolandırıcılık  suçunu gerçekleştirdiği anlaşılmakla, davacının bu şekilde oluştuğunu iddia ettiği riziko, taraflar arasındaki 06/09/2016 tarihli Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi'nde teminat kapsamı dışında bırakılmamış olduğundan Mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş olmasında hata görülmemiş olup, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,<br>1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 3.534,91-TL harçtan peşin yatırılan 884,70-TL harcın düşümü ile bakiye 2.650,21-TL istinaf ilam harcının istinaf eden  davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde  bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.18/12/2025<br>       <br> <br> <br>\t\t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1a2fe800d102eda5","SID":"2319eeb3d3f3595b"}}