{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2025/1070 <br>KARAR NO\t: 2025/3087<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/11/2024<br>NUMARASI\t: 2017/906 E - 2024/809 K<br>BİRLEŞEN İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN   2017/1092 ESAS<br>2018/44  KARAR SAYILI DOSYASINDA:<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 02/12/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>ASIL DAVADA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; <br>Müvekkili şirket ile davalı doktor arasında  17.03.2014 tarihinde,“müşteri ve gelir paylaşımına yönelik bir işbirliği “ yürütülmesi amacıyla  ORTAK İŞ SÖZLEŞMESİ  imzalandığını,Sözleşmenin 2.3 maddesinde; “işbu sözleşmenin 1.1 maddesi uyarınca lazer tedavisi , botox, dolgu gibi ancak bununla sınırlı olmamak kaydıyla tıbbi estetik işlemlerine ilişkin olarak , Doktor tarafından düzenlenecek Serbest Meslek Makbuzu ile belgelenmek suretiyle müşterilerden alınan ödemelerin tamamı ...’ya ait olacaktır.”   Sözleşmenin 2.4 maddesinde “işbu sözleşmenin 1.2 maddesi uyarınca estetik ameliyat işlemlerine ilişkin olarak elde edilen cirodan tıbbi giderler düştükten sonra kalan vergi öncesi karın % 40 ı ...’ya , % 60 ‘ı Doktor’a ait olacak şekilde paylaşılacaktır. “ şeklinde düzenleme yapıldığını, Davalı Doktor tarafından Beşiktaş 19.Noterliği vasıtasıyla  21.11.2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarı keşide edilerek  “estetik ameliyatlardan 166.571,69 TL , klinik cirosundan 48.179,50 TL ve 8 aylık ücret hakkı olan 56.000,00 TL olmak üzere toplamda 270.751,19 TL'nın ödenmesi , sözleşme gereği edimlerin ifa edilmesi, aksi taktirde idari, hukuki, cezai yollara başvurulacağının  bildirildiğini, Müvekkili tarafından davalı doktora gönderilen  Kadıköy 19.Noterliği'nin 23.11.2016 tarih ve ... yev sy ile ihtarnamesi ile :\" Müvekkiline keşide edilen ihtar içeriği haksız ve kötüniyetli olup kabul edilmediği, aksine müvekkilinin  alacaklı olduğu, diğer müvekkili ...’un ise  sözleşmenin tarafı olmadığı, taraflar arasındaki   17.03.2014 tarihli  ORTAK İŞ SÖZLEŞMESİ  ile ; müvekkil ve davalı  arasında “müşteri ve gelir paylaşımına yönelik bir işbirliği “ yürütülmesi , bir ortaklık ilişkisinin amaçlandığı, davalının müvekkilimizin çalışanı olmadığı ,sözleşmenin 1.1 ve 1.2 hükmüne göre davalı Doktor  tarafından Serbest Meslek ifası sırasında verilen hizmet bedellerinin (tıbbi uygulama, ameliyat vb) de davalı  tarafından tanzim edilen SMM ler karşılığı , davalı tarafından tahsil edildiği, ameliyat cirosu belirtilip de 166.571,69 TL doktor payı adı altında nakit ödeme talep edilmesi imkanı olmadığı, aksine eğer bu cirolar doğru ise müvekkili şirketin % 40 payının( davalı hesabına göre 111.047,80 TL)müvekkiline ödenmesinin gerekli ve zorunlu olduğu, ciro ve maliyet hesaplarının  belgeleri ile teyit edilmesinin gerektiği, her ne kadar  sözleşmenin 1.3 maddesi kapsamındaki satış ve işlem bedelleri mü- vekili ... tarafından tanzim edilen fatura/fiş karşılığı tahsil edilmekte ise de; fiilen klinik işlemlerinin tamamının davalı tarafından yönetildiği, müşteriler ile birebir ilişkinin davalı tarafça sağlandığı,  9 Mart 2016 tarihinden önce müvekkil şirket çalışanlarının da davalı  bordrosuna alındığı, böylece tüm iş ve işlemlerin davalı tarafından bizzat yürütüldüğü, klinik satışlarına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin de davalıda olduğu, davalı  tarafından müvekkili şirket adına tanzim edilen tüm Serbest Meslek Makbuzlarının bedellerinin  de kendisine ödendiği,Sözleşmenin 2.3 maddesine göre müvekkiline ödenmesi gereken tıbbi estetik işlem bedellerinin davalı tarafından bildirilmediği gibi belgelenmediği, talep hakkının davalı  hesaplarının kontrolünü takiben kullanılabileceği, \tSözleşmenin   2.4 maddesi hükmüne göre; müvekkilinin % 40 payının  halen ödenmediği, davalı  hesaplarının kontrolünü takiben bu alacakların  da talep edileceği,Sözleşmenin 1.maddesi hükmüne göre; tıbbi estetik işlemleri ve gerçekleşen estetik ameliyatları ile ilgili olarak müşterilere düzenlenen Serbest Meslek Makbuzlarının 1 Mart 2016 tarihinden sonra  müvek- kiline bildirilmediği,1 Mart  2016 döneminden itibaren ciro bilgisi verilmediği, bu nedenle müvekkili tarafından  fatura düzenlenemediği ve  müvekkiline de 20.04.2016 tarihinden sonra  hiçbir ödeme yapılmadığı, Ancak;davalı tarafından  işyerinde hasta kabul edilmeye devam edildiği, tıbbi estetik işlemle- rinin  uygulandığı ve  estetik ameliyatların yapıldığı ,diğer işlemler ve ürün satışlarının devam ettirildiğinin bilindiği, nitekim davalı tarafından keşide edilen ihtarda yer verilen  hesaplamaların da bu durumu teyit ettiği ve diğer hususlar açıklanarak Beşiktaş 19.Noterliğinin 21.11.2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtara  konu taleplerin kabul edilmediği, müvekkilinin sözleşmesel edimlerini eksiksiz olarak ifa ettiği, aksine davalının  edimlerini ifada mütemerrit olduğu, müvekkilinin sözleşme gereği ihtar içeriğinde yer verilen borcu olmadığı, aksine alacaklı olduğu,\t• Sözleşmenin 2.3 ve 2.4 maddesi gereğince müvekkil alacağının  hesaplanabilmesi için 1 Mart 2016 tarihinden sonraki dönem için  paylaşıma esas olacak mali kayıtların aslı gibi tasdikli suretlerinin teslimi, aksi halde sözleşmesel ve yasal  hakların kullanılacağı,  alacağın tahsili için yasal yollara başvurulacağı, • 9 Mart 2016 tarihi itibariyle İş Akdi Devir Sözleşmesi ile davalı tarafından devir alınan  personelin 9 Mart 2016 tarihinden bu yana bordroları, SGK primlerinin ödendiğine dair belgelerin , ücret ve sair işçilik haklarının ödendiğine dair resmi belgelerin, işten çıkarılanlar var ise çıkış bildirgeleri ile bu per- sonel ile imzalanan yasal belgelerin, keza personele ödenen işçilik hak ve alacaklarına ilişkin tüm belge ve bilginin müvekkiline teslim edilmesi ,aksi halde sözleşmesel ve yasal  hakların kullanılacağı , doğmuş ve doğacak zararların tazmini ile birlikte alacağın tahsili için yasal yollara başvurulacağı,• Sözleşmenin 4.maddesine aykırı olarak 1 Mart  2016 tarihinden bu yana çalışma saatlerine uyulmaması , bu nedenle iş ve müşteri kaybı, dolayısı ile gelir kaybı yaşanması nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı ve uğrayacağı gelir kayıplarının  davalıdan tahsili için yasal yollara başvurulacağı,  • Sözleşmenin \"rekabet yasağı\" başlıklı 7.1 .maddesi gereği işbu sözleşmenin sona ermesinden itibaren 2 yıl süresince güzellik, bakım ve estetik alanında faaliyet gösteren veya müvekkilinin   ticari rakibi olan kişi ve/veya kuruluşlar veya bunların temsilcileri, acenteleri, ortakları, yönetici ve danışmanları nezdinde iş kabul edemeyeceği, bu kişi ve kuruluşlarla hangi sıfatla olursa olsun, doğrudan ya da dolaylı olarak hizmet veremeyeceği, bu yasağa aykırı davranış  halinde tüm yasal haklarımız saklı kalmak kaydıyla maddi, manevi tazminat davaları açılacağı,• Karşılıklı edimleri içeren sözleşme ve ekleri gereğince sözleşmesel edimler ifa edilmediği sürece müvekkilinin edimlerinin de ifa edilmeyeceği, davalının sözleşmedeki edimlerinden ihtar metninde detaylı olarak açıklananlar dışında ve ayrıca; özellikle 3.VERGİ MÜKELLEFİYETİ, 4. ÇALIŞMA SÜRELERİ, 5.SORUMLULUK, 6.GİZLİLİK, 7.REKABET YASAĞI , 9 CEZA-İ ŞART, 10.TEMLİK YASAĞI maddelerinde yer verilen edimlerin de  eksiksiz ifa edilmesi, sözleşmesel edimler  ifa edilmez ve/veya sözleşmeye aykırı davranılır ise sözleşmesel ve yasal  hakların kullanılacağı , ihtar içeriği hususların ifası halinde müvekkilinin de özellikle Sözleşmenin 2.maddesinde belirlenen edimlerini ifaya hazır olduğu\" hususunun  ihbar ve ihtar edildiğini,Davalı tarafın ise ; Beyoğlu 46.Noterliği'nin 28.11.2016 tarih ve ... yev sy.sı ile keşide ettiği ihtar ile taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini,  Müvekkilinin  30.11.2016 tarihinde tebliğ  aldığı bu ihtarda davalı tarafın;\"Bahse konu klinikteki hiçbir stoğun (kastedilen malzeme stokları olmalıdır) kendisine ait olmadığını,  stokların klinikte  bırakıldığını,Müvekkil ihtarının 4.maddesi ile ilgili olarak (huzurdaki davaya konu edilmemiş olan fatura hk) kendisi  ve/veya çalışanına fatura , sevk irsaliyesi tebliğ edilmediğini,  müvekkil şirket ve klinik ile belge ve bilgilerin klinik muhasebesine  teslim edildiğini, Edimlerin ifa sırası ilkesi gereğince iş ortaklığının akıbetinin müvekkil tarafından tehlikeye düşürüldüğünü, kendisine keşide edilen ihtar ile ( EK-3 teki müvekkil ihtarı) iş ortaklığının ticari dürüstlük ve iyiniyet çerçevesinde yürütülememesi sebebi ile sözleşmeyi haklı neden ile feshettiğini \"bildirdiğini,Müvekkili tarafından davalıya gönderilen  Kadıköy 19.Noterliğinin 02.12.2016 tarih ve ... yev sy.sı ihtarı  ile ;\"Beyoğlu 46.Noterliği'nin 28.11.2016 tarih ve ... yev sy.sı ile keşide edilen ihtardan fiilien klinik işlemlerinin tamamının davalı tarafından yönetildiğinin sabit olduğu,  ancak müvekkile hiçbir bilgi ve belge teslim edilmediği stok devri sağlanmadığı, kira sözleşmelerinin feshedilmediği, kira sözleşmeleri kapsamı menkul ve gayrimenkullerin tahliye ve teslim edilmediği, işyerinin terk edilmesinin, tahliye ve teslim sayıla- mayacağı, davalının ticari dürüstlük ve iyiniyete aykırı davrandığı,  davalının işyeri kaydını kapattığını hususunun dahi 01.12.2016 tarihinde işyerine gelen Sarıyer İlçe Sağlık Müdürlüğü yetkililerinden şifahen öğrenildiği, davalının  bahanelerle sözleşmeyi feshetmekteki amacının;  daha önce hiçbir klinik deneyimine sahip değilken, kendine klinik kurma imkanına sahip değilken müvekkil şirketin kendisine sağladığı  imkan- lardan yararlanarak edindiği deneyimi ve müşteri portföyünü tek başına kullanmak, müvekkilimize karşı edim- lerini ifadan kaçınmak olduğu, bu durumun  aynı zamanda sözleşmedeki rekabet yasağına aykırı olduğu,  müvekkili şirket hesaplarına daha sonra gönderilen 111.933,36 TL sının , 17.03.2014 tarihli Cihaz Kira ve Kullanım Sözleşmesi gereğince doğan alacaklarına mahsup edildiği vd\" hususların ihtar edildiğini,Taraflar arasındaki sözleşme ve fiili durum incelendiğinde; daha önce mesleki deneyimi  müşteri potansiyeli ve en önemlisi bu tür bir kliniği açıp işletecek ekonomik gücü olmayan davalıya , müvekkili tarafından  2.000.000,00 USD üzerinde bir yatırım yapıldığını, hatta satın alınan tıbbi cihazlar dahi davalının uzmanlığına güvenilerek  ve kendi talebi ile satın alındığını, Müvekkili şirketin tüm maddi yatırımı bizzat yaparak kliniği kurduğunu, müşteri portföyünü kendi çabaları ile artırdığını, satış ve hizmet kalitesini sağladığını, klinik faaliyetleri artıp para akışı sağlandığında ise kliniğin tüm yönetimini davalıya bıraktığını, ancak davalının, müvek- kilinin yatırımı ve desteği karşılığı gelir paylaşımından rahatsız olarak işi ve iş yerini terk ettiğini, bu durumun dahi müvekkiline bildirilmediğini, 01.12.2016 tarihinde müvekkili şirket adresine Sarıyer İlçe Sağlık Müdürlüğü ‘nden işyeri kapanışı için gelen  yetkililerden şifahen öğrenildiğini,Daha sonra davalının  kendisine başka bir muayenehane açarak işletmeye başladığını, bu durumun davalının web sitesindeki yayınlardan anlaşıldığını, bu hususun İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/5 D.İş sayılı dosyasının celbi ile sabit olacağını,Müvekkili şirket ile davalı arasında daha sonra bir kısım ihtarlaşmalar  gerçekleştiğini, ihtilafın sulhen çözülmesi için sarf edilen çabaların sonuçsuz kaldığını, Bu durum üzerine müvekkilinin  davalıdan olan bir kısım alacakların tahsili amacı ile İstanbul 35.İcra Müdürlüğü'nün... ve 2017 32402 Esas sayılı  dosyaları ile icra  takibi başlattığını, huzurdaki dava konusu alacakların bahse konu bu iki icra takip konusu alacaklar dışında kaldığını,Eldeki dava yönünden;1- Müvekkil şirketin ; 01.03.2016 tarihinden 01.12.2016 tarihine kadar devam eden faaliyet sürecinde davalı tarafından verilen hizmetler, gerçekleşen satışlar ve uygulamalar nedeni ile tahakkuk eden ciro paylarını tahsil edemediğini,  kliniği bizzat yöneten davalı ciro payına esas olacak hiçbir belge ve bilgi ibraz etmediğini,\t2- Müvekkili şirketin; salt davalı ile giriştiği bu ortaklık nedeni ile kliniğe 2.000.000,00 USD üzerinde yatırım yaptığını,ancak davalının haksız ve sözleşmeye aykırı surette işi bırakması nedeni ile tüm yatırımın elinde kaldığını,  müvekkilinin  elindeki klinik malzeme ve cihazlarını değerlendirmeye çalıştığını, ancak  geri dönüş sağlayamadığını,Davalının haksız rekabeti ve  taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle müvekkilinin maddi   zarara uğradığını,   3-Ayrıca davalının müvekkilini resmen kandırdığını,  müvekkili ile devam eden ortak çalışması sürecinde tüm yatırımları , tüm medya ve tanıtım çalışmalarını müvekkiline yaptırrdığını, müşteri potansiyelinin dahi müvekkili tarafından sağlandığını, hatta müvekkil tarafından sağlanan ekonomik destek ile davalının kök hücre çalışmaları ile ilgili tanınmışlığının sağlandığını,  Davalının çekip gitmesinden sonra  hiçbir surette faaliyetine devam edemeyen müvekkili  şirketin ticari faaliyet konusunu dahi değiştirdiğini , müvekkilinin  manevi olarak da zarar gördüğünü  beyanla;-17.03.2014 tarihili  ORTAK İŞ SÖZLEŞMESİ ' nin 1.1, 1.2, 2.3 ve 2.4 maddeleri gereğince müvekkil şirkete ödenmesi gereken tutarın tespiti ile şimdilik bu tutarın HMK m.107 hükmü gereğince 10.000,00 TL lık kısmının davalıdan tahsiline,-Müvekkilinin tespit edilecek maddi zararının tespiti ile şimdilik bu tutarın HMK m.107 hükmü gereğince 10.000,00 TL lık kısmının davalıdan tahsiline,  Müvekkilinin uğradığı manevi zarar nedeni ile  davalıdan 100.000,00 TL manevi zararın da tazminine,  Bu tutarlara ihtar ile gerçekleşen temerrüt tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmesine,Yargılama gider ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini  talep  ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Prf. Dr. .... Tarafından hazırlanan hukuki mütalada izah edildiği üzere,  taraflar arasındaki sözleşmenin bir adi ortaklık sözleşmesi sayılması gerektiğini,  bu sözleşme uyarınca doktor ortağın verdiği tıbbi hizmet karşılığı elde edilen gelirden alması gereken payı tahsil ettiğine dair ispat yükünün davacı şirkete  düştüğünü , ispat hususu  yerine getirilmedikçe sözleşmesel borcunu ifada temerrüde düşmüş sayılacağını,  bu durumda doktorun şirkete karşı borçları bulunsa bile TBK m.97 uyarınca ödemezlik defi sebebiyle Şirket'in bunları  ileri süremeyeceğini, şirket'in sözleşmeden doğan asli borcunu ifada temerrüte düşmesinin TBK m.639/7 hükmüne göre doktor bakımından haklı fesih sebebi oluşturduğu ve bu hakkını kullandığının anla- şıldığını,  bu durumda davacı doktorun fesih tarihine kadar doğmuş bulunan ortaklık gelirinden pay isteme gibi sözleşmesel alacaklarını faiziyle birlikte  talep edebileceği gibi, sözleşmenin bu şekilde feshedilmesinden kaynaklanan diğer tüm kazanç kayıplarının ve varsa sair zararlarının da şirket tarafından tasfiye sırasında tazmininin gerekeceğini,  sözleşmenin feshine yol açan şirketin sözleşme- deki rekabet yasağına dayanarak  doktora karşı tazminat talebinde bulunamayacağını, esasen böyle bir tazminatın rekabet yasağını sınırlayan TBK m.445 hükümleri uyarınca da önlenebileceğini,Müvekkilinin davacı şirketin kişilik haklarını ihlal etmemiş olması nedeniyle TBK 58. Maddesi gereğince manevi tazminat talep edilemeyeceğini, Taraflar arasında 17.03.2014 tarihinde imzalanan sözleşme ile \"adi ortaklık” ilişkisi tesis edildiğini, sözleşme ile tarafların hak ve yükümleri ve fesih nedenlerinin düzenlendiğini,Müvekkili doktorun yüklendiği edimini bihakkın ifa etmekle birlikte, davacı ortağın aksine davrandığını,  bu nedenle keşide ettiğimiz ihtarname ile, davacıya müvekkilinin  estetik ameliyatlardan hak etmiş olduğu 166.571,69 TL  , klinik cirosundan hak etmiş olduğu 48.179.50-TL ve 8 Aylık ücret hakkı olan 56.000,00 TL olmak üzere toplamda 270.75119 TL'yi ödemesi gereğinin ihtar olunduğunu,Davacının, sözleşme ve ihtarname gereğini ifa yerine bir takım dayanaksız gerekçeler ileri sürerek borçlu değil bilakis alacaklı olduğunu dile getirdiğini ve müvekkilinin alacağını sürün- cemede bırakmaya yöneldiğini, Davacının haksız isnat, itiraz ve talepleri üzerine keşide ettikleri ihtarname ile  cevabi ihtarnamedeki beyan ve iddiaları kabul etmediklerini bildirdiklerini, nihayet davacının dürüstlük kuralları ile bağdaşmayacak  iddia ve isnatları, edimlerini ifa etmemesi vs.  nedenlerle sözleşmeyi haklı olarak feshettiklerini, Davacının 02.12.2016 tarihli ihtarnamesi ile yine asılsız isnat ve ithamlarını tekrar ettiğini  ve ihtar ekinde 30.11.2016 tarih ve 194 256,92  TL. tutarlı 'tıbbi cihaz kullanım bedeli' faturası gönderdiğini,  05.12.2016'da tebellüğ ettikleri  fatura içeriği ve bedelini kesinlikle kabul etmeyip iade ettiklerini, Davacının  09.12.2016 tarihinde \"eşyaların teslim alınması” konulu Kadıköy 19. Not. 09.12.2016- 28247 nolu ihtar ile müvekkilinin  borçlu olduğu ididasında bulunduğunu,  kendilerince gönderilen  Beyoğlu 36. Not. 19.12.2016-35189 yev. no'lu ihtarnamesi ile bu iddia ve taleplede itiraz olunduğunu,Müvekkili tarafından 09.11.2016'da 100.000,00 TL, 22.11.2016'da 9.673.31 TL. ve 28.11.2016'da 2.260,05 TL olmak üzere toplamda 111.933,36 TL “ciro payı” ödemesi yapıldığını, ancak  davacının yapılan ödemeleri  faturalandırılmaması sebebiyle, müvekkilinin davalı 2016 yılı gelir vergisini 33.200,57 TL. tutarında fazla ödemek zorunda kaldığını , ayrıca 17.074,58 TL tutarında oluşacak KDV indirimi hakkından yararlanamadığını,  davacının haksız eyleminden dolayı toplamda 50.275,15 TL zarara uğradığını, davacı taraftan  Vergi Usul Kanunu'na aykırı harekete son verilerek müvekkili adına düzenlenmesi gereken faturaların düzenlenmesinin talep edildiğini, davacının önceki tutumuna devamla keşide ettiği ihtarnamesinde alacaklı olduğuna dair iddialarını tekrarladığını,Davacı alacaklı olmadığı gibi,  müvekkilinin  alacağın ödemesi ve verdiği zararı gider- mesinin gerektiğini, “Tıbbi cihaz kullanım bedeli' adı altında fatura zamanında düzenlenmemiş olup yok hükmünde olduğunu, Davacı savunmalarını kısmen dahi kabul anlamına gelmemekle birlikte,  davacının bir an için tıbbi cihaz kullarım bedeli nedeniyle alacaklı olduğu kabul edildiğinde de , davacının  uzun bir süre talep etmediğini alacağı için  ihtarname göndermeden  doğrudan-keyfince fatura keserek ödeme talep etmesinin  “çelişkili tutum' yasağı, dürüstlük  kuralı ve  basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı olduğunu,  Kaldı ki ortada \"adi ortaklık”  bulunduğunu, “gelir paylaşımı” dışında davalının cihaz kullanım bedeli talep etmesinin ortaklık ile bağdaşmadığını,Davacı tarafın İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün... E. ve ... E. Sayılı dosyaları üzerinden takibe giriştiğini, bu dosyalarla ilgili talep ve haklarını saklı tuttuklarını beyanla davanın reddini savunmuştur.Davalı  karşı dava dilekçesinde;  ortaklığa “tasfiye memuru” atanarak mahkeme eliyle adi ortaklığın tasfiyesine,  tasfiye sonucunda müvekkilinin hakkı olan şimdilik  9.500,00 TL alacak ile  müvekkili tarafından yapılan 111.933,36 TL “ciro payı” ödemesinin karşı tarafça faturalandırılmaması nedeniyle müvekkilinin uğradığı  zarar karşılığı şimdilik 500,00  TL maddi zararın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ficari faizi ile  tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN İSTANBUL 7. AS TİC MAHKEMESİ'NİN  2017/1076 E. 2018/131 K. SAYILI DOSYASINDA:Davacı vekili dava dilekçesinde;Müvekkili şirketin , icra takip dosyası dayanağı olan 17.03.2014 tarihli Cihaz Kira ve Kullanım Sözleşmesi  çerçevesinde davalı/borçlunun kiracılığında/ kullanımında  bulunan cihazlar ile ilgili  30.11.2016 tarih ve 400 nolu 194.256,92 TL (KDV dahil) lık \"01.01.2016 - 30.11.2016 dönemi tıbbi cihaz kullanım bedeli\" faturası tanzim ederek davalı/borçluya tebliğ ettiğini,  ne var ki fatura bedelinin müvekkiline ödenmediğini,<br>Müvekkili  şirketin , icra takip dosyası dayanağı olan 17.03.2014 tarihli Cihaz Kira ve Kullanım Sözleşmesi gereğince sözleşmenin ekinde yer alan Ek-1 de belirtilen cihazların Sözleşmenin 3ncü maddesi hükmüne göre davalı/borçluya kullanıma hazır, temiz ve sağlam bir şekilde 17.03.2014 tarihinde  teslim edildiğini, bu sözleşme çerçevesinde daha önce  düzenlenen  31.08.2015 tarih/ 356 no lı ve 31.12.2015 tarih/ 358 no.lı faturaların  davalı tarafından vergi kayıtlarına alındığını, Müvekkili tarafından Kadıköy 19.Noterliği vasıtası ile keşide olunan 3.11.2016 tarih ve ... yevmiye sayılı  ihtarname ile ; 17.03.2014 başlangıç tarihli Cihaz Kira ve Kullanım Sözleşmesi gere- ğince 01.01.2016 tarihinden bu yana herhangi bir kira ödemesinin  müvekkiline yapılmadığı, ihtarın tebliğini müteakip 15  gün içinde ödenmemiş olan  164.624,51 TL cihaz kira bedellerinin ve bu kira bedellerine ilişkin toplam 29.632,42 TL KDV %sinin ödenmesi,  ödeme ile birlikte fatura tanzim edileceği belirtilerek  ihtarna- menin 3. maddesi ile  \"....İşbu ihtarın tarafınıza tebliğini müteakip 15  gün içinde;  17.03.2014 başlangıç tarihli Cihaz Kira ve Kullanım Sözleşmesi gereğince ödenmemiş olan  164.624,51 TL  kira bedelleri ile  bu bedellere ilişkin KDV tutarı olan  29.632,42 TL'nin  muhatap tarafından bilinen müvekkilinin hesaplarına ödenmesi  , aksi halde sözleşmesel ve yasal  hakların kullanılacağını , kira sözleşmesi fesih edilerek  kiralananların iadesi ve alacağın tahsili için yasal yollara başvurulacağı ....\" hususunun ihtar edildiğini, ihtarnamenin 25.11. 2016 tarihinde tebliğ edildiğini ve davalının 15 günlük süre geçtikten sonra  12.12.2016 tarihinde mütemerrit olduğunu,Davalı/borçlu; müvekkil ile arasındaki hukuki ilişkiyi (sözleşmesel ilişkiyi) farklı yorumlayarak , hatta 17.03.2014 başlangıç tarihli Cihaz Kira ve Kullanım Sözleşmesini yok sayarak, müvekkilinin takip konusu  alacağını ödemekten imtina ettiğini,   Davalı/borçlunun müvekkili tarafından keşide edilen ihtara  Beyoğlu 46.Noterliği'nin 28.11.2016 tarih ve  ... yev sy.lı ihtarı ile cevap verdiğini, bu ihtar ile sadece 17.03.2014 tarihli ORTAK İŞ SÖZLEŞMESİ'ni feshettiğini bildirdiğini, Cihaz Kira ve Kullanım Sözleşmesinden bahsetmediğini ,  Bu ihtara cevaben  Kadıköy 19.Noterliği'nden keşide ettikleri  02.12.2016 tarih ve ... yev sayılı ihtar ile ; \"Muhatap tarafından   17.03.2014 tarihli  ORTAK İŞ SÖZLEŞMESİ' nin feshinin haksız , hukuka ve sözleşmeye aykırı olduğu, bu sözleşmenin bir adi ortaklık sözleşmesi olmadığı, “müşteri ve gelir paylaşımına yönelik işbirliğini düzenleyen bir sözleşme olduğu,  muhatabın müvekkil çalışanı olmadığı , müvekkilinin borçlu değil alacaklı olduğu, muhatabın halen sözleşmesel edimlerini ifa  etmediği...\" nin açık- landığını,  adi ortaklık iddiasının  açıkça reddedildiğini,Ancak müvekkili şirketin davalı/borçlunun Beyoğlu 46.Noterliği'nin 28.11.2016 tarih ve ...  yevmiye sayılı ihtarı müvekkiline tebliğ edilmeden önce Kadıköy 19.Noterliği'nin 29.11. 2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarını keşide ettiğini, bu ihtarda \" davalı/borçlunun  müvekkiline birden çok borcu bulunduğu, bunlardan birinin de  17.03.2014 başlangıç tarihli Cihaz Kira ve Kullanım Söz- leşmesi gereğince ödenmemiş olan  164.624,51 TL  kira bedelleri ile  bu bedellere ilişkin KDV tutarı olan  29.632,42 TL ki toplam 194.256,93 TL sı olduğu, müvekkilinin hesaplarına gelen  toplam 111.933,36 TL'yi Türk Borçlar Kanunun ilgili hükümleri gereğince  17.03.2014 başlangıç tarihli Cihaz Kira ve Kullanım Sözleş- mesi gereğince ödenmemiş olan  164.624,51 TL  kira bedeline mahsup ettiği\"ni bildirdiğini,Davalı/borçlunun Beyoğlu 46.Noterliğinin 28.11.2016 tarih ve ...  yevmiye sy.lı ihtarında ve diğer ihtarlarında ; Cihaz Kira ve Kullanım Sözleşmesine dair bir açıklama ve itiraz getirmediğini , alacağı ve sözleşmeyi reddetmediğini, bu ihtara cevaben keşide edilen  Kadıköy 19. Noterliği'nin 02.12.2016 tarih ve ... yev sayılı ihtarında  \"Müvekkil şirkete veya muhasebe birimine hiçbir belge ve bilgi teslimi bugüne kadar yapılmamış, herhangi bir stok devri de sağlanmamıştır. Keza kira sözleşmelerinin feshi, sözleşme kapsamı menkul ve taşınmazların tahliye ve teslimi de yapılmamıştır. İhtar keşide ederek işyerini terk etmek tahliye ve teslim sayılmadığı gibi esasen muhatap tarafından ticari dürüstlük ve iyiniyete aykırı davranılmıştır. Bu tutum aynı zamanda sözleşmenin haksız surette ihlal edilmesidir. ...\" denilerek davalı/borçlunun ihtarına karşı çıkıldığını, devamla ;  \".......Kadıköy 19.Noterliği'nin 29.11.2016 tarih ve ... yev sy.lı ihtarında yer verilen ve Müvekkilimiz hesaplarına gelen  toplam 111.933,36 TL sının mahsup edildiği 17.03.2014 başlangıç tarihli Cihaz Kira ve Kullanım Sözleşmesi gereğince  düzenlenen  30.11.2016 tarih ve 400 no.lı fatura aslı da ekte tarafınıza gönderilmektedir. Fatura bedeli bakiyesi olan 82.323,56 TL ın da müvekkil hesaplarına derhal ödenmesi gerekmektedir....\" denildiğini,Davalı/borçlunun cihaz kira/kullanım faturasına karşı çıkmasının haksız , kötüniyetli ve sözleşmeye  aykırı olduğunu, bu nedenle Kadıköy 19.Noterliği'nden 13.12.2016 tarih ve ... yev sayılı  bir ihtar daha keşide edilerek , fatura içeriği alacağın mevcut olduğu, sözleşmeye dayalı olduğu, faturanın müvekkil şirket kayıtlarına işlendiği, ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, daha sonra ise yine Kadıköy 19.Noterliği'nin 02.06.2017 tarih ve ... say.lı ihtarı keşide edilerek;  müvekkilinin hesap- larına ödenen 111.933,36 TL tutarın  ,sözleşmeye dayalı  ciro payı  olarak değil, 17.03.2014 başlangıç tarihli Cihaz Kira ve Kullanım Sözleşmesi gereğince  olan borca mahsup edildiğinin bir kez daha açıklandığını,  dolayısı ile takip dayanağı fatura 17.03.2014 tarihli ORTAK İŞ SÖZLEŞMESİ başlıklı sözleşme dışında, 17.03.2014 tarihli Cihaz Kira Sözleşmesine dayalı olduğunu,Yine takip dayanağı olmayan, davalı/borçlunun ihtarlarında dayandığı sözleşme incelendiğinde tarafların sadece müşteri ve gelir paylaşımına yönelik bir işbirliği amaçladıkları, bunun dışında Türk Borçlar Kanunun 620.nci maddesinde tarif edildiği gibi emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlenmediklerini ve bunu amaçlamadıklarını, sözleşmenin içeriğinde Cihaz Kira ve Kullanım Sözleşmesine atıf yapılmadığını, sözleşme konusu cihazların bu işe özgüleneceğine dair bir hüküm de bulunmadığını, aksine tarafların vergisel yükümlülüklerinin tek tek açıklandığını , en önemlisi daha önce de bu kira sözleşmesine dayalı faturalar tanzim edilerek, davalı/ borçluya teslim edildiğini, bu faturalara itiraz edilmediği gibi benimsendiği de  dikkate alınır ise takip konusu cihaz kullanım   bedelinin müvekkiline ödenmesinin gerektiğini,Bu nedenle müvekkil şirket alacağın tahsili amacı ile İstanbul 35.İcra Müd.nün   ... E sy.lı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla ; İtirazın iptali ile takibin devamına, davalı tarafa %20 'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, böyle bir ilişki var iken, müvekkilinden tıbbi cihaz kullanım bedeli talep edilmesinin sözleşme  hükümleri ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu,  adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanan davalının İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/906 Esas sayılı dosyası üzerinden görüldüğünü ve halen derdest olduğunu,  aralarındaki irtibat ve usul ekonomisi nedeniyle davaların birleştirilmesinin gerektiğini beyan etmiştir.BİRLEŞEN İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN   2017/1092 Esas    2018/44  Karar sayılı Dosyasında:Davacı vekili dava dilekçesinde;Müvekkili şirket ile davalı/borçlu arasındaki ticari ilişki çerçevesinde, müvekkili tara- fından davalı adına icra takip dosyası dayanağı olan 26.02.2016 tarih ve 371,372,373,374,375, 376,377, 378,379,380,381,382,383,384,385,386,387,388,389 nolu 208.000,01 TL bedelli (KDV dahil) muhtelif mal bedeli faturası tanzim edildiğini, fatura içeriği malların davalı/borçluya teslim edildiğini, davalının bu ürünleri ticari faaliyeti çerçevesinde kullandığını, hatta faturaları  kendi mali kayıtlarına aldığını, ancak müvekkiline fatura bedelini ödemediğini,Söz konusu fatura bedelinin ödenmesi talebi ile  davalıya Kadıköy 19.Noterliğinin 23.11.2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarının gönderildiğini, ancak  davalının taraflar arasındaki ilişkiyi yanlış yorumlayarak ödemeden  kaçındığını,Müvekkilinin  davalıya gönderdiği  Kadıköy 19.Noterliğinin 02.12.2016 tarih ve ... yev sayılı ihtarında \" 17.03.2014 tarihli  ORTAK İŞ SÖZLEŞMESİ' nin feshinin haksız , hukuka ve sözleşmeye aykırı olduğu, bu sözleşmenin  adi ortaklık sözleşmesi değil müşteri ve gelir paylaşımına yönelik işbirliğini düzenleyen bir sözleşme olduğu,  davalının müvekkilinin çalışanı olmadığı ve  sözleşmesel edimlerini ifa  etmediği..\" nin  açıklandığını,  adi ortaklık iddiasının  açıkça reddedildiğini, Davalı/borçlunan Beyoğlu 46.Noterliğinin 28.11.2016 tarih ve ...  yevmiye sy.lı ihtarında; takip dayanağı malları kastederek Bilim Sokak ... adresinde kurulu sözkonusu klinikteki hiçbir stoğun kendisine ait  olmadığı, bu adresteki stokların ... Klinikte bırakıldığı , takip konusu faturaların ve sevk irsaliyelerinin kendisine veya çalışanına teslim edilmediğini iddia ettiğini., Bu iddianın haksız ve hukuka aykırı olduğunu,; Kadıköy 19.Noterliğinin 02.12.2016 tarih ve ... yev sayılı ihtarında ; \".......müvekkil şirkete veya muhasebe birimine hiçbir belge ve bilgi teslimi bugüne kadar yapılmamış, herhangi bir stok devri de sağlanmamıştır. Keza kira sözleşmelerinin feshi, sözleşme kapsamı menkul ve taşınmazların tahliye ve teslimi de yapılmamıştır. İhtar keşide ederek işyerini terk etmek tahliye ve teslim sayılmadığı gibi esasen muhatap tarafından ticari dürüstlük ve iyiniyete aykırı davra- nılmıştır. Bu tutum aynı zamanda sözleşmenin haksız surette ihlal edilmesidir..208.000,00 TL lık alacağa gelince; 29.02.2016 tarih ve 371 no.lı fatura kapsamı emtialar muhatap tarafından devir ve teslim alınarak , 2016 yılı Şubat ayı Katma Değer Vergisi Beyannamesinde de beyan edilmiştir. Bunu dahi inkar etmek muhatabın kötüniyetini, sözleşmeyi haksız feshettiğini açıkça ortaya koymaktadır. ...\" denilmekte alacağın ödenmesinin talep edildiğini, dolayısı ile takip dayanağı faturalara konu ürünlerin davalı/borçluya ticari mal olarak satıldığını, bu satışın taraflar arasındaki sair hukuki (sözleşmesel) ilişkinin dışında olduğunu, takip konusu mal bedelinin müvekkiline ödenmesinin gerektiğini, Müvekkili şirket alacağın tahsili amacı ile İstanbul 35.İcra Müd.nün   ... E sy.lı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış ise de davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu beyanla; İtirazının iptali ile takibin devamına  , haksız itiraz nedeni ile davalı/borçlunun % 20 ten az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı/borçluya yüklenmesine karar verilmesini talep  ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde:  Beşiktaş 19. Noterliği'ne müracaatla, adi ortak sona ereceği ve çalışılan kliniğin müvekkili tarafından kullanımının son bulacağından dolayı Bilim Sk. No.5 Kat.2 ... Sarıyer/İSTANBUL adresinde tespit yapılmasını talep ettiklerini, Beşiktaş 19. Noterliği vasıtasıyla 25.11.2016 tarihinde 29831 yevmiye nolu tespit yapılarak tüm odaların içinde bulunan cihazlarla birlikte fotoğraflandığını, tespit sonrasında müvekkili çalışma mahallinden ayrıldığını ve bir daha uğramadığını, davacı faturadan dolayı alacaklı olduğunu iddia etmekle birlikte müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını, faturanın tek taraflı olarak düzenlendiğini ve alacağın varlığını ispata elverişli olmadığını,  taraflar arasındaki aynı ilişki kapsamında  adi ortaklık ile ilgili olarak halen İstanbul 18. ATM'nin 2017/906 E.sayılı dosyasında görülen bir dava olduğunu beyanla  davaların  birleştirilmesini, neticede  davacının davasının reddini istemiştir.İlk Derece Mahkemesi'nce: ASIL DAVA YÖNÜNDEN1.DAVANIN KISMEN KABULÜNE, dava konusu sözleşmeden kaynaklı alacak bedeline ilişkin olarak 10.000,00 TL nin dava tarihi olan 16.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte , 338.912,55 TL nin ıslah tarihi olan 04.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının esas dosya kapsamında dava konusu sözleşmeden kaynaklı fazlaya ilişkin alacak talebinin birleşen dosyalara ilişkin talepleri saklı kalmak kaydı ile reddine, Davacının maddi ve manevi zarara yönelik taleplerinin ayrı ayrı reddine,KARŞI DAVA YÖNÜNDEN -Karşı davanın reddine, BİRLEŞEN İSTANBUL 7 ATM 2017/1076 ESAS 2018/131 KARAR SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN\"DAVANIN KABULÜ İle İstanbul 35 İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, takip talebinde belirtilen şartlar ile takibin devamına  17.790,23 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, BİRLEŞEN İSTANBUL 9 ATM 2017/1092 ESAS 2018/44 KARAR SAYILI DOSYASI YÖNÜNDENDAVANIN KABULÜ ile İstanbul 35 İcra Müdürlüğü... esas sayılı dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, takip talebinde belirtilen şartlar ile takibin devamına  45.139,70 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine\" karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı ve davalı tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde: mahkemece akdi ilişkinin güzellik salonları işletmeciliği yapan davacı il doktor olan davalı arasında müşteri ve gelir paylaşımına  yönelik iş birliği  sözleşmesi olarak tanımladığını, bu tespit yerinde ise de eksik olduğunu, Somut olayda taraflar arasındaki ilişkisinin  adi ortaklık olarak kabul edilemeyeceğini, Sözleşmenin 2.2 maddesinde güzellik salonu  faaliyetleri ile ilgili oluşacak net cironun  % 7 sinin davalı doktora, ameliyat işlemlerine ilişkin net gelirin ise %60'ının doktora, kalanının ise müvekkili davacıya ait olacağının belirtildiğini, dava konusu olan bedellerin  2016 yılına ilişkin gelirlere ilişkin olduğunu,  sözleşmenin 1.1 ve 1.2 maddelerinde bu bedellerin doktor tarafından müşterilerden  alınacağı, bu husustaki kayıtların davalıda olduğunun anlaşıldığını,Davalı doktor vekilinin 21.04.2021 tarihinde dosyaya sunmuş olduğu \"19.03.2021 tarihli bilirkişi ön raporunda bildirilen belgelerin sunulmasıdır\" açıklamalı dilekçesinde net ameliyat  cirosunun  277.674,01 TL, klinik cirosu olarak adlandırılan  güzellik salonu faaliyetleri net cirosunun  ise 688.278,52  TL olarak ifade edildiğini ,Davanın başından beri  2016 yılına ait  ciroların davalı doktorda olduğu ve  bu nedenle  gelir paylaşımı yapamadıklarının iddia edildiğini,  bu hususta keşide olunan  Kadıköy 19.Noterliğinin 23.11.2016 tarih ... yev sy.lı ihtarının da dosyaya sunulduğunu, Mahkemece  sözleşmenin 2.2 maddesi gereği  net ameliyat  cirosu olan 277.674,01 TL' nin %4 0 olan  111.070,01 TL   ile  güzellik salonu  faaliyetleri net cirosu  olan  688.278,52  TL' nin %7  doktor payı dışında kalan % 93' ü olan 640.099,52 TL nin toplamı olan 751.169,53 TL  nın sözleşme kapsamında davalının 2016 yılı gelirlerine ilişkin olarak müvekkiline  ödemesi gereken tutar olarak hesap  edildiğini, ellerinde  başkaca ispata yarar delil de olmadığından klinik cirosu ve ameliyat ciroların bu miktarlar olduğunu kabul ile yapılan hesaplamanın doğru olduğunu varsaydıklarını, Ancak mahkemenin bu aşamadan sonra bir hataya düştüğünü, mahkemece  dosyadaki belgeler ile davacının kabulüne göre bu bedelin  111.933,36 TL tutarının davadan önce ödendiğinden hareketle davacının bakiye alacağının  639.236,17 TL olduğunun tespit edildiğini,Kadıköy 19.Noterliği'nin 23.11.2016 tarih ... yevmiye sayılı ihtarı ile aşağıdaki gibi Cihaz Kira ve Kullanım Sözleşmesinden kaynaklı 164.624,51 TL'sı kira bedeli ile faturanın KDV si olan 29.632,42 TL sının yine 29.02.2016 tarihli 208.000,01 TL lık mal bedelinin ödenmesi talep edildiğini, bir başka ifade ile birleşen dava dosyalarının dayanağı olan icra takiplerine konu alacakların esas toplamının 164.624,51 TL + 29.632,42 TL+208.000,01 TL= 402.256,94 TL olduğunu,Ancak mahkemenin gerekçesinde; davacı,\"- 639.236,17 TL  asıl  208.000,01 TL tutarını  ve  ferilerini   birleşen İstanbul 9 ATM 2017/ 1092 E. 2018/44 K. Sayı  dosya yargılamasına konu İstanbul 35. İcra Müdürlüğü... E. Sayılı dosyasından, -  82.323,06 TL tutarını ve ferilerini   birleşen  İstanbul  7 ATM 2017/1076 E. 2018/131 K. Sayı  dosya yargılamasına  konu İstanbul 35. İcra Müdürlüğü  ... E. Sayılı  dosyasından  takip konusu yaptığından,  Anılan takip dosyaların konu toplam 290.323,07 TL nin toplam bakiye alacak olan 639.236,17 TL' den  mahsubu sonucu davacının icra takip konusu yapılmayan bakiye alacağı  348.912,55 TL'dir\" denilerek 111.933,36 TL tutarındaki ödemenin  iki  kere  mahsup edildiğini,Zira  İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyasındaki     82.323,06 TL asıl alacak Cihaz Kira ve Kullanım Sözleşmesinden kaynaklı 194.256,93 TL (KDV dahil) lık fatura olup  111.933,36 TL tutarındaki ödeme mahsup edilerek bakiye 82.323,57 TL lık kısım üzerinden takibe geçildiğini, Kadıköy 19.Noterliği'nin 29.11.2016 tarih ve ... yev sy.lı ihtarında da belirtildiği üzere ; 111.933,36 TL tutarındaki ödemenin ciro payından gelecek alacağa değil  194.256,93 TL (KDV dahil) lık faturaya zaten mahsup edildiğini,Bu nedenle müvekkilinin, net ameliyat  cirosu 277.674,01 TL'nin %40 olan  111.070,01 TL + güzellik salonu  faaliyetleri net cirosu    (688.278,52  TL' nin %7  Doktor payı dışında kalan % 93' ü olan) 640.099,52 TL = toplamı 751.169,53 TL  alacağından 111.070,01 TL  nın düşülmemesi ve alacağın 751.169,53 TL olarak kabul edilmesinin gerektiğini,Ayrıca  icra dosyalarındaki takip konusu alacakların  cihaz kira alacağına ve  mal bedeli faturasına ilişkin olduğunu, ameliyat  ve klinik cirosundan mahsup edilemeyeceğini,  eksik hesaplama ile hatalı karar verildiğini ,Ayrıca  müvekkilinin esas davaya konu alacağının belirleyebilmesi objektif olarak imkansız olduğundan davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, mahkemece ıslah usulü uygulanmak suretiyle müvekkili aleyhine bir durum yaratıldığını,Asıl davada, maddi ve manevi tazminat taleplerinin  kabulü gerekirken bu taleplerin reddinin isabetsiz olduğunu, Birleşen davaların kabul kararı ile sonuçlanmasına rağmen , icra inkar tazminatı ile ilgili tutarların diğer dosyanın hüküm fıkrasında da yer aldığını, kısa karardan sonra bu hususun düzeltilmesi talebinde bulunduklarını, ancak düzeltme yapılmadığını beyanla kararın kaldırılmasına istemiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde;  taraflar arasındaki akdi ilişkinin adi ortaklık niteliği arz ettiğini, davacı tarafın da kabulünün bu yönde olduğunu Prof. Dr. ... tarafından  hazırlanan uzman görüşünde TBK hükümleri ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda bu ilişki \"adi ortaklık\" olarak tespit edilmiş iken, bilirkişi kurulunda yer alan Doç. Dr. ...'in tamamen kişisel kanaati ile \"karma ilişki\" olarak tanımladığını, 17.03.2014 tarihinde akdedilen sözleşmelerin birbirinden  ayrı iki ayrı sözleşme olarak kabul edilemeyeceğini,  tarafların gerçek ve ortak iradelerinin  adi ortaklık faali- yeti ile kazanç elde etmek olduğunu,  tıbbi cihazlar olmadan müvekkili doktorun yüklenimini ifa ede- meyeceğini,  müvekkilinin tıbbi cihazları kiraladığı  farz edildiğinde de davacıya kira dışında bir pay ödemesinin izaha muhtaç olduğunu, ayrıca müvekkilinin davacının çalışanı olmadığını ,taraflar arasında adi ortaklık sözleşmesi akdedildiğini ve müvekkilinin ortaklıktan kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğini,  ancak alacaklarını tahsil edemediğini, karşı tarafın yükümlülüklerini yerine getir- memesi nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, mahkemece alınan bilirkişi raporlarının uyuşmazlığı çözmeye elverişli olmadığını beyanla kararın kaldırılmasını,  yeniden bilirkişi raporu alınmasına, tanıkların beyanları da gözetilerek itirazlarının karşılanması suretiyle kendilerince ikame edilen davanın kabulüne, karşı tarafça ikame edilen davaların reddine   karar verilmesini istemiştir.  İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava, Asıl dosyada;  Asıl dava:taraflar arasındaki 17.03.2014 tarihli ortak iş sözleşmesi kapsamında,  ciro alacağı, davalının sözleşmeyi haksız feshi  nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini, karşı dava:  adi ortaklığın tasfiyesi, tasfiye payı ve maddi zarar talebine ilişkin davadırBirleşen İstanbul 9. ATM 'nin 2017/1092 esas sayılı dosyasında; davacı tarafından davalı aleyhine sözleşme kapsamında düzenlenen muhtelif mallara ilişkin 26.02.2016 tarih ve 371,372,373,374, 375, 376,377,378,379,380,381,382,383,384, 385,386,387, 388,389 no.lu 208.000,01 TL bedelli  faturalara dayalı olarak  İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan  takibe vaki  itirazın iptali,Birleşen İstanbul 7. ATM 'nin 2017/1076 e.sas sayılı dosyasında:Davacı tarafından davalı aleyhine  17.03.2014 tarihli Cihaz Kira ve Kullanım Sözleşmesi  çerçevesinde düzenlenen  30.11.2016 tarih ve 400 nolu 194.256,92 TL (KDV dahil)  bedelli  faturalara dayalı olarak  İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe vaki itirazın  itirazın iptaline ilişkindir.Asıl ve birleşen davaya konu  uyuşmazlıklar  taraflar arasında düzenlenen 17.03.2014 tarihli Ortak İş Sözleşmesi ve Cihaz Kira ve Kullanım Sözleşmesi'nden kaynaklanmaktadır.17.03.2014 tarihli \" Ortak İş Sözleşmesi\"  ve \"Kira Kontratosu\"nun tetkikinde,  “... Güzellik Salonları\"nın sahibi olan ... şirketi ile davalı doktor  ... arasında, doktor tarafından açılacak Bilim Sokak ... ... Kat:1, Maslak, Şişli, İstanbul adresindeki muayenehane açılması,müşteri ve gelir paylaşımına yönelik işbirliği yapılması , doktorun gerçekleştireceği   lazer tedavisi, botox, dolgu vb estetik işlemler ile estetik ameliyatlardan elde edilecek gelirin paylaşılması hususunda anlaşmaya varıldığı , Sözleşmenin 2.2 maddesinde ,  güzellik salonu  tarafından doktora her ay 7.000,00 Tl güzellik salonu faaliyetleri  ile oluşan net ciro üzerinden % 7  pay verileceği,  lazer tedavisi, botox, dolgu vb işlemlere ilişkin ödemelerin tamamı- doktor tarafından SMM (serbest meslek makbuzu) ile belgelenmek şartıyla ...'ya ait olacağı, ameliyat işlemlerden elde edilen cirodan tıbbi giderler düştükten sonra kalan vergi öncesi karın % 40'ının ...'ya % 60'ının doktora ait olacağı,Bu sözleşmeye göre doktorun günlük 8 saat ,haftada en az 40 saat , en fazla 6 gün olmak üzere bu sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirme taahhüdünde bulunduğu,Ayrıca muayenehanede kullanılacak cihazlar için cihazların maliki olan ... ile doktor arasında 17.03.2014 tarihli  Cihaz Kira ve Kullanım Sözleşmesi imzalandığı, kiranın aylık 200,00 Tl +  KDV olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.<br>MAHKEMENİN GÖREVİ YÖNÜNDEN;<br>Somut olaya bakıldığında,  uyuşmazlığın taraflar arasındaki ortak iş sözleşmesi ve tıbbi cihaz kiralama sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.Öncelikle ,mahkemenin iş bu davada/davalarda görevli olup olmadığının tespiti yönün- den, davacının ticaret şirketi  ,davalının ise gerçek kişi olduğundan hareketle,  ilgili Vergi Dairesi'nden davalının vergi mükellefi  olup olmadığı ,beyan ettiği matrah, tuttuğu defterler, vergi matrahına göre Bakanlar Kurulu'nca ilan edilen miktarlar itibarıyla tacir niteliğinde olup olmadığının, Ticaret Odasından gerçek kişi tacir kaydı bulunup bulunmadığının sorulması,Ayrıca birleşen  7. ATM 'nin 2017/1076 E. Sayılı dava dosyasında uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığı  ve HMK'nun 4/a Maddesinde \" , dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın;  Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görüleceği\" yönünde düzenlemeye yer verilmiş olduğu da gözetilerek , taraflar arasın- daki uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemesi'nin görevli olup olmadığının değerlendirilmesi,Mahkemenin görevli olduğunun tespiti halinde,Asıl dava konusunun ciro  alacağı, maddi ve manevi tazminat, birleşen davalara konu alacakların cihaz kiralama bedeli ve muhtelif mal faturasına ilişkin olduğu,Davacının , \"davalı tarafça yapılan 111.070,01 TL 'lik ödemeyi ,birleşen davaya konu 2017/ 32401 E. Sayılı 194.256,93 TL'lik fatura alacağından takas/mahsup ederek  bakiye 83.323,57 TL'lik alacak üzerinden takip başlattıkları\" yönünde beyanda bulunduğu gözden kaçılarak mahkemece asıl davaya konu  olup bilirkişi raporu ile tespit edilen alacaktan hem 111.070,01 TL'lik ödemenin ,hem de takip konusu alacakların  düşülmesi suretiyle  neticeye gidilmesi, ayrıca  davacı alacak talebini belirsiz alacak şeklinde ileri sürmesine rağmen kısmi dava esaslarına göre karar tesisi isabetsiz olmuştur.Açıklanan nedenlerle, tarafların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının mahkemesine gönderilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,yukarıda izah edilen şekilde, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/12/2025 <br>         </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dbfa787b692e8d62","SID":"5279c05b7bef0376"}}