{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2025/532 <br>KARAR NO\t: 2025/3302<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/11/2024<br>NUMARASI\t: 2024/107 E - 2024/759 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 23/12/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;Taraflar arasındaki borç ilişkisinin faturaya dayandığı, müvekkili şirketin forklift tamiri işini yaptığı,  ilgili icra dosyasının borçlusu olan şirket için hem tamir işi yapılmış hem de borçlu şirkete yedek parça sağlanmış olduğu, sonrasında da yapılan işe ilişkin olarak fatura düzenlenerek ödeme yapılmasının  talep edildiği, fakat davalı borçlu tarafından ödeme yapılmadığı, müvekkili şirketin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmişse de, davalı borçlu tarafından süresinde ödeme yapılmaması  sebebiyle davaya konu icra takibinin  başlatıldığı, davalıya sunulan hizmete ve sağlanan ürünlere dair faturaların bahse konu icra dosyasında mevcut olduğu,  müvekkilinin alacağı için davalı ... ... San. ve Tic. A.Ş. aleyhine İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra davalı tarafça borca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, arabuluculuk sürecinde taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, beyanla , icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın 9620'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafından dava konusu satılan malların teslim edildiği ve ya verilen hizmetin gereği gibi yapıldığı ve TTK ve VUK hükümleri kapsamında usulüne uygun faturaların tanzim edilerek müvekkiline tebliğ edildiği hususunu ispatla mükellef olduğu, davacı tarafından hangi adrese tebligat yapıldığı ve faturaların usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği hususu ispatlanmasının gerektiğini, faturaya süresinde itiraz edilmese dahi yine bu halde faturaya konu hizmetin eksiksiz ve ayıpsız verildiğinin davacı tarafa mutlak delillerle ispat edilmesinin gerektiğini,  icra takip dosyası ve huzurdaki dava kapsamında davacı tarafça bu hususları ispat etmeye yarayacak bilgi / belge sunulmadığından davanın reddinin gerektiğini, takibe konu edilen alacağın likit olmadığını ve yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin gerektiğini, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığından davacının takip açmakta açıkça haksız ve kötü niyetli olduğundan davacı taraf aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve  davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; Davanın KISMEN KABULÜNE; davalının İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 86.368,92 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından asıl alacak olan   86.368,92 TL nin % 20 si oranında olmak üzere 17.273,78 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine  karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle;mahkemenin hükme etki eden tek delil olarak dikkate oladığı  bilirkişi raporunun hatalı ve çelişkili olduğu, fatura adet ve miktar konusunda çelişkiler ve maddi hatanın  giderilemediği,  itirazl ve beyanları doğrultusunda ek rapor alınmadığı, davacının alacak ididasını somut delil  ile ispat etmesi gerektiği, davacının  ileri sürdüğü  tüm iddiaları  haksız ve mesnetsiz olup müvekkili  şirketin, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı, bilirkişi tarafından müvekkili şirketin davacıdan hakedişe yarar bir hizmet almamasına ilişkin iddia ve itirazları hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmaması nedeniyle işbu raporun  hükme esas alınamayacağı, davacı tarafından müvekkiline usulüne uygun olmayan e- fatura düzenlenmiş olup işbu e- faturaların  müvekkiline iletilmediği, bu sebeple fatura itirazının yapılmadığı,  bu nedenle her hangi bir iade faturasının  da davacı kayıtlarında  bulunmayacağı, hatalı veya başka  bir yere giden mail veya e- iletİler davacının kaydında olmuş olması karşı tarafa ilitildiği anlamı çıkmayacağı,  bilirkişinin kopyala yapıştır ile e- tesbiti dahi olmayan e- faturaların geçerliliğinin kabul edilmeyeceği, yani davacının  davasının  bu delil ile ispatının  mümkün olmadığı, Bilirkişi raporunda sadece davacının  ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılmış olup,kendi  iddiaları ve delilleri hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, davacı firmadan  hak edişe yarar herhangi bir ürün ve hizmet alınmamış olup  faturalara konu ürünlerin  müvekkili şirkete teslim edilmediği, ayrıca icra takibine  konu fatura  içeriğindeki gibi  taraflar arasında  böyle bir ifayı gerçekleştirecek  herhangi bir sözleşme  vb.  borç doğrucu  bir iş ve işlem  bulunmadığı,  dolayısıyla haksız şekilde  talep edilen fatura bedelinin  ürün ve hizmet anlamında  bir karşılığı da bulunmadığı, nitekim Yargıtay kararlarında da taraflar arasındaki temel ilişkinin gereği gibi yerine getirilip getirilmediği hususunun araştırılması gerektiği ve bu konuda ispat yükünün davacı tarafın üzerinde olduğunun vurgulandığı,(emsal nitelikte Yargıtay  11. HD., T. 5.5.2005, E. 2004/7832, K. 2005/4738:  sayılı ilamı,Yargıtay 23.Hukuk Dairesi'nin 2015/7613 E. 18.01.2016 Tarih,  2016/190 Karar sayılı  ilamı) Yargıtay kararlarından da  açıkça anlaşılacağı üzere faturaya  süresinde itiraz edilmese dahi yine bu halde faturaya konu hizmetin eksiksiz ve ayıpsız  verildiğinin davacı tarafa mutlak delillerle ispat edilmesi gerektiği, icra takip dosyası ve huzurdaki dava kapsamında davacı tarafça bu hususları ispat etmeye yarayacak bilgi / belge sunulmadığından davanın reddi gerektiği,Davacı tarafından takibe konu edilen alacak (kabul anlamına gelmemek kaydıyla)  likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden, Davacı Şirketin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, Müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığından davacı taraf takip açmakta açıkça haksız ve kötü niyetli olduğu, bu sebeple davacı taraf aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği, \"Bilirkişi sırf  davacı defterleri incelediği için farazi olarak'' e- fatura ,e-arşiv gönderildiği ve itiraz ve iade edilmediği şeklinde hukuka aykırı  beyanı ''doğru değildir. yerel mahkeme  ek rapor almadan eksik inceleme ile alınan bilirkişi raporu hükme elverişli değildir.davayı kabul etmemekle birlikte dava konusu faturalar  ttk ve vuk usulüne uygun gönderilmemiştir.bilirkişi tarafından  kaynağı olmadan ticari fatura ve gib portalı üzerinden gönderildiği beynaı doğru değildir. tamamen kopyala yapıştır ile işbu rapor oluşturulmuştur. davacı  bu durumu ispat edememiştir. bilirkişi kendi tespitleri ile kendi değerlnedirme beyanları çelişkilidir. davacı usulüne uygun defter tutamadığı için delil olarak değerlendirlmeyecektir. ayrıca bilrkişi e fatura ve e- arşiv  olarak davacının haksız tutuğu ticari  deftere göre müvekkile gönderilmediği -iletilmediği  fatura ve dayanak yazılı belge ile ispat edilmediği sabittir. takip öncesi davacı alacağının muaccel olmadığı  yerel mahkeme tarafından göz ardı edilmiştir.Bilirkişi raporundaki değerlendirme ile '' davacı alacak davasında mal sattığını iddia eden taraf karşı tarafın kabulünde değilse ispat külfeti öncelikle bu iddiayı öne sürendedir. İspatın konusu ise malın teslim edilmesidir. Malın teslim edildiği ispat edilememiş ise davalı borçlunun herhangi bir ispat külfeti altında olduğu söylenemez. Eğer alacaklı davacı malın teslimini sevk irsaliyesi ya da başkaca borçlunun imzasının içerir bir belge sunamamış ise böyle bir alacağın olduğu iddiası ispat edilmemiş sayılmaktadır. denilerek davacının iddiasını ispat edemediği sabittir.Müvekkil şirket mücbir sebep nedeni ile ticari defterleri incelmeye sunamamıştır. Zira  bu durum ile müvekkil şirket'e komşu ( dinamik oto) ünvanlı şirketin içerisinde  18.06.2024 günü çıkan yangın' da hiçbir kusuru ve kabahati bulunmayan  müvekkil şirkete sıçraması nedeni ile müvekkil işyeri emtiaları, demirbaşları ve muhasebe binasının bulunduğu arşivdeki kayıtlar ile Ticari defterler büyük zarar görmüş olduğu için işbu dava dosyasına ticari defterleri ibraz edememiş bulunmaktayız.  Müvekkil şirket kanuni ticari defter incelmesi yapılması gerekmektedir. Bilirkişi raporu müvekkil şirket  cari hesap ve  ticari defter incelemesi olmadan sadece davacı beyan ve cari hesap delilleri incelenerek tek taraflı ve yanlı rapor oluşturulmuştur.\" şeklindeki istinaf sebepleri ile  kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , itirazın iptali    talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan  İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü... Esas sayılı icra takip dosyasında; 87.750,-TL asıl alacak için, faturalara dayalı olarak takip yapılmış,davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.İtirazın iptali davası, borçlunun itirazıyla duran takibin devamının sağlanması için alacaklı tarafından takibe itiraz eden borçluya karşı açılan ve genel hükümlere göre görülen bir eda davasıdır. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. ( İİK 67 ) Dava dayanağı takip dosyasında;  davacı tarafça davalı aleyhine faturalara dayalı olarak   ilamsız icra takibi yapıldığı, usulüne uygun tebliğ edilen ödeme emrine davalı tarafça itiraz edildiği,ilamsız takibin durduğu görülmüştür.6102 sayılı TTK m.4/f.2' deki düzenlemeye göre ticari davalarda deliller ve  bunların sunulması Hukuk Usulü Kanunu' na tabidir. İtirazın iptaline konu icra takibine dayanak alacağın sebebi herhangi bir  hukuki ilişki olmakla beraber bu hukuki ilişki ve alacağın dayanağının ispatı kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir ( HMK 190 ). Davacı tarafın ,dava dilekçesi ve delil listesinde ,delil olarak \"ticari deftar ve kayıtlar\" bildirilmemiştir.Davalı taraf ,cevap dilekçesinde delil olarak \"ticari defterler\"e dayanmıştır.<br>Mahkemece öninceleme duruşmasında \" Taraflara uyuşmazlık konusu 2021-2022-2023 yılına ait ticari defterler ve kayıtların (defteri kebir, yevmiye defteri ve envanter defterinin) bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişinin iletişim kaydı ile e-mail adresini dosyaya yazılı olarak açıklamak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, 28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca kayıtları ibraz etmedikleri takdirde defter ibrazından kaçınmış sayılacakları karşı tarafın delillerini kabul etmiş sayılacakları ve haklarında TTK 83, 84, 85 ve HMK 219-222 maddelerinin uygulanacağı hususunun ihtarına, (ihtarat yapıldı\" şeklinde ara karar oluşturulmuştur.Somut olayda, davacı taraf icra takibine konu alacağın sebebinin davalı tarafa sunduğu onarım hizmetinin karşılığı olduğunu belirtmiş, alacağın ispatı yönünden ise faturaları delil olarak göstermiştir.Davalı taraf ise ,ticari defterlere delil olarak dayanmış ise de , kesin süre içerisinde bu delillerini ibraz etmemiştir.HMK' nın 222. Maddesinin 2. ve 3. Bentlerinde : \"(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter  kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. \" denilmektedir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve Yargıtay'ın yerleşik hale gelmiş emsal kararlarına göre; faturayı alan tarafın söz konusu faturayı ticari defterlere ve muhasebe kayıtlarına işlemesi faturayı düzenleyen tarafın alacağının varlığına ilişkin olarak lehine delil teşkil eder.<br>Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle; davalı taarfın ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği,yerinde inceleme yönünden irtibat hususunda da bilgi vermediği,davacı taarfın sunulan ticari defter ve belgelerinin incelendiği,  takibe konu alacağa dayanak faturaların davacı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, söz konusu faturaların davalı tarafından Gelir İdaresi Başkanlığı'na Ba formu ile beyan edildiğinden takibe ve davaya söz konusu bu faturaların e-Arşiv ve e-Fatura kapsamında elektronik ortamda davalıya iletildiğinin anlaşıldığı, Dava dosyasında yer alan 27.02.2024 tarihli, E-78889576-250.02 - 292351 sayılı Tuzla Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün  verdiği cevap yazısı ekindeki 2022 - 2023 yılı Ba Bs Formlarında;Davacı ... İş ve İstif Makineleri Tic. Ltd. Şti.'nin davalı ... ... San. ve Tic. A.Ş.'ne 2022 döneminde 7 adet belge ile KDV hariç 23.356,- TL tutarında, 2023 döneminde  7 adet belge ile KDV hariç 89.494,- TL tutarında Satım yaptığını Gelir İdaresi Başkanlığı'na beyan ettiği ve bu beyanlarının incelenen kayıtları ile uyumlu olduğu görülmüştür.Dava dosyasında yer alan 22.02.2024 tarihli, E-25643542-250.02 — 273010 sayılı Anadolu Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün  verdiği cevap yazısı ekindeki 2021, 2022, 2023 yılı Ba Bs Formlarında;Davalı ... ... San. ve Tic. A.Ş.'nin davacı ... İş ve İstif Makineleri Tic. Ltd. Şti.'den 2022 döneminde 7 adet belge ile KDV hariç 23.356,- TL tutarında, 2023 döneminde 7 adet belge ile KDV hariç 89.494,- TL tutarında Alım, yaptığını Gelir İdaresi Başkanlığı'na beyan ettiği görülmüştür.Tarafların 2022, 2023 dönemi Ba Bs beyanlarında mutabık oldukları görülmüştür.Dava dosyası kapsamında davalı tarafından davacıya kesilmiş herhangi bir iade faturasının görülmediği;  ve takibe konu faturalara ilişkin  86.368,92 TL bakiye alacağın bulunduğu tesbit ve görüşü bildirilmiştir.Davalı taarfın ticari defterlerini sunmadığı ,davacı taarf defterlerindeki kayıtların lehine delil teşkil ettiği ve alacak miktarının bu şekilde ispatlandığı anlaşılmıştır.Davalı tarafça ,faturaların tesbiğ edilmediği ileri sürülmüş ise de ;Bilirkişi tarafından yapılan incelemede; takibe ve davaya söz konusu  faturaların e-Arşiv ve e-Fatura kapsamında elektronik ortamda davalıya iletildiği tesbiti yapılmış olup,bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Diğer istinaf sebeplerinin incelenmesinde ; mahkemece ticare dafter ve belgelerin sunumu yönünden taraflara 2 haftalık kesin süre vermiş ve yasal sonucu usulüne uygun olarak ihtar edilmiştir.davalı taraf kesin süre içinde defter ibraz etmemiş,bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde \"Müvekkil şirket mücbir sebep nedeni ile ticari defterleri incelmeye sunamamıştır. Zira  bu durum ile müvekkil şirket'e komşu ( Dinamik Oto) ünvanlı şirketin içerisinde  18.06.2024 günü çıkan yangında hiçbir kusuru ve kabahati bulunmayan  müvekkil şirkete sıçraması nedeni ile müvekkil işyeri emtiaları, demirbaşları ve muhasebe binasının bulunduğu arşivdeki kayıtlar ile Ticari defterler büyük zarar görmüş olduğu için işbu dava dosyasına ticari defterleri ibraz edememiş bulunmaktayız.  Müvekkil şirket kanuni ticari defter incelmesi yapılması gerekmektedir.\" şeklinde beyanda blunmuş ise de ,bu hususta bir \"zayii belgesi\" ibraz edilmemiştir.İcra inkar tazminatı yönünden; İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer  yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir .Somut olayda ,itakip faturaya dayalı olmakla, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmadığından,bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Böylece, dosyaya sunulan deliller itibarıyla davacının alacağını ve miktarını ispatladığı, alacağın faturalara dayalı ve likit olduğu,davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşılmakla, davalı taarfın istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,  davalı  tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 5.899,86 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.474,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.429,90 TL'nin dadvalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 23/12/2025<br>\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f1cfefe560d592c9","SID":"6f34b98284be9163"}}