{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2025/356 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/794<br><br>DAVA\t: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz<br>DAVA TARİHİ\t: 28/10/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 25/11/2025<br><br>Mahkememizin 20/11/2024 tarih ve 2024/663 Esas 2024/801 Karar sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. HD' nin 08/05/2025 tarih ... Esas, ... sayılı kararı ile kaldırılarak gelmekle, Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı şirkete tahakkuk ettirilen vergi borçları nedeniyle müvekkile haciz işlemleri uygulandığını, müvekkilinin bu davayı ikame etmekte hukuki menfaati olduğu izahtan veraset olduğunu, müvekkilinin dava dışı şirkete tahakkuk ettirilen vergi borçları için kendisine haciz işlemleri uygulanması sonucunda şirkette müdür olarak gözüktüğünü kurumlardan öğrendiğini, kaydın düzeltilmesi için ... Ticaret Odasına 25/09/2024 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, başvuruya karşılık müvekkile ... tarih ve ... sayılı yazı ile talebinin reddedildiğini, 23/10/2024 tarihinde tebliğ edilerek bildirildiğini, müvekkilinin hisselerini devrettiği tarih olan 25/10/2004'den itibaren eylemli bir sürecinin söz konusu olmadığı ortada olduğundan müvekkilinin bu tarihten itibaren dava dışı şirket müdürü olmadığının tespiti gerektiğini. Fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenlerle davanın kabulüne, ... tarih ve... sayılı dava kurumun işleminin iptaline, müvekkilinin dava dışı.... Ltd. Şti'nin 25/10/2004 tarihinden itibaren müdürü olmadığının tespitine, müvekkilinin dava dışı ...Şti'nin 25/10/2014 tarihinden itibaren müdürü olmadığının tespitine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Davada, müvekkilİ müdürlükçe verilmiş bir red kararı bulunmadığını, 6100 sayılı hukuk muhakemeleri kanunu'nun 114/2 maddesi gereğince 6102 sayılı türk ticaret kanunu m. 34 göre, hmk m. 115/2 gereğince, müvekkili müdürlük yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yerleşik uygulamada bu yöndedir bu itibarla da, müvekkili müdürlükçe yapılabilecek başkaca bir işlem de bulunmadığından davacı tarafın dava konusu şirkete  karşı husumet yöneltmesi gerektiğini, davacının 25.09.2024 tarihli başvurusunun, tescil başvurusu niteliğinde olmadığını ve harç yatırılmadığı gibi müvekkili müdürlüğün 18.10.2024 tarihli cevabi yazısı da tescil talebinin reddine dair olmadığını, açıklayıcı ve bilgi mahiyetinde olduğunu, buna göre de, davacının talebinin muhatabı dava dışı şirket olmakla müvekkili müdürlüğe husumet yöneltilemeyeceğinin açık olduğunu, müvekkili müdürlüğün pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, davacının şirketin yetkilisi olmadığı yönündeki iddiaya itibar edilemeyeceğini, zira bir kişinin, limited şirketteki payını devretmesi onun müdürlük görevinin de otomatikman sona erdiği anlamına gelmeyeceğini, bu hususta davacı vekilince dayanılan herhangi bir delil bulunmadığı gibi bu iddia ancak yazılı delille ispatlanabileceğini, davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili müdürlüğün işlemi hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, bu bağlamda da, müvekkili davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle müvekkilinin ticaret sicili müdürlüğü, “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, huzurdaki davanın  öncelikle usûlden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br> Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:<br>Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 34. maddesi uyarınca ticaret sicili memurunun kararının iptali istemine ilişkindir.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun \"İtiraz\" kenar başlıklı 34.maddesinde \"(1) İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler.<br>(2) Bu itiraz mahkemece dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. Ancak, sicil müdürünün kararı, üçüncü kişilerin sicilde kayıtlı bulunan hususlara ilişkin menfaatlerine aykırı olduğu takdirde, itiraz edenle üçüncü kişi de dinlenir. Bunlar mahkemeye gelmezlerse dosya üzerinden karar verilir.<br>\" düzenlemesi yer almaktadır.<br>Buna göre, davacı ... tarafından ...'na ithafen yazılan dilekçe ile, ... Şirketinde bulunan paylarını 25/10/2004 tarihinde devrettiği ve müdürlük süresinin bittiği iddiasıyla sicil kayıtlarının düzeltilmesi talebiyle başvuru yapıldığı, 18/10/2024 tarihli karar ile şirketteki hissesini devrettiği anlaşılmış ise de müdürlük görevinin sona erdiğine dair herhangi bir ibare bulunmadığından talebinin reddine karar verildiği, red kararının davacı tarafa 22/10/2024  tarihinde tebliğ edildiği, işbu ticaret sicil memurunun kararına itiraz davasının ise sekiz günlük hak düşürücü süre içerisinde 28/10/2024 tarihinde açıldığı ve davacının aktif husumetinin bulunduğu anlaşılmıştır.<br>Davacının hissesinin tamamının 25/10/2004 tarihinde ...'e bütün hak ve hukuki yükümlülükleri ile aktif ve pasifi ile devredilmesine karar verildiği, 6183 sayılı Kanunun 35. maddesinde yer alan; limited şirketlerin ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları düzenlemesi ile; mükerrer 35. maddesinde yer alan; amme alacakları ve bu bağlamda davalı Kurumun işveren tüzel kişilerden prim ve diğer alacaklarının, tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarıyla sorumlu olacağı düzenlemesi karşısında, vergi borçları nedeniyle haciz uygulandığından bahisle müdürlük görevinin sona erdiğine dair tescil talebi reddedildiğinden işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamında dava dışı şirkete ait sicil dosyasının tamamının getirtildiği, şirket hisse devir tarihinden sonra genel kurul yapılıp yapılmadığı ve müdürlük hakkında bir karar alınıp alınmadığı hususlarının incelendiği, devir tarihinde ve sonrasında yapılan genel kurullar ve yürürlükte olan limited şirketlerde müdürlüğe ilişkin yasa hükümleri değerlendirildiğinde, davacı ...'nin dava dışı ... Şirketi'ndeki paylarını ... 12.Noterliği'nin ... tarihli  ... yevmiye sayılı limited şirket hisse devri senedi ile ...'na devrettiği, dava dışı şirket tarafından aynı tarihte tescil edilen ... yevmiye sayılı karar ile ortaklar kurulu kararı alındığı ve şirket ortaklarından ...'in on yıl süreyle münferit olarak temsil ve ilzama yetkili müdür olarak seçildiği, limited şirketlerde pay devrinin ortaklar kurulu tarafından karar alınması ile geçerlilik kazanacağı, nitekim davacı tarafından yapılan hisse devrinin usulüne uygun olduğu ve aynı gün alınan ortaklar kurulu kararı ile dava dışı ...'in münferit tek başına temsilci olarak seçilmesi sebebiyle davacının müdürlük görevinin sona erdiğinin söylenebileceği, bu durumda ticaret sicil müdürlüğü tarafından davacının başvurusu hakkında verilen red kararının yerinde olmadığı değerlendirilmekle davanın kabulüne davacı ...'nin, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...sicil numarasında kayıtlı ... Şirketi'ndeki müdürlük görevinin 25.10.2004 tarihinde sona erdiğinin tespitine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,<br>Davacı tarafından ticaret sicil memurunun kararına itiraz talebiyle açtığı davanın KABULÜ ile,<br>1-Davacı ...'nin, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ... Şirketi'ndeki müdürlük görevinin 25.10.2004 tarihinde sona erdiğinin TESPİTİNE,<br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı yasal hasım olduğundan davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yatırılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Davalı yasal hasım olduğundan davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline iadesine, <br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/11/2025         <br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır <br> <br> <br>Hakim ...<br>¸e-imzalıdır  <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6a62b5f3df589039","SID":"bc6e6a1523d8cac0"}}