{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 18/12/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/03/2025<br>NUMARASI\t\t: ....Esas - .... Karar<br><br>DAVACI\t: ...  -... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... .<br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ...\t  <br>İHBAR OLUNAN\t: ...  -...<br>\t  ...<br>İLİŞKİLİ\t: 1 -... <br>İLİŞKİLİ \t: 2 -... <br>DAVANIN KONUSU\t:Alacak <br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 29/12/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'nin .... numaralı hesabına gelen bankadaki hesaptan yetkisi sona eren davacı şirketin eski yetkilisi ... tarafından banka kayıtlarında sabit olan tarihlerde toplam 1.400.000,00 TL üzerinde bir miktarın çekildiğinin davacı şirket yetkilisi .... tarafından öğrenildiğini, davalı bankanın ....şubesinden yetkili olmayan ...'a banka memurları aracılığı ile kötü niyetli olarak paraların ödendiği bilgisinin verildiğini, 24/08/2011 tarihli ticaret sicil gazetesinde durumun yayınlandığı gerçeği karşısında bankanın yasalara uygun davranmayarak özensizce mümessilin bu konuda yetkili olup olmadığını yetkisinin devam edip etmediğini denetlemeyerek kusurlu davrandığını, davacı şirket yetkilisi .... tarafından ... ve banka sorumluları hakkında dava konusu olay nedeniyle .... Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikâyette bulunulduğunu, .... sayılı dosya ile soruşturma yapıldığını, Ticaret Sicilde ilan  tarihinden sonra davacı şirket hesabından yetkisiz olan kişiye dava konusu paraların ödendiğini beyan ederek  davacı ...' nin davalı bankanın .... Şubesindeki .... IBAN numaralı hesabından yetkisiz kişiye ödenen 1.400,000,00 TL üzerinde miktarın, şimdilik 1.000.000,00 TL'nin yetkisiz kişiye ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı bankadan tahsilini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin 17/01/2011 tarihinde .... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tescil edilerek tüzel kişilik kazandığını, davacı şirket ortaklar kurulu kararı uyarınca 17/01/2011 tarihinden 06/01/2016 tarihine kadar şirketi münferiden temsile şirket ortaklarından ...'ın yetkilendirildiğini, gerek davacı şirketin tescili gerekse de ...'ın şirketi münferiden temsili kararının 26/01/2011 tarih ve 7738 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiğini, ... ilan edilen bu karar üzerine ... Noterliği 18.01.2011 tarih ve .... yevmiye numaralı imza sirkülerini çıkarttığını, davacı şirket yetkilisi ... 17/03/2011 tarihinde davalı bankanın ... şubesine giderek, davacı şirket adına temsilen hesap açtırdığını, bu tarihten sonra davacı şirketinin davalı banka nezdindeki hesabında sürekli ve çokça yüksek meblağlı para giriş çıkışı olduğunu, 13/06/2011 tarihli şirket ortakları olan ... ve ....'nın müşterek kararıyla ...'ın sahip olduğu hisselerin ....'ya devredildiğini, yine aynı tarihli karar uyarınca ...'nın davacı şirkete beş yıl süre ile münferiden şirket müdürü olarak tayin edildiğini, davacı şirketin hisse devri ve müdür atama kararının 24/08/2011 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiğini, davacı şirket vekilinin 04/06/2012 tarihinde davalı bankanın .... Şubesi'ne yazılı olarak başvurduğunu, şirket müdürü ...'ya ait yeni imza sirkülerini sunduğunu ve davacı şirketin tüm hesaplarının hesap dökümlerini talep ettiğini, hesap dökümlerinin davacı tarafa sunulması üzerine davacı vekilinin 13/06/2012 tarihli dilekçesiyle davacı şirket hesabından yapılan ödemelerin yetkisiz kişiye yapıldığını ileri sürdüğünü ve yapılan ödemelerin kendisine iade edilmesini talep ettiğini, işbu davayı ikame ettiğini, davacı tarafın ihtarlı davetiyeye rağmen ara kararın gereğini süresi içerisinde yerine getirmediğini, davaya konu davacı şirketin hesabından yapılan ödeme işlemlerinin 22/06/2011 ile 27/10/2011 tarihleri arasında gerçekleştiğini ve bu işlemlerden davacı tarafın  04/06/2012 tarihinde davalı bankanın .... Şubesi'ne vermiş olduğu dilekçeye banka şube yetkililerince verilen cevabi yazı ile haberdar olduğu dikkate alındığında davanın zamanaşımına uğradığını, davanın açıldığı tarih olan 10/09/2014 tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, davalı banka tarafından davacı şirket ortağı ve yetkili müdürünün değiştiği 13/06/2011 tarihi ile hisse devri ve yetkili müdürün Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği 24/08/2011 tarihleri arasında eski şirket müdürü ...'a yapılan ödemelerin hukuken geçerli olduğunu, davacı şirket yetkilisi ....'nın basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, davacı şirketin uğradığını ileri sürdüğü zarardan dolayı davalı bankanın sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br> <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \"Davalı banka çalışanı olan .... hakkında .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dava dosyasında  dolandırıcılık suçundan yapılan yargılama neticesinde beraat kararının verildiği ve söz konusu kararın da Yüksek Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiğinden davalı banka çalışanının kusurunun bulunmadığı, yine yardımcı kişinin sorumluluğu bakımından ise ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile temlik eden  şirket olan ..İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile davalı banka arasında imzalanan  bankacılık hizmetleri sözleşmesinin 20.6. maddesi uyarınca davalı bankanın yardımcı kişiden dolayı sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından davacının bu iddiasına dayalı alacak talebi de yerinde görülmeyerek davacının davasının reddine, kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın tahsiline yönelik olmadığından, bu davalarda haklı çıkan yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden davalı lehine maktu vekalet ücretine\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Ticaret sicil gazetesindeki ilanların yayımıyla birlikte 3.kişileri bağlayacağını,  Mahkemece gerekçeli kararda \"temlik eden .... İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi\" ile davalı \"bankanın\" arasında imzalanan bankacılık hizmetleri sözleşmesinin 20.6. Maddesi uyarınca şirket yönetimindeki değişikliğin banka şubesine bildirilmesi gerektiği, bu hususun hem sözleşmenin 20.6.maddesinin amir hükmü hem de ticari hayatın gereği olduğu, basiretli tacirin görev ve sorumluluğu olduğu, bu nedenle davalı bankanın dava konusu uyuşmazlıkta sorumluluğunun bulunmadığı sabit olduğundan davacının davasının reddine karar verilmiştir\" şeklinde açıklama yaparak davanın reddine karar verdiğini, dosya kapsamında alınan 26/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirketi temsile yetkili (şirketin eski ortağı ve müdürü) tarafından, şirketteki hissesini devrederek 24.08.2011 tarihinde ortaklıktan ayrıldığını ve bu tarih itibariyle şirketi temsil ve ilzam yetkisi sona erdiğini, anılan hususların Ticaret Sicili Gazetesinde 24.08.2011 tarihinde ilan edilmiş olup, davalı bankanın ilan edilen hususu bilmediğinin kanuna aykırı olduğunu, çekilen tutarların yüksek montanlı olması nedeniyle, dava dışı ...'ın bu konuda yetkisinin devam edip etmediğinin denetlenmesi gerekirdi\" denildiğini ve açıkça bankanın kusur sorumluluğundan bahsedildiğini, dosya kapsamında sunulan sözleşmenin aslı bulunmamakta olup sayfalarda imza da bulunmadığını, dosya kapsamında davalı banka vekilince temlik eden ... İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile davalı bankanın arasında imzalanan bankacılık hizmetleri sözleşmesinin sunulduğu görülmekteyse de sunulan evrak suret evrağı olup aslının dosya kapsamına sunulmadığını, aynı zamanda evrakın tasdikli de olmadığını,  keza sözleşmenin sayfalarında imza da bulunmamakta olup söz konusu maddenin bulunduğu sayfanın kolayca değiştirilebileceğinin izahtan vareste olduğunu, sözleşmenin tarihi dahi bulunmamakta olup bu şekilde toplanan bir delilin hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, davanın bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak davası olduğunu, davada davalının bankacılık hizmeti sırasındaki kusurlu davranışı nedeniyle oluşan zararın dava edildiğini, Bankanın söz konusu olayda özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve şirketi temsilen işlem yapmak isteyen birisinin yetkisini sorgulamadan şirket adına işlem yapabilmesine olanak sağladığını, bankanın sorumluluğunun haksız fiil sorumluluğu değil mesleki kusur sorumluluğunun bulunduğunu, bu nedenlerle bilirkişi raporlarında da çekilen paraların ne şirketin defterlerine kaydedildiği ne de şirketin borçlarının ödenmesinde kullanılmadığının sabit olup davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi nedeniyle istinaf kanun yoluna başvurduklarını beyan etmiştir. <br> <br>Davalı istinaf cevap dilekçesinde özetle; dosyaya bankacı bilirkişi tarafından sunulan 24/02/2020 havale tarihli bilirkişi ek raporunda davalı bankanın hukuki sorumluluğunun olmadığının belirtildiğini, keza, yerel mahkeme kararın gerekçesinde de \"davalı banka arasında imzalanan bankacılık hizmetleri sözleşmesinin 20.6. maddesi uyarınca şirket yönetimindeki değişikliğin banka şubesine bildirilmesi gerektiği, bu hususun hem sözleşmenin 20.6.maddesinin amir hükmü, hem de ticari hayatın gereği olduğu, basiretli tacirin görev ve sorumluluğu olduğu, bu nedenle davalı bankanın dava konusu uyuşmazlıkta sorumluluğunun bulunmadığı sabit olduğundan davacının davasının reddine karar verilmiştir.\" şeklinde davacı tarafından basiretli tacir gibi davranılmayarak sözleşme hükümleri yerine getirilmediğinden  davalı bankanın hukuki sorumluluğunun olmadığının belirtildiğini, dolayısıyla, dosya içerisindeki deliller ve mahkeme kararı birbirine uyumlu ve hukuka uygun olduğundan, davacının istinaf talebinin reddinin gerektiğini, açıklanan nedenlerle....Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas, ....Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı tarafça yapılan istinaf başvurusunun reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yüklenmesine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br> <br>Dava, iflas masasına kayda ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br> Her ne kadar istinaf incelemesinin duruşmalı yapılması talep edilmiş ise de; HMK'nın 356. Maddesinde aynı Yasanın 353. Maddesinde belirtilen haller dışında istinaf incelemesinin duruşmalı yapılacağının düzenlendiği ve incelemeye konu dosyanın kapsamından da HMK'nın 353. Maddesi uyarınca duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden karar verilebileceği anlaşıldığından, duruşma talebi yerinde görülmemiş ve istinaf incelemesi dosya üzerinden gerçekleştirilmiştir.<br>Davacı taraf bankanın sorumluluğu hükümlerine dayanarak alacak istemiyle eldeki davayı açmış, ancak .... İflas Dairesi'nin 25/12/2020 tarih ... İflas sayılı müzekkere cevabı ile... Asliye Ticaret Mahkemesinin....Esas sayılı dosyasında davalı ... Bankası A.Ş.'nin iflasına karar verildiği, müflis hakkında verilen kararın 27/11/2020 tarihinde kesinleştiği, ikinci alacaklılar toplantısının yapılmayacağı, müflis bankanın tasfiyesinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yürütüleceği anlaşılmıştır. Dolayısıyla  davaya iflas masasına kayıt kabul davası olarak devam edilmiştir.<br>Bankacılık hizmetleri sözleşmeleri, hukuki nitelikleri itibariyle vekalet benzeri isimsiz sözleşme ya da vekalet sözleşmesi niteliğinde olup, TBK'nın 506/2 maddesi gereği, vekil (banka) üstlendiği hizmetleri, vekalet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. Bankalar gibi, devletten aldıkları imtiyazla hizmet veren kurumların, ortalama bir vekilin göstermesi gereken özenden daha yüksek derecede özen göstermesi gerekmekte olup, bankalar hafif kusurlarından dahi sorumludur. Banka  ancak,  özen borcunu ihlali sayılan kusurlu fiili bulunmadığını ispat ederek sorumluluktan kurtulabilecektir. Buna karşın, müşteriler de kendilerinden beklenen her türlü tedbiri almak ve her türlü dikkat ve özeni göstermek zorundadırlar. Bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi halinde müşterinin kendi kusurundan kaynaklanan bu durumun sorumluluğuna kusuru oranında katlanması gerekmektedir. Bu itibarla, müşterinin kusuru var ise TBK’nın 52.maddesi gereğince bu kusur, müterafik kusur olarak değerlendirilebilecektir.<br> Bu durumda banka, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirememesinde kusurlu olmadığını TBK’nın 112. maddesi gereğince ispat etmek durumunda olup ayrıca müşterisinin müterafik kusurunu da ispat etmekle yükümlüdür. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.<br><br>Bu tespit ve bilgilere göre somut olay değerlendirildiğinde; dava dışı ... tarafından.... Noterliği'nin 13/06/2011 tarih .... yevmiye numaralı Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmesi başlıklı sözleşme ile temlik eden şirket olan ....İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ndeki hisselerinin ....'ya devredildiği, söz konusu bu devrin limited şirketin ortaklar kurulunun 13/06/2011 tarih 6 sıra nolu kararı ile onaylandığı, 24/08/2011 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde şirkete ait hisse devri ve temsile ait evrakların yayımlandığı, daha sonra ise temlik eden  şirket olan .... İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin vekili tarafından 04/06/2012 tarihinde davalı bankanın .... Şubesi'ne başvurularak şirket müdürü olan ....'ya ait yeni imza sirküleri sunulduğu anlaşılmıştır. <br>Her ne kadar davacı vekili, bankanın objektif özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle istinaf talebinde bulunmuşsa da, dosyada mevcut taraflar arasındaki Bankacılık Sözleşmesinin 20.6  maddesinde, tüzel kişi yetkilisinin/yetkililerinin yetkilerinin sona ermesi , geri alınması, Ve/veya değişmesi halinde bu durum yazılı olarak hemen bankaya bildirilecektir.Mevzuatın öngördüğü belgelerle birlikte bu kimselerin yetkilerinin geri alındığı ya da değiştirildiği bankaya yazılı olarak bildirilmedikçe tasarruf yetkileri yürürlükte kalacaktır. Ticaret sicil gazetesinde ya da başkaca herhangi bir yayın organında yetkinin geri alınması ya da değiştirilmesi hakkında yapılacak yayınlar tüzel kişi müşteri tarafından bankaya bildirilmedikçe bankayı bağlamayacaktır. \" şeklinde  kararlaştırıldığı, davaya konu işlemin de bu kapsamda olduğu anlaşılmakla mahkeme kararı yerinde olup davacının esas ve usule yönelik istinaf itirazları yerinde görülmeyip; davacı tarafın  istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/03/2025 tarih, ... Esas, .... Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/12/2025<br>\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Katip ...<br> <br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae49c0a674ef6e37","SID":"2ab9b0fd04aab2c9"}}