{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2025/569 - 2025/2535<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2025/569 <br>KARAR NO\t: 2025/2535                                                       T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/03/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/106 E.  -  2020/78 K.<br><br><br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/03/2020 Tarih ve 2019/106 Esas - 2020/78 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili,  müvekkilinin 35'ten fazla sayıda ülkede \"...\" markasıyla ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, müvekkilinin 2018/48974 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunun 2011/45567 ve 90/008849 sayılı markalarla SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını, redde mesnet markaların ürün listelerinin de başvuru markasının kapsamındaki mal ve hizmetlerden farklı olduğunu, bu nedenle başvurunun SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca reddine dair YİDK kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın 03/01/2019 tarih ve 2019/M-20 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, başvuru konusu marka ile redde mesnet markalar arasındaki benzerliğin, iltibasa yol açıp açmayacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olduğunu, başvuru konusu marka ile redde mesnet markaların aynı/aynı tür mal/hizmetleri kapsadıklarını, davacı vekilinin aksi yöndeki iddialarının hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, kısmi ret gerekçesi 2011/45567, 122591 sayılı markalar ile dava konusu 2018/48974 sayılı markanın ayniyet/ayırt edilemeyecek benzerlik şartının sağlandığı, bu nedenle anılan tescilli markaların, dava konusu reddedilen malların tesciline engel oluşturduğu, TÜRKPATENT YİDK’nın 03/01/2019 tarih ve 2019/M-20 sayılı kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.   <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, itiraza mesnet 02/11/1990 başvuru tarihli 90/008849 sayılı markanın hükümsüz kılındığını, bu markaya dayalı olarak verilen YİDK kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, başvuru markası ile redde mesnet markalar arasında dikkat çekici farklılıkların bulunduğunu, markaların aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadıklarını, kapsamlarındaki malların da aynı ya da aynı tür olduğunun söylenemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, başvurunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali  istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>İşlem dosyasının incelenmesinden; davacının 2018/48974 sayılı ve \"...\" ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvuru kapsamında 29, 30 ve 32.sınıf malların yer aldığı,  Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 90/008849 sayılı \"...\" ibareli ve 2011/45567 sayılı \"...+şekil\" ibareli markalara  dayalı olarak  başvurunun, 32.sınıf mallar yönünden tamamen, 29 ve 30.sınıf mallar yönünden kısmen 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca reddedildiği, davacı tarafından bu karara karşı gerçekleştirilen itirazın YİDK'nin 2019-M-20 sayılı kararı ile reddine karar verildiği, kararın 11/01/2019 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, iş bu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 11/03/2019 tarihinde  açıldığı anlaşılmıştır.<br>\tMarka hukukuna hakim olan öncelik ve bir markanın tek bir sahibinin olması gerektiği ilkesi ile 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç bendine göre, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markalar tescil edilemez. Burada bahsedilen ayniyet olgusuyla bir markanın tamamen taklit edilmesi, ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olgusuyla ise başvuruya konu markanın tescilli markanın birebir aynısı olmamakla birlikte ilk bakışta fark edilemeyecek derecede aynı olan ve bu hususun ispatına dahi gerek duyulmadan ancak dikkatli inceleme sonucu farkın anlaşılabileceği ibare ve şekilleri taşıyan işaretler kastedilmektedir.<br>\t6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç bendi uyarınca, ... tarafından re'sen uygulanacak mutlak ret nedeni kapsamında bir marka başvurusunun reddedilebilmesi için başvuru konusu işaretle önceki tarihte tescil edilen veya tescil başvurusu yapılan markaların hem emtia listelerinin aynı veya aynı tür mal ve hizmetleri kapsaması hem de marka işaretlerinin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması gerekir. Anılan hüküm, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi hükmünden farklı olarak, ayırt edilemeyecek kadar benzer olmayı aramaktadır. Yine 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi hükmünden farklı olarak 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç bendi hükmünde, \"markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali\"nden ayrıca söz edilmemiştir. Bu durumda, 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin, iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerekir.<br>\tSomut uyuşmazlıkta, dava konusu marka ile redde mesnet markaların düzenlenme biçimleri, yazım tarzları ve dava konusu başvuruda yer verilen şekil unsuru dikkate alındığında, başvuru konusu işaret ile redde mesnet markalar arasında aynılık ya da  ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığı, dava konusu başvuruya 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, zira bu maddeye göre benzerlik olgusunun dar yorumlanmasının gerektiği, başvuru markası ile redde mesnet markalar arasında \"...\" ibaresinin ortaklığından kaynaklanan sesçil ve anlamsal bir benzerlik olmasına rağmen, içerdikleri sair unnsurlar ve tertip tarzları itibariyle, ilk bakışta ayırt edilemeyecek ve başka bir araştırma yapılmasını gereksiz kılacak derecede benzerlikten söz edilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varıldığından, 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesine dayalı mutlak tescil engelinin bulunmadığı kabul edilmiştir.<br>Dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında aynılık ya da ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olup olmadığının, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairemizce  dosya kapsamındaki bilirkişi raporuna itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine ihtiyaç duyulmamıştır. Öte yandan marka işaretleri arasında SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında benzerlik söz konusu olmadığından marka kapsamlarındaki emtialar yönünden karşılaştırma yapılmasına da gerek görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında benzerlik olmadığı, dolayısıyla dava konusu YİDK kararının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 05/03/2020 gün ve 2019/106 Esas - 2020/78 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın KABULÜ ile TÜRKPATENT YİDK'nin 03/01/2019 tarih, 2019-M-20 sayılı  kararının İPTALİNE,<br>\t3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 571,00-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t5-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 1.800,00-TL bilirkişi ücreti, 80,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 290,00-TL tebligat ve posta giderleri, 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamı 3.853,10-TL yargılama giderine 44,40-TL peşin harç, 44,40-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 3.941,90-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\t6-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde ve istinaf aşamasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t8-Davacıdan peşin olarak alınan 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/12/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d1a685fd27220f3d","SID":"a70d8c8a97b04fa0"}}