{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/1248 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1483<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/03/2022<br>NUMARASI\t: 2021/62 Esas, 2022/39 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 26/11/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 356. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili şirketin 1986 yılından bu yana halı, dokuma ve ev tekstilinin dahil olduğu sektörde faaliyet gösterdiği, ilk olarak 16.04.1990 tarihinde “...” ibaresini mal ve hizmet listesinin 24. Sınıfı için 118733 numara ile TPMK nezdinde marka olarak tescil ettirdiğini, daha sonra 24, 25 ve 35. Sınıflar için ... numarayla usulüne uygun olarak tescil edilip koruması halen devam eden “...” ibareli markanın da 13.12.1999 tarihinden bu yana yasal sahibi olduğunu, ... ibaresinin ticaret unvanının da unsuru olduğunu ve usulüne uygun tescil ve ilan edilmiş ticaret unvanlarının TTK çerçevesinde korunduğunu,  davalı şirketin ... ibaresini hem ticaret unvanında hem de markasal olarak kullandığını, davalının ... Halı ve Ev Tekstili San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanı altında davaçıya ait sicil çevresinde kullandığını, bu unvanın çekirdek/kılavuz unsuru olan ... ibaresini ticari işlemlerinde ve iş evraklarında kullandığını, davacı tarafça Ankara 33 Noterliği'nin 11.01.2018 T. ve ... yevmiye nolu ihtamame ile tecavüz ve haksız rekabet mahiyetindeki eylemlere son verilmesinin talep edildiğini, davalının bir kısım eylemlerini ikrar etmesine rağmen halen devam ettiğini, davacı şirketin ticaret unvanını 1986 yılından beri tescilli olarak kullandığını, ... ibaresinin 1990 yılından beri marka tescilinin bulunduğunu, her iki  unvanın ... ibaresinin birebir aynı olduğunu, tarafların aynı sicil çevresi olan İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunda kayıtlı olduğunu, tarafların faaliyet amaç ve konularının aynı veya benzer olduğunu, müşteri çevreleri ve tedarikçi firmaların iki şirketi karıştırdıklarını hatta birinin iş evrakını diğerine gönderdiklerini belirterek davalının ticaret unvanının sicilden terkinini, davalının davacıya ait tescilli markaları aynı veya benzer ürünler üzerinde kullandığını, marka hakkına tecavüzün durdurulmasını, davacı şirketin piyasada uzun yıllardır. bilinen ve tanınan bir şirket olduğunu, davalının ... ibaresini kullanmasının karıştırılmaya yol açtığını, haksız rekabetin, markaya ve ticaret unvanma tecavüzün tespiti ile men'ini, ticaret unvanının sicilden terkinini, davalının elde ettiği kazanç üzerinden hesaplanacak şimdilik 1.000,00 TL maddi 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 16.02 2016 tarihi itibariyle kurulduğu, esas itibariyle halı, kilim ve yer kaplamaları alanında faaliyet gösterdiği, tüm resmi yazışmalarında ve ticari ilişkilerinde tescilli ticaret unvanını tam olarak kullandığı ancak ... ibaresini markasal olarak kullanmadığını, bugüne kadar ... markası ile üretilmiş ve satışa sunulmuş tek bir ürününün dahi bulunmadığı, tarafların iş alanlarının farklı olduğu, davacının ... ibaresinin markasal olarak kullanıldığına dair herhangi bir delil veya emare gösteremediğini, markanın ve ticaret unvanının ayırt edicilik işlevi bulunduğu, markanın tescil edildiği  sınıflarda koruma sağladığını, davacının döşemelik, perdelik ve kumaş alanında tescilli olduğu, marka hakkına tecavüizün söz konusu olmadığı, TK m. 50 uyarınca tescilli ticaret unvanı kullanım hakkının sahibine ait olduğu, tescilli ticaret unvanı kullanımının yasal olduğu ve marka hakkına tecavüz veya haksız rekabet teşkil etmeyeceği, terkin talebinin yasal dayanağı bulunmadığı, herhangi bir isim ya da işarete, ticaret unvanında yer verilerek başvuruda bulunulması halinde sicil dairelerinde sadece daha önce kayıtlı ticaret unvanları dikkate alınarak unvana ayırt edici ek alınmasının istendiği (TK m. 45), marka hakkı sahibine ticaret unvanına itiraz hakkı tanıyan bir düzenlemenin mevcut olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNİN 22/03/2022 TARİH VE 2021/62 ESAS, 2022/39 KARAR SAYILI KARARI:\"...1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalı kullanımlarının davacıya ait marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, 2-Davalıya ait ticaret unvanında yer alan ... ibareli ticaret unvanının sicilden terkinine, 3-Maddi tazminat talebi bakımından TBK m.50 ve m.51 uyarınca takdiren 70.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,4-Manevi tazminat talebi bakımından 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" Şeklinde karar vermiştir, kararı davacı ve davalı vekilleri istinaf etmiştir.<br>DAİREMİZİN 13/06/2024 TARİH VE 2022/2068 ESAS, 2024/1150 KARAR SAYILI KARARI\"1-Davacı vekilini istinafının ESASTAN REDDİNE- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,2- 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi  22/03/2022 gün ve 2021/62 Esas - 2022/39 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalı kullanımlarının davacıya ait marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, -Davalıya ait ticaret unvanında yer alan ... ibareli ticaret unvanının sicilden terkinine, -Maddi tazminat talebi bakımından TBK m.50 ve m.51 uyarınca takdiren 70.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,-Manevi tazminat talebi bakımından 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\"Şeklinde karar vermiş, kararı davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.Yargıtay 11.HD'nin 22/05/2025 Tarih ve 2024/5261Esas, 2025/3619 Karar sayılı bozma ilamında; \"..İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Davalının temyiz itirazlarına gelince; Somut olayda uyuşmazlık, davalının tescilli ticaret unvanında da yer alan \"...\" ibaresi kullanımının, markasal kullanım olup olmadığı noktasında toplanmıştır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29. maddesinde markaya tecavüz sayılan fiiller düzenlenmiş olup bu hükümde marka sahibinin izni olmaksızın, markayı aynı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen biçimlerde kullanmanın da marka hakkına tecavüz oluşturacağı belirtilmiştir. Bu maddenin ikinci fıkrası uyarınca marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek marka hakkına tecavüz oluşturacaktır. Aynı Kanun'un 7/3-e hükmü uyarınca işaretin ticaret alanında ticaret unvanı ve işletme adı olarak kullanılması da anılan maddenin ikinci fıkrası uyarınca yasaklanabilir. Anılan  hükümler  uyarınca davalının tescilli ticaret unvanı kullanımı ancak markasal kullanım teşkil ettiği takdirde davacı markasına tecavüz söz konusu olacaktır. Davalının markasal kullanımına ilişkin dosyaya sunulan ve bilirkişi raporunda da incelenen, davalı şirketin web sayfa görüntüsündeki kullanımlarının \"...\" ibaresi ön plana çıkarılmadan yalnızca ticaret unvanının ticaret sicilindeki tescilli şekli ile olduğu anlaşılmıştır. O halde Mahkemece davalı kullanımlarının tescilli ticaret unvanı kapsamında kaldığı, davalının markasal bir kullanımının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçe ile yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.\" Şeklinde karar vermiştir.<br>GEREKÇE<br>Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Dairemizce yapılan istinaf incelemesinde gerekçe yönünden davalının istinaf isteminin kabulüne, davacının istinaf isteminin reddine, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Dairemiz kararı yönünden yapılan temyiz incelemesinde davacının temyiz isteminin reddine, davalının temyiz isteminin kabulüne, kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamı sonrasında duruşmalı olarak inceleme yapılmış, davacı vekili bozmaya karşı direnilmesini, davalı vekili bozmaya uyulmasını talep etmiştir. Yargıtay bozma ilamı usul ve yasaya uygun olduğundan bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. \tSomut uyuşmazlıkta; davalının markasal kullanımına ilişkin dosyaya sunulan ve bilirkişi raporunda da incelenen, davalı şirketin web sayfa görüntüsündeki kullanımlarının \"...\" ibaresi ön plana çıkarılmadan yalnızca ticaret unvanının ticaret sicilindeki tescilli şekli ile olduğu, davalı kullanımlarının tescilli ticaret unvanı kapsamında kaldığı, davalının markasal bir kullanımının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.Bozma kararı sonrasında yeniden hüküm kurulurken YHGK 2021/10-675Esas, 2021/1458 Karar sayılı ilamı dikkate alınarak, Dairemizin kaldırma ve yeniden esas hakkında hüküm kurma kararı ile ilk derece mahkemesinin kararı hukuki varlığını kaybetmiş olduğundan istinaf isteminin kabulü/reddine dair değerlendirme yapmaksızın  davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının davasının REDDİNE,2-İlk derece mahkemesi yargılaması yönünden; -Alınması gereken 615,40 TL ilam harcından, peşin alınan 187,86TL harcın mahsubu ile bakiye 427,54TL harcın, davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen tecavüz ve haksız rekabet talepleri yönünden davalı  yararına hesap olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat miktarı yönünden davalı yararına hesap olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden davalı yararına hesap olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3-İstinaf ve temyiz yargılaması yönünden; -Davacının istinaf talebi reddedildiğinden, davacıdan alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,-Davalının istinaf talebi kabul edildiğinden, peşin alınan 1.366,70TL harcın karar kesinleştiğinden istek halinde davalıya iadesine,-Davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, -İstinaf ve temyiz aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70TL istinaf yoluna başvurma harcı, 2.107,80TL temyiz yoluna başvurma harcı ile 425TL pos, teb, müz, istinaf ve temyiz giderleri olmak üzere toplam 2.753,50TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,-İstinaf incelemesi duruşmalı yapıldığından ve bir duruşma icra edildiğinden davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 22.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,  4-Gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/11/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"96f0d0a9957bf637","SID":"579c730c1b85007d"}}