{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/599 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1509<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/01/2024<br>NUMARASI\t: 2021/171 Esas, 2024/9 Karar<br>ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA<br>ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA<br>DAVALARIN KONUSU\t: Marka (Tecavüzün Tespiti ve Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 27/11/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA:<br>Dava ve birleşen davada davacı vekili  dava dilekçelerinde özetle; müvekkilinin Dünya çapında tescilli 6 adet markası, Türkiye’de de 28.08.2001  tarihinde 2000/11731 numarasıyla TPE nezdinde tescil edilmiş 1 adet “...” markası bulunan, tekstil sektöründe belirli bir tanınmışlığa sahip olan  tekstil ve ... makinesi üreticisi olduğunu, Müvekkiline ait “...” markasının WIPO nezdinde 7. Sınıfta  15.05.2000 tarihinde 733 318 numarasıyla tescilli olduğunu, Davalı şahsın, firmasının tanıtımını yapan çeşitli internet sitelerinde faaliyet alanını  \"... makinesi alım satımı\" olarak belirtip satışını yaptığı makineler arasında  müvekkili olduğu şirkete ait marka makinelerin de bulunduğunu açıklamasına rağmen;  gerçekte kendi taklit markasına ait makinelerin satışını yaptığını, davalının katalog ve  ilanlarını görerek müvekkilinin sahip olduğu markaya ait makinelerin satıldığını sanan  alıcılar davalı yana müracaat ettikleri esnada ayırt edilemeyecek kadar benzer olan işbu dava ile iptalini talep ettikleri davalı şirketin \"... ibareli ürünleri ile  karşıya kaldıklarını, davalının ürünlerinde kullandığı '...' ibaresinin müvekkilinin uluslararası alanda tescilli maruf markası ... ile gerek  fonetik gerekse görünüş anlamında büyük benzerlik gösterdiği ve alıcıda ciddi şekilde iltibas yaratacağını, söz konusu fiili durumun tespiti amacıyla İstanbul 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk  Mahkemesi’ne delil tespiti talebiyle başvurulduğunu, Mahkemenin 2019/285 D. İş  sayılı dosyasından verilen 2019/285 numaralı kararın bilirkişi raporunun dosyaya  sunulduğunu, raporda ayrıca 2013/83213 başvuru numarasıyla “...” ibaresini  içeren markanın TPMK nezdinde davalı taraf adına tescilli olduğunun görüldüğü, Markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, sözü edilen bilirkişi raporunda “...” ibaresinin, müvekkilinin markası olan  ... ... ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunun tespit edildiği, müvekkili olan şirketin Türkiye’de tanıtım amaçlı farklı tarihlerde fuarlara katıldığını,  çeşitli ilanlarda bulunduğunu, rüştünü ispatladığını ve markalarının TPE nezdinde  tescilli olduğunu dolayısıyla davalı marka sahibinin kötü niyetli olduğunu, dava konusu olayla kötü niyet bulunduğundan zamanaşımı süresinin uygulanmasının  dürüstlük kuralına aykırı olacağı, davalı şahsın, müvekkiline yönelik dava konusu fiillerinin SMK m.29’da açıklanan  “marka hakkına tecavüz” kapsamında olduğunu, davalı şahsa ait markanın haksız yere müvekkilinin şirketine ait markanın  tanınırlığından yararlanıp haksız kazanç elde ettiğini, bu sebeple yoksun kalınan kar  hesaplanırken bu durumun da göz önünde bulundurulup SMK m.151/2/b’deki  hesaplama yöntemi olan “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net  kazanç”a göre hesaplama yapılması gerektiği, düşük kalitede üretilen “...” ibareli markanın ürünlerinin, müvekkilinin  yüksek kalitedeki “... ...” markasının ürünleriyle müşteri nezdinde  yaşanan karışıklık nedeniyle müvekkilinin itibar kaybına uğrayıp manevi olarak da zarar gördüğünü, davalı tarafın 2016 ve 2018 yıllarında fuarlara katıldığını iddia ettiğini, kabul  anlamına gelmemek kaydıyla bu tarihlerde müvekkilinin şirketinin davalının  markasından haberdar olduğu varsayılsa 5 yıllık sürenin geçmediğinin açıkça  görüleceğini, birleşen davada ise davalı tarafın kötüniyetini farkedip hukuki girişimlere başladıkları tarihten sonra bu  defa TPMK nezdinde 02.03.2020 tarihinde yeni bir marka tescil başvurusunun  yapıldığı ve bu başvurunun ... numarası ile tescil edildiğinin anlaşıldığı, TPMK’da Davalı şahıs adına kayıtlı bulunan...numaralı ... ibareli  markanın açıklanan sebeplerle sicilden terkinini, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni refi ile tazminat istediklerini  talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 25/04/2023 tarihli ıslah dilekçesinde; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yoksun kalınan maddi kazanç talebini 10.000 TL'den ıslah yolu ile 1.388,573,94 TL arttırarak 1.398.573,94 TL’ye çıkarttıklarını beyan etmiştir. <br>CEVAP:<br>Dava  ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçelerinde özetle;<br> müvekkili olan şirketin markasının tescil edildiği 6.08.2014 tarihinden davanın öaçıldığı 13.05.2020 tarihine kadar, SMK’nin 25/6 maddesinde öngörülen 5 yıllık hak  düşürücü sürenin geçtiğini, davacı firmanın Türkiye temsilcisi olan “... ...” markası ile katılan  “... MAKİNELER VE MOTOR SAN. AŞ. ve ... firmaları  ile 2016 ve 2018 yıllarında “26. Uluslararası ... Makinesi Fuarı” isimli aynı  fuara katıldıklarını, müvekkilinin şirketinin “.../TEKNOLOJİ” dergisinin Mart/2017  sayısının 55. Sayfasının tamamına reklam verdiğini, sektörün tanınan, bilinen ve güvenilen firmaları arasında yer aldığını, dolayısıyla müvekkili olan şirketin  kötüniyetli olduğu iddiasının kabul edilemeyeceği, günümüzde davacı şirkete ait “... ...” markasının sektördeki pazar  payının, müvekkilinin şirketinin pazar payının onda biri olduğunu, davacı şirketin  kendi kusuruyla kaybettiği pazar payını yeniden elde edebilmek için müvekkilinin  şirketi aleyhine işbu davayı açma yolunu seçtiğini, kullanılan “...” kelimesinin, davacı şirkete ait “...” kelimesini iltibas  etmesinin bir marka tecavüzü niteliğinde olmadığını, “...”nin coğrafi bir bölge  adı olup hiçbir firmanın tekelinde olmadığını, hedef kitle olan sektörel tüketicilerde, bilinç düzeyinin daha fazla olduğu, malı satın  alırken daha fazla araştırma yapıldığı ve bu kişilerin karıştırma ihtimalinin oldukça  düşük olduğu, davacı şirketin “...” ibareli markasının önünde örgüyü çağrıştıran “ŞEKİL”  bulunduğu, dolayısıyla iki markanın okunuşunun ve fiziki görünüşünün (şekli),  birbirine benzemediği, davacı vekilinin markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal  benzerlik olduğu yolundaki iddiasına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, davalının “...” marka dikiş makinalarını, davacı şirketin hitap ettiği kişilere  değil, zaman içerisinde kendisinin oluşturduğu, her iki markayı birbirinden ayırt  edebilen, pazarladığı makinaların markasını, menşeini, fiyatını bilen kişilere  pazarladığından, davacı vekilinin “taklit” ve “haksız kazanç” iddialarının tamamen asılsız olduğu, davacı yanın yargılama devam etmekteyken, İstanbul Beyoğlu 38. Noterliği’nin 2  Haziran 2022 tarihli ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile kesinleşmiş bir mahkeme hükmü niteliğinde olmayan ve herhangi bir icra kabiliyeti haiz bulunmayan  11.04.2022 tarihli bilirkişi raporuna dayanarak müvekkilinin 3-6 Ağustos 2022 tarih  aralığında CNR Fuar Merkezinde düzenlenecek olan ... Makineleri Fuarına  katılmamasını aksi takdirde müvekkilinin aleyhine yaptırım uygulanacağını ihtar ederek müvekkilinin marka kullanımını ve ticari faaliyetini sekteye uğratmaya çalıştığını, davacı yanın 20.07.2022 tarihli beyan dilekçesiyle Sayın Mahkeme’den müvekkilinin  fuara katılmasını önlemeye yönelik bir ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği  ancak bu talebinin Sayın Mahkeme’ce kabul edilmediği, müvekkilinin uzun yıllardır kendi adına tescilli asıl davaya konu markasıyla tekstil ve ... makinaları sektöründe edinmiş olduğu tanınırlık ve olumlu marka imajını yeni bir markayla sürdürmek amacıyla birleşen davaya konu markasını “seri marka” olarak yarattığını ve tescil ettirdiğini beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:<br>\"...  Dosya kapsamından, davacı şirket “...” markasının 07. sınıfta 15.05.2000 tarihinden itibaren tescilli olduğunu gösterir WIPO nezdindeki marka tescil bilgileri (uluslararası marka tescili Çin, Fransa, Almanya, İtalya, Portekiz, İspanya, Türkiye, Birleşik Krallık), markasını kullandığı ve sektöründe tanınan bir marka olduğu,  önceki markanın tanınmış marka olmasının tek başına kötü niyeti ispata yeterli olmamasına karşın; davacı tarafından delil olarak dayanılan davalının “...” markalı makinelerinin satımıyla ilgilendiğine yönelik açıklamaları içerir internet sayfası içeriğine göre “...” markasına davalı tarafça internet sitesinde yer verildiği, başkaca uzak doğu dikiş makineleri markalarına da sitede yer verildiğine yönelik bilişim uzmanının raporunun bulunduğu, Davalının -internet arşiv kaydına göre 19.04.2015 tarihi veya daha öncesinde internete yüklendiği anlaşılan- http://www.firmasayfasi.com/sirketler/sjgoa/atak-makina-ltd-sti/ uzantılı internet  sayfasında “Brother, Juki, Siruba, ... her türlü dikiş makinesi alım satım yapmaktayız” şeklindeki beyanında üçü Japon markası (Brother, Juki, ...) ve biri Tayvan markası (Siruba) olan dikiş makinelerine yer vermiş olduğu; davalının bu açıklamasından, davacının “...” esas unsurlu markasından haberdar olduğunun anlaşıldığı; SMK m.155 uyarınca  sonraki marka sahibinin önceki tescilli hak sahiplerine karşı marka tescili savunmasına dayanak  yapamayacağı da değerlendirilerek; davalının ... tescil nolu “...” markasını tescil ettirmede iyiniyetli olmadığı kanaatiyle SMK m. 6/9’a dayalı  hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğunun kabul edilebileceği kötü niyet koşullarının somut olayda gerçekleştiği kanaatine varılmıştır.  <br>... davaya konu edilen markalardaki “A” harfleri davaya mesnet markada olduğu gibi kırmızı üçgen ile birlikte aynı şekilde kullanılmış olduğu, “...” ve “...” ibarelerinin yazı stili, karşılaştırmaya tabi markalarda yer alan ilk 3 harf olan .... unsurlarının tüm markalarda bitişik / arada boşluk olmaksızın yazıldıkları, markaların okunuşları da birbirilerine oldukça benzer oluşu, ilgili ibarenin yurtdışında ve ülkemizde davacı yan tescil müracaata konu edilmiş olması, ilgili ibarenin yurtdışında ve ülkemizde tescil müracaatına konu edildiği mal ve hizmet sınıfları ile aynı / benzer sınıflarda davacı adına tescil müracaatına konu edilmiş olması da dikkate alınarak   daha önce tescil edilmiş davacı tarafın markalarındaki kelime unsuru birebir aynı şekilde davalı tarafça kullanıldığı da gözetilerek davalı kullanımının kelime unsuru birebir aynı şekilde bulunduğundan ve tescilli sınıflarında benzerlik bulunduğundan ötürü tüketici nezdinde markalar arasında ilişkilendirme suretiyle karıştırılma ihtimalini mevcut olduğu SMK madde 29 uyarınca marka hakkına tecavüz oluşturduğuna, davalı kullanımlarının davacıya ait marka hakkına tecavüz  teşkil ettiğinin tespiti ile,  markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin bulunduğu dolayısıyla davalı yanın tespit edilen kullanımlarının, müşteri kitlesi üzerinde kötü bir intiba yaratabileceği davalı adına TPMK nezdinde 2013/83213 numara ile 2020/26469 numara ile tescilli ... ibareli marka tescillinin davacı adına 2000/11731 numara ile  tescilli ... ibareli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, dair karar vermek gerekmiştir. ...Davacı vekili tazminat taleplerini asıl dava yönünden 6769 sayılı SMK'nın 151/2-b uyarınca hesaplanmasını talep etmiş, birleşen dava yönünden ise tazminat taleplerinden feragat edilmiştir.SMK’nın 151/2-b bendi kapsamında; “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç” hesaplamasında davalı tarafa ait incelemeler neticesinde, 2013-2020 yıllarında toplam 922.895,73-TL’nin USD karşılığı toplam 200.400,34-USD olarak hesaplanmış, 200.400,34 USD’nin dava tarihindeki karşılığı ise (200.400,34*6,9789) 1.398.573,94- TL olarak hesaplanan bilirkişi raporundaki denetime açık mali bilirkişi incelemesine itibar edilmiştir.Davacı manevi tazminat da talep etmiştir.  Manevi tazminat yönünden marka hakkına yapılan tecavüzün niteliği, ,davacının manevi ticari varlığında  meydana gelen  kayıp  durumu,  manevi tazminatın amaç ve içeriğine, hak, nesafet ve adalet ilkesine keza manevi tazminatın, maddi bir zenginleşme talebinden çok manevi tatmine yönelik bir talep olması, dolayısıyla somut olaya göre  davalının davacı markasına tecavüz teşkil edecek şekilde kullanılması dikkate alınarak, asıl dava yönünden 30.000,00 TL manevi tazminatın  dava tarihinden itibaren başlayacak reeskont faizi ile birlikte davalıdan  alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın  reddine, karar vermek gerekmiştir.Davacı yan tarafından talep edilen itibar tazminatı; SMK'ya göre sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarının zarara uğraması halinde gündeme gelen bir tazminat olduğundan,  dosya kapsamına sunulan  veriler ve bilirkişi raporundaki tespitlere nazaran davacı tasarımının itibarını zedeleyecek nitelikte olduğundan 10.000,00 TL itibar tazminatının  dava tarihinden itibaren başlayacak reeskont faizi ile birlikte davalıdan  alınarak davacıya verilmesine, dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>Davacı vekili birleşen dosyadaki maddi ve manevi tazminat talepleri konusunda feragat dilekçesi verdiğinden,  davacının maddi ve manevi tazminat  taleplerinin feragat nedeni ile ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir. <br>A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN; <br>1-Davalı adına TPMK nezdinde 2013/83213 numara ile tescilli ... ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 2- Davalı adına TPMK nezdinde 2013/83213 numara ile tescilli ... ibareli marka tescillinin davacı adına 2000/11731 numara ile tescilli ... ibareli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, haksız rekabetin önlenmesine,3-1.398.573,94 TL maddi tazminatın 10.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren, 1.388.573,94 TL'sine ıslah tarihi olan 25/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan  alınarak davacıya verilmesine, 4-30.000,00 TL manevi tazminatın  dava tarihinden itibaren başlayacak reeskont faizi ile birlikte davalıdan  alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın  reddine,5-10.000,00 TL itibar tazminatının  dava tarihinden itibaren başlayacak reeskont faizi ile birlikte davalıdan  alınarak davacıya verilmesine,6-Hükümsüzlük kararı yönünden hüküm özetinin Türkiye'de yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalıya ait olmak üzere kararın kesinleşmesine müteakip bir defaya mahsus ilanına, <br>B-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;<br>1-Davalı adına TPMK nezdinde 2020/26469 numara ile tescilli  ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 2-Davalı adına TPMK nezdinde 2020/26469 numara ile tescilli ... ibareli marka tescillinin davacı adına 2000/11731 numara ile tescilli ... ibareli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, haksız rekabetin önlenmesine,3-Davacının maddi ve  manevi tazminat  taleplerinin feragat nedeni ile ayrı ayrı reddine\"<br>Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:<br>Asıl ve Birleşen davada davalı vekili istinaf isteminde özetle;Davacının tescilli markası ile müvekkilinin markasının farklı olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, hükümsüzlük kararını kabul etmediklerini, markaların genel halk değil profesyonel tüketici kesimine hitap ettiğini, müvekkilinin tekstil ve ... makineleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, makinaları Çİn'den getirdiğini ve ağırlıklı olarak Türkiye'de tekstil  ve ... sektöründe imalatçı olan firmalara toptan satış gerçekleştirdiğini, hitap ettiği kesimin bilgi ve dikkat düzeyinin açık olduğunu, Anlamsal/kavramsal açıdan da farklı olduğunu, ... kelimesini nJaponya da bulunan bölge adın olduğunun dava dilekçesinde davacı tarafça beyan edildiğini, müvekkilinin ... markasının ise ... Osmalıca'da kuş kursağı, kuşlar için sindirimin ilk başladığı yer anlamına geldiğini, tekstilimn ilk aşaması anlamında markanın tasarlandığını, görsel işitsel anlamsal benzerlik incelemesinin hatalı yapıldığnı, davacının markasının ... ibaresini içeridğini, davacı yanın markasının zayıf marka olduğunu, coğrafi yer adlarının kimsenin tekeline bırakılamayacağını, markanın tanımış marka da olmaıdğını, mahkemenin kararı tanınmış marka gibi yorumladığını, hükümsüzlük koşullarının oluşmaıdğını, kabul etmemekle birlikte aksi düşünce halinde ise davacının müvekkilinin markayı kullandığını bilmesine rağmen uzun süre sessiz kaldığını, 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra dava açıldığı için davanın reddi gerektiğini, kötüniyetli tescil değerlendirmesini kabul etmediklerini, reklam görüntülerinin müvekkiline ait olduğunun davacı yanca ispatı gerektiğini, aksi düşünce ile müvekkiline ait olduğunun kabulü halinde dahi rapordaki reklam görüntüsünün da tescil tarihinden sonraki 2015 tarihli olduğunu, müvekkilinin yirmi yıla yakın süredir sektöründe tanınan bilinen güvenilen bir firma olduğunu, 07.10.2013 ten itibaren markası ile faaliyetine devam ettiğini, aradan geçen zamanda Türkiye'nin yaklaşık %70 pazar payına hakim duruma geldiğini, kötüniyetin ispat edilmediğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, kötüniyetin bilme ya da bilebilecek durumda olmadan ibaret olmadığını, diğer tarafın tanınmışlığından yararlanma ya da önceki markaya zarar verme tehlikesi olması gibi ek unsurlar aranması gerektiğini, davacı yanın kötüniyetli olduğunu, asıl davada hükümsüzlük talebi yönünden hak düşürücü süreden sonra açıldığından davanın reddi gerektiğini, davalara konu markaların seri marka halini aldığını, Markaların benzer olmadığını, karıştırılma ihtimali olmadığını, markaya tecavüz oluşmadığını,Müvekkili tescilli markasını kullandığından haksız rekabet de söz konusu olmadığını, Maddi  ve manevi tazminata hükmedilmesinin de yerinde olmadığını, tazminat tutarlarının gerçeği yansıtmadığını, raporların çelişkili olduğunu, maddi tazminata ilişkin değerlendirmenin somut bir temele dayanmadığını, Hukuki unsurları oluşmamış olmasına rağmen itibar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, asıl ve birleşen davanın reddini talep etmiştir. Asıl ve birleşen davada davacı vekili katılma yolu ile istinaf isteminde özetle; asıl dava yönünden manevi tazminat isteminin kısmen reddinin yerinde olmadığını, davalının ilk delil tespit talebinden sonra dahi markayı yedekte tutmak için haksız marka başvurusu yaptığını, kötüniyete ısrar ettiğini, müvekkilinin uluslararası tanınırlığa sahip olduğunu, enflasyonun dikkate alınması gerektiğini belirterek manevi tazminat isteminin tam kabulüne kara verilmesini, asıl davada kararın kısmen kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE<br>Asıl dava, davalıya ait 2013/83213 numaralı \"...\" markasının hükümsüzlüğü ile markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi, maddi, manevi ve itibar tazminatı istemlerine ilişkindir.Birleşen dava ise; davalıya ait .. numaralı “...” ibareli  markanın hükümsüzlüğü ile markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi, maddi, manevi ve itibar  tazminatı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu kararda asıl ve birleşen dava yönünden davalı vekili, asıl dava yönünden ise katılma yolu ile davacı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacının 2000 11731 tescil no.lu “...” markasının 07. sınıfta 13.06.2000 başvuru tarihi ile tescilli olduğu, asıl ve birleşen davada hükümsüzlüğe konu \"...\" ibareli markaların 07 nolu emtia sınıfında tescilli olduğu, taraf markalarının benzer olduğu, marka tescil sınıfı itibarı ile hitap ettiği tüketici kesiminin ortalama tüketici kesimi olduğunun değerlendirilmesinin yerinde olduğu, bilirkişi raporunda markanın 07 nolu emtia sınıfı yönünden zayıf marka olmadığının da yerinde olarak tespit edildiği, davalının markalardaki \"A\" harflerini davacının dayanak markasında olduğu gibi kırmızı üçgen ile birlikte aynı şekilde kullanılarak tescil ettirdiği, \"...\" ve \"...\" ibarelerinin yazı stilinin aynı olduğu, markalarda yer alan ilk 3 harf olan ... unsurlarının tüm markalarda bitişik, arada boşluk olmaksızın yazıldıkları, markaların okunuşlarının da birbirilerine oldukça benzer olduğunun tespit edildiği, bu durumda yazım stili ve A harflerindeki renkli üçgen şekil unsuru benzerliği, davacı markasının uluslararası tescilleri de dikkate alındığında mahkemece davalının marka başvurularının kötüniyetli olduğu kabul edilerek hükümsüzlük kararı verilmesinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Kötüniyetli marka tescilinde hak düşürücü süre uygulanamayacağından davalı vekilinin hak düşürücü süreye ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Davalının markasal kullanımları davacının markasının tescil sınıfında olup ortalama tüketici nezdinde karışıklığa yol açacağından markaya tecavüzün tespiti, meni, refi karar verilmesi de yerindedir. Davalı sessiz kalma yolu ile hak kaybı oluştuğunu ileri sürmüş ise de; mahkemece davalının marka tescilinde kötüniyetli olduğunun tespit edildiği, davalının markasal kullanımlarının davacı yanca uzun yıllardır bilindiğine dair dosyada somut delil olmadığı, davalı yanca sunulan fuar katılım listelerinde davacı şirketin bizzat yer almadığı, fuarların 2016-2018 tarihli oldukları, davanın ise 2020'de açıldığı dikkate alındığında davalı vekilinin sessiz kalma yolu ile hak kaybına ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.Ancak mahkemece asıl ve birleşen davadaki haksız rekabet istemleri kabul edilmiş ise de; markadan kaynaklanan haklar SMK ile korunmakta olup ayrıca TTK'da yer alan kümülatif korumadan yararlanamayacağından (Yargıtay 11.HD'nin 2024/2085 E- 2025/416 K.,  2024/1738 E- 2025/58 K.,2024/1482 E- 2025/38 K., 2019/5189-1852 E-K, 2021/89-3054 E-K sayılı kararları) asıl ve birleşen davada haksız rekabet istemlerinin reddi gerekirken kabulü yerinde görülmemiş, davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.Davalının maddi tazminat ile ilgili istinaf istemleri incelendiğinde; mahkemece alınan 1.bilirkişi raporunda davalının ithalat beyannameleri, vergi beyannamesi esas alınarak brüt satıştan satılan mal maliyetinin mahsubu ile brüt satış karının 922.895,23TL olarak hesaplandığı, markanın satışlar üzerinde etkisinin yadsınamayacağı, ancak brüt satışının tamamının davacı tarafından tazminat olarak talep edilmesinin hakkaniyete aykırı olabileceğine yer verildiği görülmektedir. 2.raporda ise ilk rapor esas alınarak son bulunan TL brüt satış karının USD'ye çevrildiği, daha sonra ise son tutarın dava tarihindeki kura göre TL'ye çevrildiği, raporun gerekçelendirilmediği, yeterli olmadığı görülmüştür. Maddi hesaplama yönünden ilk heyetin raporu yeterli olup brüt satışlar 922.895,23TL olarak hesaplanmıştır. Ancak dosyadaki fatura suretlerinden de görüleceği üzere davalının tüm satışının ... markalı ürünlere ilişkin olmadığı (örneğin 03.04.2019 tarihli 086637 nolu faturada \"brother ciftiğnemakinesi\", 13.03.2019 tarihli faturada \"... ... 5 ip overlock\", 04.02.2013 tarihli faturada \"broder max s400 press\", \"juki 380v 300lt komp\" gibi ürünlerin yer aldığı) bu durumda ilk raporda belirtildiği üzere tüm brüt kara hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olacağı, ancak ... markalı ürünler yönünden ise markanın davalının satışı üzerindeki etkisinin yüksek olduğu dikkate alınarak BK 50,51 maddesi gereğince hakkaniyet dikkate alınarak tazminatın belirlenmesi gerektiği kanaati oluşmuş ve Dairemizce maddi tazminat isteminin neticeten 700.000TL'lik kısmı yönünden kabulüne karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.Davalı vekilinin diğer istinaf istemi ise; itibar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. SMK’nın 150/2. maddesinde itibar tazminatın hükmedilebilmesi için hakka konu olan ürünün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şeklide üretilen ürünlerin temin edilmesi  yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarının zarara uğraması gerektiği düzenlenmiştir. 1.bilirkişi raporunda davalı ürünlerinin kalitesi konusunda yapılmış teknik bir tespitin bulunmadığının belirtildiği, itibar tazminatı koşullarının varlığına ilişkin bir tespit yapılmadığı dikkate alınarak itibar tazminatı isteminin reddine  karar verilmesi gerekirken kabulü yerinde görülmemiş, davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.Manevi tazminata yönelik istinaf istemleri incelendiğinde; ihlalin boyutu,  meydana gelen zarar, süre dikkate alındığında takdir olunan manevi tazminat tutarı yerinde görülmüş, her iki taraf vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, kazanılmış haklar korunarak HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davacı vekilinin katılma yolu ile istinaf isteminin ise reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin asıl dava yönünden istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Davalı vekilinin asıl ve birleşen dava yönünden istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,3-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk 23/01/2024  ve  2021/171 Esas, 2024/9 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>I.ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜNE,A.Davalı adına TPMK nezdinde 2013/83213 numara ile tescilli ... ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, B. Davalı adına TPMK nezdinde 2013/83213 numara ile tescilli ... ibareli marka tescillinin davacı adına 2000/11731 numara ile tescilli ... ibareli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun TESPİTİ İLE ...,C.Haksız rekabet isteminin REDDİNE,D. 700.000 TL maddi tazminatın 10.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren, 690.000TL'sine ıslah tarihi olan 25/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan  alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine,E.30.000,00 TL manevi tazminatın  dava tarihinden itibaren başlayacak reeskont faizi ile birlikte davalıdan  alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın  reddine,F.10.000,00 TL itibar tazminat isteminin reddine,H.Hükümsüzlük kararı yönünden hüküm özetinin Türkiye'de yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalıya ait olmak üzere kararın kesinleşmesine müteakip bir defaya mahsus ilanına, <br>II.BİRLEŞEN DAVANIN KISMEN KABULÜNE,<br>A.Davalı adına TPMK nezdinde 2020/26469 numara ile tescilli  ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, B.Davalı adına TPMK nezdinde 2020/26469 numara ile tescilli ... ibareli marka tescillinin davacı adına 2000/11731 numara ile tescilli ... ibareli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine,C.Haksız rekabet isteminin reddine,D.Davacının maddi ve  manevi tazminat  taleplerinin feragat nedeni ile ayrı ayrı reddine,E.Hükümsüzlük kararı yönünden hüküm özetinin Türkiye'de yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalıya ait olmak üzere kararın kesinleşmesine müteakip bir defaya mahsus ilanına, 4- İlk derece aşamasındaki harç ve yargılama giderleri;<br>Asıl davada;<br>Alınması gereken 49.866,30 TL karar harcından peşin, tamamlama ve ıslah harcı ile  yatırılan 25.762,73 TL'nin mahsubu ile kalan 24.103,57 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,-Davacı tarafından yatırılan toplam 25.817,13TL harcın (peşin+başvuru+ıslah+ tamamlama) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Kabul edilen marka hükümsüzlüğü talepleri yönünden karar tarihindeki AAÜT gereğince 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,-Kabul edilen  marka hakkına tecavüz talebi yönünden karar tarihindeki AAÜT gereğince 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, -Kabul edilen maddi  tazminat miktarı yönünden  karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 111.000TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, -Kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden karar tarihindeki AAÜT gereğince  30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,-Reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden karar tarihindeki AAÜT gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, - Reddedilen haksız rekabet istemi yönünden karar tarihindeki AAÜT gereğince 55.000TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,- Reddedilen itibar tazminatı ve kısmen reddedilen maddi tazminat miktarı yönünden karar tarihindeki AAÜT 13/3.maddesi gereğince 111.000TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00TL arabuluculuk sarf ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>Birleşen davada;<br>- Alınması gereken 615,40  TL harcın, peşin alınan 1.959,23 TL  harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.343,83TL harcın talebi halinde davacıya iadesine,-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen marka hükümsüzlüğü talepleri yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen  marka hakkına tecavüz talebi yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, - Reddedilen haksız rekabet istemi yönünden karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 55.000TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca feragat edilen maddi ve itibar  tazminat talepleri yönünden  davalı yararına hesap olunan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca feragat edilen manevi tazminat talepleri yönünden  davalı  yararına hesap olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, -Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk sarf ücretinin arabuluculuğa tabi tazminat davalarından feragat nedeniyle davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, -Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan 2.550,00 TL bilirkişi ücreti, 217,60 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.767,60 TL yargılama giderinden  kabul ve red oranına göre hesap olunan 1.660,56TL yargılama giderinin davalıdan alınarak alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,-Asıl ve birleşen davada davalı tarafından yapılan 3.750,00 TL (bilirkişi ücreti) yargılama giderinden  kabul ve red oranına göre hesap olunan 1.500,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;-İstinaf talebi reddedildiğinden alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,-İstinaf talebi kısmen kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan (427,60TL ve 24.567,25TL olmak üzere)  istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 2.338,80TL (1.169,40 + 1.169,40TL) istinaf yoluna başvurma harcı, 308TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.646,80TL'nin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/11/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"068fef61fb82a1eb","SID":"07cb065c76a5a3de"}}