{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/496 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1510 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/07/2023<br>NUMARASI\t: 2021/14 E.  -  2023/128 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 28/11/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ... imalat ve satış faaliyetleri alanında iştigal ettiğini, uzun yıllardan itibaren ayırt edici unsuru “...” olan ismini hem 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu hem de 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında koruma altına aldığını, söz konusu unvanı uzun yıllardan beri kullandığını ve bugüne kadar yaptığı reklam ve tanıtım harcamaları ile bu isme büyük bir yatırım yaptığını ve yapmaya da devam ettiğini, ancak davalının müvekkili şirkete ait marka ile iltibas oluşturacak düzeyde benzer olan ticaret unvanı ve marka tescilleri için başvurmuş olduğunu, www...com alan adını kullanarak müvekkili şirketin hem ticaret unvanı, hem markaları, hem de alan adı nedeniyle iltibas oluşturması ve müvekkil şirketin ilgili mevzuatlardan doğan haklarına tecavüz etmesi nedeniyle iş bu davanın açılması gerektiğini, müvekkili şirketin 31/12/1992 tarihinde “...” adı altında kurularak faaliyete geçtiğini,  “...” isminin gerçek ve asıl hak sahibi olduğunu, 31/12/1992 tarihinde “... ... ÜRÜNLER SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ” unvanıyla kurulduğunu,  akabinde ise 08/02/2011 tarihinde asıl ve ayırt edici unsurunu koruyarak unvan değişikliğine gittiğini ve “... ... ... İMALAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ” unvanını aldığını, dolayısıyla, müvekkili şirketin  “...” ismini 1992 tarihinden itibaren, yani 30 yıldır kullanmakta olduğunu, bu unvanın müvekkili şirket adına 30 yıldır ticaret sicilinde kayıtlı ve koruma altında olduğunu, davacı şirketin unvanının asıl ve ayırt edici unsuru olan “...” ismini TPMK nezdinde tescil ettirerek koruma altına aldığını, davacı müvekkili şirketin; 2003/28139 başvuru numaralı “... ... Şekil”, 2008/35424 başvuru numaralı “... ... Şekil”, 2016/50343 başvuru numaralı “... ...”, 2016/50347 başvuru numaralı “... ... Şekil”, 2018/47707 başvuru numaralı “...” ve 2020/77441 başvuru numaralı “...” markalarının tescilli olduklarını, davacı şirketin  “...” isminin asıl ve gerçek hak sahibi olduğunu,  davacının markalarının seri marka niteliğinde olduğunu, davacının www...com.tr isimli Web Sitesinin de sahibi olduğunu, bu isim ile çok büyük bir kitleye hitap ettiğini,  tüm faaliyetlerini ... adı altında gerçekleştirdiklerini, davalının davacı şirketin eski bir çalışanı olduğunu, 14/10/2015 ila 31/05/2016 tarihleri arasında müvekkil şirket bünyesinde çalıştığını, ancak davalının müvekkili şirket bünyesinde çalışırken kendi adına, müvekkil ile iltibas oluşturacak düzeyde hem marka tescilinde, hem ticaret tescili talebinde bulunduğunu, hem de www...com adlı web sitesini kullandığını tüm bu  eylemlerinin  kötüniyetli olduğunu, davacı şirkette çalışırken 31/03/2016 tarihinde 30414-5 ticaret sicil numarası ile “... ... ... ULUSLARARASI PAZARLAMA” adı altında bir işyeri açtığını, faaliyet alanlarının müvekkil şirket ile birebir örtüştüğünü, davalının bulunması gereken Liman Başkanlığı, Gemi Veri Tabanı ve bu konular hakkındaki üreticilik belgesi ile Ulaştırma Bakanlığı Veri Tabanında kayıtlarının bulunmadığını, 2015 101127 başvuru numaralı “... ... ... İNTERNATİONAL MARKETİNG SİNCE ... ŞEKİL” ve 2017 18052 başvuru numaralı “... ... ... YACHT A.Ş.” markalarının davalı adına tescilli olduklarını, ayrıca 2015 18052 tescil numaralı marka için davalı tarafından 09/12/2015 tarihinde başvuru yapıldığını, bu nedenlerle davalı tarafından gerçekleştirilen tüm işlemlerin hukuka aykırı ve kötüniyetli olduğunun sabit olduğunu ileri sürerek öncelikli olarak davalı tarafından kullanılan web sitesi üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadan ihtiyati tedbir kararı verilerek bu web sitesine erişimin teminatsız, aksi halde Mahkemenin tayin edeceği bir teminat karşılığında engellenmesine, bu talebin reddi halinde, dava delil tespiti talepli olduğundan, davalıya tebligat yapılmadan davalının web sitesi üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak rapor alındıktan sonra, ihtiyati tedbir kararı verilerek, bu web sitesine erişimin teminatsız aksi halde, Mahkemenin tayin edeceği bir teminat karşılığında engellenmesine, davalının, 2015 101127 ve 2017 18052 başvuru numaraları markalarının 3. kişilere devrinin önlenmesi için tedbir kararı verilerek bu konu hakkında TPMK’ya müzekkere yazılmasına, davalı adına tescilli ... başvuru numaralı markaların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, verilen kararın TPMK’ya bildirilmesine ve masrafın davalıdan alınarak en yüksek tirajlı üç gazeteden birinde ilanına, davalının ticaret unvanın sicilden terkinine, verilen kararın ticaret siciline bildirilmesine ve masrafın davalıdan alınarak en yüksek tirajlı üç gazeteden birinde ilanına, söz konusu markaların müvekkili  şirkete ait markalara tecavüz ettiğinin tespitine, bu tecavüzün önlenmesi ve durdurulmasına, davalının www...com alan adının sicilden terkinine, kullanmasının engellenmesine ve kaydının silinerek müvekkili şirkete verilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait 2015 101127 tescil numaralı markasıyla ilgili hükümsüzlük davası açma süresinin geçtiğini, müvekkilinin ... Kabin Konteyner Su Deposu Kompozit ve ... Ürl. U.Arası Paz. Unvanlı bir işletmesinin bulunmadığını, davanın ... ...'e yöneltilmesi gerektiğini, husumet itirazlarının olduğunu, davacının bu davaya konu ettiği marka hükümsüzlüğü talepleri dışındaki tüm talepleriyle ilgili İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne 2021/155 Esas sayılı davanın açıldığını, bu taleplerle ilgili derdestlik itirazlarının bulunduğunu,  \"...\" ibaresini taşıyan ilk şirketin müvekkili şirket yetkilisinin babası ... ... ve amcasının oğlu ... ... tarafından ... - ... ... Kollektif şirketi olarak kurulduğunu ve ... – 1979 yılları arasında bu unvan ile faaliyet gösterdiğini, daha sonra ... Boya ve ... ... Ltd. Şti.'nin kurulduğunu ve bu şirketin davalı şirket yetkilisinin abisi Orhan ... ve amcasının oğlu ... ... tarafından kurulduğunu, ardından aile hisselerinin paylaştırıldığını, 1995 yılında ... ... Kabin firmasının imalat için, ... ... Ürünleri firmasının ise pazarlama için kurulduğunu, ... ... Ürünleri San veTic. Ltd.Şti.'nin ticaret unvanının davacı şirket olan ... ... ... İmalat San ve Tic. Ltd. Şti. olarak değiştiğini, o tarihte davalı şirket yetkilisinin ... ... ve aile üyelerinin şirketin ortakları olduğunu, şirket hisselerinin devredildiğini, dolayısıyla davalı müvekkilinin eski unvanlı şirketi ve şahıs şirketlerinin davacı ile işçi-işveren ilişkisi devam ederken kurulmadığını, zira o tarihte davalı şirket yetkilisi ... ...' in 1022322 SGK işveren numaralı, ... ... İmalat San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin çalışanı olduğunu, buna ilişkin SGK dökümünün sunulduğunu, davalı müvekkilinin hem \"...\" hem de \"... ...\" markaları üzerinde hem kullanım hem de tescil öncelikli gerçek hak sahipliğinin mevcut olduğunu, kendi adının ve soyadını kullanma hakkının bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin 06/07/2023 tarih ve 2021/14 Esas , 2023/128 Karar sayılı kararıyla;  \"...HÜKÜM/Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, Davalı adına tescilli 2015 101127 tescil numaralı ... ... ... İNTERNATIONAL MARKETİNG + ŞEKİL markasının tescilli olduğu 09 ve 12. sınıftaki tüm mal ve hizmetler ile 35. Sınıfta tescilli olduğu \"deniz taşıtları ve parçaları ( motorlar hariç) mallarını müşterilerin elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için bir araya getirilmesi hizmetleri\" için ve 2017 18052 tescil numaralı ... ... ...  YACHT A.Ş markasının tescilli olduğu 12  ve 39. Sınıftaki tüm mal ve hizmetler için ve 35. Sınıfta tescilli olduğu  \"deniz taşıtları ve parçaları (motorlar hariç) mallarını müşterilerin elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için bir araya getirilmesi hizmetleri\" için KISMEN HÜKÜMSÜZLÜKLERİNE VE SİCİLDEN TERKİNLERİNE, Ticaret unvanının terkini davası konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, <br>Davacının diğer taleplerinin reddine, ...\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; \"...” ibaresinin asıl ve gerçek hak sahibinin müvekkili şirket olduğunu, davalı kullanımlarının ve markalarının müvekkili şirket markaları ile iltibas oluşturduğu, davalının markalarının tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi  gerektiğini, davalı kullanımlarının müvekkili şirketin markalarından doğan haklarına tecavüz teşkil edecek nitelikte olduğunu, marka hakkına tecavüz yönünden davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğunu, davalının www...com alan adının iptali ve erişim engeli taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Gerekçeli kararın 2. ve 3. maddelerinin yasaya, dosya kapsamına ve yargıtay içtihatlarına uygun olduğunu,  gerekçeli  kararın 1. maddesinin kaldırılması gerektiğini, husumet itirazları hakkında bir karar verilmediğini, davalının \"www...com adresinde\" birebir kendi tescilli markasını kullandığını, davacı markalarının kullanılmadığını, hükümsüzlüğü talep edilen markaların davalının ad ve soyadını taşıdığını, davalı tarafın kötü niyetli olduğunun söylenemeyeceği, her ne kadar kök raporda marka hukuku bakımından ... ve ... ... markalarının iltibasa yol açacak derecede benzer olduğu yönünde kanaat bildirilmiş ise de ilgili sektör bakımından tüketici tercihleri ve hitap edilen müşteri çevresi bakımından yapılacak değerlendirmenin dikkate alınması gerektiği, ... ve ... ... markalarının bilinçli ve sınırlı tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin olamayacağı,  ... ibareli şirketler ilk defa müvekkili şirket yetkilisinin  babası ... ... ve  amcasının oğlu ... ... tarafından ... ... Kollektif şirketi  ünvanlı olarak kurulduğunu ve ...-1979 yılları arasında bu unvan ile faaliyet gösterdiğini, daha sonra ... Boya ve ... ... Ltd. Şti. Kurulduğunu, daha sonra aile  hisseleri paylaştırıldığını, 1995 yılında ... ... kabin firması imalat için ... ... ürünleri pazarlama için kurulduğunu, daha sonra  ... ... Ürünleri San ve Tic. Ltd. Şti.  ticaret ünvanını davacı şirket olan ... ... ... ... İmalat San ve Tic. Ltd. Şti olarak değiştirildiğini, şirket yetkilisi ... ... ve aile üyeleri şirketin ortakları olduğunu, şirket hisseleri daha sonra devredildiğini ve müvekkili şirket yetkilisinin 2016 yılında davacı şirket ortaklığından ayrıldığını, müvekkili ve tek sahibi ve yetkilisi olduğu  ... ... ... ... yatch v.b ibareli markalarını 2015 ylından bu yana tescilli olarak kullanmakta olduğunu, ticaret ünvanını 2015 yılından beri fiilen ve kesintisiz olarak kullanıldığını, davalı müvekkilinin hem ... hem de ... ...  markaları üzerinde hem kullanım hem de tescil öncelikli gerçek hak sahipliği mevcut olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:<br>Dava, Marka hükümsüzlük, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, ticaret ünvanı ile internet alan adının terkini istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince hükümsüzlük talebinin kısmen kabulüne, marka hakkına tecavüzün tespiti ve internet alan adının terkini taleplerinin ayrı ayrı reddine, ticaret ünvanı terkini talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Karara karşı, taraf vekilleri yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı adına 19. sınıfta 2003 28139 numara ile tescilli “... ...+şekil” markası,  09/12/37/39. sınıflarda 2008 35424 numara ile tescilli “... ...+şekil” markası, 35. sınıfta 2016 50343 numara ile tescilli “... ...+şekil” markası, 35. sınıfta 2016 50307 numara ile tescilli “... ...+şekil” markasının, davalı markasının tescil başvuru tarihlerinden daha önceki tarihlerden itibaren korunmaya başlandıkları, davacı şirketin ticaret ünvanında \"...\" ibaresinin aynen yer aldığı ve 26/06/1992 tarihinde tescil edildiği, mevcut deliller kapsamından ibarenin davacı tarafından daha önce kullanılmaya başladığı anlaşıldığı gibi davalı ve akrabalarının \"...\" ibareli şirketlerde ortaklıklarının bulunmasının, şirketlerin ayrı tüzel kişilikleri olmaları nedeniyle davalıya marka üzerinde hak sağlamayacağı, alınan bilirkişi raporu ile taraf markaları arasında iltibas bulunduğunun tespit edildiği, davalı markalarının tescil kapsamında bulunan \"deniz taşıtları ve parçaları (motorlar hariç) müşterilerin elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için bir araya getirilmesi\" hizmetlerinin davacı şirketin iştigal konuları ile benzer olduğu, markalarının  kötüniyetle tescil edildiklerine dair delil bulunmaması karşısında davalı markasının yalnızca benzer mal ve hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesine dair ilk derece mahkeme kararı yerinde olduğu gibi tarafların aynı iş kolunda faaliyet gösterdikleri ve ibareyi kullanım süreçleri dikkate alındığında marka hakkına tecavüz ile alan adının iptali taleplerinin reddine karar verilmesi ve işletmenin faaliyetine son verilmesi karşısında taleple ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan taraf vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:<br>1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı yandan alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL eksik harcın  davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı yandan alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL eksik harcın  davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;4-a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 215,00 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 107,50 TL'sinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, kalan bakiye'nin üzerinde bırakılmasına,  4-b)Davalı avansından kullanıldığı anlaşılan; 30,00 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 15,00 TL'sinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, kalan bakiyenin üzerinde bırakılmasına,   5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 28/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"99c3fb55bd0d428c","SID":"a4f65d0eb0b890c0"}}