{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/1128 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1542<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24.06.2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/476 E. <br>TALEBİN KONUSU\t: İhtiyati Hacze İtiraz<br>KARAR TARİHİ\t: 31.10.2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 31.10.2025<br><br>\tİzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.06.2025 tarih 2025/476 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :\t\t\t\t<br>\tTALEP : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle, 23/11/2024 tarihinde dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile yine dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçlar arasında yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kazaya ...'nin 2918 sayılı yasanın 54/1-B maddesini ihlal etmesinin neden olduğu, kaza sonrası adı geçen ...'ye 2918 sayılı yasanın 45/5 maddesi gereği ikinci kez alkollü araç kullanmaktan kaynaklı cezai işlem uygulandığı, ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın işleteninin davalı .... Şti olduğu, bahse konu aracın davacı nezdinde .... Ticari Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olmakla birlikte aynı zamanda İMMS sigortasının da bulunduğu, ... plaka sayılı aracın kaskocusu olan dava dışı.... Sigorta A. Ş. tarafından davacı yana İMMS kapsamında yapılan başvuru üzerine açılan 2501153 numaralı hasar dosyası üzerinden....sigortaya 27/02/2025 tarihinde 419.000,00 TL hasara yönelik ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin sürücünün alkollü olması sebebiyle davalıdan tahsiline yönelik İzmir 18 İcra Müdürlüğünün 2025/2137 esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız takibe davalı yan itirazının yerinde olmadığı belirtilerek itirazın kaldırılması ile icra inkar tazminatı talep edilmesinin yanı sıra hasar dosyası, ibraz edilen belgeler kapsamında davacı lehine İİK 257 maddesindeki koşulların bulunduğu belirtilerek ihtiyati haciz talep edilmiştir.<br>\tMahkemece 27/05/2025 tarihli ara karar ile yasal koşulları taşıyan başvurunun kabulü ile 423.522,90 TL'lik alacağın tahsiline yönelik teminatlı olarak ihtiyati haciz kararı verilmiştir.<br>\tİTİRAZ: Davalı vekili tarafından sunula itiraz dilekçesinde özetle, yaklaşık ispat şartının mevcut olmadığı, davalı firmanın onlarca yıllık firma olduğu ve sermayesi ve malvarlığı ile dosya konusu borcun çok çok üzerinde karşılığının bulunduğu, davalının işleten sıfatına sahip olmayıp aslında kiralayanı konumunda olduğu,  bu hususun Kabis kayıtlarına da yansıdığı, kasko poliçesinde genişletilmiş kasko uygulaması söz konusu olduğu, poliçede bu bahsın c bendinde açıkça \"üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptığı hareketler ile fiil ehliyete sahip olmayanların yol açacağı zararların\" teminat kapsamında olduğunun açıkça belli olduğu belirtilerek verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasının talep edildiği anlaşılmıştır.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre itirazın incelenmesi neticesinde, İİK'nun 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup, buna göre, borçlunun kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, Mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itiraz edebilme hakkı bulunduğu, ihtiyati haciz kararına itiraz eden şirket ile davacı arasında genişletilmiş kasko sigorta poliçesi kapsamında ilişki bulunduğu, poliçe kapsamı içerisinde İMMS' nin de yer aldığı, poliçede bulunan vade tarihi içerisinde gerçekleşen riziko sonucu davacı sigorta şirketinin dava dışı zarar gördüğü iddia edilen aracın kasko sigortacısına ZMMS limitleri de tüketildiğinden 419.000,00 TL ödeme yaptığı, yapılan ödemenin sigortalı araç sürücünün alkollü olması nedeniyle rücu istemli eldeki davanın ikame edildiği, alkollü araç sürmenin tek başına rücu şartı olmadığı ihtilafta dosyaya sunulan kaza tespit tutanağı incelendiğinde kazanın sigortalı araç sürücünün çift şeritli git-gel yolda karşı şeride geçerek kazaya sebebiyet verilmesi, kaza anında sigortalı araç sürücünün alkollü olduğunun tespiti hususları birlikte değerlendirildiğinde hasar miktarına yönelik açık bir itirazında olmadığı, davacının akidine karşı dava açması gerektiği bu nedenle aracın kiraya verilmesinin bir öneminin bulunmadığı görülmekle, davacının alacağını yaklaşık olarak ispat etmiş olduğu kanaatine varılarak itiraz dilekçesinde belirtilen savunmalara itibar edilmeyerek itirazın reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, ihtiyati haciz kararının yetkili olmayan yer Mahkemesince verildiği, ihtiyati haczin dayanaksız olduğu, itiraz dilekçesinde de belirtildiği üzere poliçenin geniş kapsamlı olduğu, aracın işleten sıfatının bulunmadığı çünkü aracın uzun süreli olarak ....A.Ş.'ye kiralandığı ve bunun da Kabis sistemine bildirilidği ve bu hususların üçüncü kişileri de bağlayacağı hususları istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE : Talep, Trafik kazasından kaynaklı karşı aracın kasko firması tarafından yapılan başvuruya istinaden davacı yanca İMMS kapsamında hasara yönelik yapılan ödemenin akiti konumundaki davalıdan sürücünün alkollü olması sebebiyle rücusuna yönelik başlatılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz karana itirazın reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2918 sayılı KTK.nun 48/1. Maddesinde \"Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır.\" şeklinde hüküm bulunmaktadır. İMMS Genel Şartlar 4/1-c maddesinde \"Aracın, alkollü içkilerin etkisi altında olup güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş olan veya uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış kimseler tarafından sevk ve idare edilmesi halinde sebebiyet verilen zarar ve ziyana ilişkin talepler\" rücu sebebi sayılmıştır. <br>\tDavacı sigorta şirketinin, ödediği tazminatı sigortalısına rücu edebilmesi için  kazanın salt alkolün etkisi ile meydana gelmiş olması gerekmektedir. Bir başka ifade ile sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması elzemdir. Aksi takdirde rücu koşulları oluşmaz. Kazanın oluşumda başkaca bir nedenin etken olup olmadığı ve kazanın salt alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediğinin tespiti için nöroloji, trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişiler tarafından inceleme yapılmak suretiyle olayın oluşumunda tarafların kusur durumu ve kazanın salt alkolün etkisi ile gerekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesi gerekir. Yapılan inceleme neticesinde olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasar poliçe teminatı dışında kalacağından sigorta şirketinin akidi olan araç malikine rücu hakkı söz konusu olacaktır. (Yargıtay HGK'nun 6/02/2014 tarih ve 2013/17-626 E. - 2014/126 K., 17.HD'nın 12/06/2012 tarih ve 2012/2554 E. - 2012/7657 K., 4.HD'nın 23.11.2021 tarih ve 2021/16576  E. - 2021/8995 K.)<br>Yapılan açıklamalar karşısında her ne kadar İDM'ce verilen ihtiyati haciz kararına yapılan itiraz reddedilmiş ise de davalı yanın konu talep yönünden sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün mevcut kusur ve alkol durumunun tespiti elzem olduğundan ve bu husus da yukarıda belertildiği şekilde açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi raporu ile ortaya çıkacağından ve bunun yanında davalı yanın işleten sıfatının bulunmadığı yönündeki savunması kapsamında işleten sıfatının da yargılama sonrası tespit edileceğinden esasen talep konusu hususların yargılamaya muhtaç olduğu ve bu nedenle de İDM'ce yapılan değerlendirmenin aksine ihtiyati haciz için yaklaşık ispat şartından bahsedilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla yapılan itiraz üzerine verilen 27/05/2025 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerekirken aksi yöndeki değerlendirme ile itirazın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Bu itibarla, davalı yanın istinaf talebi yerindedir.<br>\tBu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin yapılan itirazın reddine dair verilen ara kararın kaldırılarak yeniden itiraz hakkında karar verilmesi, gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/06/2025 tarihli ve 2025/476 esas sayılı ara kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t2-İstinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;<br>\tDavalı yanca yapılan itirazın kabulü ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/05/2025 tarih ve 2025/476 esas sayılı ara kararın kaldırılarak davacı yanın ihtiyati haciz talebinin reddine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuranın ödediği istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati hacze itiraz eden davalı tarafından yapılan 1.683,10-TL istinaf yoluna başvuru harcı olan istinaf yargılama giderinin ihtiyati haciz talep eden davacıdan alınarak, ihtiyati hacze itiraz eden davalıya verilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca  kesin olmak üzere 31.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. 31/10/2025<br>\t\t\t\t<br><br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f784163ebe568ed1","SID":"759746e04ca468b6"}}