{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1580 <br>KARAR NO\t: 2025/1843<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/03/2022<br>NUMARASI\t: 2017/165 E . -  2022/152 K. <br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Akaryakıt satışından kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın davalı ...yönünden reddine, diğer davalı yönünden kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı sahibi olduğu, ticari veya mesleki amaçla kullanılmadığını ve tüketim amacıyla alındığını iddia ettiği ...plakalı dizel aracına, davalılardan ... Ürünleri A.Ş.'nin işlettiği akaryakıt istasyonunda benzin konulduğunu ve bu sebeple aracın hasar gördüğünü; bayilik sözleşmesi uyarınca her iki davalının da sorumlu olduğunu; TKHK hükümlerinin uygulama alanı bulacağını; davacının markaya duyduğu güvenle bu istasyonu tercih ettiğini; davalılardan ...'in TKHK m. 4 hükmünce sorumlu olduğunu; Yargıtay kararları gereğince ... Ürünleri A.Ş. pompacısının kusuru nedeniyle hasar meydana geldiği için davalıların müteselsil sorumlu olduklarını; İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/110 Değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporunda ve Yıldız Teknik Üniversitesinden alınan analiz değerlendirme raporunda yanlış yakıt konulması nedeniyle 42.211,00 TL'lik hasarın meydana geldiğinin tespit edildiğini; ...'in bundan haberinin olduğunu; davacı tarafından aracın 34.000,00 TL bedel ile tamir ettirildiğini; araç tamir ettirilene kadar 3.363,05 TL bedel ile ikame araç kiralandığını ve araçta değer kaybı meydana geldiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 34.000,00 TL tamir bedeli, 3.363,05 TL' ikame araç kira bedeli, 1.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 38.363,05 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, delil tespiti dosyasında yapılan 1.636,95 TL'lik tespit, keşif ve analiz masrafı karşılığı tazminatın da dava tarihi itibariyle yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ...Akaryakıt A.Ş. vekili, savunmasında özetle; ... ile diğer davalı ... arasında bayilik sözleşmesinin kurulduğunu; sözleşme gereğince ...'in, diğer davalı ...'e akaryakıt sağlama borcu altında girdiğini ve diğer davalı ...'ün de ürünlerin yeniden satışını gerçekleştireceğini; ...'ün istasyonda görevlendirilecek kişilere işveren sıfatı ile sorumlu olduğunu, bu kişilerin ürün satışı hakkındaki eğitiminin diğer davalı ...'e ait olduğunu; İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesindeki dosyada mevcut bilirkişi raporunun işbu davada davacı ...'e karşı ileri sürülemeyeceğini çünkü bu davanın ...'e karşı açılmadığını, dava dışı ... Türkiye Pazarlama A.Ş.'ye karşı açıldığını; ... ile davacı arasında sözleşmesel borcun mevcut olmadığını; davacı ile diğer davalı ...'ün arasındaki sözleşmenin nisbi nitelikte olmasından dolayı ...'e karşı dava açılamayacağını; müvekkilinin TBK m. 66 hükmü gereğince adam çalıştıran sıfatı ile kusursuz sorumlu olamayacağını; diğer davalı ...'ün hem haksız fiil kapsamında hem adam çalıştıranın sorumluluğu uyarınca hem de sözleşmeden dolayı sorumlu olabileceğinin; zararı meydana getiren şahsın diğer davalı ...'ün bünyesinde çalıştığın sebebiyle ayıptan söz edilse bile ayıp ihbar sürelerine uyulmadığını; akaryakıt sağlayan şirket olarak kendisinin sorumlu olmayacağını; davacının tacir olduğundan tüketici hukukundaki korumadan yararlanamayacağını savunarak davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Bu bağlamda davacı şirket ile davalı ...Ürünleri Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş  arasında yakıt alımına ilişkin satış sözleşmesi ilişkisi kurulduğu ve yanlış yakıt dolumunun gerçekleştiği hususları sabit olmakla Türk Borçlar Kanunu 219. Maddesi gereği davacı alıcıya karşı kural olarak anılan davalı satıcının sorumluluğu bulunduğu,  az yukarıda açıklandığı üzere  dava konusu uyuşmazlığın ticari nitelik taşıması ve taraflarının tacir olması yine ticaret kanunundaki sorumluluk ilkesi ile tüketici kanunundaki sorumluluk ilkesi birbirinden farklı olması sebebiyle Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin somut olayda uygulanmasına imkan olmadığı, bu durumda davalı ...Akaryakıt Anonim Şirketinin (eski unvan ...Türkiye A.Ş) bayisi konumunda olan ve hukuken ayrı bir tüzel kişiliğe haiz olan ve satım sözleşmesini gerçekleştiren ...Ürünleri Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş  satıcı olarak alıcıya karşı tek başına sorumlu olacağı anlaşılmakla davalı ...Akaryakıt Anonim Şirketi  (eski unvan ...Türkiye A.Ş) hakkındaki davanın  husumet yönünden reddine karar verilmiştir......Davacı şirketin yanlış akaryakıt dolumu sebebi ile uğramış olduğu zarar kalemlerinin incelenmesi neticesinde mahkememizce en son aldırılan 29.03.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda hasar bedeline yönelik  31.777,14-TL  gerçek zarar meydana gelmiş olduğu tespit edilmiş yine  aracın onarımınını yetkili servis ve tamir atölyelerinin iş yükü ile doğru orantılı olmakla birlikte basit işçilikler ile giderilebilecek hasar oluşmuş olduğu ve  hasarlı parçalar temininde güçlük çekilen parçalar olmadığı hemen  hemen her serviste temin edilebilen parçalar olduğu tespit edilmekle  onarımının yaklaşık 4  iş günü süreceği, günlük araç kiralama bedelinin aracın kullanılmamasından kaynaklı avantaj bedeli de göz önüne alınarak (135,00-TL X %18=159,30-TL-19,30-TL Avantaj Karşılığı) 140,00-TL olduğu bu kapsamda davacının aracın onarımda olduğu süre içerisinde kullanamamasından kaynaklı ikame araç bedelinin (4 iş günü x 140,00-TL) 560,00-TL olacağı hesaplanmış olup mahkememizce de  yapılan tespit ve değerlendirmeler alınan tüm raporların değerlendirmeye alınarak raporun tanzim edilmesi ve gerçek zararın belirlenmesi noktasında uyuşmazlığın çözümüne elverişli ve dosya kapsamına uygun görülmekle hükme esas alınmıştır. Davacı tarafın diğer bir talebi de değer kaybına yönelik olup bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere  dava konusu araçta meydana gelen hasara yönelik parçaların yakıt pompası yüksek basınç, yakıt pompası alçak basınç, yakıt rayı, 4 adet  enjektör, yakıt filtresi olması ve bu parçaların birebir değiştirilen parçalar olması nedeni ile aracın değerini kaybettirmesi söz konusu olamayacağı tespit edilmekle meydana gelen yanlış yakıt türünün araca konulması sonucunda araçta değer kaybının meydana gelmediği anlaşılmış ve değer kaybı talebi yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın diğer bir talebi ise delil tespiti dosyasında yapılan masraflara ilişkin olup dava dilekçesinde toplam 1.636,95-TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili talep edilmiştir. İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/110 Değişik İş dosyanın incelenmesi neticesinde dosyanın açılışında davacı tarafından toplam 285,90-TL masraf yapıldığı( 13,50-TL başvuru harcı, 48,10-TL nispi harç, 4,30-TL vekalet gideri,0,75 dosya masrafı, 220-TL gider avansı) toplam 412,60-TL keşif harcına ilişkin 2 adet makbuzun dosyada yer aldığı, 350-TL bilirkişi ücretine ilişkin ve 200,00-TL keşif yol giderine ilişkin makbuzların bulunduğu anlaşılmakla toplam 1.248,5-TL masraf yapıldığı anlaşılmış, fazlaya ilişkin talepler yönünden davacı tarafından  ispata ilişkin belge sunulmadığı görülmüştür. Delil tespiti giderleri, yargılama giderlerinden olduğundan ve davanın müddeabihine dahil olmadığından delil tespiti giderleri için dava tarihinden faiz yürütülmesine karar verilemez. Hal böyle olunca toplam 1.248,5-TL delil tespiti dosyasında yapılan masrafın yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine karar vermek gerekmiştir...\" gerekçesiyle; davanın, davalı ...Ürünleri Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ yönündün kısmen kabulü  ile 31.777,14 TL hasar bedeli ve 560,00 TL ikame araç bedeli olmak üzere toplam 32.337,14 TL'nin 15.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...Ürünleri Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ'den  alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hasar bedeli, ikame araç bedeli ve değer kaybı bedeli taleplerinin reddine, 1.636,95 TL delil tespiti dosyasındaki yapmış olduğu masraflara ilişkin talebinin 1.248,50 TL üzerinden kabulü ile yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine; davalı  ...Akaryakıt AŞ  (eski unvan ...Türkiye AŞ) hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; son bilirkişi raporunda davadan ...'in de sorumlu olması kanaatine varıldığını, ancak Mahkemenin bu konuda herhangi bir açıklama yapmadığını, ...'in benzer olaylarda sorumlu tutulduğuna ilişkin 2019 ve 2020 tarihli Yargıtay kararlarının bulunduğunu, Mahkemenin gerekçesinin aksine somut olayda TKHK hükümlerinin uygulanması gerektiğini, ayrıca davacılar arasındaki bayilik sözleşmesinde  ...'in sorumluluğunun  düzenlendiğini, bu sebeplerle davadan ...'in de sorumlu olduğuna ilişkin karar verilmesi gerektiğini; Yargıtay kararları uyarınca somut olayda parça bedelinden kıymet kazanma indirimi ve servis indirimi yapılamayacağını;  değer kaybına hükmedilmemiş olması ve aracın onarım süresinin dört gün olmasının da kabul edilemez olduğunu, zira araçta büyük hasarlar meydana geldiğini; değişik iş dosyasında yapılan masraflara ilişkin Mahkemece hükmedilen miktarın eksik olduğunu; müvekkilinin aracı daha uygun olduğu için İstanbul dışına tamire götürdüğünü, nakliye bedeline ilişkin belgenin dosyada olmasına rağmen Mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini; bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davalı ...Akaryakıt A.Ş. Aleyhindeki davanın da aynen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Dava, hukuki niteliği itibarıyla, akaryakıt satım sözleşmesine aykırı olarak, dizel yakıtlı araca benzin konulması sonucu oluşan zararlar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın davalı ...yönünden reddine, diğer davalı yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından; davalılar arasında akaryakıt istasyonu bayilik sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme kapsamında davalı ...AŞ' nin (...) bayilik veren, davalı F.D ... AŞ'nin ise bayi konumunda olduğu; davacı şirkete ait ...plakalı dizel araca 15.07.2016 tarihinde davalı ...Ürünleri Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ'ye ait akaryakıt istasyonunda bu davalı  çalışanı tarafından motorin yerine benzin konulduğu, bu sebeple araçta hasar meydana geldiği, davacının bunun üzerine meydana gelen zararı tespit ettirmek maksadıyla İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/110 D. İş. sayılı dosyasıyla delil tespiti yaptırdığı, bu dosyada kök ve ek raporlar alındığı, bu dosyadaki 12.12.2016 tarihli raporda onarım bedelinin KDV hariç 42.211,53 TL olduğu, tamir süresinin 30 gün olabileceği ve değer kaybının ise araç bedelinin %10'u kadar olacağının tespit edildiği; incelenen Mahkeme kararındaki yargılamada ise üç adet bilirkişi raporu alındığı, bu raporlardan 27.09.2018 ile 16.07.2019 tarihli raporlarda onarım bedelinin 28.674,21 TL, değer kaybının 100 TL, onarım süresinin dört gün olacağı, ikame araç masrafının günlüğü 140 TL'den dört gün için toplam 560 TL olacağının belirtildiği; delil tespit davasındaki raporlarla bilirkişi raporları arasında çelişki bulunması sebebiyle mahkemece 29.03.2021 tarihli bilirkişi raporu alındığı; bu raporda aracın onarım bedelinin 31.777,14 TL olabileceği, değer kaybının meydana gelmeyeceği tespit edilmiş, onarım süresi ve ikame araç masrafına ilişkin önceki raporlardaki tespitin aynen devam ettirildiği görülmüştür.İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı sadece davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş olup, aleyhinde tazminata hükmedilen ... tarafından istinaf yoluna başvurulmamıştır. Bu durumda, zarardan bu davalının sorumluluğu bakımından uyuşmazlık yoktur. Davacı vekili, bu davalı bakımından, tazminat ve delil tespit miktarları bakımından istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  Davalı ...bakımından ise verilen ret kararı istinaf edilmiş ve bu davalının da zarardan sorumlu olduğu iddia edilmiştir.Öncelikle, davalı ...AŞ'nin davaya konu zarardan sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesi, ardından tazminat miktarı hakkında değerlendirme yapılması gerekmektedir:Müteselsil sorumluluk, TBK'nın 61 vd. maddelerinde düzenlenmiştir: \"Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli  sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.\" .\tMadde lafzına göre, müteselsil sorumluluk birden çok kişinin birlikte bir zarara sebebiyet vermesi şeklinde oluşabileceği gibi, birden çok kişinin aynı zarardan çeşitli sebeplerle sorumlu olması hâlinde de gündeme gelecektir. Kanun'da müteselsil sorumluluğun oluşabilmesi için, farklı sebeplerle sorumlu faillerin birbirlerinin davranışlarından haberdar olmaları veya davranışlarından birinin diğerine bağımlı olması şart değildir (M. Kemal Oğuzman/M. Turgut Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler Cilt 2, 15. Bası, İstanbul 2020, s.302). Sorumlulardan birinin kusurunun az olması, onun alacaklıya karşı sorumluluğun azalmasına yol açmayacaktır. Zira müteselsil sorumlulardan her biri, ortak kusur nedeniyle bir bütün oluşturan zarar verici eylem nedeniyle, Kanun'da öngörülen hangi tür gerçekleşmiş olursa olsun, diğer müteselsil sorumlunun davranışından da mesul durumdadır (Oğuzman/Öz, s.304)Bu açıklamalar ışığında, davalı ... Enerji'nin sorumluluğuna ilişkin davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde:  Öncelikle belirtilmesi gereken, somut olayda TKHK hükümleri uygulama alanı bulmayacağıdır. Zira davanın konusu araç, davacı tüzel kişi tacirin mülkiyetindedir. Aracın şirket çalışanına tahsis edilmiş olması ve bu kişinin aracı fiilen kullanıyor olması bu durumu değiştirmeyecektir.Somut olay, satım sözleşmesinin tarafı olan davalı bayi çalışanın, davacının aracına hatalı akaryakıt koyması sonucu meydana gelen zararın tazminine ilişkindir. Bayinin bu zarardan sorumluluğu, satım sözleşmesine göre belirlenmiştir. İlk derece mahkemesince bu davalının kusurlu ve sorumlu olduğuna dair kararına ve gerekçesine karşı, bu davalının bir istinaf başvurusu yoktur. Satım sözleşmesinin ifasında gerekli özeni göstermeyip, dizel yerine benzin koyan bayi çalışanının, zarara sebebiyet veren bu eyleminden, davalı bayinin sorumlu olduğu açıktır. İstinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık; bayilik veren davalının, meydana gelen bu zarardan sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır.Akaryakıt alınırken, belirli markaların tercih edildiği bilinen bir olgudur. Kişiler, özel bir durum olmadıkça, akaryakıt aldıkları markadan başka marka tercih etmeme eğilimi gösterirler. Bu durum; markaların akaryakıt kalitesi,  fiyatı, hizmet kalitesi, personel  kalitesi, istasyonun fiziki özellikleri ve hatta \"marka\"nın kendisi gibi değişik parametrelerden kaynaklanmaktadır. Diğer bir deyişle, kişilerin yalnızca akaryakıt kalitesinden değil, bir bütün olarak \"marka\"ya duydukları güvenden dolayı tercihte bulunduklarını söylemek zor olmayacaktır.Gerçekten de bir kimse, akaryakıt almak için bir istasyona girdiği zaman karşılaştığı ilk şey bayilik veren firmanın markası, logosu ve renkleridir. İstasyonda çalışan personeller dahi bayilik veren firmanın logosunu ve renklerini taşıyan iş kıyafetleriyle hizmet vermektedir. İstasyona giren bir kimse, layıkıyla hizmet alacağına ilişkin markaya tam bir güven duymaktadır. Hatta söylenebilir ki kişi, bir sorunla karşılaşılması hâlinde markanın himayesi altında olduğunu, sorunun marka organizasyonu tarafından çözümleneceğine itimat duymaktadır. Bu nedenle bayilik veren firmaların, bayilerinin faaliyetlerini denetleme, standartlara uygunluğu sağlama, eğitim verme gibi yükümlülükleri bulunmaktadır.Nitekim davalılar arasında münakit bayilik sözleşmesinin \"Personel\" başlıklı 7. maddesinde; bayinin, istihdam edeceği personeli, ...'in (bayilik veren) tensip edeceği adet ve kaliteyi göz önünde bulundurarak seçeceği; maddenin devamında ise bayinin istihdam ettiği personelin eğitimi konularında ...'in öneri ve isteklerine uyuacağı düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, bayilik ilişkisinde, davalı bayilik veren ... Enerji'nin, davalı bayinin personelinin eğitiminde rol üstlendiği, bu konuda yetki ve sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Diğer bir deyişle, bayilik sözleşmesine göre, bayinin istihdam ettiği personelin kalitesi ve eğitiminden, bayilik veren sıfatıyla ... Enerji'nin de sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmaktadır.Ayrıca; bayilik veren sıfatındaki tüzel kişilerin, tacir olduğu ve TTK kapsamında basiretli davranma yükümlülüğünün bulunduğu; dizel araçlara hatalı akaryakıt konulması şeklinde gerçekleşen eylemlerin de ülkemizde sıkça meydana geldiği, tacirlerin basiretli davranma yükümlülüğü kapsamında bayilik veren firmaların bu tür hadiselerin oluşmasını engelleyecek önlemleri almaları, istasyonlara gerekli ekipmanları ve uyarı mekanizmalaranı kurmaları günümüz için bir zaruret hâline gelmiştir. Bayilik veren davalının da bu konuda gerekli sistemleri oluşturması ve hatalı yakıt verilmesini önleyecek tedbirleri alması beklenir. Bu durum, yukarıda açıklanan markaya güvenin bir gereğidir. Bu açıklamalara göre, bayilik veren, bayinin seçiminde dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun davranmak, bayilerini düzenli periyotlarla denetlemek ve bayilerinin istihdam ettiği personele gerekli meslek içi eğitimleri vermekle yükümlüdür. Aksi takdirde bayisinin üçüncü kişilere karşı verdiği zararlardan bayiyle beraber müteselsilen sorumlu olacaktır. Nitekim Yargıtay 11. HD'nin 19.09.2023 tarihli 2022/5552 E- 2023/5101 K. sayılı emsal ilamı da bu yöndedir.Bu nedenlerle, somut olayda hatalı akaryakıt konulmasından oluşan zarardan davalı ... Enerji...AŞ'nin de sorumlu tutulması gerekirken, ilk derece mahkemesince bu davalı aleyhindeki davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmuş, bu yöne ilişkin davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün düzeltilmesi gerekmiştir.Davacı vekilinin, tazminatın miktarına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde:Davacı, parça bedelinden kıymet kazanma indirimi ve servis indirimi yapılamayacağını ileri sürmüşse de ilk derece mahkemesince alınan son bilirkişi raporunda zaten hesaplanan tutarın iskontosuz hesaplandığı, hesaplanan tutardan yapılan %12'lik kıymet kazanma tenzilinin de dosya kapsamıyla uyumlu olduğu anlaşılmış, bu teknik tespit ışığında, davacının bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davacı, değer kaybına hükmedilmemiş olması ve aracın onarım süresinin dört gün olmasının da kabul edilemez olduğunu, zira araçta büyük hasarlar meydana geldiğini belirtmişse de araçta meydana gelen zarar sebebiyle değişen parçaların, birebir değişebilen parçalardan olması sebebiyle değişmesinin araçta değer kaybı meydana getirmeyeceğinin bilirkişi raporlarıyla tespit edildiği, bu hususta dosyada alınan raporların birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılmakla, değer kaybı tazminatına yönelik istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir. Yine bilirkişi raporlarında aracın makul onarım süresinin dört gün olarak belirlendiği, ayrıca günlük kira bedelinin 140,00 TL olduğunun belirlendiği, makul tamir süresine göre yapılan hesaplamanın uygun olduğu kanaatine varılmış ve davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davacı vekili, delil tespitine dair değişik iş dosyasında yapılan masrafların Mahkemece eksik hesaplandığını ileri sürmüştür. Mahkemece yapılan hesaplamada, delil tespit dosyası içeriğine aykırı bir durum tespit edilmemiştir. Davalı bayi tarafından düzenlenen satış fişinde araç plakası da gösterilerek benzin satışının yapıldığı açıkça belirtilmektedir. Bu nedenle, konulan yakıtın belirlenmesi bakımından ayrıca tahlil yapılması  zorunlu olmadığı hâlde yapılan giderden davalının sorumlu tutulmaması gerekir. Mahkemenin masraflara ilişkin yaptığı hesaplama doğru bulunmuş, bu konuya ilişkin istinaf nedeninin reddi gerekmiştir.Davacı vekili, müvekkilinin daha uygun olduğu için aracı İstanbul dışına tamire götürdüğünü, nakliye bedeline ilişkin belgenin dosyada olmasına rağmen Mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini belirtmişse de; TBK'nın 52. maddesi zarar görenin, zararın artmasında etkili olması veya tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış olması hâlinde tazminatın indirilmesi veya kaldırılmasını düzenlemektedir. Davacı, her ne kadar daha uygun olduğundan dolayı aracı il dışında tamir ettirdiğini ifade etmişse de, daha ucuza tamir yaptırıldığına dair kanaat oluşturacak belge sunmadığı gibi, aracın tamir için şehir dışına götürülmesi ve bundan kaynaklı nakliye masraflarının doğması borçlunun durumunu ağırlaştırılması niteliğinde olduğundan, Mahkemece bu bedelin davacı lehine hükmedilmemiş olması isabetli bulunmuştur.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabuli ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-Her iki davalı aleyhindeki davanın kısmen kabulü ile;a- 31.777,14 TL hasar bedeli ve 560,00 TL ikame araç bedeli olmak üzere toplam 32.337,14 TL tazminatın, 15.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Kanun'un 2/2.maddesi uyarınca avans esasına göre hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Fazlaya ilişkin tazminat taleplerinin reddine,b-Davacının 1.636,95 TL delil tespiti dosyasındaki yapmış olduğu masraflara ilişkin  talebinin 1.248,5 TL üzerinden kabulü ile yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,3-Alınması gerekli 2.208,96 TL  harçtan, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 683,10‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 1.525,86 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına,4-Davacı tarafça yatırılan başvuru ve peşin harç toplamı olan 714,50 TL giderin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından tarafından harç dışında yapılan 330,7‬0 TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 1.248,50 TL delil tespiti masrafı olmak üzere toplam 6.079,20 TL yargılama giderinin, davadaki haklılık oranlarına göre takdiren belirlenen 5.100,00 TL'lik bölümünün davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine;  kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden,  kabul edilen kısım yönünden karar tarihinde geçerli AAÜT' deki esaslara göre belirlenen 32.337,14 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı ...Akaryakıt Anonim Şirketi  (eski unvan ...Türkiye A.Ş)   kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde geçerli AAÜT' deki esaslara göre belirlenen 7.662,86 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avanslarının bakiyelerinin yatıran taraflara iadesine,10-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,b-Davacı tarafından harcanan 220,70 TL istinaf başvuru harcı gideri ile 199,50 TL  posta  gideri  olmak üzere toplam 420,20 TL kanun yolu giderinin takdiren 350,00TL'lik bölümünün davalı ... Enerji ... AŞ'den alınarak alınarak davacıya  verilmesine, bakiye kanun yolu giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 11-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,12-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.20.11.2025<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"36c5862439692a53","SID":"6fb019956e17524a"}}