{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/980 <br>KARAR NO\t: 2025/1830<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 01.03.2025<br>NUMARASI\t: 2021/364 Esas - 2022/224 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Taşıma sözleşmesinden kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya verdiği taşıma hizmeti sonucu düzenlediği 30.11.2020 tarihli 45.631,55 TL, 07.12.2020 tarihli 17.965,05 TL, 07.12.2020 tarihli 19.843,45 TL, 14.12.2020 tarihli 4.095,53 TL, 14.12.2020 tarihli 11.981,82 TL, 21.12.2020 tarihli 570,65 TL, 28.12.2020 tarihli 303,72 TL, 11.01.2021 tarihli 266,01 TL ve 18.01.2021 tarihli 815,68 TL tutarındaki 9 adet faturanın ödenmediğini, faturalardaki son ödeme tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmak suretiyle Bakırköy 17. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, takibe konu faturaların ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, davalının fatura bedeline ilişkin takibe konu asıl alacaktan 26.03.2021 tarihinde 20.000,00 TL, 05.04.2021 tarihinde 20.000,00 09.04.2021 tarihinde 15.000,00 TL olmak üzere toplam 55.000,00 TL ödediğini, itiraz sonrası ödeme yapılmasına rağmen takibin ferileri ile bakiye alacak yönünden işlem yapılması için itirazın iptali gerektiğini ödemenin asıl alacaktan düşülerek yapıldığını, alacağın ferileri ile icra harç ve masraflarını ödenmesinden kaçınılmasının dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek, davalının itirazı ile takibi kötü niyetli olarak durdurduktan sonra 55.000,00 TL kısmi ödeme yaparak alacağın bakiye kısmı ve ferilerini dürüstlük kuralına aykırı şekilde ödemeden kaçınması nedeniyle davalının 46.473,46 TL'ye (yapılan 55.000,00 TL'lik kısmi tutarda ödemenin TBK'nın 100. md. gereği öncelikle faiz ve ferilere olmak üzere infaz aşamasında dikkate alınması) yönelik itirazının iptaline, takip tarihinden ödemeye kadar geçen süreçteki asıl alacağa işleyen avans faizi ile icra harç masraf ve icra vekalet ücreti yönünden takibe devam edilmesine, %20 oranında icra inkar tazminatının tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı, davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının, fatura alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Davalı tarafından her ne kadar icra dosyasında borca itiraz edilmiş ise de takibe konu ana para borcunun 55.000,00 TL'lik kısmı takip tarihinden önce; 46.473,46 TL'lik kısmı ise dava tarihinden sonra davacı alacaklıya ödenmiştir. Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup davalının defterlerini ibraz etmemesi nedeni ile sadece davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi raporu ile davalının takip tarihi itibariyle davacıya 101.473,46 TL borçlu olduğu ve davalı tarafından davacıya takibe konu ana para borcunun bir kısmının takipten sonra davadan önce, bir kısmının ise davadan sonra ödendiği tespit edilmiştir. Her ne kadar davacı tarafından davadan önce yapılan ödemeler mahsup edilmeden takip çıkışı üzerinden huzurda görülen dava harçlandırılarak açılmış ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun Esas No: 2017/19-910, Karar No: 2018/1111 tarihli kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin Esas no: 2020/2869, Karar No: 2020/5758, 06/12/2020 tarihli kararında da belirtildiği üzere takipten sonra davadan önce yapılan ödemenin asıl alacak miktarından düşüldükten sonra itirazın iptali davası açılması gerektiği, ödenen tutar bakımından davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile davadan önce yapılan ödeme bakımından davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine, bakiye alacak bakımından ise davanın kabulü ile davadan sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına, alacağın likit olması nedeni ile kabul edilen miktarın %20'si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine; takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair davacı tarafından belge ibraz edilememesi nedeni ile takip öncesi faiz talebinin reddine...\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Bakırköy 17. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazının 46.473,46 TL asıl alacak üzerinden iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren davacının talebini aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, davalının dava tarihinden sonra yaptığı 46.473,46 TL ödemenin icra müdürlüğü tarafından infaz aşamasında dikkate alınmasına, 55.000 TL'lik asıl alacak bakımından dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından bu talebin reddine, alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın takdiren %20'si oranında 9.294,69 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin taşıma sözleşmesi nedeniyle düzenlenen 9 adet fatura borcunun ödenmemesi üzerine takip başlattığını, faturalara yasal süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle TTK'nın 21/2 maddesi uyarınca fatura içeriğinin kabul edildiğini, fatura ve konşimentolarla taşıma hizmetinin verildiğinin kanıtlandığını, davalı ile düzenlenen abone cari hesap anlaşmasının tarafların hak ve yükümlülükleri alt başlıklı maddedesinde, \"Faturaların ödeme vadesi, fatura tarihinden başlamak üzere on beş (15) gündür. Vadesinde ödeme yapılmaz ise, MÜŞTERİ, ayrıca bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın aylık yüzde üç (%3) veya yasal ticari faiz oranından hangisi yüksek ise o oranda vade farkı/gecikme faizi ödeyeceğini beyan, kabul ve taahhüt eder\" şeklinde düzenleme yapıldığını, ayrıca TTK'nın 1530/2. maddesine göre de bu tür sözleşmelerde faturanın düzenlenmesinden belli bir süre sonra faiz ödenmesi gerektiğini, Davalının takibe konu asıl alacak nedeniyle 26.03.2021 tarihinde 20.000,00 TL, 05.04.2021 tarihinde 20.000,00, 09.04.2021 tarihinde 15.000,00 TL olmak üzere toplam 55.000,00 TL ödediğini, ancak davalın icra dairesine sunduğu dilekçe ile takibe ve ferilerine itiraz ettiğini ve asıl alacağı kısmen ödeyerek alacağın ferileri olan takipten sonra ödemeye kadar geçen süreçteki asıl alacağa işleyen avans faizi ile icra harç masraf ve icra vekalet ücretini ödemekten imtina ettiğini, asıl alacağın kısmen ödenmesi ile borcun kabul edilmesi karşısında icra dairesinin yetkisine, alacak tutarına ve ferilerine olan  haksız itirazının iptali ile, icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyen avans faizi ve icra takip masrafları ile vekalet ücreti yönüyle takibe devam edilmesi gerektiğini, yapılan ödemenin takip TBK'nın TBK'nın 100. maddesi gereğince öncelikle alacağın ferilerinden düşülmesi gerektiğini, Mahkemenin 55.000 TL alacağa yönelik ret gerekçesinin hatalı olduğunu, zira 17.02.2021 tarihinde başlatılan takipteki ödeme emrinin davalıya 19.02.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının 26.03.2021 tarihinde 20.000,00 TL, 05.04.2021 tarihinde 20.000,00 09.04.2021 tarihinde 15.000,00 TL olmak üzere toplam 55.000,00 TL ödediğini, takibe yönelik itirazdan sonra kısmi ödeme yapan davalının takibe bağlı ferilerden kurtulmaya çalışmasını dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu, işlemiş faiz ve takibin ferileri bakımından takibe devam edilebileceğini, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen, müvekkilinin bakiye işlemiş faiz alacağı bulunduğunu, TTK'nın 10. maddesine göre bir açıklık olmadığı takdirde borcun faizinin vadenin bitiminden, belirli bir vade olmaması halinde ise ihtardan itibaren faiz istenebileceğini, müvekkilince gönderilen 20.11.2020 tarihli ihtarla ödenmesi gereken 32 adet faturanın 30.11.2020 tarihine kadar ödenmesine ilişkin ihtara rağmen ödenmemesi nedeniyle temerrüt oluştuğunu, TTK'nın 1530.maddesine göre de faturadan belli bir süre geçmekle faiz ödenmesi gerektiğini, Davalı vekilinin 26.05.2021 tarihli dilekçe ile cevap dilekçesi için ek süre talep ettiğini, ancak cevap dilekçesi sunulmadığını, davalı vekilinin duruşmalara da katılmadığını, duruşmayı takip etmeyen vekil yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bakiye  alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.\tTaraflar arasında bir taşıma sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ve taşıma sözleşmesi kapsamında işleyen bir açık hesap ilişkisi kurulduğu, bu kapsamda davacının, davalıya ait emtiayı taşıyarak, taşıma hizmet bedeli için düzenlediği faturaları davalıya gönderdiği ve yapılan tahsilatların cari hesaba işlendiği anlaşılmaktadır. Davacının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan edimini yerine getirdiği, dosya kapsımındaki belgeler ile davalının ödemelerinden anlaşılmaktadır. Davacı, 15.02.2020 tarihinde 30.11.2020 tarihli 45.631,55 TL, 07.12.2020 tarihli 17.965,05 TL, 07.12.2020 tarihli 19.843,45 TL, 14.12.2020 tarihli 4.095,53 TL, 14.12.2020 tarihli 11.981,82 TL, 21.12.2020 tarihli 570,65 TL, 28.12.2020 tarihli 303,72 TL, 11.01.2021 tarihli 266,01 TL ve 18.01.2021 tarihli 815,68 TL tutarında fatura olmak üzere toplam 9 adet fatura borcu ile faturaların muaccel olduğu belirtilen tarihlerden itibaren işlemiş faiziyle birlikte toplam 104.579,35 TL'nin tahsili için takip başlatılmıştır. Ödeme emrinin tebliği üzerine davalı vekilince 26.02.2021 tarihinde borç ve ferilerine itiraz etmesi ile takip durmuş ve eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.İtirazdan sonra davalı tarafından 26.03.2021 tarihinde 20.000,00 TL, 05.04.2021 tarihinde 20.000,00, 09.04.2021 tarihinde 15.000,00 TL olmak üzere toplam 55.000,00 TL ödenmiştir. Ancak davacının takip talebinde TBK'nın 100. maddesine göre işlem yapılmasını istemesi nedeniyle yapılan kısmi ödemelerin bu nedenle öncelikle takibin ferilerine sayılması gerekmektedir. Dava dilekçesinde de esas itibariyle yapılan kısmi ödemenin TBK'nın 100. maddesine göre öncelikle takip konusu alacağın ferilerine sayılması gerektiği ve bakiye kısım yönünden itirazın iptaline karar verilmesi istenmiştir. Davacı bu davadan önce asıl borcun kısmen ödenmesi nedeniyle ödenen 55.000 TL için icra takip masrafları, harçlar ve vekalet ücreti ile işlemiş faiz için talepte bulunmuştur. Bunun yanı sıra ödenmeyen kısım için de ayrıca itirazın iptali isteminde bulunmuştur. Borçlu itirazdan sonra takip konusu borç aslının 55.000 TL'sini dava tarihinden önce ödemiş olup, ödenen asıl alacak kısmı dışındaki takip giderleri için dava açılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. İtiraz üzerine duran takibin harekete geçmesi veya itirazın hükümden düşürülmesi için itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davası açılması gerekmektedir. Takibin itiraz üzerine durması nedeniyle, borcun aslı veya aslının bir kısmı ödense dahi icra müdürünün duran bir takipte bakiye alacak veya giderleri talep etmesi mümkün değildir. Bu itibarla davacının, takip tarihi ile ödeme tarihi arasındaki temerrüt faizi, takip masrafları, harçlar ve vekalet ücreti yönünden duran takibin harekete geçirilmesi için itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Davaya konu icra takibine davalı borçlu tarafından itiraz edilerek icra takibinin durması sağlandığından, mahkemece itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce bu dosya üzerinde alacaklı istemi yönünden bir işlem yapılamayacaktır. Bu nedenle mahkemece ödenen kısma ilişkin icra giderleri ve icra vekalet ücreti, takip sonrası işleyecek faiz hakkında sonuç doğuracak şekilde itiraz konusunda bir karar verilmesi gerekmektedir (Yargıtay 19. HD'nin 22.12.2015 tarihli 2015/7169 E. 2015/17389 K.; 18/02/2015 tarihli 2014/15412 E. 2015/2121 K.  06.11.2012 tarihli 2012/10020 E.  2012/16040 K. Sayılı içtihatları).TBK'nın 100. maddesi uyarınca faiz ve giderleri ödemede gecikmesi bulunmayan borçlunun, yaptığı ödemeyi anapara borcuna mahsup edebilmesi mümkün ise de, takip tarihi itibariyle temerrüde düşen ve icra takip giderlerini ödemekle yükümlü bulunan borçlunun yapmış olduğu kısmi ödemenin anapara borcundan düşülmesi söz konusu olamayacağından, alacaklının takip talebinde bu yolda talepte bulunmuş olduğu da gözetildiğinde, kısmi ödemenin öncelikle ödeme anına kadar işlemiş faiz ve takip giderlerine mahsup edilmesi gerekir. Muaccel bir borcun borçlusu TBK'nın 117. maddesi gereğince temerrüt ihtarıyla mütemerrit olur. Dosya içerisinde 20.11.2020 tarihli bir ihtar bulunmakta ise de bu ihtarın ne şekilde gönderildiği ve davalıya tebliğ edildiği dosya içeriğinden anlaşılmamaktadır. Diğer yandan dava konusu uyuşmazlıkta TTK'nın 1530.maddesinin uygulama yeri de bulunmamaktadır. Davacı istinaf başvurusunda taraflar arasındaki cari hesap sözleşmende özel bir vade bulunduğu ileri sürülmüştür. Bu durumda TBK'nın 117.maddesine göre kesin bir vade bulunması halinde bu tarihte, aksi halde temerrüt ihtarı ile borçlunun temerrüde düşeceği ve bu tarihlerden itibaren temerrüt faizi istenebileceği, aksi halde takip tarihi itibariyle temerrüt oluşacağı, bu nedenle işlemiş ve takip konusu edilen faizlerin bu ilkelere göre temerrüt tarihi belirlenerek hesaplanması gerekmektedir. Buna göre mahkemece, takip tarihi itibariyle tesbit edilen alacak tutarına, sözleşme veya temerrüt ihtarının tebliğine göre belirlenecek tarihten takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağı belirlenmelidir. Takip öncesi temerrüt bulunmaması hâlinde bu kez de işlemiş faiz talebinin yerinde olmayacağı değerlendirilmelidir. Asıl alacak bakımından her halükarda takip ile temerrüt oluşacağından takip tarihinden ödemelerin yapıldığı tarihe kadar işleyen faiz tutarı, icra vekalet ücreti, icra masrafları eklenmek suretiyle bulunacak toplam alacağın bilirkişiden ek rapor alınarak tespit edilmesi, davadan önce yapılan kısmi ödemelerin TBK'nın 100. maddesi gereği öncelikle fer'i alacaklardan mahsup edilmesi ve davacının takip sonrasında, ancak davadan önceki ödemelerinden sonra bakiye asıl alacak, faiz, masraf, harç ve vekalet ücreti alacağının belirlenmesi gerekir yapılan ödemenin tüm bu kalemleri karşılamaması hâlinde miktar gösterilmeksizin, icra takip masrafları, vekalet ücreti ve icra harçlarının tahsili amacıyla davalının takibe yönelik itirazının iptaline karar verilmesi, aksi halde TBK'nın 100.maddesine göre hesaplama dikkate alınarak, davacının ne miktarda asıl alacağı kaldığının belirlenmesi gerekmektedir.Mahkemece alacak bu şekilde belirlendikten sonra bakiye asıl alacak ve varsa işlemiş faiz üzerinden itirazın iptaline karar verilmelidir. Bu durumda da dava tarihinden sonra ödeme yapılmış ise bu ödemelerin tarihi de gösterilerek, ödemelerin infazda dikkate alınmasına karar verilmelidir. Mahkemece bu hususta karar verilmiş ise de ödemelerin hangi tarihte yapıldığı karara yazılmayarak infazda tereddüt oluşmuştur. Bilirkişi raporuna göre 22.04.2020 tarihinde 10.000 TL, 30.04.2021 tarihinde 10.000 TL, 07.05.2021 tarihinde 10.000 TL, 21.05.2021 tarihinde ise 16.473,46 TL ödeme yapıldığı belirlenmiştir. Mahkemece bu tarihlerdeki ödemelerin kontrol edilerek, dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin tarihleri de gösterilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle davalının takipten sonra, ancak davadan önce yaptığı ödemeler TBK'nın 100.maddesine göre değerlendirilmeden karar verilmesi doğru olmadığından, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece yeniden yapılacak yargılamada hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri gereğince yeniden vekalet ücreti belirleneceğinden davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinafı bakımından şimdilik bir değerlendirme yapılmamıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;\t<br>1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafça yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Kaldırılan ilk derece mahkemesi kararının icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilece hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 20.11.2025<br>KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ac85ebf16befeaa2","SID":"edbc465e820b5790"}}