{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/863 <br>KARAR NO\t: 2025/1823<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/02/2022<br>NUMARASI: 2021/65  Esas - 2022/85  Karar <br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkili bankanın  Ataşehir  Şubesi ile  asıl borçlu  ... Elektronik Sanayi ve Ticaret AŞ  arasında imzalanan  4.000.000 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi ve ekleri uyarınca ticari kredi kullandırılmış olduğunu, kullandırılan kredi ödenmediğinden hesabın Kadıköy 32.Noterliğinden keşide edilen 19.11.2018 tarih ve ... sayılı ihtarname ile kat edildiğini,  davalı şirket tarafndan  İstanbul Anadolu 3. ATM'de 2018/1350 Esas sayılı dosyasında konkordatonun tasdiki davası açıldığını, konkordatonon tasdikine ve alacakları itiraza uğramış alacaklılara ilandan itibaren bir ay içinde dava açabileceklerinin ihtarına karar verildiğini, davalı şirketin Konkordato Komiserliğine 758.504,36 TL nakit alacak,10 adet çeke ilişkin gayrinakdi riskden dolayı depo isteminde bulunduklarını,taleplerinden 693.720,11 TL'nın kabul edildiğini, 3 adet çek ödemesinden kaynaklanan 4.800 TL nın kabul edilmediğini, 8 adet çek yaprağı için depo talep edilen 15.470 TL nın kabul edilmediğini, mahkemenin de bu konuda değerlendirme yapmadığını, müvekkili bankanın işbu çeklerin ibrazı halinde bankanın ödeme yükümü altında bulunduğunu iddia ederek, 8 adet çek yaprağına karşılık 12.800 TL nın banka adına açılacak bir hesapta depo edilmesine ,dava tarihi itibariyle  yasal yükümlülük tutarı 2.670 TL olan çek  için de depo talebinde bulunmak zorunda kaldıklarından bahisle bankanın hamillerine ödediği 4.800 TL için %47 temerrüt faizi ve %5 gelir vergisi ile birlikte tahsiline karar verilmesi iddia ve talep edilmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; konkordatonun tasdik kararından sonra davanın bir ay içinde açılmadığını, bankanın çek hamillerine ödediği 4.800 TL' ye işleyecek % 47 temerrüt faizi oranına itiraz ettiklerini, oysa ödenen çek yaprakları için tahakkuk edecek faizin 3095 sayılı kanuna göre %19,50 olması gerektiğini belirterek bankaya ibraz edilmeyen çek yaprakları için depo talebine de itiraz ettiklerini beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine  karar verilmesi talep edilmiştir.   <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... davacı banka ile davalı  borçlu  ... Elektronik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi arasında 4.000.000,00 TL limitli nakdi veya gayrinakdi olarak kullandırılmak üzere kredi sözleşmesi imzalandığı, imzalanın kredi sözleşmesi kapsamında davalıya çek karnesi verildiği, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından davalıya hesap kat ihtarı gönderildiği, davalı şirket hakkında İstanbul Anadolu 3 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1350 esas ve 2020/1086 karar sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda konkordatonun tasdikine karar verildiği ve davacının çek depo bedellerine ilişkin taleplerinin işbu davada itiraza uğraması sonucu konkordato tasdik kararının ilanından itibaren 1 ay içinde dava açabileceklerinin ihtar edildiği, davacı tarafından huzurdaki davanın 1 aylık süre içinde açıldığı ve davalıya verilen çek karnesinden davacı bankanın ödemiş olduğu 3 adet çek yasal sorumluluk bedeli 4.800,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini ve bankaya ibraz edilip karşılıksız çıkan ancak çek yasal sorumluluk bedeli henüz ödenmeyen 8 adet çek yasal sorumluluk bedelinin ve davalı uhdesinde bulunan ancak henüz bankaya ibraz edilmeyen 1 adet çekin yasal sorumluluk bedelinin depo edilmesine karar verilmesini talep ettiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporuna göre davacının 3 adet çekten dolayı çek hamillerine 4.800,00 TL ödeme yaptığı ve taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesine istinaden çek karnesinin davalıya verildiği, sözleşmenin temerrüt faiz oranını düzenleyen 48.13 maddesine göre davacı bankanın % 47 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisi talebinde bulunabileceği, davacı banka her ne kadar bankaya ibraz edilip karşılıksız çıkan 8 adet çek yasal sorumluluk bedeli 12.800,00 TL ve davalı uhdesinde bulunan ve henüz bankaya ibraz edilmeyen 1 adet çekten dolayı 2.670,00 TL yönünden depo kararı verilmesini talep etmiş ise de işbu çeklerin yasal sorumluluk bedelinin henüz davacı banka tarafından ödenmediği sabit olup karşılıksız işlemi yapılan çeklerin yasal sorumluluk bedellerinin ödenip ödenmeyeceği veya çeki elinde bulunduran tarafından bankadan tahsil edilip edilemeyeceği bu aşamada sabit olmayıp yine davacı uhdesinde bulunan 1 adet çekin de keşide edilerek piyasaya sürülüp sürülmeyeceği, piyasaya sürülse dahi çek hamili tarafından bankaya biraz edilip edilmeyeceği ve çekin karşılıksız işlemi görüp görmeyeceği sabit olmayıp davacı bankanın 3 adet çek için ödemiş olduğu 4.800,00 TL bedeli her bir çekin ödeme tarihinden itibaren % 47 oranında faizi ve % 5 gider vergisi ile birlikte davalıdan talep edebileceği, karşılıksız işlemi gören ancak yasal sorumluluk bedelleri ödenmeyen 8 adet çek ve davacı uhdesinde bulunup karşılıksız işlemi görmeyen 1 adet çekten dolayı depo kararı verilmesini talep edemeyeceği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak...\" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile  4.800,00 TL çek bedelinin 1.600,00 TL sinin 03/12/2018, 1.600,00 TL sinin 09/05/2019 ve 1.600,00 TL sinin 09/05/2019 tarihinden itibiren işleyecek yıllık % 47 faiz ve % 5 gider vergisi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, çek depo bedeli ve fazlaya ilişkin istemin reddine   karar  verilmiştir. Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkili bankanın kredi borçlusu olduğunu, hesabın kat edilerek borçlu şirket ve müteselsil kefillere kat ihtarnamesinin keşide edildiğini, davalı tarafından 14.11.2018 tarihinde İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1350 Esas sayılı dosyasında konkordatonun tasdikini talep ettiğini, mahkemenin 16.12.2020 tarihinde kabul kararı verdiğini, İİK 308/b uyarınca alacakları itiraza uğramış olan tüm alacaklılara ilam tarihinden itibaren bir ay içerisinde dava açabileceklerinin belirtildiğini, konkordato komiserliğine alacak davet ilanı uyarınca 758.504,36 TL nakdi alacak ile on adet çekin yasal yükümlülük tutarlarının karşılığının depo edilmesi talepli olarak alacak bildiriminde bulunulduğunu, yargılama sonucunda 24.11.2020 tarihli ödeme tablosuna göre bankanın bildirilen alacağının 693.720,11 TL'sinin kabulüne karar verildiğini, nakdi alacak olarak bildirilen alacak içinde yer alan tahsil edilen ancak kesin mühlet nedeniyle mahsubu yapılamayan üçüncü kişi tarafından keşide edilen çek bedeli 59.984,25 TL mahsup edildikten sonra kalan tutardan 693.720,11 TL alacak kabul edildiğini, ancak yasa gereği ödemesi yapılan üç adet çekin yasal yükümlülük tutarı 4.800,00 TL ile deposu talep edilen çeklerin yasal yükümlülük tutarlarının depo edilmesi talebinin kabul edilmediğini İİK 308/b maddesi uyarınca dava açmak zorunda kalındığını, mahkeme tarafından 4.800,00 TL nakdi alacak yönünden talebin kesin olarak kabulüne, depo talebi açısından ise davanın reddine karar verildiğini, müvekkili bankanın hamile ödemekle yükümlü olduğu tutar karşılığında bloke (depo) edilmesini isteme hakkı olduğunun açık bulunduğunu, davanın kabulü gerektiğini, müvekkilinin davalıya çek karnesi teslim ettiği, bankanın ödemek zorunda kalabileceği yasal yükümlülük risk tutarlarının bilirkişi raporu ile sabit olduğunu idia ederek mahkeme kararının redde ilişkin kısmının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme dayanak teşkil eden bilirkişi raporunda yanlış mevzuat hükümlerinin esas alındığını, rapordaki yapılan saptamaların hukuki himayeden yoksun olduğunu, çeklere uygulanacak faiz oranlarının daha özel nitelikteki kanun olan 5941 sayılı Çek Kanunu'nda düzenlenmiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE <br>Dava, İİK'nın 308/b maddesi uyarınca konkordato yargılamasında borçlunun alacağa itiraz etmesi sonucu  çekişmeli hâle gelen alacağın  tahsili ve depo edilmesi  istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, genel kredi sözleşmesinin mevcudiyeti, davalı şirket tarafından konkordato başvurusu ile birlikte konkordato projesinin tasdikine dair hüküm tesis edildiği, davacı banka alacağının konkordato aşamasında büyük oranda kabul edilmiş olduğu hususlarında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.Uyuşmazlık, karşısızlık  kalan çeklerden dolayı depo hesabına esas olan alacağın kabul edilmemiş olmasının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı kredi müşterisi şirket tarafından İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1350 Esas sayılı dosyasında 14.11.2018 tarihinde konkordato talebinde bulunulduğu, mahkeme tarafından 16.11.2018 tarihli ara karar ile üç aylık geçici mühlet kararı verildiği, davacının kabulünde olduğu üzere, bankanın 758.504,36 TL nakdi alacak ile on adet çekin yasal yükümlülük tutarlarının karşılığının depo edilmesi talepli olarak konkordato komiserlerine bildirimde bulunulduğu, 24.11.2020 tarihli ödeme tablosuna göre davacının bildirilen alacağının 693.720,11 TL'sinin kabul edildiği, ancak banka tarafından ödemesi yapılan üç adet çekin yasal yükümlülük tutarı 4.800,00 TL ile ödemesi yapılmayan çeklerden dokuz adet çekten dolayı ise talep edilen çek depo bedeline dair 12.800,00 TL ile 2.670,00 TL tutarın reddedilmiş olduğu ve davacı tarafça reddedilen miktarlar yönünden işbu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece bankacı bilirkişiden bilirkişi raporu alınarak yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden hüküm tesis edilmiştir. İİK'nın 285 vd. maddelerde adi  konkordato düzenlenmiştir. Maddenin 1. fıkrasında, borçlunun vadesi geldiği halde ödenemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebileceklerine  yer verilmiştir. Yasal düzenleme kapsamında, konkordato geçici mühlet tarihinden sonra gerçekleşen alacaklar proje kapsamında değerlendirilemeyecektir. İİK'nın 301.maddesi gereğince, konkordato projesinin hazırlanıp alacakların bildirilmesi ve tahkikinden sonra komiser tarafından yapılacak ilanda yer alan alacaklının bir başka deyişle ,konkordato projesine kaydedilen alacaklının alacağına borçlunun itiraz etmesi halinde alacak \"çekişmeli alacak \"vasfını kazanır.  İİK'nın 302/6 fıkrasında, çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkemenin karar vereceği ancak bu iddialar hakkında ileride mahkemede verilecek hükümlerin saklı olduğu düzenlenmiştir. Külli bir tasfiye prosedürü olan olan konkordato , hem bu özelliği hem de tasdik halinde İİK'nın 308/c maddesi gereğince, konkordatoya katılsın katılmasın, kural olarak konkordato talebinden önce veya komiser izni olmaksızın mühlet içinde tüm alacaklar için bağlayıcı olduğundan, üçüncü kişilerin de haklarını etkileyecek niteliktedir. Somut olayda, davacı banka tarafından, karşılıksız olduğu iddia edilen çek bedellerinin banka tarafından ödemekle yükümlü bulunulan miktarları yönünden depo kararı verilmesi, ödenenlerin ise tahsili talep edilmiştir. 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nda “gayri nakdi kredi” kavramı tanımlanmamıştır. Ancak, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca; muhatap banka, süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması hâlinde yasal sorumluluk miktarına kadar ödeme yapmak; çekin karşılığının kısmen bulunması durumunda ise, kalan meblağı tamamlamakla yükümlüdür. Aynı maddede ödeme yükümlülüğü ile ilgili bu hususun, hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdi kredi sözleşmesi hükmünde olduğu açıklanmıştır. Bu ödeme külfeti, sözü edilen Kanun gereğince bankalara yükletilmiş olduğundan, borçlunun bankadaki mevduatının bankaca müşterisine verilen her çek yaprağı için yasal sorumluluk miktarı ile sınırlı olarak banka lehine rehinli olduğunun kabulü zorunludur. Banka ile müşterisi arasında yapılan teminat mektubu veya çek hesabı açma sözleşmelerinde banka lehine risk gerçekleşmeden teminat mektubu bedeli veya karşılıksız çek bedelinden bankanın ödemek zorunda kalacağı meblağın depo edilmesini isteme yetkisi, söz konusu alacağın mevcut olduğunu göstermediği gibi, istenebilir olduğunu da göstermez (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun, 27.12.2017 tarih, 2016/1 E., 2017/6 K. sayılı kararı).Karşılıksız çıkan çeklerde yaprak başına bankaya yüklenen sorumluluk , sözleşmesel değil yasal bir gayri nakdi kredi niteliğindedir. Buna göre banka, çekin karşılıksız kalması halinde , Kanunda öngörülen diğer şartlarında yerine getirilmesi suretiyle hamile Kanunda öngörülen tutarı ödemek zorundadır. Bu haliyle karşılıksızlık bankanın Kanun gereği yüklendiği bir sorumluluk niteliğindedir. Hamile yapılan ödeme ile nakdi krediye dönüşerek istenebilir hale gelir.   Açıklanan yasal gerekçeler ve yer verilen içtihat  kapsamında, konkordato talep tarihinde karşılıksız olduğu iddia edilen çek yaprakları yönünden  davacı bankanın  muaccel bir alacağı  mevcut değildir. Henüz çek yaprak bedelleri ödenmemiştir. Kaldı ki konkordato geçici mühlet karar tarihinden sonra  doğan alacaklar  konkordatoya tabi bir alacak olmayacaktır. Mahkemece bu konuda verilen ret kararında sonuç olarak  bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusuna gelince; HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca, miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Bu miktar, yeniden değerleme oranı ile dava tarihi olan 2021 yılı itibariyle  5.880,00 TL'ye baliğ olmuştur.Dava dilekçesinde dava değeri 20.270,00 TL olmakla birlikte ilk derece mahkemesince, davanın 4.800,00 TL'lik miktarı yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, dava tarihinde miktar itibariyle davalı yönünden kesin niteliktedir.HMK' nın 346. maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili olarak ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmadan istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları hakkında aynı Yasa'nın 352/1.b maddesi gereğince istinaf mahkemesince de karar verilmesi mümkündür. Bu açıklamalar ışığında, kanun yolu başvurusuna konu edilen kararın, dava tarihi itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle davalı taraf yönünden istinafı kabil bir karar olmadığı anlaşılmakla,  davalı istinaf başvurusunun HMK'nın 346. maddesi gereğince reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçcelerle,  davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin HMK'nın 346. maddesi gereğince reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, 2-Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin  HMK'nın 346 ve 352/1.b maddeleri uyarınca  reddine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,5-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,7-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 20.11.2025<br>KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre  karar kesindir.\t<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f65d8da21bfb56c3","SID":"c7245386bc084842"}}