{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA N\t: 2022/1145 <br>KARAR NO\t: 2025/1868<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ17/03/2022<br>NUMARASI\t: 2020/271 Esas - 2022/174 Karar<br>DAVANIN KONUSU İtirazın İptali (Taşıma sözleşmesinden kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasındaki taşıma sözleşmeleri nedeniyle cari hesap ilişkisi bulunduğunu, taşıma hizmetleri nedeniyle düzenlenen faturaların davalıya tebliğ edildiğini, ancak davalının vadesi gelmiş borçlarını ödemediğini, yazılı ve sözlü uyarılardan sonuç alınmaması üzerine 13.926,36 TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; talebin zamanaşımına uğradığını, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, taşıma sırasında oluşan hasar nedeniyle davacının sorumlu olduğunu ve müvekkilinin hasar nedeniyle dava dışı ... Ltd.Şti ile ... firmalarına toplam 13.926,36 TL ödeme yaptığını, bu hasarlarla ilgili olarak müvekkilince davacıya gönderilen 08.06.2018 tarihli yazıda meydana gelen hasardan davacının sorumlu olduğunun belirtildiğini, fiili taşıyıcı olan davacının zarardan sorumlu olduğunu, her iki şirkete ait yükün teren ile taşınması sırasında hasarlandığını savunarak, davanın  reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Sonuç olarak, her iki şirketin lojistik şirketi olduğu aralarında nakliye ve lojistik işi yapıldığı, 05/06/2018 tarihinde ... ... ... Yapı Kimyeselleri San. Tic A.Ş ye ait emtianın davacı tarafından gerçekleştirilen taşıma işi kapsamında taşıma işini yapan araçta kaza sonucunda emtianın 5 palet/8 ton miktarında zarar meydana gelmesinden kaynaklı  hasarlanan emtia nedeniyle emtia alıcısı dava dışı ... Ltd. Şirketinin davalı şirkete fatura edilen bedel kadar davalı şirketin davacının alacağını ödemediği, bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde söz konusu emtianın taşıma esnasında hasarlanmasının nedeninin ambalajlama hatasından kaynaklı olduğunun tespit edildiği, bu durumda hasardan taşıyıcının sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki tespit ve değerlendirmeler nazara alınarak davalı taşıma şirketinin davacı taşıma şirketine hasardan kaynaklı fatura yansıtmasının yerinde olmadığı, sonuç olarak davacının navlun alacağından kaynaklı alacağının...\"  gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 25. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın  iptali ile takibin devamına, kabul edilen 13.926,36 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;<br>Davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığı dikkate alınmadan kabul edildiğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının sorumluluğundaki taşıma esnasında gerçekleşen hasar nedeni ile müvekkili şirketçe dava dışı ... Ltd. ve ... firmalarına toplam 13.926,36 TL ödeme yapıldığının dikkate alınmadığını, bu hasar nedeniyle müvekkilince davalıya hasar yazısı gönderildiğini, raporun eksik inceleme ile düzenlendiğini, Takibe esas tutarın, davacı tarafından gerçekleştirilen, 05.06.2018 tarihli, ... ... ... Yapı Kimyasalları Sanayi ve Tic. A.Ş.'ye ait, ... Kol Serakol/ Seramik Yapıştırıcı muhteviyatlı yüklerin ... Tren İstasyonu'ndan davacıya ait vagonlar ile teslim alınarak, Erzurum Tren İstasyonu'na demiryolu ile taşınması sırasında vagonun taşıdığı yüklerde gerçekleşen kayma sebebiyle 05.06.2018 tarihinde hasarlanması nedeniyle uğranılan zarara ilişkin olduğunu ve bu hususun davacı tarafından kabul edildiğini, müvekkilince bu hasar nedeniyle yapılan ödemenin davacıya fatura ile bildirildiğini, hükme esas alınan raporda palet üzerindeki ürünün kaymasının müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, demir yolu taşımasında vagonların bir birine tamponlama yaparak durabilmesi nedeniyle bu durumun TCDD tarafından demiryolu taşımasında  normal karşılandığını, taşınan torbaların palet üzerine şiling ile sabitlendiğini, palet üzerine konulan torbaların şiling ile sabitlenmesi işinin ve bu sabitleme işinin ne şekilde gerçekleştirileceğine ... ... ... firmasınca karar verilip tüm bu işlemlerin ... ... ... firmasına ait fabrikada gerçekleştirildiğini, fiili taşıyanın taşıma sırasında gerçekleşen bu zarardan sorumlu olduğunun dikkate alınması gerektiğini, taşımacının kusuru ile oluşan hasarın müvekkiline yüklenemeyeceğini, TTK'nın 854. maddesine göre taşımacının sorumluluğunu ortadan kaldıran sözleşmelerin geçersiz olduğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında taşıma sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ve davacının davalıya taşıma hizmeti verdiği sabittir. Uyuşmazlık davacının fiili taşıyıcı olarak yaptığı taşıma sırasında hasarlanan emtia için davalının, dava dışı kişilere yaptığı ve davalıya yansıttığı 13.926,36 TL bedelli faturaya itibar edilip edilemeyeceği, buna göre davacının bakiye alacağı bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davacı tarafından 13.926,36 TL asıl taşıma alacağının tahsili amacıyla 24.09.2019 tarihinde ilamsız takip başlatılmıştır. Ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi ile takibin durduğu anlaşılmıştır. İtiraz dilekçesinin davacıya tebliğ edilmediği, eldeki davanın 28.07.2020 tarihinde İİK'nın 67.maddesinde belirlenen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı ve davalının hak düşürücü süreye ilişkin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacının, davalı adına demir yoluyla fiilen taşımasını yaptığı emtianın taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle davalı tarafından emtianın sahibi olan üçüncü kişiye ödeme yaparak cari hesaptaki borcu sonlandırdığı iddia edilmiştir. Yurt içinde yapılan taşımada davacı taşımacının edimini yerine getirip getirmediğinin TTK'nın taşıma sözlemesine ilişkin hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Taşımacı teslim aldığı emtiayı teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar gerçekleşen zararlardan TTK'nın 875. maddesine göre sorumludur. Ancak zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı sebep olmuş ise tazminat borcunun doğumunda ve ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olacağı da dikkate alınmalıdır. Taşımacının, taşıma sırasında yükte oluşan hasarlardan kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldıran ve daraltan haller TTK'nın 876 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nın 878. maddesine göre gönderenin yaptığı yetersiz taşımadan kaynaklanan hasarlardan taşımacının sorumlu tutulamayacaktır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında toplanan deliler ve alınan bilirkişi raporundan, dava konusu hasarın tamamen ambalaj yetersizliğinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Ambalajın yeterli olması halinde demir yolu nakliyesi sırasında teren vagonlarının manevrasına bağlı hareketler nedeniyle emtianın hasara uğramayacağı bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Bu durumda emtiadaki hasarın münhasıran gönderenin kusurundan kaynaklandığı, taşımadaki hasar nedeniyle taşımacıya yüklenecek bir kusur bulunmadığı, bu nedenle davalının ödediği hasar bedelini taşımacıya yansıtmasının hukuki bir dayanağı bulunmaması nedeniyle yansıtma faturasına itibar edilemeyeceği, ilk derece mahkemesince yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki belgelere uygun olduğu, mahkemece tüm delillerin usulüne uygun şekilde toplanarak değerlendirildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 713,40 TL istinaf  karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 27.11.2025 tarihinde,  oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. <br>KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.a  maddesi uyarınca dava değeri itibariyle  karar kesindir.  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"09cfca4fc0570806","SID":"00bfd0000f96659d"}}