{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1968 <br>KARAR NO\t: 2025/1801<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23.09.2025 tarihli ara karar. <br>NUMARASI\t: 2025/418 E. <br>DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>Taraflar arasında görülen genel kurul kararının iptali talepli davada ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen 23.09.2025 tarihli ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t<br>Davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin  davalı şirkette  dava dışı ... Petrol Ürünleri Uluslararası  Taşımacılık  Ticaret ve Sanayi AŞ ile birlikte pay sahibi olduğunu, 600.000 adet payın  200.000 adedinin davacıya, 400.000 payın ise dava dışı diğer ortağa ait olduğunu,  en yüksek pay sahibi dava dışı ... Petrol Ürünleri Uluslararası Taşımacılık Ticaret ve Sanayi AŞ yetkilisi ... tarafından, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.03.2025 tarihli 2025/73 Esas,  2025/214 Karar sayılı kararı ile  olağanüstü  genel kurul toplantısı düzenleme yetkisi alınarak 03.04.2025 tarihinde şirket merkezinde olağanüstü genel  kurul toplantısı gerçekleştirileceğinin ilan edildiğini,  bunun  17.03.2025 tarihli, 11293 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini,  03.04.2025 tarihinde gerçekleştirilen  toplantıda gündem maddelerini teşkil eden (1) Açılış ve toplantı başkanlığının oluşturulması ve tutanakların imzalanması için yetki verilmesi, (2) Yönetim Kurulunun esas sözleşmeye uygun olarak seçimi, (3) Kapanış hususlarında kararlar alındığını, davalı  tarafından alınan kararların 09.04.2025 tarihli, 11308 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ettirildiğini,  toplantının ve alınan kararların  dürüstlük kurallarına ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen olağanüstü genel kurul toplantısı düzenleme usulüne aykırı olduğunu, paydaş olan müvekkiline  usulüne uygun çağrı yapılmadığını, ilanın kurucu unsurlardan olduğunu ve  mevcut olmaması halinde, hukukî işlemin veya genel kurul kararının yokluğundan veya mutlak butlan ile malûl olduğundan bahsedildiğini, usulüne uygun davet yapılmamasının TTK'nın 414.maddesinde açıkça düzenlendiğini, buna göre, genel kurulun toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan ilânla çağrılması gerektiğini,  Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilanın, tek başına yeterli bir çağrı yöntemi  olmadığını, dolayısıyla müvekkiline usulüne uygun toplantının bildirilmediğini,  katılımı  olmadan toplantı yapıldığını, genel kurul toplantısının gerçekleştirileceği öğrenilerek ilan olunan tarihte davacı vekili Av. Melek Kara tarafından  davalı merkezinde hazır olunduğunu,  ancak, dava dışı ... Petrol Ürünleri Uluslararası Taşımacılık Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi vekili Av. Murat Dayıoğlu tarafından genel kurul toplantısının gerçekleştirilmeyeceğinin belirtildiğini,  bunun üzerine dava dışı şirket vekili ile birlikte  davacı vekilinin şirket merkezinden ayrıldığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 11.04.2023 tarihli ve 2021/5560 E., 2023/2238 K. sayılı, 22.10.2019 tarihli ve 2018/1112 E., 2019/6571 K. sayılı kararlarına göre geçerli bir çağrı olmaksızın veya çağrısız genel kurul şartları oluşmadan yapılan toplantılarda alınan kararların yoklukla malul olduğunu, olağanüstü genel kurul gündeminin usule uygun bir şekilde oluşturulmadığını,  gündeme bağlılık ilkesinin esas olması nedeniyle toplantı gündeminin önceden ilan edilmesi ve bildirilmesinin zorunlu olduğunu,  TTK'nın  413.maddesine göre, gündemde bulunmayan konuların genel kurulda müzakere edilemeyeceğini, karara bağlanamayacağını,  yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ve seçimi, finansal tabloların müzakeresi maddesi ile ilgili olmakla finansal tabloların müzakeresini içermeyen gündeme dayalı olarak yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması ve seçiminin mümkün olmadığını, gündemde  hiçbir şekilde finansal tabloların müzakeresini içermeyen ve ilk defa düzenlenen toplantı gündemi doğrultusunda yönetim kurulu seçimi yapılamayacağını, bu anlamda kararların  iptalinin gerektiğimi, alınan kararlarda bağımsız denetçinin imzasInın da yer almadığını, yönetim kurulu seçimi ve finansal tabloların müzakeresi, denetçinin varlığını gerektiren önemli konular olduğunu, müvekkili hakkında 12.02.2025 tarihinde  üç ay süreyle geçici konkordato mühleti verildiğini, İstanbul CBS'nın 2024/236201 sayılı soruşturma dosyasında el koyma tedbiri uygulandığını ileri sürerek,  öncelikle alınan kararların yürütmesinin durdurulmasına,  03.04.2025 tarihli  olağanüstü genel kurul toplantısının yokluğuna veya butlanına, aksi kanaat halinde 2 numaralı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle;  davalı şirketin davacı ile  dava dışı  ... Petrol Ürünleri Uluslararası  Taşımacılık  Ticaret ve Sanayi AŞ tarafından  2023 yılında kurulduğunu,  60.000.000.-TL tutarındaki sermayesinin 40.000.000.-TL'lik kısmını müvekkil şirket tarafından ve 20.000.000.-TL’lik kısmı davacı şirket tarafından karşılandığını,   yönetim kurulunun  esas sözleşmenin 7.maddesine göre 3 yıl süre ile görev yapmak üzere ... ...  AŞ ve  davacı Elif...  AŞ olarak iki tüzel kişiden oluşturulduğunu, esas sözleşmenin 9. maddesine göre ...  ... AŞ adına ... 'nin  bir yıl için yönetim kurulu başkanı olarak seçildiğini, davacı adına ise ...'ın yönetim kurulu başkan vekili olarak görev aldığını,  şirketin  yönetim kurulu başkan ve başkan vekilinin müşterek imzaları ile temsil ve ilzam edileceği şekilde imza  sirküleri düzenlendiğini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan 2024/236201 numaralı soruşturma neticesinde İstanbul 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 2025/1 Sorgu nolu dosyası üzerinden yönetim kurulu başkan vekili ... hakkında 17.01.2025 tarihinde tutuklama ve mal varlığına tedbir konulmasına karar verildiğini,  ...'ın yakalanıp tutuklandığını,  ...'ın  05 Haziran 2024 tarihinde alınan ve TSG'nin  11097 sayılı nüshasında yayınlanan karara göre davacının kayıtlı tek ortağı ve tek yönetim kurulu üyesi olduğundan ve tüm mal varlığına da tedbir konulduğundan (davacı şirketteki payları, banka hesapları, gayrimenkulleri, vb) davacı şirket ve gerçek kişi temsilcisi ... müvekkil şirketi yönetim kurulu başkan vekili olarak temsil edemez ve herhangi bir işleminde imzası ile ilzam edemez hale geldiğini,  davacı şirketin yeni bir gerçek kişi temsilci de atayamadığını,   bunun üzerine  ... ... AŞ'nin  28.01.2025 tarihinde genel kurulun, yeni yönetim kurulunun seçilmesi gündemi ile toplantıya davet edilmesini teminen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2025/73 Esas sayılı davayı açtığını, mahkemece ...  Asfalt ... AŞ'ye  genel kurulu sınırlı gündemle olağanüstü olarak toplantıya davet etmek üzere yetki verildiğini, bunun üzerine  genel kurulun  mahkemenin belirlediği gündemle 03 Nisan 2025 tarihide saat 14'de toplantıya çağırıldığını, toplantı çağrısı ve gündeminin 17.03.2025 tarihinde TSG'nin 11293 nolu sayısında yayınlanarak ilan edildiğini, bu arada davacı şirketin ceza evinde olan yönetim kurulu başkan vekiline,  avukatı ... vasıtasıyla bilgi verildiğini,  toplantı gün ve saatinde mutabık kalındığını,  davacı şirket adına Avukat ... ve 3 kişi daha toplantıya katılmak üzere şirket merkezine geldikleri halde hiç birinde davacı  şirketin vekaleti olmadığı için toplantıya katılamadıklarını,  bu şekilde  davacının  genel kurul tarihine muttali olduğunu, hapiste olan ortağa bilgi vermeden hiçbir işlem yapılmadığını, yürütmesinin durdurulması talebinin de kabul edilemeyeceğini, aksi halde şirketin organsız kalacağını,  mahkeme aksini düşünürse  en az şirket sermayesi (60.000.000.-TL) kadar teminat istenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince 23.09.2025 tarihli ara kararda özetle;  \"... Talep, TTK'nın 449. maddesi uyarınca genel kurul kararının iptali istemli davada, genel kurul kararlarının yürütmesinin tedbiren geri bırakılması istemine ilişkindir.TTK'nın 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde  mahkeme, YK üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içerir. Anılan maddede hangi hallerde geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. HMK'nın 390/3 maddesi gereği ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde  dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' . 6100 Sayılı HMK'nın 389 vd. maddelerinde ihtiyati tedbir hükümleri düzenlenmiştir. Buna göre; HMK.nın 389 ve devamı maddelerinde; \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir ... İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir...Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır ...\" hükmü yer almaktadır.Davalı şirket yetkilisi ve yönetim kurulu başkanı ... adına davacı tarafın iptali istenilen kararlara karşı yürütmenin geri bırakılmasına ilişkin talebinin T.T.K'nun 449. Maddesi gereğince şirket müdürlerinin görüşü alındıktan sonra değerlendirmesi gerekeceğinden dava dilekçesi eklenerek gönderilen tebligata rağmen mahkemeye görüş sunulmadığı tespit edilmiştir. Somut olayda,  davalı şirket yöneticisine, TTK'nun 449 maddesi uyarınca usulüne uygun davetiye tebliğ edilerek, tedbir istemi hususlarında görüşlerini bildirmelerinin istenildiği, yöneticilerin dosyaya tedbir istemi hakkında beyanda bulunmadıkları, mahkememizin tedbir talebini değerlendirmeden önce şirket yöneticilerine TTK'nun 449 maddesi uyarınca tebligat çıkartılmasının yeterli olduğu, beyanda bulunmalarının zorunlu olmadığı, davalı şirketin dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararların iptali koşullarının oluştuğuna yönelik iddianın esası bakımından mevcut delil durumuna göre ara karar tarihi itibariyle yaklaşık düzeyde ispat koşulu oluşmadığı gibi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağına ya da tamamen imkânsız hâle geleceğine veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağına ilişkin de yaklaşık ispatın sağlanamadığı anlaşılmakla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.Bu ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;. 03.04.2025 tarihli olağanüstü genel kurul kararının iptali koşullarının oluştuğunun \"kesin ispatı\"nın sağlandığını,  toplantı tutanağı ile de sabit olduğu üzere, diğe yönetim kurulu üyesi olan şirketin toplantıda hazır bulunmadığını,  Yargıtay ve doktrinde, usulüne uygun açılmamış ve yapılmamış genel kurul toplantılarında alınan kararların \"yok hükmünde\" olduğunun kabul edildiğini, cevap dilekçesinde  davalı vekili, davalının vekili ile  diğer ortak  ... Petrol Ürünleri Uluslararası Taşımacılık Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi vekili Av. ...'nun aynı gün şirket merkezinden birlikte ayrıldığının sabit olduğunu, davalının  bu ikrarının toplantının ilan edilen 03.04.2025 tarihinde ve saatinde gerçekleştirilmesinin fiilen mümkün olmadığını kanıtladığını,  toplantının ilan edilen gün ve saatte gerçekleşmediğine dair bu kesin delil karşısında, tutanakların müvekkilinin haklarını kısıtlamak amacıyla sonradan, usulüne aykırı bir biçimde oluşturulduğu ve bu anlamda dava konusu 03.04.2025 tarihli genel kurul kararlarının iptal koşullarını taşıdığını, TTK'nın 422.maddesi uyarınca, tutanağın toplantı başkanlığı ve Bakanlık temsilcisi tarafından imzalanmasının zorunlu olduğunu, tutanağa göre tutanağı  düzenleme ve imzalama yetkisinin yalnızca Av. ...'na ait olduğunu, ancak, davalı şirket ortağı ... Petrol Ürünleri Uluslararası Taşımacılık Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi, toplantıda vekaleten Av. ... tarafından temsil edilmesine karşın,  toplantı  tutanağında, toplantı sırasında fiziken bulunmayan ve vekaleten temsil edilen şirket ortağı adına, şirket yetkilisi ... tarafından asaleten imza atıldığının görüldüğünü, bunun vekalet kurumunun özüne ve  TTK'nın  422. maddesinin emredici hükmüne açıkça aykırı olduğunu, TTK'nın 364. maddesi ve bu hükümle bütünlük arz eden 413. maddesi uyarınca, esas sözleşmeyle atanmış olsalar dahi yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ve yenilerinin seçimi, kural olarak yılsonu finansal tablolarının müzakeresi maddesiyle ilişkili sayıldığını, yönetim kurulu üyelerinin performanslarının finansal sonuçlara göre değerlendirilmesi gerektiğini,  buna göre görev süresi dolmamış bir yönetim kurulu üyesinin görevden alınabilmesi, ancak genel kurul gündeminde yıl sonu finansal tablolarının müzakeresi maddesinin bulunmasıyla mümkün olduğunu, ancak, müvekkili şirketin görev süresi devam ederken  yasal bir zorunluluk olan yılsonu finansal tablolarının müzakeresi yapılmaksızın, (2) numaralı karar ile usulsüz bir şekilde yeni bir yönetim kurulu seçimi yapıldığını, hazirun cetvelinde  vekaleten temsil edilen şirket ortağı için hem vekil Av. ...'nun hem de fiziken toplantıda bulunmayan asil şirket yetkilisi ...'nin imzasının bir arada bulunmasının, vekalet hukuku ve usul kuralları açısından kabul edilemez bir çelişki yarattığını, sermayenin dörtte biri olan asgari toplantı nisabının yanlış hesaplanarak (60.000.000 TL sermayede 150.000 TL yerine 240.000 adet pay) hatalı tanzim edildiğini,  bu kanuna aykırı ve keyfi hesaplama yönteminin, toplantının alelacele, dürüstlük kurallarına aykırı olarak ve müvekkili şirketi pay sahipliği haklarını kısıtlamak amacıyla gerçekleştirildiğinin somut bir ispatı olduğunu, kesin ispatın olduğu somut olayda yaklaşık ispatın olmadığı gerekçesiyle tedbir isteminin reddinin hatalı  olduğunu,  mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağına ya da tamamen imkânsız hâle geleceğine veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağına dair tehlikenin varlığının tam olarak ispat edildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve dava konusu 03.04.2025 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının yürütmesinin tedbiren ve derhal durdurulmasına yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Dava, TTK'nın 445 vd. maddeleri uyarınca davalı anonim şirketin 03.04.2025 tarihli olağanüstü  genel kurul toplantısında  alınan kararların  yoklukla malül olduğunun tespiti  ve butlanı,  aksi kanaatte 2 numaralı kararın iptali iptali istemine; istinaf ise  alınan kararların yürütmesinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddi  ara kararına ilişkindir.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir isteminin reddine dair 23.09.2025  tarihli ara karar verilmiş; bu ara karara davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.TTK'nın 445 vd. maddelerinde  genel kurul kararlarının iptali ve butlanı düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 449/1. maddesine göre; genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilecektir. Bu düzenleme, hukuki niteliği itibariyle ihtiyati tedbire ilişkindir. Mahkemenin bu konudaki takdir hakkının nasıl kullanacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak  HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde yer verilen ihtiyati tedbirlere ilişkin hükümlerinden yararlanılmalıdır.  HMK'nın 389/1. maddesine göre; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Yine aynı Kanunun 390/3 maddesine göre; Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İhtiyati tedbir için yaklaşık ispat yeterli görülmüş olup sunulan belgelerle talep edenin, davada haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi ve diğer şartlarında varlığı halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.Mahkemece, davalı şirket yetkilisine görüşlerini sunmak üzere tebligat gönderildiği ancak her hangi  bir beyanda bulunulmadığı görülmüştür.  Dosya kapsamında  bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı  şirketin  dava dışı ... Petrol Ürünleri Uluslararası  Taşımacılık  Ticaret ve Sanayi AŞ ile birlikte pay sahibi davalı şirketin pay sahipleri oldukları,  600.000 adet payın  200.000 adedinin davacıya, 400.000 payın ise dava dışı diğer ortak şirkete ait olduğunu,  en yüksek pay sahibi dava dışı ... Petrol Ürünleri Uluslararası Taşımacılık Ticaret ve Sanayi AŞ'nin yetkilisi ... tarafından, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.03.2025 tarihli 2025/73 Esas,  2025/214 Karar sayılı kararı ile  olağanüstü  genel kurul toplantısı düzenleme yetkisi alındığı, 17.03.2025 tarihli, 11293 sayılı Ticaret Sicil Gazetesindeak 03.04.2025 tarihinde şirket merkezinde olağanüstü genel  kurul toplantısı gerçekleştirileceğinin ilan edildiği, 03.04.2025 tarihinde gerçekleştirilen toplantıya paydaş  ... Petrol Ürünleri Uluslararası Taşımacılık Ticaret ve Sanayi AŞ'nin katıldığı,  1.maddede  Avukat ...'nun oy birliği ile  toplantı başkanı seçildiği, 2.maddesinde,  yönetim kurulunun esas sözleşmeye uygun olarak seçimine,  şirketin yönetim kurulu üyeliğine 3 yıl süre ile görev yapmak üzere  ...'nin seçilmesine oy birliği ile karar verildiği, 3.maddede toplantıya son verilmesine karar verildiği görülmektedir. Her ne kadar mahkemece ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş ise de, somut olayda davalı şirket tarafından  TTK'nın 414/1 maddesi uyarınca ortaklara  iadeli taahhütlü mektupla genel kurul toplantısına çağrı yapılıp yapılmadığı konusunda bir araştırma yapılmadığı,  bu hususta bir değerlendirme yapılmadan eksik inceleme ile tedbir isteminin reddine karar verildiği  anlaşılmaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve  ihtiyati tedbir isteminin  yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;\t<br>1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında ihtiyati tedbir talebinin yeniden karara bağlanması için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.13.11.2025<br>KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a hükmü uyarınca karar kesindir.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1e2e0a9227c9b181","SID":"4076527f91f1b2ea"}}