{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA N\t: 2025/1902 <br>KARAR NO\t: 2025/1789<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>TARİHİ: 02/09/2025 \t\t <br>NUMARASI\t: 2025/499 D.İş - 2025/500 Karar <br>DAVA: İhtiyati Tedbir<br>Taraflar arasında görülen değişik iş dosyasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen 02.09.2025 tarihli değişik iş kararına karşı, ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan değişik iş  dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>İhtiyati tedbir talep eden vekili,  talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ihale ile aldığı okul inşaatı işinde farklı tedarikçilerden malzeme temin ettiğini, imzalanan 23.06.2025 tarihinde düzenlenen sözleşme ile karşı tarafın üstlendiği zayıf akım malzeme temini işini ayıplı şekilde ifa etmeye çalıştığını, karşı tarafın dolandırıcılık kastı ile hareket ettiğini, sözleşme kapsamında toplam bedeli 2.338.555,96 TL olan dört adet çek verildiğini, ayıplı ifaya rağmen çeklerin iade edilmeyerek tahsil edilmeye çalışıldığını, mail ve WhatsApp mesajı ile ayıp bildirimi yapılarak verilen çeklerin ve yapılan ödemelerin iadesinin istendiğini, delil tespiti yolu ile teslim edilen emtiadaki sahteliklerin tespiti için İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2025/105 Esas sayılı dosyada talepte bulunulduğunu, delil tespitinin değerlendirilmesi aşamasında çeklerin paraya çevrilmesinin, müvekkili şirketi ciddi anlamda zarara uğratacağını ileri sürerek, ... Pendik İstanbul Ticari Şubesinin 1096592 seri numaralı 31.08.2025 tarihli 500.000 TL bedelli çeki ve ... seri numaralı 31.10.2025 tarihli 531.204,03 TL bedelli çeki ile  ... Bankası A.Ş. Kadıköy Ticari Şubesinin ... seri numaralı 30.11.2025 tarihli  967.351,93 TL bedelli çeki ile 007316 seri numaralı 30.11.2025 tarihli ve 340.000 TL bedelli çeklerinin karşı taraf ve üçüncü kişiler yönünden ödenmesinin ve ciro edilmesinin tediren durdurulmasına kararı verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Talep eden tarafça taraflar arasındaki satış sözleşmesi kapsamında teslim edilmesi gereken  malların bedeli olarak verilen talebe konu çekler hakkında ödeme yasağı konulması kapsamında ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş ise de; tedbir talep konusu olan çek, bir ödeme vasıtası olup, sebepten mücerrettir. Talep eden tarafça talep konusu çeklerin mal alımı karşılığı verildiği ancak satıma konu malların teslim edilmediği iddiasıyla ödeme yasağı talep edilmiş ise de söz konusu iddiaların menfi tespit davasının yargılama konusu olduğu, taraflar arasındaki sözleşme konusu edimlerin yerine getirilip getirilmediği  yargılamayı gerektirdiğinden ayrıca talep konusu çeklerin iyi niyetli üçüncü kişilerce ibrazı da mümkün olduğundan, talep eden tarafça dosyaya sunulan deliller itibariyle  HMK 390/3 maddesi gereğince yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediğinden koşulları oluşmadığı...\"  gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>İhtiyati tedbir talep eden vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Çeklerin ödeme aracı olduğu gerekçesiyle tedbir talebinin reddine karar verilmesinin keşidecileri korumasız bırakacağını, nakit ödeme yapılmasının kararlaştırılması halinde sağlanacak korumanın sağlanmadığını, çeklerin sözleşmedeki ödeme kapsamında avans olarak verildiğini, avans olgusu ile edimin yerine getirilmediğinin yaklaşık ispat seviyesinde kanıtlandığını, davalının sözleşme ile üstlendiği zayıf akım malzemesini ayıplı olarak teslim ettiğini, sözleşmeye göre teslimi gereken 70 adet ... marka tavan hoparlörünün sahte olduğunu, suç teşkil eden bu eylemlin aynı zamanda ihale makamı olan idareye karşı da işlendiğini, sözleşmeye aykırı davranışın teslim anında ayırt edilemeyecek türden olduğunu ve tesadüfen fark edildiğini, İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2025/105 Esas sayılı dosyada yapılan keşif sonucu bilirkişi raporunun düzenlenmesinin beklendiğini, çeklerin paraya çevrilmesinin müvekkilini ciddi manada zarara uğratacağını, davalının inşaat piyasasında birçok firmaya karşı bu şekilde dolandırıcılık fiili bulunduğunun öğrenildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Talep, İİK'nın 72/2 ve HMK'nın 389 vd maddeleri uyarınca, çeklerin icra takibine  konulmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine; istinaf, ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 02.09.2025 tarihli ara karar verilmiş; bu ara karara ihtiyati tedbir talep eden  vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Talep eden vekili, talep konusu olan ve  müvekkili tarafından keşide edilerek karşı tarafa verilen  ... Pendik İstanbul Ticari Şubesinin 1096592 seri numaralı 31.08.2025 tarihli 500.000 TL bedelli, ... Pendik İstanbul Ticari Şubesinin ... seri numaralı 31.10.2025 tarihli 531.204,03 TL bedelli, ... Bankası A.Ş. Kadıköy Ticari Şubesinin ... seri numaralı 30.11.2025 tarihli  967.351,93 TL bedelli ve ... seri numaralı 30.11.2025 tarihli ve 340.000 TL bedelli çeklerinin tedarik sözleşmesi kapsamında vadeli ödeme amacıyla ileri tarihli olarak keşide edildiğini, ancak karşı tarafın sözleşmedeki edimini yerine getirmediğini ve dolandırıcılık suretiyle farklı ve sahte malzeme teslim ettiğini çeklerin takibe konu edilmesi ihtimali bulunduğunu ileri sürerek, söz konusu çeklerin tüm üçüncü kişiler bakımından paraya çevrilmesi ile ciro edilmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, çekin satım sözleşmesi kapsamında verildiği, karşı tarafın emtia teslim edip etmediği hususunda  yaklaşık ispatın sağlanamadığı, çeklerin iyi niyetli üçüncü kişilerce ibraz edilebileceği  gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği görülmektedir.  Talep konusunda gerek İİK'nın 72. maddenin gerekse HMK'nın 389 vd. maddelerin değerlendirilmesi gerekecektir. İİK'nın 72. maddesi gereğince borçlu tarafından icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilecektir. Maddenin 2. fıkrasında, icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkemece, talep üzerine alacağın %15'den aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Maddenin 3. fıkrasında ise icra takibinden sonra açılan menfi  tespit davasında ihtiyati tedbire ilişkin düzenleme söz konusudur. HMK'nın 389.maddesi \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir \". hükmünü,  aynı Yasanın 390. maddesi ise ''İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.'' düzenlemesini içermektedir.Somut talepte, talep konusu çeklerle ilgili henüz herhangi bir icra takibinin başlatılmamış olduğu anlaşılmaktadır. HMK'nın 390/3 maddesine göre ihtiyati tedbir talep eden davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda talep eden, şikayet dilekçelerine, sözleşmeye ve henüz raporu düzenlenmemiş bir delil tespiti dosyasına dayanmaktadır. Taraflar arasındaki malzeme tedarik sözleşmesi kapsamında talepte bulunan alıcının karşı tarafçe teslim edilecek emtia bedelini 90 gün vadeli çeklerle ödeyeceği ve karşı tarafın bunun için 500.000 TL teminat vereceği düzenlenmiştir. Aleyhine ihtiyati tedbir isenen karşı tarafın bu aşamada edimlerini yerine getirmediği ile bunun tüm çekler bakımından talepte bulunmayı gerektirecek nitelikte olduğu hususunda, bu aşamada yaklaşık ispatın sağlanamadığı anlaşılmaktadır. Zira sözleşmenin ekinde bulunan listedeki ürünlerden ne kadarının ayıplı şekilde teslim edildiği ile bu aykırılığın miktarı konusunda hiç bir kanıt bulunmadan, tüm çekler yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesine yeterli bir yaklaşık ispattan söz edilemeyecektir. Diğer yandan, yaklaşık ispat bulunduğu kabul edilse dahi, mahkemece ancak dosyanın tarafları hakkında karar verilebileceği, yüksek tedavül kabiliyeti bulunan çekin tedavülünü imkansız kılan ve çeki sonradan iyi niyetle iktisap eden kişilerin haklarını sınırlar şekilde ihtiyati tedbir kararı da verilemeyecektir.  HMK'nın 390/1 maddesi uyarınca   davacı henüz menfi tespit ve istirdat davası açmadığı dönemde, yani Yasadaki gibi dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise asıl davanın görüldüğü mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilebileceği, yeni delillerin ortaya çıkması halinde gerek menfi tespit davasında gerekse bağımsız olarak her zaman şartların oluşması halinde ihtiyati tedbir talep edilebileceği anlaşılmakla ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 391/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun  esastan reddine dair  aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati tedbir talep eden tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-İhtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 13.11.2025<br>KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 391/3  maddeleri uyarınca  karar kesindir. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b3c8b31f33b8c826","SID":"544a4fc47c57fb90"}}