{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/853 <br>KARAR NO\t: 2025/1816<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/12/2021<br>NUMARASI\t: 2018/739 Esas -  2021/1399 Karar \t  <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  ... ... Market San ve Tic A.Ş.’ye ait 6.04.2018 vadeli 17.836,76 TL bedelli ... çek seri nolu ... Eskişehir  Şubesine ait çekin, ciro edilerek müvekkili şirket tarafından alındığını, müvekkili şirketin alacağına karşılık almış olduğu ve henüz kendi cirosu ile tedavüle koymadan 20.10.2017 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayında davaya konu çek de dahil olmak üzere toplam 70 tane çekin çalındığını, müvekkilinin çalınan çekler ile ilgili olarak şikâyetçi olduğunu,  soruşturma dosyasının halen derdest olduğunu, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığında, çeklerin iptali ve ödemeden men edilmesi için 24.10.2017 tarihinde İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/934 Esas sayılı dosyası ile çekin zayi sebebiyle iptal davasına konu edildiğini, İstanbul 4 Asliye Ticaret Mahkemesindeki tedbir talebinin kabul edildiğini ve teminatla çeklere ilişkin olarak ödemeden men kararı verildiğini, çekin arkasına derç edildiğini, fakat kötü niyetli olan davalının basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünü ihlal ederek bu tedbir kararını araştırmadığını ve bile bile İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü ... Esas  sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, davalının kötü niyetli olduğunu, çekteki müvekkiline ait kaşe ve imzanın sahte olduğunu iddia ederek, davanın kabulüne ve yetkisiz şekilde davalı elinde bulunan çekin istirdadına, icra takibinin tedbiren durdurulmasına, takibin iptaline, davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, davanın ... ... Market San ve Tic A.Ş , ..., ... ve ... Petrol Ürün San Tic A.Ş. ihbar edilmesine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İhbar olunan vekili, savunmasında özetle; dava konusu çekin, müvekkili tarafından davacıya  ticari ilişki karşılığı keşide edildiğini, yapılacak defter incelemesi ile de söz konusu çekin davacıya keşide edildiğinin tespit edileceğini, dava konusu çekin İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğünün ...  Esas sayılı  dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibine konu edilmiş olduğunu, söz konusu çekin davacıya istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalıya tebligat yapılmış, ancak davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava konusu çek, Türk Ticaret Kanununun 780 ila 823 maddeleri ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır.  Türk Ticaret Kanununun  818. maddesinin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir. Çek bir kıymetli evraktır. Her kıymetli evrak gibi çek te bir hak içerir ve bu hak çeklerde bir alacak hakkıdır. TTK’nın 790. maddesi uyarınca; Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kimse son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Aynı Kanunun 792. maddesi uyarınca; Çek, her hangi bir suretle hamilinin elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı, ister ciro suretiyle devredilebilen bir çek sözkonusu olsun, hamil hakkını 790 nci maddeye göre ispat ettiği takdirde, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlü bulunmaktadır.Dava konusu çekin kambiyo vasfını yitirdiği İstanbul Anadolu 9.icra Hukuk Mahkemesinin  2018/714 esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ve İstanbul BAM 21 Hukuk Dairesinin 15.11.2019 tarih ve 2019/1061 Esas, 2019/2356 Karar sayılı kararı ile tespit edilmiş durumdadır.Dava konusu çekin incelenmesinde keşidecisinin ihbar olunan ... ... Market San.ve Tic A.Ş. olduğu, lehtarının davacı şirket olduğu, çekin arka kısmında davacının beyaz cirosunun bulunduğu, davacı şirketten sonraki cironun ihbar olunan ...'a ait olduğu, davalının cirosunun ... şirketinin cirosundan sonra olduğu görülmektedir. Belirtilen sebeplerle dava konusu çekin çek vasfını yitirdiğinin tespiti ile çek dolayısıyla davacının davalıya  borçlu olmadığının tespitine, davacının İstanbul Anadolu 19.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yürütülen takibin davacı yönünden iptaline ilişkin talebi yönünden dava konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir. Bununla birlikte davalının çeki iktisabında kötüniyetli olduğu ya da ağır kusurunun bulunduğu ispat edilememekle kambiyo vasfı kalmadığı anlaşılan dava konusu çekin iadesine yönelik davacı talebinin ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine reddine karar vermek gerekmiş olduğundan...\" gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu çekin çek vasfını yitirdiğinin tespiti ile çek dolayısıyla davacının davalıya  borçlu olmadığının tespitine, davacının İstanbul Anadolu 19.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yürütülen takibin davacı yönünden iptaline ilişkin talebi yönünden dava konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu çekin istirdadına yönelik davacı talebinin reddine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı  vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Çek istirdadı taleplerinin reddedilmesine ilişkin beyanları açıklamak gerekirse kısaca özet yapmak gerektiğini, davaya konu .... AŞ'ye ait 06.01.2018 vadeli 17.836,76 TL bedelli çek ile ilgili istirdat davasının görüldüğünü, davalı tarafından icra takibi başlatıldığını, icra takibine ve gerekse de icra hukuk mahkemesindeki dosyaya imzaya ve çek üzerine yapılan tahribatlara ilişkin dava açıldığını, takibin durdurulduğunu, ayrıca Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı ve Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyalarında soruşturmaların devam ettiğini, davalı tarafın süreç esnasında iyi niyet ve dürüstlük kurallarına uyarak hareket etmediğini, icra hukuk müdürlüğü dosyasındaki takibin iptal edildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2018/1227 Esas, 2020/321 Karar sayılı emsal ilamında benzer hususlara yer verildiğini, davacının 70 çekin çalınması akabinde çeklerle ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunularak konu ile alakalı çek zayi sebebiyle iptal davası açılmasına rağmen davalının kötü niyetle hareket ederek söz konusu süreci araştırmadan verilen tedbir ve ödemeden men kararına rağmen  çalınan çeki icra takibine koymuş olmasının benzer nitelikte bir örnek olduğunu, itiraz ettikleri bir diğer hususun kötü niyet tazminat taleplerinin reddedilmesine ilişkin olduğunu, gerekçede davalının çeki iktisabında kötü niyetli olduğu ya da ağır kusurunun bulunduğu ispat edilemediği şeklinde ifadeye yer verildiğini, raporun sonuç kısmında belirtildiği üzerine çekler üzerinde sahtecilik işlemi gerçekleştirildiği gibi bu işlemin çek hamilinde bizzat kötü niyetle hareket etmiş olduğunu da kanıtlar nitelikte olduğunu, yaşanan olayda çalıntı çekler ile alakalı davalının basiretli bir tacir gibi davranmayarak süreci araştırmadan icra takibine girişmesi ve diğer tüm sebepler bir arada düşünüldüğünde kötü niyetli hareket ettiğinin aşikar olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE <br>Dava, TTK'nın  792. maddesi gereğince çek istirdadı ve takibin iptali istemlerine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, dava dışı ... ... ... AŞ  tarafından adı geçen şirketin ... Eskişehir Şubesindeki çek hesabından davacı adına 06.01.2018 tarihinde 17.836,00 TL tutarında çek keşide ettiği konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, istirdat davası yönünden davalının ağır kusurlu ve kötü niyetli olup olmadığı ile mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, dava dışı ... ... ... AŞ tarafından adı geçen şirketin ... Eskişehir Şubesindeki çek hesabından davacı adına 06.01.2018 tarihinde 17.836,00 TL tutarında çek keşide ettiği, 20.10.2017 tarihinde iş yerinden hırsızlık gerekçesiyle Emniyet Müdürlüğüne şikayette bulunulduğu, olay yeri inceleme raporunda hırsızlık konusu olayın ... Elektrik iş yerinde meydana gelmiş olduğu, iş yeri giriş katı depo yükleme ve 2.katı ile idari kısmın kullanıldığı, kasanın alt ve üst kapağının açık olduğu, zorlama neticesinde bölümün zarar görmüş olduğu, bahse konu olay yerinin incelendiği, fotoğraflarının çekildiğinin belirtildiği, şikayetçinin 20.10.2017 tarihli Emniyetteki ifadesinde Arnavut/İstanbul adresinde faaliyet gösteren ... Elektrik isimli iş yerinin ortağı olduğunu,  20.10.2017 günü saat 08:00 sıralarında çaycının ofisine girdiğini ve çelik kasanın yere yatırılmış olduğunu gördüğünü, emniyet ekiplerinin arandığını, kasanın içerisinde 70 adet vadesi gelmemiş keşideli çekler, 10.000,00 Dolar, 8.500,00 TL para ve 4 altın bilezik bulunduğunu, çek listelerinin teslim edildiğini belirterek, hırsızlık olayını gerçekleştirenlerden şikayetçi olduğunu ifade ettiği, davacı şirket tarafından Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına 28.03.2018 tarihli  dilekçe ile iş yerinden toplam 70 adet çekin çalındığı gerekçesiyle şikayette bulunduğu, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/45059 soruşturma nolu dosyasında 06.03.2018 tarihinde daimi arama kararı verildiği, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/33932 Soruşturma nolu dosyasında 8.000,00 TL bedelli çek yönünden yetkisizlik kararının verilmiş olduğu, çalınan çeklerin iptali ve ödemeden men için 24.10.2017 tarihinde İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/934 sayılı dosyası ile iptal davası açıldığı, çeklere ilişkin olarak ödemeden men yasağı verildiği, dava konusu çekin davacı şirket kaşesi kullanılmak üzere dava dışı ...'a ciro edildiği adı geçenin ise SYK Tekstil'e ciro ettiği ve ... ... AŞ tarafından ise çekin son olarak davalı ...'a çekin ciro edilmiş olduğu, çek arkasına İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi kararı ile herhangi bir işlem yapılmadığına dair şerh düşüldüğü, çek hamili olan son cirantada davalı tarafça davacı şirket ile birlikte dava dışı keşideci ve diğer davalı cirantalar hakkında İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 11.06.2018 tarihinde 17.836,76 TL asıl alacak ve ferileri olmak üzere toplam 19.983,65 TL alacağın tahsili amacı ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığı, takip konusu çekin 06.04.2018 tanzim tarihli 17.836,76 TL tutarındaki çek olduğu, davacı şirket tarafından icra takibine karşı imzaya itiraz ettiği ve İstanbul Anadolu 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/714 Esas sayılı dosyasında 21.06.2018 tarihinde imzaya itiraza dair dava açtığı, söz konusu mahkemenin 06.12.2018 tarihli kararı ile davanın kabulüne, davacı yönünden icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, İstanbul Anadolu 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/714 Esas sayılı dosyasında alınan 21.11.2018 tarihli bilirkişi raporunda inceleme konusu çekin arka yüzünde davacı şirkete atfen atılmış imzanın mevcut mukayese imzalara kıyasla davacı şirket yetkililerinin eli ürünü olmadığı sonucuna varıldığının bildirildiği, davalının söz konusu icra mahkemesine vermiş olduğu cevap dilekçesinde takip borçlularından ... Petrol AŞ'ye ödeme emrinin tebliğ edildiğini ve kesinleştiğini, TTK 790.maddesi gereğince cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkının müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır hükmünün yer aldığını, hamilin çekte yetkili olup olmadığının cirolar incelenerek belirleneceğini, takibe dayanak çekin usulüne uygun ve birbirlerine bağlı cirolarla müvekkiline ciro yolu ile geçtiğinin tartışmasız olduğunu, takibe konu çek incelendiğinde davacı tarafça çekin arka yüzünde yer alan ..., ... ve ... Petrol AŞ cirolarının bulunduğu bu cirolardan sonra müvekkilinin yetkili hamil olduğunu, çek iptali davasında ödeme yasağı kararı bulunmasının çekin yetkili hamil tarafından icra takibine konu edilmesine engel bir durum teşkil etmeyeceğinin beyan ettiği, icra hukuk mahkemesi tarafından davanın kabulü ve takibin durdurulması kararına rağmen davalı tarafın iyi niyetli 3.kişi olduğu, takibe konu edilen çekteki imzanın davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığından davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş olduğu ve  karar tarihinden önce mahkememizdeki istirdat davasının açılmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, tarafların delillerini dosyaya ibraz etmeleri ve ilgili bilgi ve belgelerin dosya içerisinde celbi sonrasında imza incelemesine dair bilirkişi raporu alınmıştır. 14.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; inceleme konusu ... AŞ Eskişehir Şubesine ait 06.04.2018 keşide tarihli gözüken 17.836,76 TL meblağlı çekin  arka yüzündeki davacı şirket içerikli kaşe izi üzerinde atılı birinci ciranta imzasının mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı şirket yetkilileri ... ve Nesih Karakuş elleri mahsulü olmadığı belirtilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 2019/1061 Esas, 2019/2356 Karar ve 15.11.2019 tarihli kararı ile İstanbul Anadolu 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/714 Esas, 2018/1384 Karar sayılı imzaya itiraz davasına ilişkin dosyanın istinaf incelenmesi neticesinde mahkeme kararının kaldırılmasına, İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davacı borçlu aleyhine başlatılan takibin iptaline karar verildiği, gerekçede çekin tanziminde ilk keşide tarihinin 06.01.2018 olarak yazıldığı halde daha sonra farklı kalemlerle aylar hanesindeki (1) rakamının sürşarjı suretiyle mevcut duruma yani 06.04.2018 tarihine dönüştürüldüğü bu düzeltmede herhangi bir parafın bulunmadığı, dolayısıyla çekin ilk tanzim tarihinin 06.01.2018 olduğu için 06.04.2018 tarihinde bankaya ibraz edilmesi nedeniyle ibraz süresinin geçtiği, kambiyo vasfının bulunmadığı, mahkemece bu husus resen dikkate alınarak takibin iptaline karar verilmesine gerekirken imza itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunun belirtildiği, İstanbul Anadolu 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/731 Esas, 2018/1078 Karar sayılı dosyasında icra takibine karşı davacının yapmış olduğu itirazın reddedilmiş olduğu, söz konusu kararın istinaf edilmesi neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 2019/707 Esas, 2019/2378 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırıldığı, davacının yetki itirazının kabulü ile İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğünün yetkisizliğini, Eskişehir İcra Dairelerinin yetkili olduğuna karar verilmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir.  TTK'nın 792. maddesine göre; \"Çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister  ciro yoluyla devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790.maddesine göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru  bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle hükümlüdür.\"; aynı Kanunun 790. maddesinde ise \"Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır\" düzenlemesi bulunmaktadır.  TTK'nın 790. maddesine göre, iktisap anında ciro silsilesinde görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Çeki iktisap edene bunun dışında daha fazla yükümlülük yükleyen bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır.Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde  TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.  TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delille kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın 06/04/2021, E. 2017/11-159, K. 2021/417 tarih ve sayılı kararı).Somut olayda, davalının yetkili hamil olarak çeki kötü niyetli iktisap ettiği veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu ispat edilememektedir. Bu sebeple mahkemece verilen çek istirdadı talebinin ret kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Diğer taraftan, TTK'nın 792. maddesi gereğince açılan davada kötü niyet tazminatına dair herhangi bir düzenleme yoktur. Davacı tarafın kötü niyet tazminat talebininde yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Dava dilekçesinde, dava konusu çekin rızası dışında elinden çıktığı iddiası ile çekin istirdadı ve takiplerin iptali talep edilmiştir. Talep bu hali ile TTK'nın 792. maddede yer alan istirdat istemine ilişkindir. İİK'nın 72/3. maddesi gereğince açılan menfi tespit davası söz konusu olmadığından, tazminat talebine ilişkin mahkeme değerlendirilmesi yerinde olmamakla birlikte istinaf talebinde bulunanın sıfatı da göz önünde bulundurularak sonuca etkili görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 534,70 TL istinaf  karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından  yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 20.11.2025 tarihinde,  oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. <br>KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.a  maddesi uyarınca dava değeri itibariyle  karar kesindir.  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e712eaf0d753240b","SID":"67b92d20a9895059"}}