{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/819 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1806<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25.02.2025<br>NUMARASI\t\t: 2024/841 E. - 2025/193 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)<br>KARAR TARİHİ\t: 15.12.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 15.12.2025<br><br>\tİzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.02.2025 tarih 2024/841 E. - 2025/193 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, 19.07.2018 tarihinde, ...'a ait, ... sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın, müvekkile ait,... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği ve olay yerinde görevli memurlar tarafından trafik kazası tespit tutanağı tutulduğu, müvekkil aracına zarar veren... plaka sayılı araç 17.07.2018-2019 tarih aralığında ve 269033860 poliçe nolu ZMMS trafik poliçesini düzenleyen davalı ..... A.Ş’nin sigortalı araç sürücüsünün tam ve asli kusuru olup,sebebiyet verdiği kaza neticesinde oluşan maddi zararlardan sorumlu olduğunun,..... plaka sayılı aracın ZMMS trafik poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketi açısından zarar ve sigorta arasında uygun illiyet bağı mevcut olduğunun,TTK’nun 4.maddesinden doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun Asliye Hukuk Mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesindeki hükmü ile, ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususu ile davanın Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevleri arasında olduğu ....A.Ş’nin İzmir'de şube şeklinde örgütlenmiş bölge müdürlüğü bulunması nedeniyle, İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğu dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulduğu ancak anlaşma sağlanamadığının, müvekkile ait araç Alman trafiğine kayıtlı olup,araçta kaza nedeniyle, Almanya’da ki ... Motorlu Araç Bilirkişi bürosu tarafından 13.08.2018 tarihli bilirkişi raporu ile araçta toplam hasar bedeli olarak KDV dahil 6.700,01 Euro ve araçtaki değer kaybının 1.000,00-Euro olduğu tespit edildiği,sigorta şirketinin de 25.07.2019 tarihinde 13.697,52-TL ve ödeme günündeki kuruna karşılık gelen 2.144,22 Euro olarak kısmı ödeme yaptığı, ancak ödenen bu bedel müvekkil zararını karşılamadığının,bakiye zarar bedelinin 4.555,79-Euro ve 1.000,00-Euro’nun ödenmesi gerektiğinin ve rapor için bilirkişiye 1.016,12-Euro ödeme yapıldığı,müvekkilin daimi ikametgahın Almanya olması ve aracın Almanya plakalı olduğu dikkate alındığında müvekkilin zararı gidermek için yabancı para Euro üzerinden harcama yapacağının,bu nedenle müvekkilin zararının tazminide Euro üzerinden hesaplanması gerektiğinin, müvekkil adına 04.07.2019 tarihinde hasar ihbarı davalıya yapıldığının,ihbar tarihinden sonraki 8.iş günü sonu olan 18.07.2019 tarihinde sigorta şirketinin temerrüde düştüğünden temerrüd faizine hükmedilmesi gerektiği, davalı sigorta şirketinin muhtemel süre uzatım talebinin reddi gerektiğinin,fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, 4.555,79-Euro’nun hasar bedeli ve 1.000,00 Euro değer kaybı tazminatı ve 1.016,12-Euro bilirkişi ücretinin temerrüd tarihi olan 18.07.2019 tarihinden itibaren yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki T.C.M.B.Efektif satış kuru karşılığı TL olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, kazaya karıştığı iddia edilen araç müvekkil şirket nezdinde ZMMS trafik poliçesi ile sigortalı olup, müvekkilin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olduğunun, huzurdaki dava zamanaşımına uğradığından davanın reddi gerektiğinin,kazadaki sürücülerin kusuru belirlenmediğinden sürücü kusur oranları için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını istediklerinin, meydana gelen kazada sürücü kusurları belirlendikten sonra davacıya ait araçtaki hasarın belirlenmesi için bilirkişiden rapor alınmasını talep ettiklerinin,kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu kaza nedeniyle davacının aracında meydana gelen kazada hasar taleplerinin fahiş olduğunun,müvekkil şirketin ödeme yaptığından temerrüde düşmediği,ekspertiz ücretinin de teminat dışında olduğundan reddi gerektiğinin, ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğinin,bu nedenlerle, haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tKALDIRMA KARARINDAN ÖNCE İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Bilirkişiye tevdi üzerine alınan 09.10.2020 havale tarihli raporda davalı ....'nin kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusurunun olmadığı.... plaka sayılı araçta kazadan kaynaklı KDV dahil toplam 2.906,20 Euro hasar meydana gelmekle birlikte sigorta tarafından yapılan ödemenin mahsubu ile karşılanmamış 281,30 Euro bakiye hasarın bulunduğu, değer kaybına yönelik değerlendirme yapmaya yetecek bilgi ve belgenin olmadığı, 430,00 Euro ekspertiz cüretinin uygun olduğu, davacı yanın itirazı üzerine Almanya Federal Cumhuriyetine istinabe sureti ile talimat yazılmakla birlikte araç üzerinde keşif talebinden vazgeçilmesi nedeniyle ek rapor için tevdi üzerine sunulan 17.05.2021 havale tarihli raporda ise hasara ve ekspertiz ücretine yönelik kök rapordaki kanaat benimsenmekle birlikte 488,00 Euro değer kaybına uğrayacağı yönünde görüş bildirildiği, bu sefer İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesine tevdi üzerine 03.08.2021 tarihli rapor ile aracın sağlam görülen parçalarının fonksiyonunu yitirmesi halinde davacı aracının 6.700,01 Euro, fonksiyonunu yiti,rmemesi halinde 2.442,19 Euro hasara uğrayacağı yönünde değerlendirme ile birlikte değer kaybına yönelik Almanya ülkesi iç dinamitleri konusunda değerlendirme yapılamayacağı Türkiye şartlarına göre araçta değer kaybının olmayacağı yönünde kanaat bildirildiği görülmekle birlikte ekspertiz ücretine yönelik mahkemenin diğer emsal dosyalarında belirlenen ücretler kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde davanın kısmen kabulüne yönelik karar verildiği görülmüştür.<br>\tHükmün davacı vekili tarafından istinaf edildiği anlaşılmıştır. <br>\tDAİREMİZ KALDIRMA KARARI : Dairemizce, ''...Dosyada birden fazla  bilirkişi raporlarının alındığı, ancak bilirkişi raporlarının yukarıda açıklanan hususları içermediği, davacıya ait aracın davacının yurt dışında yaptırma yönünde seçimlik hakkını kullandığı anlaşılmakla, araçtaki  işçiliklerin Almanya'da yapılması ve buradaki yedek parça ve işçiliklerin bu ülke şartlarına göre değerlendirilmesi, hasar bedelinin aracın piyasa rayiç değerini geçip geçmediği,  pert-total işlemine tabii tutulması gerekip gerekmediği, aracın kaza esnasında 2.el piyasa rayiç değeri ile hasarlı halinin (sovtaj bedeli)  bedelinin, yukarıda belirtilen içtihat uyarınca mahkemece dosyanın gerekirse talimat yoluyla İTÜ veya Karayolları Fen Heyetinden oluşturulacak uzman makine mühendisi- otomotiv- trafik bilirkişilerinin bulunduğu üçlü teknik bilirkişi heyetine tevdi ile gerek dosyada mevcut alınan raporlar arasındaki çelişki ve itirazları karşılar, gerekse hükme esas almaya elverişli ve yeterli nitelikte kusur durumu, kaza ile hasarın uyumlu olup olmadığı, illiyet bağının bulunup bulunmadığı, illiyet bağının bulunması halinde dosyada mevcut eksper ve bilirkişi raporlarına karşı yapılan itirazlar da irdelenmek suretiyle hasar bedelinin, değer kaybının bulunup bulunmadığının ve eksper giderinin değerlendirilmesi gerekmektedir, davacı vekillerinin istinaf istemleri bu nedenle yerinde bulunmuştur. Kabule göre ise; değer kaybı yönünden karar gerekçesiz olup, eksper gideri yönünden ise gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulması isabetli olmamıştır...'' gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının  esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>\tDAİEMİZ KALDIRMA KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kaldırma kararı sonrası dosyaya kazandırılan İTÜ Trafik Kürsüsü heyetince düzenlenen 10.01.2025 tarihli rapor hükme esas alınmakla konu maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesinde ... adına tescil edilmiş .... plaka numaralı taşıt sürücüsü ...'ın meskun mahal vasfındaki cadde üzerinde önünde nizami seyir halinde bulunan taşıta taşıtının ön kısımları ile arkadan çarptığı ortaya çıktığından 2918 sayılı K.T.K.'nun asli kusurlara ilişkin 84/d maddesinde belirtilen \"arkadan çarpma\" fiilini işlemesi nedeni ile % 100 oranında, tam ve asli kusurlu olduğu,..... plaka numaralı taşıt sürücüsü ....'ın ise cadde üzerinde nizami seyir halindeyken taşıtının arka kısımlarına çarpılmasına engel olmak adına alabileceği tedbir bulunmadığı, mevcut evraktan kural ihlali de tespit edilemediğinden kendisine atfı kabil kusur bulunmadığı, davaya konu taşıtın 13/08/2018 tarihli ekspertiz raporunda belirtilen ve fotoğraflara yansıyan durumunun T.K.T.T.'nda belirtilen kaza oluş şekli ile uyumlu olduğu, ekspertizler arasındaki çelişkinin temel olarak çeki demiri ve park sensörünün hesaplamaya dahil edilip edilmemesi, parçalara uygulanan % 10 ek maliyet, belirlenen bedellere ilişkin oransal olarak yansıyan maliyet artışı şeklinde ortaya çıktığı, ilk ekspertiz raporunda belirtilen parçalar üzerinden değerledirme yapma zaruretinin ortaya çıktığı fakat bu raporda parça bedellerine eklenen % 10 oranındaki ek ücretin dayanağı bulunmadığı, uzun bir süre de parça bedellerinde Avro bazında artış yaşanmadığı, bu oran tenzil edilerek tazminat hesaplaması yapılmasının uygun olacağı, belirtilen şartta parça bedelleri toplamının 3.205,04-Avro alınması ve diğer masraflar sabit kalmak koşulu ile toplam onarım bedelinin % 19 oranında KDV dahil 6.276,23-Avro şeklinde kabulü gerekeceği, taşıtın konu kaza öncesinde hasarı bulunduğuna dair dosya içeriğinde herhangi bir bulgunun mevcut olmadığı ve ilk kazası olduğunun kabulü gerekeceği, hasarın ekspertiz raporu ile kayıtlara girmiş olduğu, değişen parçaların bir kısımı değer kaybına neden olmamakla birlikte römork bağlantısının havuz sacı arka takviye profili üzerinde bulunduğu ve deformasyonun bu elemanı da etkileme ihtimali de gözetildiğinde tescil ülkesinde kayda giren onarımın bir miktar değer kaybına neden olabileceği, nitekim ekspertiz raporuna de bu bedelin cüzi bir miktar olarak eklenmiş bulunduğu ve muhtemel değer kaybının 1.000,00-Avro şeklinde kabulünün makul olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.123,59-Euro (6.276,23 - 2.152,65) Hasar Bedeli ile 1.000,00-Euro Değer Kaybından oluşan Maddi Tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden bakiye poliçe limiti olan 22.302,48-TL (36.000,00.TL-13.697,52.TL) ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 17/07/2019 tarihinden; diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 19/07/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesine göre uygulanacak değişken faiz ile birlikte fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının davalılardan  müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davalı sigorta vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... A.Ş.vekili,  hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda Almanya'da tutulan ekspertiz raporunun sadece %10 ek ücret eklenti kısmı çıkartılarak geri kalan kısmının aynen kabul edildiğini, Almanya’ya yapılan ekspertiz raporunun bir ön rapor niteliğinde olduğunu, ön raporlarda, tüm hasarlı parçaların, fiyatlarıyla beraber yer aldığını, hasarlı parçalarda görüleceği üzere, alt tampon, römork çekme aparatı ve egzoz nikelajında hiçbir hasar görülmemesine rağmen ön rapor niteliğindeki raporda hem de bilirkişi heyetinin hesaplamasına dahil edildiğini, ön rapor düzenlenmesi sadece ülkemizde değil, tüm dünyada bu şekilde olduğunu, başvuran tarafın Almanya’da hazırlatmış olduğu ekspertiz raporunun bir ön rapor niteliğinde olduğunu, bu raporun nihai bir rapor olmadığını, bu rapor bir son rapormuş gibi değerlendirilip kararın buna göre verilmesinin ve ön rapordaki tüm parçaların, bilirkişi raporunda da değişim olarak yazılmasının farklı yanlış sonuçlara götüreceğini, davacı aracın genel görünümüne bakıldığında “hasar alınan yer”in sadece üst tampon ve plaka lambalarının olduğunun net bir şekilde anlaşıldığını, ilgi resimlerden araçtaki ölçülebilen tek hasar aşağıda net bir şekilde görüldüğü üzere arka üst tampon, plaka lambası, ve kısmi olarak plaka ezilmesi olduğunu, parça üzerinde hasar belirtisi, hatta çizik ve sürtünme bile görülmediğini, bilirkişi raporlarında bulunan- egzoz nikelajlarında  hiçbir hata olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerçeğe aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tGEREKÇE : Dava, 19.07.2018 tarihinde davacıya ait olmakla birlikte davacı sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı araç ile davalı .... sevk  ve idaresindeki .... plaka sayılı araçların karıştığı maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı aracında oluşan bakiye hasar bedeli, değer kaybı bedeline ilişkin tazmin istemi ile ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak davalılardan tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. <br>\tİnceleme konusu dosyada Dairemiz kaldırma kararından önceki aşamada yapılan yargılamada birden fazla rapor kazandırılmakla birlikte davanın yukarıda belirtilen şekilde kısmen kabulüne karar verilmekle birlikte davacı aracının bu kazadan kaynaklı 2.906,20 Euro hasara uğradığı, davalı sigorta tarafından yapılan ödemenin ödeme tarihi itibariyle Euro karşılığının düşülmesi ile karşılanmamış 281,30 Euro hasarının bulunduğu değerlendirilmekle bu yönden hasara ilişkin istemin kısmen kabulüne, talep konusu değer kaybına yönelik fazlaya dair istemin reddine karar verilmekle birlikte ekspertiz ücreti yönünden olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmadığı görülmekle dairemizce yukarıda belirtilen şekilde yeniden inceleme ve değerlendirme yapılmasına yönelik kaldırma kararı verilmekle birlikte mahkemece İTÜ Trafik Kürsüsünde görevli bilirkişi heyetinden alınan 10.01.2025 tarihli rapor kapsamında davanın kısmen kabulü ile bu sefer araçtaki hasarın 6.276,23 Euro olduğunun kabulü ile bu tutardan ödeme miktarı Euro karşılığının düşülmesi ile karşılanmamış 4.123,59 Euro hasarın bulunduğu, talep konusu 1.000 Euro değer kaybı isteminin yerinde olduğu gibi ekspertiz ücreti yönünden ise 993,12 Euro'luk kısmının yargılama giderinden kabul edilerek davalılardan tahsiline yönelik hüküm kurulduğu görülmüş ise de İDM'ce hükme esas alınan 10.01.2025 tarihli raporun dairemiz kaldırma ilamını karşılamadığı, davacı aracının kazadan evvelki ikinci el piyasa rayiç değerinin raporda belirtilmediği göz önüne alındığında araçtaki hasarın aracın pert olarak kabul edilmesine sebebiyet verecek miktarda olup olmadığının belli olmadığı gibi tamirinin ekonomik olup olmadığı yönünden ayrıntılı ve gerekçeli bir değerlendirme içermediği, önceki kazandırılan raporlar arası çelişki ve itirazların giderilmesine yönelik kaldırma ilamında ayrıca bir değerlendirme yapılmakla birlikte çelişki ve itirazların giderilme sebebinin de raporda ayrıntılı ve net olarak belirtilmediği, bununla birlikte aracın tamiri ekonomik ise ve aracın değer kaybına uğradığı kanaatine varılması halinde gerçek değer kaybının kazadan evvelki ve sonraki piyasa rayiç değeri arasındaki fark kadar olacağından değer kaybı bedelinin belirlenmesine yönelik kazadan sonraki ikinci el piyasa rayiç değerinin de belirtilmediği, dolayısıyla kaldırma ilamı sonrası kazandırılan ve mahkemece hükme esas alınan raporun kaldırma ilamına göre hazırlanmadığı ve bu nedenle denetlemeye elverişli olmadığı gibi hüküm kurmaya da elverişli bulunmadığı değerlendirilmekle mahkemece belirtilen şekilde rapor aldırılması gerekirken kaldırma ilamını karşılamayan şekilde alınan rapor karşısında aksi yönde yapılan inceleme ve değerlendirme yerinde görülmemiştir. \t<br>\tKabule göre de  davalı sigorta tarafından davacı aracındaki hasara yönelik 25.07.2019 tarihinde yapılan 13.697,52 Euro'nun ödeme tarihinden bir gün evvel TCMB tarafından yayımlanan döviz kuruna göre Euro karşılığının 2.144,22 Euro olmasına karşılık  mahkemece kaldırma ilamı öncesi ve sonrasında davacı aracındaki hasara yönelik davalı sigorta tarafından yapılan ödemenin Euro karşılığının birbirlerinden farklı olarak belirlendiği anlaşılmakla bu yönde yapılan değerlendirme de doğru görülmemiş, bununla birlikte kaldırma ilamı doğrultusunda alınacak rapor neticesi istinafa gelmeyen taraflar yönünden usuli kazanılmış haklar gözetilerek bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. <br>\tBu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve  değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının  esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;<br>\t1-Davalı sigorta vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca  ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>\t2-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/02/2025 tarihli, 2024/841 esas ve 2025/193 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,<br>\t5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. \t<br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"576c3a35e21c090d","SID":"4c09b8610e9ddde6"}}