{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1623 <br>KARAR NO\t: 2025/1762<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/04/2024<br>NUMARASI\t: 2023/493 E. - 2024/338 K. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın davalılar ... ve ... ... yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin değişir ortaklı, değişir sermayeli ve sınırlı sorumlu bir esnaf ve sanatkarlar kredi kefalet kooperatifi olduğunu, kuruluş amacının, ortağı esnaf veya sanatkara, faaliyetleri için gerekli krediyi özkaynaklarından  sağlamak veya kredi kuruluşundan alınacak krediye kefil olmak ya da teminat vermek suretiyle sağlamak olduğunu, davalı ...'nın müvekkili kooperatifin 1092 nolu üyesi olduğunu, bu davalının dava dışı  ... Bankasından kredi kullandığını, bu krediye müvekkili kooperatifin kefil olduğunu, davalı ...'ın müvekkilinin kefaleti ile ...'nın T. ... Bankası AŞ'den almış olduğu veya ileride yapacağı her türlü senedin iskontosu, borçlu cari hesap şeklindeki, kısa, orta ve uzun vadeli kredilerden veya teminat mektubu kredi işlemlerinden doğmuş ve doğacak borçlarını da kapsamak üzere anapara ve buna ek olarak akdi faiz ve komisyonlara, sigorta ücretleri, diğer her türlü masrafları karşılamak üzere Kocaeli İli, Karamürsel İlçesi, Yalakdere Köyü, Ortadeğirmen mevkiinde ... pafta, ... parselde kayıtlı taşınmazını müvekkili lehine ipotek verdiğini, davalı  ...'nın müvekkilinin kefaleti ile uzun vadeli krediler kullanmış olduğunu ve kredi ödemesini yapmadığından kredi kuruluşunun (... Bankası Siyavuşpaşa Şubesi) alacağını kefil olan müvekkilinden tahsil ettiğini, müvekkilinin kefaleten yapmış olduğu ödemenin tahsili için ipotekli taşınmaz üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile Bakırköy 18. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, taşınmazın davalı ... ...'na satılarak devredildiğinin tespit edilmesi üzerine ... ...'nun da takibe dahil edilerek ödeme emri tebliğ edildiğini, borçlu ... ...'nun süresinde itirazı nedeniyle takibin durmuş olduğunu, borçlunun borcu kabul etmiş olmasına rağmen, borcu ödediğine ilişkin herhangi bir yazılı belge dosyaya sunamamış olduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... ... vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin, tapu kayıtlarından da anlaşılacağı üzere 18.05.2015 tarihinde krediye konu gayrimenkulü yine davalılardan ...'dan devir ve temlik aldığını, müvekkilinin zikredilen tarihte davacı tarafa başvurduğunu, davacı tarafça ödeme çizelgesinin müvekkiline verildiğini, bu çizelgenin 11.01.2016 tarihli olduğunu, kullandırılan kredi borcunu ödeme çizelgesinden de anlaşılacağı üzere son üç taksit kaldığını, bunun da yaklaşık 11.250,00 TL olduğunu, müvekkilinin gayrimenkulü yaklaşık olarak 11.250,00 TL borç ile kabul etmiş olduğunu ve devir aldığını, bu itibarla davacı tarafın talebinde haksız olduğunu, müvekkiline bildirdiği alacaktan fazla talepte bulunamayacağını, esas olarak ipoteğe konu kredi alacağının banka kayıtlarından da anlaşılacağı üzere 60.000,00  TL olduğunu, bu kredinin 13 tane 3.750,00 TL olan taksitinin ödenmiş olduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini  istemiştir.  <br>Davalı ... ve ...'ya usulünce tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap vermedikleri görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"..  Davalılardan ...'nın Halkbankasından çektiği kredi için, davacı  S.S. Kocasinan Osmaniye Esnaf ve Sanatkarları Kefalet Kredi Kooperatifi'nin garantör sıfatı ile ...'ya kefil olduğu, kullandırılan krediye ...'ın kefil olduğu ve ...'a ait taşınmaza açılmış açılacak tüm kredilerin teminatı olarak (krediyi kullandıran dava dışı ...'a değil), bu kredinin garantörü S.S. Kocasinan Osmaniye Esnaf ve Sanatkarlara Kefalet Kredi Kooperatifi lehine 90.000 TL ipotek tesis edildiği,  ...'in bankaya olan borcunun davacı kooperatif tarafından ödenmiş olduğundan davalıların ...'a olan sorumluluğu kalmadığı görülmüştür.   Ne var ki kredi davacı kooperatif tarafından ödenmiş olduğundan ipotekten olan sorumluluğun devam edecektir. Bu çerçevede davacı  S.S. Kocasinan Osmaniye Esnaf ve Sanatkarları Kefalet Kredi Kooperatifi'nin garantör sıfatı ile ...'nın bankaya olan toplam borcu için 153.616,46 TL ödediği ve alacağının bu miktar olduğu, davacının tüm davalılara ipotek miktarı olan 90.000 TL için ipoteğe başvurma hakkının bulunduğu anlaşılmıştır.  Ancak davalılardan ...'ya açılan davada, dava dayanağı olan takipte davalı ...'in itirazının bulunmaktadır.  Davalı ...'a ise,  takipte geçerli bir tebligat yapılmadığı görülmüştür.  Takip talebi alacaklı tarafından ve ödeme emri takip talebine uygun şekilde icra dairesi tarafından doldurulur. Takip talebine aykırı şekilde düzenlenen ödeme emri hukuki sonuç doğurmaz. Buna göre; ... yönünden, dava dayanağı takip dosyasında davalı- borçluya takip talebine uygun şekilde düzenlenmiş bir ödeme emri tebliğ edilmediği göz önüne alınarak itirazın iptali davasının dava şartı olan “usulüne uygun düzenlenen ve borçluya tebliğ edilen ödeme emrine karşı yapılmış bir itirazın bulunması” hususunun gerçekleşmediği anlaşılmakla; davanın ... yönünden usulüne uygun bir ödeme emrinin bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. Davalı  ... ... yönünden ise TMK m. 887 hükmü gereği  borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotek borçlusu bir şahsa ait taşınmaza ilişkin teminat ipoteğinin paraya çevrilmesi yönünde icra takibi yapılabilmesi için, icra takibinden önce ipotek borçlusuna asıl borçlu ile birlikte ihtar tebliği gerektedir. Alacağın muaccel olması için bir ihbarın yapılması gereken durumlarda, bu ihbarın hem asıl borçluya hem de borçtan kişisel olarak sorumlu olmayan taşınmaz maliki üçüncü kişiye yapılması zorunlu olduğu için alacaklının, hem asıl borçlu hem de üçüncü kişiye ihbarda bulunduğunu belgelemeden icra takibinde bulunamayacaktır. Özel dava şartı niteliğindeki bu hüküm ve HMK  m.114/2 ve m.115/2 hükümleri uyarınca davalı ... ...'na icra takibinden önce yapılmış bir ihtar bulunduğu hususunun dosya kapsamından tespit edilemediğinden  ve davacı tarafça bu yönde bir delil sunulmadığından davalı ... ... yönünden özel dava şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla ... ... aleyhine açılan dava yönünden de  davanın şartı yokluğundan reddine  karar verilmiştir. Davalı ... yönünden ise icra dosyası kapsamında bu  davalı tarafından takibe itirazının bulunmaması nedeni ile davalı ... yönünden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. \"  gerekçesiyle, davalılar ... ve ... ... yönünden açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, davalı ... yönünden açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.  <br>Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Bakırköy 18.icra Müdürlüğünün   ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takipte davalıya icra emri değil ödeme emri gönderildiğini, kendisine itiraz hakkı tanındığını, nitekim itiraz hakkını kullanan davalının takibi durdurduğunu, itirazın iptali için açtıkları bu dava da yargılama sürecinde müvekkilinin alacağının sabit olduğunu, itirazın haksızlığının  tespit edildiğini, davalı hakkında ilamlı takip yapılmadığını,  icra emri gönderilmediğini, ilamsız takip yapıldığını, o nedenle borçluya itiraz hakkı vermeyen ancak şikayet ile icranın geri bırakılması kararı alma hakkı veren  ilamlı takiplerdeki takipten öncesi ihtar şartının ilamsız takiplerde aranmayacağının muhakkak olduğunu, bu yüzden yerel mahkemenin takipten önce ihtar yapılmadığı, bu yönüyle  dava şartının gerçekleşmediği şeklindeki  gerekçesinin hukuka uygun olmadığını, taşınmaz satışının yapıldığını, ihalenin kesinleştiğini,  ihalenin feshi davası açılmadığını,  ilk derece mahkemenin daha önce verdiği davanın  kabulü yönündeki kararı doğrultusunda davalı tehir-i icra kararı almadığı için davaya konu taşınmazın Karamürsel İcra Dairesinin 2020/246 talimat sayılı dosyasından usulüne uygun satışa çıkarıldığını, açık artırma ile yapılan ihale sonucunda taşınmazın  3.kişiye satıldığını,  ihalenin feshi davası açılmadığını,  ihalenin kesinleştiğini, müvekkilinin bir an önce alacağına kavuşması için icrası geri bırakılmamış kararın usulünce infaz edildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Dava, İİK'nın 149/b maddesi uyarınca başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın  usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı taraf, 06.02.2012 tarihli ve 493 yevmiye sayılı işlemle tesis edilen ve 90.000,00 TL bedelli  taşınmaz ipotek belgesi uyarınca ilamsız icra takibi başlatmış, itiraz üzerine eldeki davayı açmıştır.  Dosya kapsamında bulunan Bakırköy 18. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde;  davacı alacaklı tarafından davalı borçlu ... ile davalı borçlu kefil ...  aleyhine, 23.02.2016 tarihinde  90.000,00 TL asıl alacak üzerinden, Kocaeli İli, Karamürsel İlçesi, Yalakdere Köyü, Ortadeğirmen Mevkii, ... pafta, ... parsel, 2.300 m2 tarla vasfındaki taşınmazın satışı için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı, taşınmazın üçüncü kişiye devredildiğinin tespiti üzerine borçlu ( davalı) 3.kişi ... ... da takibe dahil edilerek kendisine ödeme emri tebliğ edildiği, davalı takip borçlusu ... ... vekili tarafından takibe itiraz edildiği, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden ise  davalı ...'nın davacı kooperatif üyesi olduğu, dava dışı ... AŞ ile kooperatif kredileri sözleşmesi imzaladığı, bu kapsamda dava dışı bankadan  08.02.2012  tarihinde 60.000,00 TL, 23.10.2014 tarihinde 151.200,00 TL kredi kullandığı, davacının da bu kredilerin garantörü olduğu, davalı ...'ın bu kredinin kefili olduğu ve aynı zamanda  Kocaeli İli, Karamürsel İlçesi, Yalakdere Köyü, Ortadeğirmen Mevkii, ... pafta, ... parsel, 2.300 m2 tarla vasfındaki taşınmazı üzerinde davacı lehine 90.000,00 TL bedelli ipotek tesis ettiği, davalı ... tarafından bu taşınmazın 18.05.2015 tarihinde davalı ... ...'na satılıp devredildiği anlaşılmaktadır. 4721 sayılı TMK'nın 887.maddesinde, ''İpotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya, hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır.'' hükmü düzenlenmiş olup  aynı zamanda asıl borçlu ile ipotek borçlusu arasında zorunlu takip ve dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Buna göre borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotek borçlusu bir şahsa ait taşınmaza ilişkin teminat ipoteğinin paraya çevrilmesi yönünde icra takibi yapılabilmesi için, icra takibinden önce ipotek borçlusuna asıl borçlu ile birlikte ihtar tebliği  gereklidir. Diğer bir deyimle, alacağın muaccel olması için bir ihbarın yapılması gereken durumlarda, bu ihbarın hem asıl borçluya hem de borçtan kişisel olarak sorumlu olmayan taşınmaz maliki üçüncü kişiye yapılması zorunlu olduğu için alacaklı, hem asıl borçlu hem de üçüncü kişiye ihbarda bulunduğunu belgelemeden icra takibinde bulunamaz.  Bu husus takip ve dava şartı olup re’sen dikkate alınır (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin  10.10.2016 tarih ve 2016/3763 Esas, 2016/13155 Karar, 05.04.2016 tarih ve  2015/13315 Esas,  2016/5930 Karar, 19.12.2017 tarih ve  2016/8906 Esas,  2017/8057 Karar  sayılı kararları ile Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 07.04.2021 tarih ve 2020/ 3023 Esas, 2021/3418 Karar sayılı kararları).Bu bilgilere göre somut olayda, borçtan şahsen sorumlu olmadığı anlaşılan davalı ... Nebioğluna, alacaklı tarafından icra takibinden önce gönderilmiş bir ihtar bulunup bulunmadığı hususunda gerekli araştırma yapılmadığı için ilk derece mahkemesinin 18.02.2020 tarihli ve 2018/1081 Esas, 2020/175 Karar sayılı davanın kısmen kabulü kararı, Dairemizin 13.04.2023 tarihli ve 2020/1194 Esas, 2023/669 Karar sayılı  ilamı ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmıştır. Mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davacı yanca davalı ... ... yönünden icra  takibinden önce gönderilen bir ihtarın bulunmadığı tespit edilerek, davanın  bu davalı yönünden usulden reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davacı vekili takipten önce ihtar gönderme şartının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan ilamsız icra takiplerinde geçerli olmadığı ileri sürülmüş ise de; malike karşı yapılacak ihbarın amacı, kişisel alacağın değil, ipoteğe ilişkin ayni talebin muacceliyet kazanması için zorunluludur. Akit tablosu kayıtsız şartsız belli bir para borcu ikrarına havi değil ise, başka bir ifadeyle somut olaydaki gibi, ipotek  ticari ilişkinin teminatı olarak verilmiş ise, bu halde alacağın miktarını kesin olarak akit tablosundan anlamak mümkün olmayacağından ipotek veren taşınmaz malikine/maliklerine gönderilecek muacceliyet ihbarında, ipotekle teminat altına alınan alacağın miktarının açıkça gösterilmesi gerekir. Bu nedenle ipoteğin para yoluyla yapılan ilamsız icra takiplerinde ihtar gönderme şartı gerekli olduğundan aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı  vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 06.11.2025  tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"86c5ef996328c0ee","SID":"bea3e8ada14cbbdb"}}