{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1090 <br>KARAR NO\t: 2025/1880<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/01/2022<br>NUMARASI\t: 2020/660 E. - 2022/6 K. <br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Bayilik sözleşmesinden kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  davacı ile davalı arasında  ... bayilik sözleşmesi imzalandığını, davacının  2015 yılından bu yana çalışmalarını başarılı bir şekilde sürdürdüğünü,  ancak davalı tarafından davacının önce 16.10.2019 tarihinde satış sistemi ve ekranının kapatıldığını,  6 ay sonra da  sözleşmesinin feshedildiğini, davacının  haksız ve erken feshi sebebiyle  davacının büyük zararlara uğradığını, davalının davacıdan fraud işlemler yapıldı diyerek savunma istediğini,  davacının kil hangi işlem olduğunu ve gerekçesini sorduğunda bir yanıt alamadığını,  bölge yöneticileri tarafından ara ara müvekkilinden hediyeler istendiğini, vermeyince mobbing yapılaya başlandığını, fraud işlemler iddiası ile müvekkili  şirketin karşı karşıya kaldığını, davacının gelen müşterilerin kimlik bilgisini ve imzasını aldıktan sonra satış işlemi yatığını, ...'nun sistemi onaylandıktan sonra müşterilere istedikleri cihaz ya da aksesuarları verdiğini, davalının sisteminin onaylamadığı bir satışı müvekkilinin  yapmasnını mümkün olmadığıjı,  davacının Kayseri  ilinde  çok sayıda personel  çalıştırdığını, ayrıca ... ... bayiye yakışır bir mağaza için iş yeri kiralayıp 100.000 TL'yi aşkın masraf yaptığını, şehir merkezinde büyük bir mağaza kurduğunu,  yapılan fesih sonucu birçok  personelin işine son vermek ve araç sayısını azaltmak zorunda kalan davacının ayrıca vergi borcu, işçi tazminatları, iş yeri kirası gibi bir çok ödemesi zaruri ödemelerde de zor  durumda  kaldığını, ayrıca davacının portföy tazminatına hak kazandığını, zira davacının 2011 yılından bu yana davalılara (2015 yılına kadar sadece ... ) başarılı bir şekilde hizmet verdiğini,  markanın tanınırlığını arttıdığını, davalıya  sayısız müşteri kazandırdığını, haksız fesih sonucu davacının yaptığı yatırımların maliyetini dahi karşılayamayarak zarara (müspet) uğradığını,  davacının  bayilik   devamı süresince davalı firmadan  olumsuz bir not almadığını,  en fazla müşteri memnuniyeti sağlayan kurumsal bayi unvanına  sahip olduğunu, sözleşmenin erken ve haksız fesih edilmesi nedeniyle ticari camiada ve çevresinde işini becerememiş bir tacir haline geldiğini,  davacının  ticari itibarının birden sarsıldığını,  bu nedenle manevi tazminat talep hakkı doğduğunu ileri sürerek, HMK'nın 107.maddesi uyarınca, şimdilik,  10.000 TL portföy tazminatı,  5000 TL müspet zarar tazminatı ve 105.000 TL manevi tazminatın  sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren  T.C. Merkez Bankasınca  öngörülen avans faizi ile birlikte  davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle;  davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu beyan ve iddiaların gerçeği yansıtmadığını,  taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafın sözleşme hükümlerine ve yasal  mevzuata aykırı işlemleri nedeniyle feshedildiğini,  davacının  sözleşme ile kendisine verilen yetkileri kötüye kullanarak, gerek müvekkili şirketi ve gerekse müvekkilinin abonelerini zarara uğratacak işlemler yaptığını,  davacının bağlı bulunduğu bölge temsilcisi ... tarafından davalıya  gönderilen ihbar mailinde ... kodlu bayi ... ve bu bayinin şubesi olan R950348 kodlu bayi ...tarafından cihaz tanımlaması yapılarak, kredi adı altında maddi finansman sağlandığı yönünde ihbarda bulunulduğunu, söz konusu ihbar maili üzerine ... kodlu bayi ..., R950348 kodlu bayi ... ve söz konusu bayiler ile ilgili ve iltisaklı olduğu tespit edilen davacı hakkında inceleme başlatıldığını ve söz konusu bayilerin geriye dönük olarak yapmış olduğu cihaz tanımlama işlemlerinin incelenmeye alındığını, davacı taraf hakkında yapılan soruşturma neticesinde davacı tarafından Kasım 2018 tarihinden soruşturma tarihine kadar toplam 358 GSM numarasına 632 adet aksesuar tanımlandığı, çoklu aksesuar kampanyası dahilinde  ''bir GSM numarasına maximum 3 adet aksesuar kampanyası tanımlanabildiği, ... kodlu davacının 5 GSM numarasında bu kuralı kaynağı belirlenemeyen bir yöntemle bypass etmek suretiyle toplam 124 adet aksesuar tanımladığı, usulsüz işlemler yaptığı tespit edilen ... kodlu ... isimli bayinin  sahibi ... adına kayıtlı ... nolu hat üzerinden çoklu tablet girişleri yapıldığının tespit edildiğini,bununla birlikte davacı tarafça cihaz tanımlaması yapılan abonelerin arandığını, abonelerden davacı tarafından cihaz tanımlaması yapılarak, abonelere maddi finansman sağlandığı, söz konusu işlemlerim bayi içerisinde yapıldığı abonelere ödenen miktarın düşük buna karşın ödenecek miktarın yüksek olduğu  bilgilerine ulaşıldığını, bununla birlikte önceki beyanlarında da belirtmiş oldukları ve soruşturma raporunda da yer verildiği üzere  davacı tarafça cihaz satışlarında prosedürlere aykırı olarak 7 GSM numarasına 4 adet, 3 GSM numarasına ise 5'er adet, toplam 43 adet cihaz kampanyası tanımladığı, davacı tarafça tablet satışlarında prosedürlere ve hayatın olağan akışına aykırı olarak 1 GSM numarasına 17 adet, 1 GSM numarasına ise 4 'er adet,  toplam 21 adet tablet kampanyası tanımlandığını Yozgat da bulunan ... ... İletişimcin yatırımcısı ... adına Kayseri'de faaliyet gösteren ... ... Teknoloji İletişim üzerinden 17 adet tablet girişi yapıldığı, çoklu cihaz & tablet tanımlama kuralının bypass edilmesi nedeniyle yapılan satışlarda potansiyel fraud zararının günümüz itibariyle 418.719,6 TL'ye ulaştığının tespit edildiğini, söz konusu tespitler üzerine davacı tarafa gönderilen Beşiktaş 19. Noterliğinin 09.01.2020 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile davacı tarafın sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafın, taraflar arasındaki sözleşmelere, prosedürlere ve ticari hayatın gereklerine aykırı ve taraflar arasındaki güven ilişkisini ciddi, şekilde zedeleyen eylemleri nedeniyle feshedilmiş olduğunu, davacının taleplerinin haksız ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme gereğince, sözleşmenin 17.maddesi kapsamında  davalının  herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın derhal fesih hakkı doğduğunu,  01.01.2019 tarihli sözleşmenin 17.maddesinde açıkça belirtilmiş olduğu üzer sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini hiç ya da gereği gibi yerine getirmemesi ya da yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde, sözleşme kapsamında Şirket tarafından ...'a ibraz edilen bilgi ve belgelerin sahte, gerçeğe aykırı ve içerisi itibarı ile yanıltıcı olması, yüz kızartıcı nitelikte bir suç islenmesi de dahil olmak üzere, şirketin ya da ortaklarının hukuka aykırı fiilleri nedeniyle ... ve ... Grup Şirketleri'nin marka ve imajına zarar gelme ihtimali bulunması halinde herhangi bir süreye ve ihtara gerek kalmaksızın sözleşmeyi feshi hakkı bulunduğunu, davacının  sözleşme hükümlerine ve prosedürlere aykırı olarak cihaz tanımlamaları yaptığını, bu şekilde haksız kazanç sağlandığını,  taraflar arasındaki sözleşmenin 6.maddesinde bayinin yükümlülüklerin yer aldığını,  davacının sözleşme gereğince  abonelik tesisi ve sair işlem hzmetlerini tam ve gereği gibi yerine getireceği taahhüdünde bulunduğunu,  kaldı ki davacı tarafça hiçbir araştırma ve sorgulama yapılmaksızın aynı aboneye birçok cihaz tanımlaması yapılmasının da basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı olduğunu, soruşturma raporunda da belirtildiği üzere davacı tarafça ... ... İletişim’in yatırımcısı ... adına kayıtlı hatta 17 adet tablet tanımlaması yapıldığını, bu durumun bile tek başına davacı tarafın sözleşmesinin feshi için haklı sebep oluşturduğunu gösterdiğini,  bir aboneye 17 adet cihaz tanımlanmasının yapılması hayatın olağan akışına aykırı olacağı  gibi  kendisi de bayi olan ... tarafından kendi bayisinde işlem yapılmayarak davacı  tarafın bayisinde cihaz tanımlamasının yapılmasının da söz konusu işlemin danışıklı olduğunu gösterdiğini, somut olayda davacı tarafça sözleşme hükümlerine aykırı davranılarak müvekkili şirketin ticari itibarına zarar verildiğini, sahte ve gereceğe aykırı sözleşme düzenlenmesi nedeniyle müvekkili şirketin abonesinin maddi zarara uğradığını, bu nedenle davacı ile müvekkili şirket arasındaki sözleşme, sözleşmenin 17.maddesi kapsamında derhal ve haklı nedenle fesih yoluna başvurulduğunu, bu nedenle davacı tarafın iddialarının hukuken dinlenebilirliği bulunmadığını, huzurdaki davada dava konusu miktarın belirlenebilir olup, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamasının mümkün olmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafça müspet zararlarının neler olduğunun  ve hangi talep için ne miktarda alacak talebinde bulunulduğunun açıklattırılması gerektiğini,  taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacılara münhasır satış hakkı tanınmadığından somut olayda portföy tazminatı talep etme şartları gerçekleşmediğini, davacının davalıya  kazandırdığı iddia edilen portföyün ve söz konusu portföyden davalının  önemli derecede menfaat elde ettiğinin ispatlanması gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinden manevi tazminat talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava;Taraflar arasında akdedilen ... Bayilik Sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin haksız fesih edildiği iddiasına dayalı denkleştirme (portföy) tazminatı müspet zarar ve manevi tazminat talebinden ibarettir...Toplanan tüm delillere ve dosya kapsamına göre; Davacı tarafından davalı ile arasında akdedilen ... Bayilik Sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin haksız fesih edildiği iddiasına dayalı olarak denkleştirme (portföy) tazminatı müspet zararından kaynaklı davalı aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasında Mahkememiz tarafından yapılan yargılama sırasında bilirkişi heyetinden alınan hükme dayanak teşkil etmeye elverişli raporda  davacının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı olarak kampanya şartlarında öngörülen cihazları fazladan aynı hatlara tanımladığı, bu nedenle davalı tarafından yapılan fesih bildiriminin haklı nedene dayandığı, dolayısıyla davacının tazminat taleplerinin yerinde olmadığının tespit edildiği ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da, 15.12.2004 gün ve 2004/4-709 E.- 2004/720 K.; 31.05.2000 gün ve 2000/4-900 E. - 2000/935 K. sayılı ilamlarında tüzel kişilerin de kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat davası açabileceklerinin kabul edildiği ancak,  manevi tazminata karar verilebilmesi için 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 24. maddesi hükmünde genel olarak açıklanan kişilik haklarına bir saldırının bulunması, hukuka aykırı fiil sonucunda kişilik haklarının zarar görmüş olmasının zorunlu olduğu bu doğrultuda davacı tarafça, davalının taraflar arasında akdedilen sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle kişilik haklarının zedelendiğinin, ticari itibarın sarsıldığının ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek yasal ve yerinde görülmüştür.\"  gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının  Kayseri ilinde çok başarılı işler yaptığını, bu sebeple davalıdan birçok ödül aldığını, feshin haksız olduğunu,  davacının davalı tarafından mobbinge maruz kaldığını,   en sonunda da müvekkilinin  ekranları kapatılarak akabinde üsulsuz fesih işlemi gerçekleştirildiğini,  davalının fraud işlem iddiasının tamamen asılsız olduğunu,  davacının müşterilerin kimlik bilgisini ve imzasını aldıktan sonra satış işlemi yaptığını,  ...'nun sistemi onaylandıktan sonra müşterilere istedikleri cihaz ya da aksesuarları verdiğini,  davalının sisteminin onaylamadığı bir satışı  davacının yapmasının mümkün  olmadığını, bu sebeple davacının portföy tazminatını hak ettiğini,  hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı haklı itirazlarına itibar edilmediğini,  teknik bir konuya ilişkin tek bir rapor ile yetinildiğini, bilirkişinin uzmanlık alanının ticaret  hukuku olduğunu,  her ne kadar uzmanlık alanı  borçlar hukuku olarak yazılmışssa da sözleşmeler hukuku alanında uzmanlığı olmadığını,  bu sebeple taraflar arasındaki sözleşmenin haklı olarak feshedilip feshedilmediği ve sözleşme hükümlerinin yorumlanmasının ancak sözleşmeler hukuku alanında uzman bilirkişilerce yapılabileceğini,  bilirkişinin  uzmanlık alanı dışında yapmış olduğu hukuki değerlendirmelerin kabul edilmediğini,  bilirkişilerin görevini aşar şekilde  görüş beyan  ettiğini, hukui değerlendirme yaptığını, bunun yasaya aykırı olduğunu,  feshin haklı olup olmadığı hususunun tespiti mahkemeye ait olmakla birlikte yapılan tespit ve değerlendirmelerin  de  hukuka aykırı nitelikte olduğunu, bilirkişilerin sektörel  uzmanlığı olmamasına rağmen görüş bildirmelerinin de hatalı olduğunu, davalının fesihten  önce davacıyı usulüne uygun şekilde temerrüte düşürmediğini,   TTK'nın 18.maddesine göre bir bildirim yapmadığını, sözleşmenin 17.1. maddesine göre  davacının    bir ihlali varsa bunu bir daha yapma mahiyetinde bir bildirim yapılması gerektiğini, doğrudan fesihin ağır, ölçüsüz, hakkaniyete aykırı, hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunu,  Beşiktaş 9. Noterliği'nin 09/01/2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle  feshedilen  sözleşmede ihtarnamenin davacı şirkete tebliğ de edilmeyip iade edildiğini, fiili fesih tarihinin 16.10.2019 olduğu nazar-ı itibara alındığında, bu tarihten yaklaşık 2,5 ay sonra bir ihtarname gönderilmesinin hem anlam ifade etmediğini, hem de usule uygun düşmediğini, ihtarname, sebebiyet verdiği eylemden önce muhatabına iletilmesi gerektiğini,  ihtarnamenin iletildiğinin dahi davalı tarafından ispat edilemediğini, fesihin  fiili olarak yapıldığını, feshi gerektirebilecek herhangi bir işlem için de  herhangi bir uyarıda  bulunulmadığını,   normal koşullarda sistem müsaade etmedikçe bir müşteriye birden fazla cihaz tanımlanamayacağını,  sistemin \"sınır dolmuştur\" uyarısı verdiğini ancak buna müsaade ediyorsa o halde sistem açığı olduğunu,  bunun sorumlusunun da  davacı olamayacağını, davalının  nitelik itibariyle sektörün dev şirketleri arasında olduğunu,  böyle bir sistem açığının bir yıl boyunca giderilememesinin izahı yapılamayacağını, sistem böyle bir işleme izin veriyor ve bunun sonucu müvekkili şirkete ceza yansıtılıyorsa davalı şirketin bu işlemlerden dolayı zararlarının söz konusu olamayacağını, kasten yapılmayan davranışlardan dolayı ceza ödemek durumunda olan davacının bir de fesih gibi ağır sonuçları olan bir yaptırım ile cezalandırıldığını, birden fazla cihaz tanımlanabilen kişilerin bu cihazları kontratlı olarak alabilmelerinin sebebinin, ödeme kabiliyetlerinin yüksek olmasından  kaynaklandığını, ayrıca davalı şirketin maddi zararlarının olabilmesi için cihaz satışı yapan müşterilerin faturalarını ödememeleri gerektiğini, davalının bu yönde bir iddiası da olmadığını, sözde ihlal tarihlerinin de davalı yanca belirtilmediğini, davalının  bu işlemleri tespit edince mi taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiğini yoksa diğer bayilere yaptığı gibi yönetim kararı gereği canı feshetmek istediğinde mi bu hususları ele aldığının anlaşılamadığını,  Eylül 2018 tarihinde yapılan bir işlem için neden 1,5 yıl beklendikten sonra sözleşmeye fesih sebebi yapıldığının araştırılmadığını, bu olguların  hükme esas alınan bilirkişilerin anlamasını ve değerlendirmesinin  mümkün olmadığını,   çünkü bu hususların teknik hususlar olduğunu,  sektörel anlamda inceleme gerektirdiğini, ayrıca  fraud cezası olmayan tekbir bayi dahi olmadığını,  davalının herhangi bir yazılı delili olmadan soyut iddialarla sözleşmeyi feshettiğini, fesih ihtarnamesinde bahsedilen sebeplerin herhangi birinin bile somutlaştırılamadığını,  sözde usulsüz işlem yapıldığına dair müşteri şikayetlerinin var olup olmadığı, sözde usulsüz işlemlerin adedi ve aynı adette usulsüz işlem yapan bayilere aynı şekilde feshedilip edilmediği,  bu tarz işlemler için müvekkili şirketten savunma istenilip istenilmediği ve düzeltmesi için  süre  verilip verilmediği gibi durumların davalı tarafından ispatlanması gerektiğini, aksi taktirde feshin keyfi olarak gerçekleştirildiğini düşünmekten başka bir yol kalmadığını, özellikle bayilik sözleşmelerinde hesaplama yapabilecek nitelikli bir hesaplama uzmanının bilirkişi olarak yer alması gerekirken, yerel mahkeme tarafından uzmanlık alanı olmayan bilirkişilerden rapor alınması ve akabinde de bu raporun hükme esas alınmasının usul  ve  yasaya aykırılık teşkil etiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Dava,  davacı ile davalı  arasında düzenlenen bayilik sözleşmesinin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi tazminat ile portföy tazminatının tahsili istemlerine ilişkindir.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında 01.01.2019 tarihli ... ... bayilik sözleşmesi bulunduğu,  sözleşmenin davalı yanca Beşiktaş 9. Noterliğinin 09.01.2020 tarihli ve  ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle, sözleşmenin 17/2 maddesine göre feshedildiği, davacı yanca feshin haksız olduğu iddia edilerek maddi ve manevi tazminat ile portföy tazminatı talepli olarak eldeki davanın açıldığı, davalı tarafın ise sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayandığını, bayinin sözleşmedeki yükümlülüklerine aykırı davrandığını savunduğu görülmektedir.  Davalı taraf sözleşmeyi  Beşiktaş 9. Noterliğinin 09.01.2020 tarihli ve  ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle feshetmiş olup ihtarnamede;  davacı hakkında inceleme yapılarak düzenlenen rapor uyarınca  davalının  yetkilerini kötüye kullanarak  cihaz, tablet, aksesuar kampanyaları düzenleyerek  bir çok usulsüz işlem yaptığını,  bunların sözleşmedeki fraud işlem olduğunu, aradaki güven ilişkisini zedelediğini belirtmiş olup,  davacının sözleşmeyi, sözleşmenin 17.2 maddesine göre tek taraflı, süre vermeden ve derhal  feshettiği anlaşılmaktadır. Davalı yanca, 08.11.2019 tarihli inceleme  raporu uyarınca, davalı bayi hakkında inceleme yapıldığı ve davacının ceza gerektiren eylemlerinin  tespit edildiği savunularak ve bu belge dayanak yapılarak sözleşme feshedilmiştir. Söz konusu 08.11.2019 tarihli  inceleme raporunda; davacının sistem açığını kullanmak ve cihaz puan limit bilgilerini bypass etmek suretiyle 10 adet GSM numnarasına 43 adet cihaz kampanyası tanımladığı,  benzer yöntemle 2 GSM numarasına 21 adet tablet kampanyası tanımladığı, usülsüz yöntemle abone bilgisi ve beyanı dışında aksesuar tanımlama nedeniyle oluşan ... zararının 35.068.2 TL olarak gerçekleştiği,  potansiyel cihaz fraud zararının ise 418.719,6TL 'ye ulaştığı, net fraud zararının ise 24.493,3 TL olarak gerçekleştiği, davacının Yozgatta bulunan  bir başka bayi  adına 17 adet  tablet girişi yaptığı, çoklu aksesuar kampanyası  dahilinde bir GSM numarasına  maksimum 4 adet aksesuar tanımlanbildiği,  ancak davacının  belirlenemeyen bir yöntemle  sistemi bypass ederek  toplam 124 aksesuar tanımladığı,  normal şartlarda sistemin buna izin vermediği, abonelere yapılan geri aramalarda  tanımlanan cihaz ile aboneye teslim edilen cihazın  farklı olduğu, abonenin bilgisi dıında cihaz tanımlandığı, cihaz kredi işlemi adı altında nakit ödeme yapıldığı şeklinde tespitlerin yer aldığı görülmektedir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da bu inceleme raporu esas alınarak davacının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı olarak kampanya şartlarında öngörülen cihazları fazladan aynı hatlara tanımladığı, bu nedenle davalı tarafından yapılan fesih bildiriminin haklı nedene dayandığı, dolayısıyla davacının tazminat taleplerinin yerinde olmadığı kanaati bildirilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 17.2 maddesinde belirtilen hallerde  davacı tarafından  sözleşmenin  tek taraflı olarak herhangi bir süre vermeksizin derhal feshedilebileceği belirtilmiş olup bu hallerden bir kısmının, bayinin  sözleşmenin  6, 7, 8, ve 12 hükümlerinde belirtilen asli edimlerini hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi ya da ilgili hükümlerde belirtilen taahhütlerini ihlal etmesi, sözleşme kapsamında bayi tarafından davacıya ibraz edilen bilgi ve belgelerin sahte, gerçeğe aykırı ve içeriği itibarı ile yanıltıcı olması şeklinde düzenlendiği görülmektedir. Her ne kadar davacı vekilince feshin süre verilmeden, haklı sebebe dayanılmaksızın  yapıldığı ileri sürülmüş ise de;  davalı şirket araştırması sonuncunda düzenlenen ve yukarıda ayrıtısına yer verilen  08.11.2019 tarihli inceleme raporundaki tespitler, davacının bu tespitlerle ilgili olarak sistemin açığı varsa bunun davalı yanca bildirilmesi gerektiği,  sitemdeki açıktan kendisinin sorumluluğu bulunmadığı yönündeki savunması, yine   davacının Yozgatta bulunan  bir başka bayi  adına 17 adet  tablet girişi yapmasını haklı gösterecek bir delil sunamaması ve  bu duruma açıklama getirememesi dikkate alındığında, davacının  bu eylemleri ile sözleşmenin 6.maddesinde belirlenen kural ve prosedürlere uygun hareket etme  yükümlülüğüne aykırı davrandığı,  sözleşmenin haksız feshine sebep olduğu, bu sebeple  davalının sözleşmenin 17/2 maddesine göre derhal fesih hakkının bulunduğu kanaatine varıldığından,  mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik  görülmemiştir.  Bu nedenle davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Öte yandan, HMK'nın 282. maddesine göre hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer deliller ile birlikte serbestçe değerlendirir. Buna göre, bilirkişi raporları takdiri delil niteliğinde olup, mahkemece  sunulan  diğer deliller değerlendirilerek karar verilmiş olduğu, dosyada mevcut delillere göre feshin haklı olduğunun anlaşıldığı nazara alındığında davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.  Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 27.11.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c2bd5b7cc3ae05dc","SID":"655d4ffd329027b3"}}