{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  15. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 15. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/2526 <br>KARAR NO\t: 2025/2922<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br> K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t  (...)<br>ÜYE\t\t: ...\t  (...)<br>ÜYE\t\t: ...\t  (...)<br>KATİP\t\t: ...\t  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/03/2025<br>NUMARASI\t\t: 2024/522 Esas 2025/187 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br><br>Yerel  Mahkemesince yukarıda tarih ve numarası  yazılı davada verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulmakla; dosyadaki tüm kayıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. <br>DAVA: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/10/2011 tarihinde tarafları; ... Şoförler ve Otomobilciler Odası, ... Şoförler ve Otomobilciler Odası Petrol ve Petrol Ürünleri Nak. İnş Tur. Gıda Maden San. Tic. Ltdi Şti, ile ... arasında karma nitelikli bir kira sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşme ile mali yönden zor durumda müvekkili Odanın mali kaynak arayışı için maliki olduğu işletmelerden gelir elde etmesinin amaçlandığını, sözleşme ile ... Parsel üzerindeki Akaryakıt istasyonu, market, idari bina ve eklentileri ile ... parsel üzerindeki Yediemin Otoparkı, Plaka Basım İşletmesi,  Oto Kurtarma işletme haklarının davalı ...’e 49 yıllığına kiralandığını, söz konusu işletme deveri karşılığında davalı ...’in borcunun ise temelde 1.522.000,22 TL olduğunu, bu meblağın bir kısmının nakit büyük bir kısmının ise Esnaf Odasının borçlarını kapatmak suretiyle ifa edileceğini, buna ek olarak davlaı ...’in ... Parsel için aylık 500 TL kira ödemesi yapacağını ve bu bedelin her yıl TEFE-TÜFE oranına göre güncelleneceğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın temel kaynağının sözleşmeden kaynaklanan haklarını elde ettiği halde yükümlülüklerini sözleşmeye uygun bir şekilde yerine getirmediğini, öncelikle davalının kendi kredi alacakları için banka lehine ipotek tesis ettirebilmek adına davacı müvekkilin cüzzi miktarda borçlarını ödediğini, ve 49 ve 50 parsel üzerindeki sözleşme tarihi itibariyle mevcut olan ipoteklerin terkinin sağladığını, davalının niyetinin en başından beri kendi kredi alacaklarına kaynak yaratmak olduğunu, teminat olarak verilen dava konuus bononun sözleşme imza edildikten 1 gün sonra 25/10/2011 tarihinde icraya konulduğunu, senedin icra takibine konu edildiği sırada tarflar arasında hiçbir uyuşmazlığın olmadığını, bononun icraya konulması için gerkeli şartların oluşmadığını, müvekkilin sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini özenle yerine getirdiğini belirterek, Ankara 8. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/37901 Esas sayılı icra dosyası kapsamında takibe konu edilen 21/10/2011 ödeme günlü 1.522.000,00 TL bedelli bonoda yazılı borcun, faizinin ve tüm ferilerinin bulunmadığınn tespitine, davalının kötüniyetli olarak icra takibine girişmesi karşısında asıl alacağın ve ferilerinin %20sinden  --az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, dava süreci sonuna dek ihtiyaten icra takibinin durdurulmasına, aksiz kanaat hasıl olursa icra dairesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini talep  ve dava etmiştir.<br>CEVAP: <br>Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya ve takibe konu bononun 28/10/2011 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, ödeme emrinin tebliğ tarihin üzerinden tam 13 yıl geçtiğini, davacının bonodaki bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit davası açma hakkının genel hükümler gereğince öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresi sona erdikten açılmakla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, avalist konumundaki davacının şahsi defi niteliğindeki takip konuus bononun teminat bonosu olduğunun ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasında imzalanan 24/10/2011 tarihli sözleşme gereğince davalı Hasan Keser tarafından yapılması lazım gelen tüm ödemelerin yapıldığını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun olan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece, görevli Mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, Mahkemenin görevsizliğine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi uyarınca Mahkemenin görevli olması dava şartı niteliğinde olduğundan, dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1.maddesi uyarınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Ankara Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF<br>İstinaf Kanun Yoluna  Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.<br>İstinaf Sebepleri<br>Davacı vekili özetle; uyuşmazlığın Temeli Ticari İşletme Devri ve Kambiyo Senedi olduğunu, dava dilekçesinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, taraflar arasında 24/10/2011 tarihinde karma nitelikli bir sözleşme akdedildiğini, bu sözleşmenin temel amacı, mali yönden zor durumda olan müvekkili Odanın maliki olduğu ticari işletmelerin devri karşılığında gelir elde ettiğini, sözleşme ile akaryakıt istasyonu, market, yediemin otoparkı gibi ticari işletmelerin 49 yıllığına davalıya devri kararlaştırıldığını, bu devir karşılığında davalının temel borcu 1.522.000,00 TL olup, bu bedelin teminatı olarak dava konusu kambiyo senedi (bono) davalıya verildiğini, davanında hem mutlak, hem de nisbi ticari dava özelliği olduğunu, TTK’nın 4. maddesine bakıldığında ticari davalar nitelikleri bakımından; mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar, bir davanın ticari dava sayılmasında, tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece uyuşmazlığın ticari niteliği kıstas teşkil ediyorsa mutlak ticari dava; tarafların tacir sıfatı ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmelerini ilgilendirmesi kıstası ele alınıyorsa nisbi ticari dava söz konusu olduğunu, kira İlişkisi Uyuşmazlığın Tek Kaynağı olmadığını, yerel Mahkeme'nin gerekçesinde uyuşmazlığın temelinde kira ilişkisi olduğu belirtilmiş ise de, olay sadece bir kira ilişkisinden ibaret olmadığını, sözleşme, ticari işletmelerin devrini de kapsadığından ve dava konusu bono bu devrin teminatı olarak verildiğini, Kambiyo senedinin varlığı ve bu senede dayalı icra takibi, uyuşmazlığın ticari niteliğini açıkça ortaya koyduğunu,\tGörevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, açıklanan nedenlerle, davanın konusunun ticari işletme devri ve kambiyo senedi olması hasebiyle, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesi gereğince görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevsizlik kararının bu nedenle usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>UYUŞMAZLIK VE HUKUKİ NİTELENDİRME:<br>Uyuşmazlık; bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti, icra tehdidi altında ödenen tutarın istirdatı ve depozitonun iadesi istemlerine ilişkindir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. (HMK 1. m.) Nitekim Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi görevi dava şartları arasında saymıştır. Bu itibarla görev kuralları tarafların ileri sürmesine gerek olmaksızın hâkim tarafından ve yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.<br>  01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.  <br>Somut olayda dava; davacı ile davalı arasındaki kira sözleşmesi gereğince verildiği iddia edilen teminat senedinin haksız yere icraya konulduğunu belirterek borçlu olmadığının tespiti, icra tahdidi altında ödenen tutarın istirdadı ve depozito bedelinin iadesi talebine ilişkin olup, uyuşmazlığın temeli kira sözleşmesinden kaynaklandığı sabittir.<br>Uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı anlaşıldığından görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Görev, dava şartı olup, kamu düzenine ilişkindir, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözönüne alınması gerekir. Bu durumda görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olup Ticaret Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamakta olup bu nedenle davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvuru isteminin esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br> <br>HÜKÜM\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br> Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br> Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL esastan ret harcı peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına, <br>  HMK'nun 27. maddesi gereğince tarafların hukuki dinlenilme hakkı nedeniyle ve 04/08/2017 tarihinde yürürlüğe giren 7035 sayılı Yasanın 27. maddesi ile HMK'nun 302. maddesine eklenen 5.fıkrası uyarınca hükmün ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,  <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 03/12/2025 tarihinde oy birliği ile  kesin olarak karar verildi. <br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/12/2025<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br><br> <br>...<br>Üye<br><br> <br>...<br>Üye<br><br> <br>...<br>Katip<br><br> <br><br>/B.D./Y.İ.M.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"496a946694b8fbec","SID":"d635f0c065dc1393"}}