{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   17. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1649 - 2025/1843<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t              : 2024/1649 <br>KARAR NO\t              : 2025/1843<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/664 Esas 2023/625 Karar<br><br>DAVACI\t:... EKMEK ÜRE.GIDA PAZ. SAN. VE TİC. LTD.ŞTİ.  .. <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ <br>VEKİLLERİ\t: Av.  <br>DAVANIN KONUSU\t: Tespit<br>KARAR TARİHİ\t               : 04/12/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH\t: 24/12/2025<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2023 Tarih, 2022/664 Esas ve 2023/625 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: şirket yetkilisi olan müvekkilinin ... Mah. Atatürk Caddesi No:37 ... adresindeki, halihazırda işletilen ... Unlu Mamulleri adlı iş yerini 15.04.2022  tarihinde kiraladığını ve 20.04.2022 tarihinde devir alınarak işletilmeye başlanıldığını ve 22.04.2022 tarihinde elektrik aboneliği için davalı şirkete başvuru yapıldığını, ... tesisat nolu yer için ... nolu sözleşme yapılmasına rağmen elektrik sayaç bağlantısının yapılmaması üzerine ...'a yapılan başvuruya, ... tarafından verilen cevabi yazıda eski ve yeni kullanıcının aynı olduğundan bahisle eski kullanıcının 171.633,60 TL olan borcunun ödenilmesi halinde, enerji arzının sağlanacağının bildirildiğini, dolayısıyla önceki abonenin borçlarından dolayı müvekkilinin ilgili yönetmelik ve mevzuat doğrultusunda sorumlu tutulamayacağını belirterek, teminatsız olarak ihtiyati tedbiren müvekkili şirkete elektrik enerjisinin, aboneliği doğrultusunda bağlanması ve davalı kuruma borçlu olmadığının tespit edilerek muarazanın giderilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketinin bir elektrik dağıtım şirketi olup, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu düzenlemeleri doğrultusunda almış olduğu lisans kapsamında Mersin, Adana, Osmaniye, Hatay, Gaziantep ve Kilis İlleri'nden oluşan ... Bölgesi'nde elektrik dağıtımı ve kaçak elektrik kullanımları ile mücadele faaliyetlerini yerine getirmekte olduğunu, dayanağını yasal mevzuattan alan bu faaliyetlerin, niteliği gereği birer kamu hizmeti olduğunu, davacı tarafından, açılan davanın haksız ve  hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,  davacının dava dilekçesinde 15.04.2022 tarihinde  ... ...' in maliki olduğu taşınmazı kiraladığını, aynı zamanda 20.04.2022 tarihinde taşınmazda halihazırda işletilen işletmeyi devraldığını belirtmiş olduğunu, yapılan bu devir işleminin muvazaalı bir şekilde gerçekleştiğini, tesisat adresinde ... isimli şahıs tarafından ... Unlu Mamulleri isimli işletmenin işletildiği dönemde  ... no u tesisatta 2016 yılından bu yana sürekli kaçak elektrik kullanımlarının yapılmış olduğunu, çok sayıda tutanağın düzenlendiğini ve bu tutanaklar hakkında icra takibinin başlatıldığını, davacı tarafın \"... Ekmek Üretimi Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti. adına kaçak elektrik kullanımına ilişkin bir tutanak bulunmamaktadır.\" şeklindeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, ortada muvazaalı bir işlem olduğunu, söz konusu tesisatta tutulan tutanaklardan dolayı 40'a yakın icra takibinin olduğunu, davacı tarafın düzenli olarak kaçak elektrik tüketimi yapmakta olduğunu, tesisatta enerji kesintisinin yapılması üzerine, dava dilekçesinde belirtilen ve adresteki yerin maliki olduğu iddia olunan ... tarafından 23.04.2021 tarihinde PSS'nin imzalandığını, aboneliği 20.04.2022 tarihine kadar devam ettiğini, bu dönemde de kaçak elektrik kullanımına devam edilmiş olduğunu ve 30.06.2021 tarihinde ... adına kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağının düzenlendiğini, ayrıca  08.03.2022 tarihinde adreste yapılan hacizde, adreste ... Ltd. Şti isimli bir firmanın kurulduğunu ve faaliyet gösterdiğini, bu firmanın tek yetkilisinin borçlu ... olduğunu, ...’un adreste bir faaliyeti olmamasına rağmen aboneliği üzerine alınmış görüldüğünü, bu nedenle muvazaa süreci işletilerek enerjinin kesildiğini, dolayısıyla davacının, öteden beri borçlu ile danışıklı şekilde hareket ettiğini, ...’un muvazaa durumunun tespiti üzerine hisseleri devralarak ...’ün ilgisinin kalmamış gibi gösterilerek kullanımlara devam edilmeye çalışılmakta olduğunu, davacı tarafın ... ile aralarında bir bağ bulunmadığını iddia etse de, maddi gerçekler dikkate alındığında iddianın kabulünün mümkün olmayacağını, davacının devir aldığı şirketin tesisatının çok yüksek meblağlı bir borcunun mevcut olduğunu, böyle bir  borcu olan bir işletmeyi kimsenin devir almak istemeyeceğini, ticaretle uğraşan bir kişinin basiretli bir tacir gibi davranması,  bir işletmeyi devralırken borcunun bulunup bulunmadığına dair bir belgenin varlığını aramalarının yasal zorunluluk olduğunu, dava konusu adreste faaliyet gösteren ... Ekmek Üretim Gıda Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin elektrik borçlarından kurtulmak için muvazaalı yollarla işletmeyi devretmiş gibi gösterdiklerinin ortada olduğunu, davacı ve dava dışı ... arasında organik bağ ilişkisinin olduğu kabul edilmese dahi, davacının bu işyerini devraldığını, TBK.202 gereğince bir işyerini devralan kişi işletmeyi aktif ve pasifleriyle devir almış olup, alacaklıların korunması açısından borçların bu devirden hariç tutulmasının mümkün olmayacağını, davacının, müvekkili şirketin eski borçlarından kaynaklı davacı şirket ile abonelik sözleşmesi yapmamasının sözleşme yapma hürriyetine engel teşkil ettiğini iddia etse de, bu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan hacizde muvazaanın varlığının tespit edilmiş olduğunu, bundan kaynaklı olarak davalı şirketin sözleşme yapmamakta özgür ve haklı olduğunun kabulünün gerektiğini, tüm bu nedenlerden dolayı muvazaanın varlığının sabit olduğundan davacının haksız ve kötü niyetli davasının  reddine karar verilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br> Mahkemece \"....Somut olayda, hakkında kaçak tutanakları tanzim edilen dava dışı ...'ün dava konusu edilen borçların ait olduğu dönemlerde ve devamında farklı ancak benzer işyeri adıyla söz konusu işyerinde faaliyet gösterdiği, bu hususun dosya içerisinde bulunan kaçak tutanakları ve yukarıda değinilen diğer evraklarla tespit edildiği, bu itibarla ... Ekmek Üretim Gıda Pazarlama Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin, ... Unlu Mam. Tic, - ... isimli işyerinin devamı olduğu, kaçak bedellerinden sorumluluğunun devam ettiği kanaatine varılmıştır. TBK'nın 202. maddesinde olduğu üzere ayrı bir nakil anlaşması yapılmasına gerek kalmadan esas itibariyle taraf iradeleri nedeniyle değil, kanun gereği devralana intikal ettiği için, devralan kendisi tarafından bilinmeyen borçlardan da sorumlu olur. Hatta, yukarıda açıklandığı üzere ,taraflar aralarında belirli borçlardan devralanın sorumlu olmayacağını veya belirli bir miktara kadar sorumlu olacağını kararlaştırmış olsalar bile, bu anlaşma sadece iç ilişkide (taraflar arasında) hüküm ifade eder, alacaklılara karşı ileri sürülemez. Bu itibarla davacı şirketin söz konusu borçtan sorumluluğu devam ettiğinden davanın reddine ....\" karar verilmiştir.<br>DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:<br> Öncellikle TBK madde 202 göz önünde bulundurulduğunda bir işletmenin aktif ve pasifleri ile yani borçları ile birlikte devralınması ve devralanın bunlardan sorumlu olmasının su götürmez bir gerçek olduğunu ancak somut olayda dosya içerisindeki kaçak kullanım tutanakları ve tarihleri dikkatle incelendiğinde  ...'un devraldığı ... şirketi adına tutulmuş bir adet dahi kaçak kullanım tutanağı bulunmadığını, bu halde müvekkili şirket yetkilisinin şirketi aktif ve pasifleri ile birlikte devraldığını ve devraldığı şirketin davalı şirkete borcu bulunmadığını, dahası müvekkilinin elektrik enerjisi aboneliğini devraldığı ... ... isimli şahsın da davalı kuruma ... nolu tesisattan kaynaklı kaçak elektrik borcu bulunmadığını, anılan şahsın davalı kuruma aboneliği süresi boyunca elektrik enerji faturalarını ödediğini ve  şahsı ile ilgili kaçak elektrik tutanağı bulunmadığını, önceki abonenin borçlarından sorumlu tutulamayacağını bir dilekçe ile ibraz ettiğini, ancak davalı kurumun anılan dilekçeyi de dikkate almadığını, iddia ettiği kaçak elektrik kullanımına ilişkin tutanak veya belge gösteremediğini, yine eski olan abonenin borcundan yeni  aboneyi sorumlu tutmaya çalıştığını ve anılan şahsı da mağdur ettiğini,  bu durumda  müvekkili şirket ... Ekmek Üretim Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti nin davalı kuruma borçlu olmadığından yetkili ...'un borçları devralmadığını, hal böyle olunca, müvekkili şirkete, eski abonenin borcunun ödenmesi karşılığında elektrik enerjisinin bağlanacak olmasının hakkaniyete, yasal mevzuata ve Yargıtay içtihatlarına açıkça aykırılık teşkil ettiğini, kaçak kullanımda bulunduğu iddia edilen, tutanaklarda adı geçen ... Unlu Mam. Tic. Şirketi ile müvekkili şirketin isim benzerliği ve üretiminin aynı olmasından kaynaklı aynı şirket olduğunun iddia edildiğini, mezkur iddianın kabulünün tarafınca mümkün olmadığını, ... şirketinin ... ilinin ... ilçesinde ekmek üretiminde bulunan bir işletme olduğunu, bu işletmenin ... ilçesinde bilinen ve hatırı sayılır müşteri potansiyeli olan bir işletme olduğunu, haliyle böyle bilinen bir işletmenin üretim faaliyeti aynı olacaksa isminin bambaşka bir isimle değiştirilmesinin müşteri kaybına sebebiyet vereceğinden değiştirilmek istenmemesinin hayatın olağan akışına oldukça uygun olduğunu, bu durumun eski işletme ile yeni işletmenin aynı işletme olduğunun ispatı olmadığını, dahası ... ve hakkında kaçak kullanım tutanakları bulunduğu iddia edilen eski şirket yetkilisi ... arasında organik bir bağ ya da muvazaalı abonelik işlemlerine ilişkin somut bir kanıt olmadığından da muvazaalı abonelikten bahsedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, tüm bunların yanı sıra dosya içerisinde bulunan 05/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda \"  ... tesisat üzerinden elektriğin baştan itibaren ... tarafından kullanıldığının ve ... ...’ün 09.05.2017 tarihinden itibaren tahakkuk ettirilen kaçak bedellerinden sorumlu olduğunun kabulü gerekeceğinden takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, davacının bu kaçak bedellerinden bir sorumluluğu olmayacağı\" şeklinde tespit bulunduğunu, şu halde müvekkili şirketin borçtan sorumlu tutulamayacağından ve borçtan sorumlu olanın ... olduğunun kesinliği sebebi ile davalı şirketin borcu müvekkili şirketten talep etmesinin ve borç dayanak olarak gösterilerek müvekkili şirkete elektrik enerjisi bağlanmamasının da hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle müvekkili şirkete elektrik bağlanması ve muarazanın giderilmesi gerektiğini, davalı kurumun, elektrik enerji dağıtım tekelini elinde bulunduran bir kurum olarak sözleşme yapmak zorunda olup bunun için de alacaklı olmadığı kişilere, mükellefiyet getirecek şekilde, eski borçların abone olmayanlardan( müvekkil şirketten) istenmesi, sözleşme yapma hürriyetine de engel teşkil ettiğini, davalı kurumun elektrik enerji dağıtım tekelini elinde bulundurduğundan bu durumu keyfiyete dökmüş bulunduğunu, elektrik, konut ve iş yerlerinin vazgeçilmez bir enerji ihtiyacı olması hasebi ile davalı kurum tarafından ellerindeki güç kötüye kullanıldığını, geçmişten günümüze kadar davalı kurum tarafından eski abone borcu mesnetsiz ve ispat edilmemiş muvazaa iddiaları ile yeni abonelere yüklenmeye çalışılmış, eski abonelerden kazanılamamış paraların kat be kat yeni abonelerden tahsil edildiğini bu nedenle de ilk derece mahkemeleri, istinaf mahkemeleri ve yargıtay dairelerinde sayısız davalara konu olduğunu, davalı kurumun muvazaa iddiasında bulunduğunu ancak kaçak kullanım tutanak sahibi ... ile müvekkili şirket yetkilisi ... arasında organik bağ tespit edilemediğini, davalı kurumun hiç bir somut  dayanağı olmadan  müvekkili şirketi mağdur etmekle birlikte ciddi oranda zarara uğrattığını, elektrik enerjisi kullanımından mahrum bırakmasının faaliyet konusu ekmek çeşitleri üretimi yapmak olan  müvekkili şirketi  jeneratör kullanımından kaynaklı maddi zorluğa sürüklediği ve muaraza meydana getirdiğini, tüm bu nedenlerle, mevzuat ve Yargıtay içtihatları ışığında davalı kurumun meydana getirdiği muarazanın men'i ile birlikte davalı kuruma borçlu olmadığının tespiti gerektiğini, ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararının kaldırılmasını, tarafının borçlu olmadığının tespiti ile birlikte elektrik enerjisi bağlanmasına karar verilmesini, istinaf giderleri ile avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; elektrik enerjisinin bağlanması ( muarazanın giderilmesi ) isteminden ibarettir.<br>İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı tarafından ... Elektrik Dağıtım A.Ş aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/664 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan davada davacının davalı şirket ile \" ... Mah. Atatürk Caddesi No:37 ...\" adresinde bulunan ... tesisat nolu yer için ... nolu abonelik  sözleşmesinin imzalandığını, yeni bir elektrik abonelik yapılmasına karşın elektrik enerjisinin verilmediğini, önceki kiracının borcundan dolayı bir sorumluluğunun olmadığını belirterek elektrik enerjisinin bağlanması isteminde bulunduğu, anılan mahkemece 09/11/2023 tarih, 2022/664 Esas ve 2023/625 Karar sayılı karar ile \"davanın reddine\" karar verildiği, davacı vekilinin süresi içinde İstinaf kanun yoluna müracaat ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.<br>Muvazaa, mülga 818 sayılı BK’nun 18. maddesinde ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı yasanın 19. maddesinde düzenlenmiş olup, yasa metninde “Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradelerinin esas alınacağı” belirtilmiştir. Buna göre;  muvazaa nedeniyle hakları ihlal olunan ve zarar gören 3.kişiler tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilecektirler.<br>Muvazaa iddiası, muvazaalı işlemin tarafları dışında, işlemin butlanını talep etmekte doğrudan doğruya veya dolaylı şekilde hukuki menfaati bulunan kişiler tarafından ileri sürüldüğünde, tanık dahil her türlü delil ile ispat edilebilir. (Bknz; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2023/523 Esas ve 2023/1796 Karar)<br>Somut olayda; davacı ... Ekmek Ür. Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin,  davalı şirket ile \"... Mah. Atatürk Caddesi No:37 ...\" adresinde bulunan ... nolu tesisata ilişkin olarak abonelik sözleşmesi imzaladığı ancak söz konusu adreste davacıdan önce dava dışı ...'e ait  ... Unlu Mam. Tic. ... isimli işletmenin bulunduğu, bu işletme ile ilgili olarak ... görevlileri tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanakları bulunduğu ve icra takipleri yapıldığı, ... Ekmek Ür. Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti. temsilcisinin davaya konu adresteki taşınmazı 15/04/2022 tarihinde kiraladığı, 20/04/2022 tarihinde işletilmeye başlandığı, 22/04/2022 tarihinde ... perakende A.Ş.' ye abonelik başvurusunda bulunulduğu, davaya konu tesisatta enerji kesintisi yapılması üzerine, davaya konu taşınmazın maliki ...'un 23/04/2021 tarihinde PSS imzaladığı ve aboneliğinin 20.04.2022 tarihine kadar devam ettiği, 08/03/2022 tarihinde ... adına kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağı nedeniyle yapılan hacizde, tesisatın bulunduğu adreste ... Ltd. Şti isimli firmanın faaliyet gösterdiği, bu firmanın o tarihte tek yetkilisinin borçlu ... olduğu, söz konusu tarihte ...’un adreste bir faaliyeti olmamasına rağmen aboneliği üzerine aldığı,  ... Ekmek Ür. Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin 28/11/2021 tarihinde tek ortaklı kurulduğu, temsilcisinin ... olduğu, ... tarafından 19/04/2022 tarihinde 500.000,00 TL bedelli paydan,  5.000,00 TL bedelindeki payın ...'a devredildiği, 20/04/2022 tarihinde ise ...'un 500.000,00 TL sermayeli payın tek temsilcisi olduğu, <br>davacı şirketi borçlunun kurmuş olması, hisse devrinin  enerji kesintisi sonrasında yapılmış olması, hisse devrinin ertesi günü şirket adına PSS imzalanmış olması, ...’ün önceki işletme adı ile firmanın unvan benzerliğinin bulunması, mevcut yetkili ...’un henüz daha şirketteki hisseleri devralmadan önce de kaçak kullanım dönemlerinde tesisatta PSS imzalamış olması hususları dikkate alındığında, abonelik işlemleri ve şirket yapılanmasının kaçak elektrik kullanımına ilişkin yaptırımlardan ve borçlardan kaçınmaya yönelik muvazaalı nitelik taşıdığı mahkemece bu gerekçe ile davanın reddine kararı verilmesi gerekirken hükmün gerekçesinde hata edildiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun hükmün gerekçesine yönelik olarak kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca İlk derece Mahkemesi kararının gerekçesi düzeltilerek ve usulü müktesep hak gözetilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.  <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca  hükmün gerekçesine yönelik olarak KABULÜ İLE; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2023 Tarih ve  2022/664 Esas - 2023/625 Karar sayılı kararının DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; <br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın  mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden  ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,<br>İstinaf yargılaması yönünden;<br>II-Davacıdan tahsil edilen 427,60 TL İstinaf maktu karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, <br>III-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği davacı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>IV-İstinaf yargılamasında duruşma yapılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>V-Temyizi kabil olan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun  359/4. maddesi gereğince Dairemiz tarafından  tebliğe çıkartılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi  nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/12/2025<br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6f30cbd0b55f8e51","SID":"efef775255c26e7d"}}