{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/177 - 2025/1480<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/177 <br>KARAR NO\t: 2025/1480<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11.10.2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/606 Esas 2023/551 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 27.11.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 04.12.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili, 01.10.2020 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı aracın davacıya ait ... plakalı araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğunu ve davacının aracının hasar gördüğünü, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunu, aracın tamiri için davacının 31.654,00 TL harcama yaptığını, Ankara 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/130 D.İş sayılı dosyasında hasar tutarının 27.728,00 TL olarak belirlendiğini, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurunun uyuşmazlığın tahkimde çözümünün fiilen mümkün olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, arabuluculuk aşamasında ve davalı sigorta şirketine başvurudan sonuç alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL hasar bedelinin poliçe limitleri dahilinde temerrüt tarihi olan 01.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında 25.10.2022 tarihli dilekçe ile talebini 31.654,00 TL olarak ıslah etmiştir. <br>Davalı sigorta şirketi vekili, davacı tarafça Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvurunun reddedildiğini ve kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davanın kısmi dava olarak açıldığını, saklı tutulan kısmın zamanaşımına uğradığını, yapılan araştırma sonucunun olumsuz olması ve çelişkili beyanlar nedeniyle ödeme yapılmadığını, mağdur araç sahibinin aradığında çarpan aracın kaçtığı, takip edip buldukları ve sürücünün alkollü olduğunu söylediğini, gerçek zararın belli olmadığını, aracın kaskosu bulunup bulunmadığının araştırılmasını, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin KDV’den sorumlu olmadığını, avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>Davalı ..., davanın zamanaşımına uğradığını, olayın üzerinden iki yıl geçtiğini, yetki ve göreve itiraz ettiklerini, davalının kusuru bulunmadığını, davacının talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>Diğer davalı savunma yapmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeli talebine ilişkin olduğu, 31.01.2023 tarihli bilirkişi raporlarında kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücünün kusursuz olduğunun belirtildiği, 31.01.2023 tarihli rapor ve itiraz üzerine düzenlenen 27.07.2023 tarihli bilirkişi raporlarındaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulü ile 23.000,00 TL hasar bedeli tazminatının davalılar ... ile ...'dan kaza tarihi olan 01.10.2020 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden ise temerrüte düştüğü 02.02.2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi (araç hususi araç) ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde, davacının Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurusunun reddedildiğini ve kesin hüküm itirazında bulunduklarını, ıslah edilen tutara karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın kısmi dava olarak açıldığını, kaza tarihinin 01.10.2020 tarihi olup 2 yıllık sürede ıslah edilmediğinden zamanaşımı def’inin dikkate alınması gerektiğini, mahkemece hasar bedeli yönünden hükme esas alınan raporun somut dayanağı ve denetim imkanı bulunmadığını, onarım için ödenen ücretin somut olarak ispatı gerektiğini, dosyaya buna ilişkin belge sunulmadığını, ibraz edilen fotoğrafların kazaya ilişkin olup olmadığı ve hasar ile kaza arasında illiyet bağının kurulamadığını, davacı tarafça tamir için ödenen bedelin ispat edilemediğini, somutlaştırma yükünün yerine getirilmemesi halinde davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; <br>Davacı vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile davacıya ait aracın karıştığı trafik kazası meydana geldiğini ve davacıya ait aracın hasar gördüğünü belirterek araç hasar bedeli talebinde bulunmuş, mahkemece 31.01.2023 tarihli ve 27.07.2023 tarihli bilirkişi raporlarındaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>1-2918 sayılı KTK'nın 109 maddesinde \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar, Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.\" hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/15. maddesinde \"Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.\" düzenlemesine yer verilmiş olup somut olayda maddi hasarlı trafik kazasının 01.10.2020 tarihinde meydana geldiği, zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğu, araç hasarı talebine ilişkin davanın 26.09.2022 tarihinde açıldığı, dava ile ilgili arabuluculuk sürecinin 13.07.2022 tarihinde başlayıp 07.09.2022 tarihinde bittiği, bu sürede zamanaşımının durduğu ve 25.10.2022 tarihinde ıslah dilekçesi ibraz edildiği nazara alındığında davalı sigorta şirketi vekilinin zamanaşımına yönelik istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. <br>2-Davalı sigorta şirketi vekili, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurunun reddedildiğini ve davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiği yönündeki istinaf nedenlerinin incelenmesinde, davacı vekili tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine 02.02.2022 tarihinde yapılan başvurusunun 22.05.2022 tarihli ve K-2022/96120 sayılı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Kararı ile uyuşmazlığın çözümü için adli yargı kapsamında keşif yapılması, tarafların dinlenmesi ve delillerin yerindeliğinin incelenmesi, telefon kayıtlarının detaylı incelenmesi gerektiği, dava konusu kaza ile ilgili olarak tanık, keşif, delil ve emarelerinin toplanmasının tahkim yargılaması kapsamında fiilen mümkün olmadığı gerekçeleriyle 5684 sayılı Kanun'nun 30/15. maddesi uyarınca başvurunun reddine karar verildiği, hakem kararının uyuşmazlığın esasına ilişkin olmaması nedeniyle kesin hüküm niteliğinde olmadığı anlaşılmıştır. <br>3-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, 01.10.2020 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile davacıya ait aracın karıştığı trafik kazası meydana geldiği ve taraflarca maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlendiği, 3101.2023 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücünün kusursuz olduğunun belirtildiği, hasar bedeli yönünden yapılan değerlendirmede ise davacıya ait 2000 model ... marka aracın hasar gören parçaları ayrı ayrı belirtilerek belirlenen hasar tutarına göre onarımının ekonomik olmadığı, kaza öncesi ikinci el piyasa değerinden sovtaj bedeli mahsup edilmek suretiyle gerçek zararın 23.000,00 TL olarak belirlendiği, itiraz üzerine makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 07.07.2023 tarihli raporun da bu rapordaki tespitleri doğruladığı anlaşıldığından bilirkişi raporlarındaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınması gereken 1.571,13 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile kalan 1.143,53 TL harcın adı geçen davalıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>3-Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,\t<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"90c98050b2d7f8ac","SID":"d00db304ad2bda46"}}