{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1878 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1957 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t: 2023/22 Esas-  2025/496 Karar<br>TARİHİ: 25/06/2025<br>BİRLEŞEN  İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2025/247 ESAS- 2025/208 KARAR SAYILI DOSYASI<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 20/11/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında \"Hatay Cad ... Merkez, İzmir\" adresinde bulunan ve tapuda \"İzmir İli Merkez İlçesi 2. Karantina Mah.\" adresinde kain akaryakıt, servis istasyonunun işleticiliği hususunda 23.08.2016 tarihinde, 13.06.2017 tarihinden geçerli olmak üzere 5 yıl süreli bayilik sözleşmeleri imzalandığını, ayrıca davalı tarafından aynı tarihli taahhütname  imzalandığını, davalının, bayilik sözleşmesine ek olarak düzenlemiş olduğu taahhütname ile davacı şirket tarafından kendisine yapılacak satış destek primi ödemesi, ariyet malzemeleri, iskonto ve benzeri yollarla sağlanacak menfaatleri kabul ettiğini beyan eden ve bu yükümlülüklere aykırı tutum ve davranışlarının sonuçlarını belirleyen taahhütlerde bulunduğunu, davalının davacı şirket nezdinde doğmuş ve doğacak olan borçlarının teminatı olmak üzere davalının maliki olduğu \"Kastamonu İli, Tosya İlçesi, Dilküşah Mah... Parselde kayıtlı iki katlı betonarme akaryakıt ve lpg istasyonu hizmet binası ve arsa\" üzerinde 2. derecede 2.000.000,00 tl bedelli ipotek tesis edildiğini, davalı ile davacı şirket arasındaki bayilik sözleşmesi ve eklerinin davalının Bornova 6. Noterliği'nin 02.01.2019 tarihli...Yevmiye Nolu ihtarnamesi ile süresinden önce ve haksız olarak feshedildiğini, davacı şirket tarafından ise davalılara Kadıköy 2. Noterliği'nin 14.05.2019 Tarihli ve ... Yevmiye Numaralı ihtarının keşide edildiğini, bu ihtar ile davalının, bayilik sözleşmelerinin imzalanmasından sonra geçen süre içerisinde ürün alımına ilişkin taahhütlerini yerine getirmediği, taahhütnamede yer alan \"bir aydan daha kısa sürelerde ürün satın alacağına\" ilişkin taahhüdünü de ihlal ederek, bir aydan fazla ürün alımı gerçekleştirmediği, ayrıca kesintisiz hizmet verileceğine ve işletme faaliyetinin aksamasına imkan verilmeyeceğine ilişkin yükümlülüklerini ihlal ettiği, ürün bedelinden kaynaklanan borçlarını ödemediği; davacı şirketin sözlü ve yazılı ihtarlarına rağmen akaryakıt satış ve servis istasyonunda ürün satışı gerçekleştirmeyerek davacı şirketin ticari itibarının sarsılmasına ve zarara uğramasına neden olarak bayilik sözleşmelerinin ve taahhütnamelerin hükümlerini ihlal ettiği, bu ihtarname ile davalılara borçlarının muaccel hale geldiğinin bildirildiğini, ihtara rağmen davalı tarafından davacı şirket nezdinde muaccel hale gelen borçların ödenmediğini, bu sebeple davalı aleyhine İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından ilamsız takip başlatıldığını, davalının imzalamış olduğu taahhütname uyarınca davalı tarafından sözleşmenin süresinden önce haksız feshi ile birlikte bayilik ilişkisinden kaynaklı olarak davalının davacı şirket nezdindeki borçlarının muaccel hale geldiğini, davalının davacı şirkete olan ürün alımından kaynaklanan borcu ve bu borçların muacceliyet tarihinden itibaren işlemiş olan faizi ile birlikte davalıdan tahsili talepli olarak İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, davacının davalıdan akaryakıt, LPG/otogaz ürün alımlarından kaynaklanan 1.649.674,00 TL alacağı bulunduğunu, davalının bayilik faaliyeti yürüttüğü istasyonda satışı yapılacak akaryakıt ve lpg ürününü münhasıran davacı şirketten veya davacı şirketin belirleyeceği üreticiden almayı beyan ve taahhüt ettiğini, davalı taraf, davacıdan yaptığı ürün alımlarından kaynaklı olarak muaccel hale gelmiş 1.649.674,00-TLyi ödememiş olduğundan bu alacaklarının işlemiş faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiğini, davacının sözleşmeyle üstlendiği yükümlülüklerini eksiksiz şekilde yerine getirmiş olmasına karşın davalının sözleşmeyle üstlendiği ve yerine getirmediği yükümlülükleri açıkça ihlal ettiğinin davacı defter ve kayıtları üzerindeki incelemeyle de ortaya konulacağını beyanla davalı taraf haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz etmiş olduğundan ve dava konusu edilen tutar likit ve belirlenebilir olduğundan İİK. madde 67 uyarınca icra takibine konu davacı şirket alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere hükmedilecek tazminatın davalıdan alınarak davacı şirkete ödenmesine, davalının davaya konu icra takibine itirazının iptaline ve takibin devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Birleşen davada  davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile ... Varisleri Kollektif Şirketi arasında 13/06/2017 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesinin akdedildiğini, ... Varisleri Kollektif Şirketinin satın aldığı ürün bedeli borçlarını vadelerinde ödemediğini ve bayilik sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedilmesi neticesinde akdedilen taahhütname uyarınca tüm ürün bedeli borçlarının ve ürün bedeline işlemiş olan aylık %5 vade farkı alacağının muaccel hale geldiğini, ... Kollektif Şirketinin tamamı muaccel hale gelen borçlarından ürün bedeli borcunun bir kısmı olan 1.649.674,00-TL’nin tahsili için İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine başlandığını, huzurdaki itirazın iptali davasının, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/22 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesi talebinin olduğunu, davalının itirazlarının yukarıdaki açıklamalar ve bu açıklamaların dayandığı belgeler karşısında haksız olduğunu, asıl ipotek borçlusu ..., müvekkilinden yaptığı ürün alımlarından kaynaklı olarak  muaccel hale gelmiş olan 1.649.674,00-TL'yi ödememiş olduğundan müvekkilinin alacağının işlemiş faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğini, bu nedenlerle davalının müvekkili olan şirkete icra takibine konu alacak miktarı kadar borçlu olduğunu beyanla davalı, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz etmiş olduğundan ve dava konusu edilen tutar likit ve belirlenebilir olduğundan İİK. md. 67 uyarınca icra takibine konu müvekkili şirket alacağının %20’sinden aşağı olmamak üzere hükmedilecek tazminatın davalıdan alınarak müvekkili olan şirkete ödenmesine, davalının davaya konu icra takibine itirazının iptaline ve takibin devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın zamanaşımı dolduğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/22 E. sayılı dosyasında müvekkili ile asıl ipotek borçlusunun ticari defterlerinin incelendiğini ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davacı tarafından dilekçenin ekinde sunulan ve ... Varisleri Kollektif Şirketi tarafından keşide edilen İzmir 6. Noterliği'nin 02.01.2019 tarihli...yevmiye numaralı tek taraflı fesih ihtarnamesinde belirtildiği gibi; taraflar arasında münakit bayilik sözleşmesinin eki niteliğindeki 23.08.2016 tarihli ek protokolün 1. maddesinde \" ... tarafından bayiye uygulanacak akaryakıt fiyatı ürün bedelinin 2 gün vadeli ödenmesi  ve tüpraşın her fiyat değişiminde güncelleme yapılmak kaydıyla toplam karın benzinde ve motorinde %20'si ...'de kalacak şekilde fiyat uygulanacaktır. 30 gün vadeli alımlarda %1 vade maliyeti uygulanacaktır\" hükmünün yer almakta olduğunu, davacı şirket tarafından bu hükme rağmen müvekkili şirketin 30 gün vadeli alımlarına %2 vade maliyeti uygulayarak sözleşmeyi ihlal ettiğini ve müvekkili şirketin kar marjının düşmesine neden olduğunu, bunun yanı sıra tarafınca keşide edilmiş olan ihtarnamede davacı şirket tarafından taraflar arasında bayilik sözleşmesi devam ederken içeride yeterli teminatın bulunmasına ve  teminatın yükseltilmesine dair herhangi bir talepte bulunulmamasına rağmen müvekkili şirketin cari hesaplarından kaynaklanan borcunun bulunduğu gerekçe gösterilerek müvekkili şirkete akaryakıt sevkiyatının durdurulduğunu, müvekkili şirketin davacı şirketten akaryakıt temin etmediği 3-4 aylık süre zarfında hem ticari kazanç hem de ticari itibar yönünden zarara uğradığını,  o dönemlerde (... Varisleri Koll. Şti.) tarafından İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1509 Esas ve (... Petrol Nak. Tur. Gıda. Tic LTD. ŞTİ.) İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/236 Esas sayılı dosyalarından konkordato talep edildiğini,  yapılan yargılama neticesinde mahkeme tarafından konkordato projesinin tasdik edildiğini, konkordato sürecinde proje kapsamına alınan borçların alacaklılara konkordato komiseri tarafından ödendiğini, müvekkili şirketler tarafından konkordato talep edilmesinin akabinde, davacı şirket tarafından müvekkili şirketler aleyhinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, icra takibine itiraz edildiğini,  konkordato komiser heyeti tarafından şirket hakkında konkordato kesin mühlet kararı verilmesine rağmen davacı şirketçe konkordato dosyasına herhangi bir başvuru yapılmadığını, talep edilen alacaklar ve işbu davaya konu icra dosyasının konkordato projesine dahil edilmediğini, davacı şirket tarafından müvekkili şirket konkordato sürecindeyken bu süreçten  aykırı yolla alacağını tahsil etme yoluna gidildiğini, davacı şirketin müvekkili şirketten (... Varisleri Koll. Şti.)  icra inkar tazminatı talep ettiğini, önceki beyanlarından rücu ve kabul anlamına gelmemesi şartıyla davacı şirketin talep ettiği alacak miktarının müvekkili tarafından kolayca hesap edebileceği bir alacak olmadığını, talep edilen alacağın müvekkili şirket tarafından belirlenebilir olmadığını, kısaca talep edilen miktar likit olmadığı için mahkeme tarafından tazminata hükmedilemeyeceğinin açık olduğunu, davacı şirketin ticari defterleri ile otomasyon kayıtlarının kesin delil olduğuna dair hükmün ise geçersiz olduğunu, her ne kadar taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin 13. maddesinde davacı şirket ticari defter ve kayıtlarının delil olarak kararlaştırıldığına dair hüküm var ise de, davacı ticari defter ve kayıtlarının dayanakları gösterilmedikçe bu kayıtların davacı lehine delil olacağının kabul edilemez olduğunu, bu nedenle müvekkili ile davacı taraf arasında imzalanan Bayilik sözleşmesi uyarınca müvekkilinin üzerine düşen her türlü yükümlülüğü yerine getirmiş olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede davacı tarafın 23/08/2016 tarihli yapılan ek protokol hükümlerine riayet etmemiş olduğunu ve müvekkilinin kar marjının düşmesine, ticari itibar kaybetmesine neden olduğunu, müvekkiline akaryakıt sevkiyatını haksız ve hukuka aykırı bir şekilde durdurması sonucu imzalanan sözleşmede davacının haksız ve hukuka aykırı bir şekilde uyguladığı vade maliyeti ve müvekkilinin borcu bulunduğu gerekçesiyle akaryakıt sevkiyatını durdurması neticesinde daha fazla zarar birikimi ve ticari itibar kaybı yaşanmaması amacıyla taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini beyanla açıklanan nedenlerle davanın reddine, davacı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi'nin 25/06/2025 tarih, 2023/22  Esas - 2025/496 Karar sayılı kararında;<br>\" Asıl ve birleşen dava İİK 67. Maddesi gereği itirazın iptaline ve icra inkar tazminatı  istemine ilişkindir. Mahkeme, genel hükümlere göre yapacağı inceleme sonucunda, borçlunun borçlu olduğu kanısma varırsa, borçlunun itirazının iptaline(ve şartları varsa, icra inkâr tazminatına) karar verir .Mahkemenin, kararında (hüküm fıkrasında) icra takip (dosya) numarasını da yazarak borçlunun o icra takibine karşı yapmış olduğu (ödeme emrine) itirazının iptal edildiğini açıkça belirtmesi gerekir.  4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ncı maddesi uyarınca; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” Aynı yöndeki düzenleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasında, \"İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.\" şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre ispat yükü, iddia edilen vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatla yükümlüdür.Davacı ... Akaryakıt Dağıtım A.Ş., davalılarla arasında 23.08.2016 tarihinde imzalanan ve 13.06.2017 tarihinde başlayan 5 yıllık bayilik sözleşmesine dayanarak, İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayısıyla birlikte icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmektedir. Davacı, davalıların sözleşme yükümlülüklerini ihlal ettiğini, ürün bedellerini ödemediğini ve sözleşmenin haksız feshiyle borçların muaccel hale geldiğini iddia etmektedir. Talep edilen asıl alacak miktarı 1.649.674,00 TL olup, bu miktarın faiziyle birlikte tahsili ve davalıların %20'den az tutulmak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi istemektedir. İpotek Teminatı alacak, ...'a ait İzmir'deki taşınmaz üzerinde 500.000,00 TL ve Yıldırım Budak'a ait (sonradan ... Petrol'e devredilen) İstanbul'daki taşınmaz üzerinde 1.250.000,00 TL bedelli ipoteklerle vadesiz olarak alınmıştır.Somut olayda Davacı ..., ... Varisleri Kollektif Şirketi ile 23.08.2016 tarihli, 13.06.2017 başlangıçlı 5 yıllık bayilik sözleşmesine yanı sıra sözleşmeye ek taahhütnamede, davalıların ürün bedellerini ödememesi, bir aydan uzun süreli ürün almaması veya sözleşmenin haksız feshi durumunda borçların muaccel hale geleceği kararlaştırılmıştır. Davacının alacak hakkı somut delillerle, ticari defterlerle ve sözleşmelerle ispat edilmiştir. Takip 2019 yılında yapılmış olmakla TBK 146 gereğince zamanaşımı itirazının reddi gerekmiştir. Ayrıca ipotek sürdüğü müddetçe birleşen davalı açısından zamanaşımı süresi başlamamıştır. Bu yönüyle davalıların zamanaşımı itirazının reddi gerekmiştir. Davacı ...'in birleşen davasında ... Petrol'ü usulüne uygun takibe dahil etmiş ve ödeme emri gönderilmiştir. Mahkememizce yukarıdaki değerlendirmeler doğrultusunda dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi heyetinin  yaptığı hesaplama hükümde dikkate alınmış, mahkememizce rapor olaya uygun ve kanaat verici bulunmuş, tüm bu açıklamalar ışığında ve sunulan hükme elverişli rapor doğrultusunda hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Takip konusu alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesi ile, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile davalıların İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasında  itirazının kısmen  iptali ile takibin 1.649.674,00 TL asıl alacak  üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebinde talep edilen oranda  faiz uygulanmasına, takip konusu alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Asıl ve birleşen davada davacı vekili asıl ve birleşen davalarda verilen kararlara karşı sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi tarafından verilen icra inkar tazminatının reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi gerekçeli kararında, “Takip konusu alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.” gerekçesi ile icra inkar tazminatı taleplerinin reddedildiğini, ilk derece mahkemesinin gerçekleştirilen yargılama neticesinde davalının borca itirazını haksız bulmuş ve alacağın varlığını kabul etmiş olduğunu, itirazın haksız olduğu değerlendirmesine karşın, icra inkar tazminatı taleplerinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu; İcra inkar tazminatının şartlarının İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesinde hüküm altına alındığını, somut durumda icra inkar tazminatı hükmedilebilmesi için kanunda yer alan tüm şartlar oluşmuş olup alacak talebinin reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, alacağın yargılamayı gerektirmesinin likit olmaması anlamına gelmekte olduğunu, müvekkili olan şirketin takip konusu yaptığı alacağın ürün bedeli borcuna ilişkin olduğunu, yani cari hesap kaynaklı ve ürün bedeli faturalarına dayanmakta olduğunu, aynı yönde verilen Hukuk Genel Kurulu kararının bulunduğunu, davalıların basiretli birer tacir olarak borcun mahiyetini tutarını ve başlatılan takibe itiraz etmeleri halinde %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedileceğini bilecek durumda olduklarını; Davalının bayilik sözleşmesinin ayakta kaldığı süre boyunca taahhütnameler ile bayilik sözleşmesi hükümlerine aykırı davranmış olduğunu, müvekkilinden aldığı akaryakıt/LPG ürünlerinin bedellerini ödememiş olduğunu, müvekkiline keşide ettiği ihtarname ile bayilik sözleşmesini süresinden önce ve haksız olarak feshetmiş olduğunu, sözleşmenin davalı tarafın haksız feshi ile de davalının tüm borçlarının muaccel hale geldiğini, davalının müvekkili şirket nezdinde doğmuş ve doğacak olan borçlarının teminatı olmak üzere davalıların maliki olduğu taşınmazlar üzerinde müvekkili şirket adına, 1. dereceden 500.000,00TL ve 1.250.000,00TL olmak üzere toplamda 1.750.000,00 TL bedelli ipotek tesis edilmiş olduğunu, davalının muaccel hale gelen borçlarına istinaden borçlarının teminatı olan 1.750.000,00 TL ipotek bedeli ile sınırlı olmak üzere İstanbul Anadolu 12. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiğini, davalıların bayilik sözleşmesi ve taahhütnamelerin ihlali nedeniyle basiretli tacirler olarak TTK Madde 18/2 gereği borcun tutarını, borcun mahiyetini ve icra takibine itiraz etmeleri halinde %20 den aşağıya olmamak üzere icra inkar tazminatı ödeyeceklerini bilecek durumda olduklarını beyanla Yerel mahkeme kararının icra inkar tazminatı yönünden kaldırılmasını ve davalılar  aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>HMK 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Asıl ve birleşen dava; bayilik sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla ipotek taşınmaz maliki hakkında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Davacı vekili, asıl ve birleşen davada davalı ... Varisleri Kollektif Şirketi ile arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalının borçlarının teminatı olarak diğer davalılar ... ve ... Petrol Nakliye Şirketine ait taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edildiğini, bayilik sözleşmesinin davalı kollektif şirket tarafından haksız şekilde feshedildiğini beyan ederek muaccel hale gelen ürün alımından kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece, asıl ve birleşen davada davacının alacak hakkı somut delillerle, ticari defterlerle ve sözleşmelerle ispat edildiği gerekçesiyle bilirkişi heyetinin yaptığı hesaplama dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazların kısmen iptali ile takibin 1.649.674,00 TL asıl alacak üzerinden devamına ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davalıların bayilik sözleşmesi ve taahhütnamelerin ihlali nedeniyle basiretli tacirler olarak borcun tutarını, borcun mahiyetini ve icra takibine itiraz etmeleri halinde %20 den aşağıya olmamak üzere icra inkar tazminatı ödeyeceklerini bilecek durumda oldukları ve bu nedenle likit olmadığı gerekesiyle icra inkar tazminatının reddi kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesinin yasal koşulları, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit olmasıdır. Bu hükmün amacı alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik haksız itirazları önlemektir. Eğer alacaklı itirazın iptali davasında haklı çıkar ve borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse istek halinde alacaklı yararına tazminata hükmedilir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında 13/06/2017 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde bayilik sözleşmesinin imzalandığı, davacı tarafın Kadıköy 2. Noterliği üzerinden keşide ettiği 14/05/2019 Tarihli ve ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesinde davalı kolektif şirketin 25/08/2018 tarihinden bu yana ürün satın almadığına, 30/08/2018 tarihinden beri ürün satışı gerçekleştirmediğine yer verildiği, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde ibraz ettiği tablodan 03/01/2017 - 25/08/2018 tarihleri aralığında davalı tarafından satın alınan akaryakıt bedellerine ilişkin faturalar tanzim edildiği görülmüştür. Davalının cevap dilekçesi ile Bornova 6. Noterliği'nin 02.01.2019 tarihli...Yevmiye Numaralı ihtarnamesi ile gönderdiği fesih bildiriminde yer alan, cari hesaptan kaynaklanan borç gerekçe gösterilerek davacıdan 3-4 aylık süre boyunca akaryakıt temin edemediği hususundaki beyanı ve bu beyanın davacı tarafça da tasdik edilmesi gözetildiğinde davalının borçtan haberdar olduğu anlaşılmıştır. Yine davalının cevap dilekçesinde 13/06/2017 - 25/08/2018 tarihleri arasında akaryakıt satın almadığı veyahut akaryakıt bedelini ödediği konusunda savunmasının olmadığı görülmüştür. Tüm bu hususlar birlikte tetkik edildiğinde davaya konu alacağın bu haliyle önceden belirlenebilir, bilinebilir, hesap edilebilir yani likit alacak özelliği taşıdığı, bu nedenle İİK'nın 67. maddesindeki koşulları gerçekleştiğinden, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken İlk derece mahkemesince icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi hatalı olmuş, davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.Sonuç olarak, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından  ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/06/2025 tarih, 2023/22  Esas - 2025/496 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-Asıl ve birleşen davada DAVANIN KABULÜ İLE,-Asıl ve birleşen davada davalıların İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile; takibin 1.649.674,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebinde talep edilen oranda  faiz uygulanmasına, Hükmedilen 1.649.674,00 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 329.934,80 TL icra inkar tazminatının asıl ve birleşen davada davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,<br> İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: <br>3-Asıl davada Dairemiz karar tarihi itibariyle alınması gereken 112.689,23 TL nispi karar harcından, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 19.924,92 TL harcın mahsubu ile bakiye 92.764,31 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Birleşen davada Dairemiz karar tarihi itibariyle kabul edilen miktar üzerinden davalıdan alınması gereken 112.689,23 TL nispi karar harcından, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 19.923,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 92.765,29 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-Asıl davada davacı tarafından dava açılırken yatırılan 19.924,92 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 20.104,82 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Birleşen davada davacı tarafından dava açılırken yatırılan 19.923,94 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 20.539,34 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Asıl davada ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 29.000,00 TL bilirkişi masrafı, 1.320,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 30.320,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,8-Birleşen davada İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 16,00 TL posta ve tebligat giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Asıl davada davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 248.954,36 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 10-Bireşen davada davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 248.954,36 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Asıl davada 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,12-Birleşen davada 6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,13-Asıl ve birleşen davada bakiye gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: <br>14-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından asıl ve birleşen davaya yönelik olarak yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harçlarının talep halinde davacıya iadesine, 15-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 390,00 TL posta ve dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gidiş- dönüş gideri olmak üzere; toplam 2.073,10 TL yargılama giderinin asıl ve birleşen davada davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 14-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 20/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br>\t<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"936b57686e46a4d8","SID":"80081fe8e6b87d06"}}