{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1933 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1958 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t: 2024/351 Esas - 2025/190 Karar <br>TARİH: 27/03/2025<br>KARAR TARİHİ: 20/11/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında cihaz kiralama hizmetine ilişkin görüşmeler yapıldığını ve bir hukuki ilişki kurulduğunu, bu ilişki kapsamında müvekkilinin davalıya,  250 adet Samsung s6 model cihaz teslim ettiğini, teslime ilişkin e-posta yazışmalarının delilleri arasında ibraz edileceğini, cihazların teslim tarihinin 29.09.2020 olduğunu, kiralama ilişkisi Eylül 2022 tarihine kadar devam etmiş olup bu tarihte söz konusu ilişkinin sona ermesi nedeniyle müvekkili tarafından davalıya cihazları iade etmesi gerektiği hususunun bildirildiğini, taraflar arasında cihazların iadesinin istenmesi üzerine ihtilaflı sürecin başladığını, zira davalının cihazları iade etmekten imtina ettiğini ve bu eylemine ilişkin olarak da birtakım asılsız iddialarda bulunduğunu, taraflar arasındaki ilişki yukarıda izah olunduğu üzere kiralama ilişkisi olmasına rağmen davalının, cihazların hizmet süresi sonunda kendisinde kalacağına ilişkin satın alma olarak nitelendirilebilecek bir ilişki içerisinde olunduğunu iddia ettiğini, ancak davalının bu iddialarının gerçek dışı ve asılsız olduğunu, taraflar arasındaki ilişki devam ettiği süre boyunca müvekkili şirketin düzenlediği faturalar incelendiğinde taraflar arasındaki ilişkinin \"Kurumsal Cihaz Kiralama Hizmeti\" olduğunun görüldüğünü, davalının cihazları haksız ve dayanaksız olarak iade etmekten imtina etmesi üzerine müvekkili şirket tarafından davalıya cihaz bedelleri olarak fatura tanzim edildiğini, ancak faturaların davalı tarafından ödenmemesi üzerine müvekkili şirketin Merkezi Takip Sistemi 2023/379540 E. Sayılı dosya ile icra takibi başlattığını, davalı tarafından haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz edildiğini ve takibin davalı tarafça kötü niyetli olarak durdurulduğunu, müvekkili şirketin davalıya kiraladığı cihazları davalı için başka bir firmadan satın aldığını, müvekkili şirketin bir ticari işletme olduğunu, yaptığı işlerden kar amacı güttüğünü, fakat davalının birtakım gerçek dışı iddialar ile müvekkili şirkete sebepsiz yere ödeme yapmaktan kaçınması ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz etmek suretiyle süreci durdurması nedeniyle müvekkili şirketin maddi olarak mağdur edildiğini, üstelik borç miktarının hiç de azımsanmayacak kadar yüksek olduğunu, icra takibine konu faturalara ilişkin itiraz üzerine müvekkili şirket tarafından \"Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı\" arabuluculuk kapsamında arabuluculuk süreci de yürütülmüş olup \"Son Tutanak\"ın dilekçe ekinde ibraz edildiğini beyanla Merkezi Takip Sistemi 2023/379540 E. Sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin devamına,  ayrıca haksız itiraz ile takibin durmasına sebep olması nedeniyle alacağın %30’undan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili kurum aleyhine Merkezi Takip Sistemi 2023/379540 Esas sayılı icra dosyası ile haksız ve mesnetsiz bir icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibine davacı tarafa hiçbir borçlarının olmaması sebebiyle itiraz edildiğini, itiraza binaen müvekkili kurum aleyhine ikame edilen haksız ve mesnetsiz icra takibinin durdurulduğunu, akabinde davacı tarafından huzurdaki itirazın iptali davasının ikame edildiğini, davacının ileri sürmüş olduğu hususların hiçbiri taraflar arasındaki ilişkiye ilişkin gerçek durumu yansıtmamakta olup, işbu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacı tarafın iddialarını kabul anlamına gelmemek üzere zamanaşımı defini ileri sürdüklerini, taraflar arasında geçmişte ticari ve sosyal sorumluluk anlamında ilişkiler mevcut olduğunu, Türkiye İsrafi Önleme Vakfı Mikrokredi Merkezi İktisadi İşletmesi'nin (\"TGMP\"), 04.03.2021 tarihli ve 3587 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile vergi muafiyeti tanınan kamuya yararlı vakıf sıfatını haiz ...Önleme Vakfı'nın (\"TİSVA\") iktisadi işletmesi olduğunu, TGMP çatısı altında yoksulluğu ortadan kaldırmak adına dar gelirli kadınlara teminatsız ve kefaletsiz şekilde mikrokredi sağlanarak iş kurmalarına, girişimde bulunmalarına katkı sağlandığını, müvekkili kurum bu faaliyetlerinde gerek kamu kurum ve kuruluşları gerekse gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişilerinden aldığı desteklerle ağını ve ekonomik gücünü genişletmekte ve pek çok dar gelirli kadının iş hayatına katılmasına olanak sunduğunu, bu kapsamda Eylül 2012 döneminde müvekkili kurumun bağlı bulunduğu TİSVA ile davacı şirketin grup şirketlerinden Turkcell işbirliği ile \"Ekonomiye Kadın Gücü\" adlı proje başlatılarak yüzlerce kadın mikrogirişimciye destek olunduğunu, keza Turkcell tarafından Van şehrindeki yoksul kadınlara destek olmak maksatlı yapılan fon desteğine binaen müvekkili kurumun bu şehirde açmış olduğu şubesine \"Van Turkcell Mikrofinans Şubesi\" ismini verdiğini, buradan hareketle taraflar arasında, davacı tarafın hukuka ve ahlaka aykırı eylemleri neticesinde ilişkilerin bozulmasına değin uzun yıllara dayanan gerek ticari, gerekse sosyal sorumluluk anlamında güçlü bir ilişki mevcut olduğunu, taraflar arasındaki ilişkilerin seyrine binaen müvekkili kurumun sadece telefon ve internet gibi hizmetlerin alınmasında değil, pek çok alanda davacı taraf ile işbirliğini geliştirdiğini, bu kapsamda gelişen teknolojinin imkanlarından faydalanmak ve TİSVA'nın israfı önleme amacına uygun olarak gereksiz kağıt kullanımını ortadan kaldırmak adına müvekkili kurum ile davacı arasında Eylül 2019 itibariyle \"Kurumsal Evrak Süreçlerinin Dijitalleştirilmesi\" adına proje görüşmelerine başlandığını, bu projeyle mikrogirişimcilerden talep edilen evrakların artık dijital olarak imzalanması ve muhafaza edilmesi, fiziksel kağıt kullanımının önüne geçilmesinin hedeflendiğini, davacı taraf ile yapılan müzakereler çerçevesinde cihazların satın alınmasının kararlaştırıldığını, kurumsal evrakların dijitalleştirilmesi çalışmaları çerçevesinde Turkcell tarafından 13.08.2020 tarihinde Güvenli İmza Ürün Taahhütnamesi ve Kurumsal Kontratlı Tablet Kampanya Taahhütnamesi'nin davacı tarafından müvekkili kuruma gönderildiğini, sözleşmelerin taraflarınca incelenmesi akabinde işbu sözleşmelerde yer alan bazı hususların değişikliği talepli davacı şirket müşteri temsilcisi ile e-posta vasıtasıyla iletişime geçildiğini, taahhütnamelerdeki bazı hususların değişikliğinin konuşulduğunu, işbu gerek sözlü gerek yazılı müzakerelerin akabinde mutabakata varılmış olmasıyla birlikte sözleşmelerin 25.08.2020 tarihinde imzalandığını ve sistemlerin kurulumuna başlandığını, bu süreçte davacı yetkilisi tarafından; “İki maddeyi de görüştüm. Tablet sözleşmesi ile tabletleri kuruma zaten Turkcell temin ediyor bu ayrı bir sözleşme. Bu cihazlar kurumun sözleşmesi ile tabletleri kuruma zaten Turkcell temin ediyor bu ayrı bir sözleşme. Bu cihazlar kurumun oluyor. Dolayısıyla aslında Dijital imza sözleşmesinde bahsedildiği şeklinde yer almalı şeklinde görüş geldi. Çünkü siz Dijital imza kullanmasanız dahi bu tabletler kurumun olmuş olacak.” şeklinde açıkça tabletlerin kurumda kalacağının belirtildiğini, sözleşmelerin imzalanmasının akabinde davacı tarafından tabletlerin teslimatı için taraflarına bir sözleşme gönderildiğini, taraflar arasında daha öncesinde yapılan görüşmelerde tabletlerin asla kiralanmayacağı, satın alınacağı ve sözleşme süresi sonunda tabletlerin mülkiyetinin müvekkili kurum üzerinde kalacağı hususunda mutabık kalınmasına rağmen, davacı tarafından taraflarına \"Cihaz Kiralama Hizmetine İlişkin Ek Sözleşme\" adlı cihazların kiralanması hususunu ihtiva eden sözleşmenin iletildiğini, müvekkili kurumun hiçbir yetkilisince kiralama hizmetine ilişkin herhangi bir ek sözleşme veya bunu gösterir sözleşme/protokolün imzalanmadığını, taraflar arasında daha önceden cihazların satın alınacağı hususu üzerinde mutabık kalınmış olmasına binaen taraflarına iletilen kiralama sözleşmesinin güncellenerek “Cihaz Satın Alımına İlişkin Ek Sözleşmesi”ne (\"Satın Alma Sözleşmesi\") çevrildiğini ve davacı tarafın müşteri temsilcisi ile paylaşıldığını, akabinde cihazların satın alınmasını ihtiva eden işbu sözleşmenn davacı tarafından onaylandığını, müvekkili kurumca bu onaylamaya istinaden ve taraflar arasında geçmişten beri süregelen güven ilişkisine binaen sözleşme imzalanarak davacı tarafa gönderildiğini, müvekkili kurumca cihaz kiralama hizmetine ilişkin ek sözleşmenin kesinlikle ve herhangi bir surette imzalanmadığını, müvekkili kurumun herhangi bir yetkilisi tarafından imzalanmamış olan sözleşmenin TGMP yetkililerince imzalandığının iddia edildiğini, imzalanmasının hayatın olağan akışına ve mantık kurallarına aykırı olduğunu, ilgili sözleşmenin davacı tarafla varılan mutabakat çerçevesinde cihaz satın alımına ilişkin ek sözleşme olarak revize edildiğini, işbu satın alma sözleşmesinin imzalanarak davacı tarafa gönderildiğini, ekte sunulmuş Satın Alma Sözleşmesi'nin “Ek Sözleşmenin Süresi” kenar başlıklı 7. maddesinde taahhüt süresinin düzenlendiğini, ilgili maddenin son cümlesinde ise “İşbu Ek Sözleşmenin süresinin bitiminden sonra cihazların mülkiyeti ABONE üzerinde kalacaktır.” hükmünün yer aldığını, davacı şirket müşteri temsilcisi ile işbu cihazların Satın Alma Sözleşmesi'nin bitişinin akabinde müvekkili kuruma ilave bir maliyet yüklenmemeksizin devredileceği hususunun görüşüldüğünü, davacı şirket müşteri temsilcisinn 02.08.2021 tarihinde ilettiği mailde “24 ay sonunda tabletler için cüzi bir tutar yansıması olacak, bu tutarı o dönem geldiğinde iştecep puanından düşürebileceğiz ve tabletler kuruma geçecek. Burada sizden ek bir ücret çıkışı olmayacaktır” şeklinde e-postası ile söz konusu tabletlerin mülkiyetinin bedelsiz şekilde müvekkili kurumda kalacağı hususunu ikrar ettiğini, ancak taraflar arasındaki sözleşmede “24 ay sonunda tabletler için cüzi bir tutar yansıtılması” hususunun hiçbir şekilde Cihaz Satın Alımına İlişkin Ek Sözleşme içerisinde yer almadığını, ilerleyen süreçte müvekkili kurumun iş ve işlemleri ile ilgilenen kişilerin davacı taraf nezdindeki görevinden ayrıldığı ve projeyi yürüteceği bilgisinin edinildiğini, ilgili kişilerce ise müvekkili kurumun proje süreçlerinde hatalı işlemler bulunduğunu, sözleşme bitiş tarihi olan 30 Eylül 2022 itibariyle müvekkili kurumdan tabletlerin devri için yüklü bir tutarda ödeme yapması gerektiğini ya da tabletlerin toplanarak iade edilmesinin istendiğini, davacı tarafın kira ilişkisini gösterir delil  sunmadığını, davacının düzenlediği faturalara itiraz edildiğini, iade faturası düzenlendiğini, davacının faturaya dayanak olduğunu iddia ettiği kiralama sözleşmesinde müvekkili kurumun yetkililerinin imzasının taklit edildiğini, söz konusu kiralama sözleşmesinin hukuken geçerliliğinin bulunmadığını, davacının sözleşmelerin aslını sunmasının ve imza incelemesi yapılmasının gerektiğini, taraflar arasında varılan tam mutabakat neticesinde Satın Alma Sözleşmesi'nin müvekkili kurumca imzalanarak karşı tarafa gönderildiği, Satın Alma Sözleşmesi'nde açıkça cihazların mülkiyetinin sözleşme süresi sonunda bedelsiz olarak TGMP üzerinde kalacağı hususunda anlaşıldığını, düzenlenen faturaların hukuki ilişkinin mahiyetini göstermediğini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilmesi gerektiğini beyanla davanın esastan reddine ve davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi'nin 27/03/2025 tarih  2024/351 Esas - 2025/190 Karar sayılı kararında;\"Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Merkezi Takip Sistemi 2023/379540 esas sayılı dosyasında yürütülmekte olan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. Uyuşmazlık, taraflar arasında yapılan anlaşmanın cihaz kiralamaya mı yoksa satın almaya mı ilişkin olduğu, davacının davalıdan kurumsal cihaz kiralama gün sayısına bağlı faturaya dayalı alacağı olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. 102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi \"Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir\" şeklindedir. 6100 Sayılı HMK' nın 4. Maddesi uyarınca:\".. Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları..\" kira sözleşmesinden kaynaklanan davalar Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmektedir.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 21/12/2022 tarih, 2022/1655 E. -2022/1480 K. Sayılı ilamında; \"...Somut olayda, davacı, kiralanan taşınmazın yapımındaki bozukluktan dolayı zararın meydana geldiği iddiasıyla kiraya veren bina malikinin sorumluluğuna dayanmıştır.  Davacı sigorta şirketinin, sigortalısının halefi olarak açtığı davada, dava dışı sigorta ettiren ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira sözleşmesi olduğu açıktır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin emsal kararlarında sigortalı ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira ilişkisi olması halinde, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna işaret edilmiştir.  (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 30/01/2017 tarihli, 2014/17930 E. 2017/720 K. sayılı ilamı) Yine sigorta şirketi tarafından, sigortalının halefi olarak açılan davada da, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. 37, K. 9, RG. 03/07/1944 sayılı kararı ve TTK'nun 1472.maddesi uyarınca görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir...\" şeklinde belirtilmiştir.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen  gözetilir. Taraflar da yargılama  bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.Alınan bilirkişi raporunda davanın kurumsal kiralamaya ilişkin olduğu belirtildiği görülmüştür.Somut olayda; uyuşmazlık konusunun cihaz kiralama anlaşması olduğu, kira sözleşmesinden kaynaklı alacak isteminden kaynaklandığı bu nedenle Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu,\" gerekçesi ile, HMK’nın 114/1-e ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine,  dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar arasında kira sözleşmesi imzalanmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin satış sözleşmesi olduğunu, işbu sebeple İlk derece mahkemesinin görevli olduğunu, İlk derece mahkemesi dosyasına sunmuş oldukları 20.08.2024 tarihli cevap dilekçesinde de açıklandığı üzere, davacı tarafından tedarik edilen tabletlerin mülkiyetinin taahhüt süresi sonunda herhangi bir bedel ödenmeksizin müvekkili kurumda kalacağı hususunda tarafların mutabık kaldığını ve bu doğrultuda “Cihaz Satın Alımına İlişkin Ek Sözleşme”nin imzalanarak davacı tarafa iletildiğini, anılan sözleşmede de açık biçimde cihazların mülkiyetinin sürenin bitiminde TGMP’ye geçeceğinin hüküm altına alındığını, kaldı ki İlk derece mahkemesi dosyasına davacı tarafından sunulan deliller incelendiğinde davacı tarafın dosyaya herhangi bir “kira sözleşmesi” sunamadığının açıkça görüleceğini, buna rağmen davacının müvekkili kurumun iradesinin kira ilişkisi kurmaya yönelik olduğunu ileri sürmekte olduğunu, müvekkilinin bu yönde bir itirazda bulunmadığını iddia etmekte olduğunu, ancak kira ilişkisinin dayanağı olduğu söylenen sözleşmenin hangisi olduğunun dahi belirsiz olduğunu;Dosyaya sunulan eklerde, taraflar arasında kira ilişkisini gösterir en ufak bir belge, ifade ya da delil bulunmadığını, bunun aksine, dosyaya sunulan sözleşmeler ve taraflar arasındaki yazışmaların, kira ilişkisi kurulmadığını açıkça ortaya koyduğunu, özellikle davacı şirketin müşteri temsilcisinin 02.08.2021 tarihli e-postasında; “24 ay sonunda tabletler için cüzi bir tutar yansıması olacak, bu tutarı o dönem iştecep puanından düşebileceğiz ve tabletler kuruma geçecek. Ekstra bir maliyet çıkmayacaktır” şeklindeki ifadesinin, cihazların mülkiyetinin müvekkili olan kuruma devredileceğini açıkça göstermekte olduğunu, bununla birlikte, müvekkili kurumun hiçbir yetkilisinin kiralama ilişkisine dair herhangi bir sözleşmeye veya protokole imza atmadığını, davacı tarafın ilk olarak ilettiği taslak sözleşme kiralamaya yönelik olsa da, yapılan görüşmeler sonucunda tarafların ortak iradesiyle bu metinin revize edildiğini, “Cihaz Satın Alımına İlişkin Ek Sözleşme”ne dönüştürülmüş ve davacı müşteri temsilcisiyle paylaşılmış olduğunu, işbu hususun ilk derece mahkemesine sunmuş olduğu e-posta yazışmalarında da açıkça görülmekte olduğunu, ayrıca davacı tarafın 10.09.2025 tarihli cevaba cevap dilekçesinin  -ilk derece mahkemesinde görülen dava basit yargılama usulüne tabi olduğu halde davacı tarafından usule aykırı şekilde dosyaya cevaba cevap dilekçesi sunulmuştur bu duruma ilişkin itirazlara işbu dilekçenin \"12\" numaralı maddesinde detaylı şekilde yer verildiğini - 10. maddesinde yer alan, “Cihaz Kiralama Hizmetine İlişkin Ek Sözleşme’nin müvekkili şirket tarafından gönderildiği kabul edilmektedir” yönündeki beyanının da bu çerçevede değerlendirildiğini, zira ilk taslak kiralama şeklinde hazırlanmış olsa da, sonradan yapılan müzakereler sonucu bu metinin satış sözleşmesine dönüştürüldüğünü, imzalanarak davacıya gönderildiğini, bu nedenle taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğunu, yahut bir kira sözleşmesi imzalandığını ispat yükümlülüğünün tamamen davacıya ait olduğunu, ancak davacının bu hususta herhangi bir delil ortaya koyamadığını, buna karşılık taraflarınca, taraflar arasındaki anlaşmanın satış ilişkisine dayalı olduğunun sözleşmeler ve yazışmalarla ortaya konmuş olduğunu, kira ilişkisi iddiasının kesin şekilde çürütülmüş olduğunu, işbu sebeple ilk derece mahkemesinin dosyaya bakmakla görevli olduğunu;İlk derece mahkemesi dosyasına sunmuş oldukları davacı ile müvekkili kurum arasında yapılan yazışmalar incelendiğinde, sözleşmenin imza sürecine ilişkin ayrıntılı müzakerelerin yürütüldüğünün açıkça görüldüğünü, davacı şirket çalışanı İlkim Kutval’ın gönderdiği e-postada; “4 ay sonunda tabletler için cüzi bir tutar yansıması olacak; bu tutarı o dönem iştecep puanından düşebileceğiz ve tabletler kuruma geçecek. Burada sizden ek bir ücret çıkışı olmayacak.” ifadelerinin yer aldığını, işbu metnin cihazların sürenin sonunda bedelsiz şekilde müvekkili kurumda kalacağını açıkça ortaya koyduğunu, davacının taraflar arasındaki satış sözleşmesinin iradi şekilde yapılmadığına ilişkin diretmiş olduğu tavrı ile dosyada mevcut açık delilleri çarpıtarak İlk derece mahkemesini yanıltmaya çalıştığını, faturanın hukuki ilişkinin mahiyetini gösteren delil niteliğine haiz olmadığını, davacının düzenlediği faturaların tamamına müvekkili tarafından itiraz edilmiş olduğunu, iade faturaları tanzim edildiğini ve bunların noter ihtarnameleriyle karşı tarafa bildirildiğini, davacının “itiraz edilmediği” yönündeki beyanın gerçek dışı olduğunu, davacı tarafından dosyaya kira sözleşmesi sunulamamasına rağmen bilirkişi raporunda taraflar arasındaki ilişkinin kira sözleşmesi olarak nitelendirildiğini, yapmış oldukları itirazların Mahkemece dikkate alınmadığını, bilirkişi raporundaki tespitlerin doğru olmadığını, bu haliyle bilirkişinin hatalı incelemeler yaparak raporu oluşturduğunu, davacı tarafından ilk derece mahkemesi dosyasına sunulan faturanın taraflar arasındaki ilişkinin kira ilişkisi olduğuna yönelik bir kanaate dayanak olmasının mümkün olmadığını, zira müvekkili kurumun davacının düzenlemiş olduğu faturaları kabul etmediğini beyanla görevsizlik kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ilk derece mahkemesine iade edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, cihaz bedellerinden kaynaklı fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Davacı vekili, taraflar arasında cihaz kiralamaya ilişkin olarak bir hukuki ilişki bulunduğunu, söz konusu ilişkinin sona ermesine rağmen davalının cihazları iade etmekten imtina etmesi üzerine cihaz bedelleri hakkında fatura tanzim edildiğini, faturaların davalı tarafından ödenmemesi üzerine Merkezi Takip Sistemi 2023/379540 E. Sayılı dosyası üzerinden başlatığı icra takibine davalının itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptalini, takibin devamını, alacağın %30’undan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, davacı tarafın iddia ettiği şekliyle taraflar arasında kiralama ilişkisinin bulunmadığını, müvekkili olan kurumun cihazları iade etmekten imtina etmiş olduğu şeklindeki iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunu, davacı tarafından temin edilen tabletlerin mülkiyetinin taahhüt süresinin bitiminden sonra bedelsiz şekilde müvekkili olan kurumda kalacağı hususunda karşılıklı mutabakata varılması üzerine Cihaz Satın Alımına İlişkin Ek Sözleşmenin imzalanarak davacı tarafa gönderildiğini, bu sözleşmede ise açıkça cihazların mülkiyetinin sözleşme süresi sonunda bedelsiz olarak müvekkili üzerinde kalacağı hususunun yer aldığını, taraflar arasında kira ilişkisi bulunmadığını, bu nedenlerle davanın esastan reddine ve davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davanın kurumsal kiralamaya ilişkin olduğu belirtilmiş, Mahkemece, somut olayda uyuşmazlık konusunun cihaz kiralama anlaşması olduğu, kira sözleşmesinden kaynaklı alacak isteminden kaynaklandığı, bu nedenle Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile, davanın usulden reddine karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.  Davalı vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri; taraflar arasında  kira sözleşmesi imzalanmadığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin satış sözleşmesi olduğu, davacı tarafından tedarik edilen tabletlerin mülkiyetinin taahhüt süresi sonunda herhangi bir bedel ödenmeksizin davalıda kalacağı hususunda tarafların mutabık kaldığı ve bu doğrultuda “Cihaz Satın Alımına İlişkin Ek Sözleşme”nin imzalanarak davacı tarafa iletildiği,  taraflar arasındaki anlaşmanın satış ilişkisine dayalı olduğunuhn sözleşmeler ve yazışmalarla ortaya konmuş olduğu, davacının faturaya dayanak gösterdiği kiralama sözleşmesinde davalının yetkililerinin imzalarının taklit edildiği, anılan sözleşmenin hukuken geçerlilik taşımadığı,  davacı tarafından dosyaya kira sözleşmesi sunulamamasına rağmen bilirkişi raporunda taraflar arasındaki ilişkinin kira sözleşmesi olarak nitelendirildiği, yapmış olduğu itirazların mahkemece dikkate alınmadığı, bilirkişi raporundaki tespitlerin doğru olmadığı, bu haliyle bilirkişinin hatalı incelemeler yaparak raporu oluşturmuş olduğu, faturanın hukuki ilişkinin mahiyetini gösteren delil olmadığına ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafça davalı ile aralarındaki ilişkinin cihaz kiralama ilişkisi olduğu iddia edilirken; davalı tarafça bu iddia inkar edilerek taraflar arasındaki ilişkinin satım ilişkisi olduğu ileri sürülmüştür. Davacı taraf iddiasını, Eylül 2020 - Eylül 2022 aralığı boyunca düzenlenen, kurumsal kiralama ücreti olarak davalı tarafa yansıtılarak ödenen faturalara ve Cihaz Kiralama Hizmetine İlişkin Ek Sözleşmeye dayandırmaktadır. Davalı taraf ise iddia ve savunmalarını cevap dilekçesi ekinde ibraz ettikleri sözleşmelere, yazışmalara ve davacı tarafın faturaya dayanak gösterdiği Cihaz Kiralama Hizmetine İlişkin Ek Sözleşmedeki imzalarının taklit edildiğine dayandırmıştır. Mahkemece, bilirkişi raporunda davacı tarafından düzenlenen faturalardan hareketle taraflar arasında cihaz kiralama ilişkisi olduğu yönündeki tespit esas alınarak, bu raporla yetinilerek ve tarafların sunmuş olduğu sözleşmeler ve yazışmalar değerlendirilmeden görevsizlik kararı verilmiştir. Fatura, sözleşmenin kurulması aşamasıyla ilgili olmayıp ifa safhasına ilişkin bir belgedir. Dolayısıyla fatura münferiden hukuki ilişkinin ispatını sağlayan bir belge olarak değerlendirilemez. Bilakis, fatura düzenleyenin öncelikle akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekir. Faturaya itiraz, sadece ispat yükünün yer değiştirmesi bakımından önem taşır. Süresinde itiraz edilmemesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. Bu kapsamda davalı tarafça, Eylül 2020 - Eylül 2022 aralığı boyunca düzenlenen, kurumsal kiralama ücreti olarak yansıtılan faturalara itiraz edilmemiş olsa dahi bu aradaki ilişkinin kira ilişkisi olduğu anlamına gelmeyip akdi ilişkinin ispatı noktasında külfet davalı tarafa yüklenecektir. Bu halde davalı tarafın cevap dilekçesinde ileri sürdüğü savunmaların, cevap dilekçesi ekinde ibraz edilen sözleşme ve mail yazışmalarının tetkiki gerekmektedir. Dosya kapsamında davalı tarafın cevap dilekçesi ekinde 25.08.2020 tarihli Güvenli Dijital İmza Ürün Taahhütnamesi ile Kurumsal Kontratlı Tablet Kampanya Taahhütnamesi ve eklerine yer verildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafın imza ve kaşesinin yer aldığı 25.08.2020 tarihli Kurumsal Kontratlı Tablet Kampanya Taahhütnamesi'nin 6. Maddesinde \"Kampanya kapsamında teslim alacağımız her bir cihaz karşılığında tahakkuk eden alacağın distribütör/Turkcell Mağazaları tarafından Turkcell'e temlik edilmiş olduğunu ve bu nedenle, teslim alacağımız her bir cihazın temlik bedelinin, Turkcell tarafından tarafımıza gönderilen ilgili Mobil İletişim Hizmet faturasına her ay Mobil İnternet Paket bedelinden ayrı olarak seçtiğimiz ödeme tipine bağlı olarak \"Cihaz Taksit Bedeli\" ifadesi aylık taksitler halinde yansıtılacağını ve her iki durumda da söz konusu tutarı eksiksiz olarak ödeyeceğimizi\" ; 8. Maddesinde ise \"İşbu kampanya kapsamında distribütörün/Turkcell Mağazalarının cihaz bedelinin tamamı için tarafımıza fatura keseceğini ve fakat söz konusu fatura karşılığında distribütöre/Turkcell Mağazalarına herhangi bir ödeme yapmayacağımızı, distribütöre/Turkcell Mağazalarına herhangi bir şekilde ödeme yapmış olmamız durumunda bu hususta Turkcell'in herhangi bir sorumluluğu olmadığını ve bu kapsamda Turkcell'den iade ve benzeri taleplerde bulunmayacağımızı\" şeklinde ifadelere yer verildiği ve davalı tarafın bu maddeleri kabul ve taahhüt ettiği anlaşılmaktadır.Yukarıda anılan maddelerden cihaz bedelinin Turkcell'e temlik edildiği, temlik edilen bedelin ise davalıya \"Cihaz Taksit Bedeli\" olarak yansıtılacağı görülmektedir. Bu bakımdan söz konusu taahhütnamede cihazların kiraya verildiği çıkarımında bulunulabilecek herhangi bir ifade bulunmadığı gibi temlik edilen bedelin aylık taksitler halinde ödenmesi ile cihazın davalının mülkiyetine geçeceği sonucu ortaya çıkmaktadır. Ancak bu aşamadan itibaren dosya kapsamından davacı tarafça taraflar arasında Cihaz Kiralama Hizmetine İlişkin Ek Sözleşmenin imza ve kabul edildiği; davalı tarafça ise Cihaz Kiralama Hizmetine İlişkin Ek Sözleşmenin imzalanmadığı, davacının faturaya dayanak ettiği kiralama sözleşmesinde müvekkili kurumun yetkililerinin imzasının taklit edildiği, bu sözleşme revize edilerek Cihaz Satın Alımına İlişkin Ek Sözleşmenin yapıldığı konusunda iddia ve savunmalarda bulunulduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından her ne kadar \"Cihaz Kiralama Hizmetine İlişkin Ek Sözleşme\"ye dayanılmış olsa da gerek dava dilekçesi gerekse de delil dilekçesi ekinde böyle bir sözleşmeye rastlanmamıştır. Bu sözleşmenin imzanın taklit edildiği iddiasıyla davalı tarafın cevap dilekçesi ekinde ibraz edilmiştir.Davalı tarafça gerek cevap dilekçesinde gerekse de istinaf dilekçesinde davacının faturaya dayanak ettiği Cihaz Kiralama Hizmetine İlişkin Ek Sözleşmedeki imzanın müvekkili olan şirket yetkililerine ait olmadığını belirtmesine rağmen ilk derece mahkemesince bu itiraz üzerinde durulmamıştır. Anılan sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığının tespiti halinde davalının sözleşmeye göre sorumlu olduğundan bahsedilmesi mümkün görülmediğinden ilk derece mahkemesince öncelikle davalının bu itirazı üzerinde durularak ön sorun gibi incelenmesi gerekmektedir.Dosya kapsamında mahkeme tarafından 14/11/2024 tarihli ön inceleme duruşmasının 3 numaralı ara kararı ile davacıya Cihaz kiralama Hizmetine ilişkin davalı ile aralarında yapıldığını beyan ettiği ek sözleşme asıllarının sunulması hususunda müzekkere yazıldığı, 18/11/2024 tarihli müzekkere yazı cevabında ilgili yazının sehven gönderildiği, talep edilen hususların sorulacağı ilgili firmaya, açık adresine ve KEP adresine yer verildiği, mahkeme tarafından kurduğu ara kararın akıbetinin araştırılmadığı, müzekkere cevabında bildirilen adrese yeniden müzekkere yazılmadığı, mahkeme tarafından belge asıllarının sunulması hususunda kesin süre verilmediği ve sunulmaması halinde ortaya çıkacak sonuç ile ilgili olarak ihtaratta bulunulmadığı anlaşılmaktadır. O halde, ilk derece mahkemesince davacı tarafın davalıya göndermiş olduğu ihtarnamede tüm iddialarını dayandırdığı ve faturalara dayanak ettiği, davalı tarafın cevap dilekçesi ekinde ibraz edilen Cihaz Kiralama Hizmetine İlişkin Ek Sözleşmenin HMK'nın 220 maddesi uyarınca ibrazı hususunda davacı tarafa ihtaratlı kesin süre verilmesi, sözleşme aslının ibraz edilmemesi halinde söz konusu maddede belirtilen devamı işlemlerin uygulanması ve değerlendirilmesi, belge aslının ibrazı halinde HMK'nın 208 ve devamı maddeleri gereğince söz konusu belge üzerinde imza incelemesi yaptırılarak hasıl olacak sonuca göre değerlendirme yapılıp, devamında taraf vekillerinin dilekçeler aşamasında ibraz ettiği sözleşmeler ve yazışmalar tetkik edilerek taraflar arasındaki akdi ilişkinin tespit edilmesi neticesinde  karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davalının talepleri ve savunması değerlendirilmeksizin karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur. Sonuç itibariyle; davalı yanın istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan sebepler doğrultusunda kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, sair istinaf sebeplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/03/2025 tarih, 2024/351 Esas ve 2025/190 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,   Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. <br>\t<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"037a66ae86807874","SID":"41844c8100f32e18"}}