{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ... - ...<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>KATİP\t\t: .....  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/06/2024<br>NUMARASI\t\t: ... Esas - ... Karar<br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ........ <br>VEKİLLERİ\t: Av...... Av.....<br>DAVALILAR\t: 1- ........<br>\t\t  2- ........<br>VEKİLLERİ\t: Av..... Av.....<br>DAVA\t\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 27/11/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 28/11/2025<br>Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 11/06/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı ........ A.Ş. tarafından Akşehir İcra Müdürlüğü'nün ... esas numarasına kayıtlı takip başlatıldığını, yapılan takibin açıkça usule ve yasaya aykırı olduğu gibi davalı tarafından başlatılan söz konusu icra takibine konu alacakların hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, müvekkilinin alacaklı ve lehtara böyle bir borcu bulunmadığını, icra takibine konu çekte müvekkilinin çekin keşidecisi, davalılardan ........ A.Ş. lehtar olup, ........  A.Ş. ise çeki ........ .... A.Ş. 'den devralan faktoring şirketi olduğunu, ........ A.Ş. yasada aranan koşullara uygun şekilde çeki devralmadığını, bu nedenle faktoring şirketinin 6361 sayılı Yasanın 9/2. maddesine ve Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8/1. maddesi hükümlerine uygun olarak temlik almadığı çekte yetkili hamil olamayacağını, senedi düzenleyen ya da keşideci, lehtar ile faktoring şirketi arasında faktoring sözleşmesinin bulunması ve senedin de ciro ve teslim yolu ile lehtardan faktoring şirketine geçmesi hâlinde, lehtar ile arasındaki temel ilişkiden kaynaklanan şahsî defıleri, faktoring şirketine karşı ileri sürebildiğini, ciro ve teslim yoluyla devraldığı bir senedi, aradaki temel ilişki nedeniyle devreden borçlu, senedi kendisinden devralan ile faktoring şirketi arasında faktoring sözleşmesinin bulunması ve senedin, ciro ve teslim yoluyla kendisinden devralandan faktoring şirketine geçmesi hâlinde, temel ilişkiden kaynaklanan şahsi defileri faktoring şirketine karşı ileri sürebileceğini, müvekkili ile ...........A.Ş. arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, bu hususun ticari defterlerin incelenmesi ile de açığa çıkacağını, taraflar arasında hiçbir ticari faaliyet yokken faturaların varlığından bahsedilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ........ A.Ş. ve  .....A.Ş.'nin, 6361 sayılı yasa madde 9/2' deki düzenlemelere uygun hareket etmediğini, ........'in, nezdinde çalışan kişilere şirketler kurdurarak, şirket hisse devri yaptırarak, çekler düzenleterek piyasada dolaşım sağlayıp, kaynak bulma çabasına girdiğini, müvekkili şirket yetkilisinin, takibe konu çeklerin dolaşıma verildiğinden, takipten hemen önce haberdar olduğunu, faktoring şirketi, kambiyo senedine dayalı alacağı temlik alırken yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve çek, bono veya poliçenin, bir mal veya hizmet satışı sonucu temlik alındığını kanıtlayamamışsa bu kambiyo senetlerini icra takibine koymaya yetkili olmadığını, müvekkili şirket yetkilisi ........,  ........'e ait şirketteki işinden ayrıldıktan hemen sonra ........'e ait şirketler nezdindeki çeklerin dolaşıma sokulduğunu ve tahsile yönelik işlemler başladığını, davalı faktoring şirketinin; yasa hükümleri gereğince temel ilişkiye ait fatura ibrazının zorunlu olduğunu, bu hususun ticari defterler, işletme defterleri ile de sabit olacağını, bu yönler ile de hem temel ilişki ve hem de lehtar ile hamil arasındaki ilişki dayanaktan yoksun durumda olduğunu beyan ederek ........ A.Ş.'ye keşideli ........ seri no'lu 40.000,00 TL bedelli çekin iptali ile müvekkilinin bu çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine,<br> davalıların, kötüniyetle hareket etmesi nedeniyle, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı ........ A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davacının, takip konusu çekteki imzaya itiraz etmediğini, bu nedenle, davacının, davalı ........ A.Ş. ile arasındaki hukuki ilişkiyi ikrar ettiğinin kabulünün gerektiğini, davacının, müvekkilinin söz konusu alacağını ödemediğini, ödeme yaptığına dair herhangi bir iddiada da bulunmadığını, 10.12.2021 tarihli faktoring sözleşmesi, faturalar, takip konusu çek vs. diğer belgeler incelendiğinde, müvekkilinin çeki lehtardan devralan ciranta olduğunun, davacı/borçlunun takip konusu çekin keşidecisi olduğunun, çek lehtarı olan davalı ........ A.Ş.'nin faktoring sözleşmesinin tarafı olduğunun, 31.07.2022 tarihli faturadaki borçlu ile keşidecinin aynı kişi olduğunun görüldüğünü, müvekkilinin usulüne uygun olarak çeki devraldığını, faktoring işleminin usulüne uygun olarak yapıldığını, ayrıca ciro silsilesinde de herhangi bir kopukluk bulunmadığını, kambiyo senetlerinin faktoring işlemleri kapsamında devralınmasının kambiyo senetlerine konu hakkın soyutluk niteliğini ortadan kaldırmadığını, bu nedenle, lehtara karşı ileri sürülebilen şahsi defilerin müvekkili şirkete ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, dava konusu takibin davacı şirket yetkilisi aleyhine değil, davacı şirket aleyhine başlatıldığını, bu nedenle, şirket yetkilisinin kimin yanında sigortalı olarak çalıştığının işbu dava bakımından herhangi bir ehemmiyetinin bulunmadığını, davacının, davalı ........ A.Ş.'nin müvekkili şirkete sunabileceği herhangi bir faturanın bulunmadığının belirttiğini, ancak davalı ........ A.Ş. tarafından, davacı şirket adına düzenlenmiş fatura bulunduğunu, davacının haksız ve kötüniyetli olarak işbu davayı açtığını beyan ederek davasının reddi ile davacı aleyhine asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;<br>Davacı taraf davalı ........ şirketiyle yaptığı muvazalı işlemleri davalı Faktoring şirketine karşı ileri sürüp kendi lehine sonuç sağlamaya çalışmıştır. Bu durum Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde ifadesini bulan hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırılık oluşturmaktadır. Çek  bir ödeme vasıtasıdır ve mevcut bir borcun sonlandırılması için düzenlenir. Davacı tarafça imzaya itiraz edilmemiştir. Çeklerin avans olarak verildiği iddiası da yoktur. Bu kapsamda mahkememizce yemin delilinin değerlendirilmesine de gerek görülmemiştir. Davalı ........ ile davalı ........ arasında geçerli bir faktoring işlemi mevcuttur. Davacı taraf davalı ........ ile yaptığı muvazaalı işlemleri 3. kişi durumundaki faktoring şirketine karşı ileri süremez, O halde davacı taraf kendi muvazaasına dayamayacağından davasının her iki davalı yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesiyle, davanın reddine, şartları bulunmadığından davalı ........ A.Ş'nin tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ticari defterler üzerinde gerekli incelemenin yapıldığını ve davalılardan ........ A.Ş. 'ne  ait ticari defter ve kayıtların celbi için süre verilmişse de bu sürede defter ve kayıtların mahkeme dosyasına sunulmadığını, bu hususun HMK Md. 222/5 uyarınca müvekkilinin iddialarını ispat ettiğini,  6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/2. maddesi ve bu madde yollamasıyla 29257 sayılı resmi gazetede yayımlanan Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5/1. maddesi gereğince davalı faktoring şirketinin alacağın varlığına ilişkin araştırma ve istihbarat yükümlülüğünün yerine getirip getirmediğinin araştırılmadığını, yasal düzenlemeler faktoring şirketine, fatura sunulmasını yeterli görmediğini, bu faturanın geçerli ve sıhhatli oluşu ile ilgili de yükümlülük verdiğini, fatura içeriğinin müvekkili tarafından alındığına dair herhangi bir evrak, sözleşme ve mutabakat bulunmadığı halde, bu gerçeğe aykırı faturayı ........ A.Ş.’nin kabul etmemesi gerektiğini, adına fatura düzenlenip düzenlenmediğinin müvekkili tarafından bilinemeyeceğini, ticari kayıtlarında bu şekilde hizmet aldığına ilişkin bir kayıt bulunmadığını, bilirkişi raporuyla da bu hususun teyit edildiğini, faktoring şirketi, kambiyo senedine dayalı alacağı temlik alırken yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve çek, bono veya poliçenin, bir mal veya hizmet satışı sonucu temlik alındığını kanıtlayamamışsa bu kambiyo senetlerini icra takibine koymaya yetkili olmadığını, bu düzenlemeyle şirketlerin hatır için verilmiş çek ve senetlerle, gerçek bir ticari faaliyete dayanmayan ve sadece esas borç ilişkisinden bağımsız veya gerçek olmayan yeni bir borç doğurarak bunu faktoring şirketine satmayı amaçlayan girişimlerin önlenmesinin amaçlandığını, sunulan fatura ile ilgili olarak da gerçek bir ticari ilişki ile ortada usulüne uygun düzenlenmiş gerçek bir faturadan bahsetmenin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde yemin deliline dayanmalarına rağmen mahkemece yemin teklif etme haklarının kullandırmadan hüküm tesis edildiğini, bu durumun yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; menfi tespit talebine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Somut olayda davalı ........  tarafından davacı ve diğer davalı aleyhine davacının keşidecisi, davalı ........'nin lehtarı ve cirantası olduğu 31/10/2022 keşide tarihli, 40.000,00 TL bedelli çeke dayalı olarak Akşehir İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile toplam 40.404,00 TL alacak için kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatıldığı, davalı  ........'nin  takibe konu çeki diğer davalı ........'nden faktoring sözleşmesi kapsamında ciro yoluyla devraldığı, bu davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş 31/07/2022 tarihli 40.120,00 TL bedelli faturanın bulunduğu görülmüştür.<br>6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2. maddesi ''Faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal ve hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez'' hükmünü içermektedir. Yasa metninden de anlaşılacağı üzere, faktoring şirketinin, faktoring işlemi ile devraldığı alacak, alacağın temliki hükümlerine tabidir. Nitekim, faktoring işlemlerinde alacağın temliki hükümlerinin uygulandığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 03.11.2010 tarih, 2010/19-488 E, 2010/557 K. sayılı kararında da açıkça belirtilmiştir. Öte yandan aynı kararda faktoring işleminin müşteri (firma), faktoring şirketi (faktor) ve borçlu olmak  üzere üç tarafının bulunduğu da açıklanmıştır. Faktoring işleminin bu tarafları arasındaki ilişkiler yönünden 6361 sayılı Yasanın 9/2 ve 6098 sayılı TBK'nın 188/1.maddesi hükümlerinin uygulanması gerekir. Buna göre borçlu, faktoring işlemini öğrendiği sırada önceki alacaklısına karşı sahip olduğu def'ileri, alacağı faktoring sözleşmesine dayanarak devralmış olan faktoring şirketine karşı da ileri sürebilecektir. 6361 sayılı Yasanın  9/2. ve TBK'nın 188/1. maddesi karşısında faktoring işleminin tarafları arasındaki ilişkiler yönünden şahsi def'ilerin ileri sürülebilmesinde faktoring şirketinin iyiniyetli ya da kötüniyetli olmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır.<br>Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 30/06/2020 tarih 2019/4611 Esas 2020/3330 Karar sayılı ilamında \" 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/2. maddesine göre, faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz. Aynı Kanun'un 9/2. maddesinin yollamasıyla somut olaya uygulanması gereken 29257 sayılı Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5/1. maddesi ise; “Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekir. İstihbarat çalışması;a) Öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi,b) İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların mükerrer olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması,c) Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veritabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde yapılır ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulur.” hükmünü haizdir....\" hususları belirtilmiştir. (aynı mahiyette Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 14.09.2022 tarih 2020/8516 Esas 2022/5864 Karar sayılı ilamı), <br>Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya aittir. Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir. Kambiyo senedinin  ticari defterlere kaydedilmemiş olması kambiyo senedinin geçerliliğini etkilemez. Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır. 6098 Sayılı TBK'nın 207.maddesi gereğince sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü olup, davacının yaptığı ödeme kural olarak mevcut bir borcun ifası anlamına gelir. Senede karşı senetle ispat kuralı gereği çekin ödendiği, teminat olarak verildiği vs...nedenlerle borçlu olmadığını iddia eden davacı, bu husustaki iddialarını ancak yazılı delillerle ispatlamak zorundadır. Bu konuda tanık dinletilmesi de mümkün değildir.<br>Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).<br>                   Mahkemece davacının ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan bilirkişi raporunda davacının incelenen 2020,2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin TTK'nın 64/3. maddesi gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yaptırıldığının görüldüğü, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, davacı ticari defterlerinde dava konusu çekin kayıtlı olmadığı, yine davacı şirketin davalı ........'nden bir mal veya hizmet aldığına ilişkin bir fatura kaydının davacı ticari defterlerinde bulunmadığı bildirilmiştir. <br>Mahkemece 27/02/2024 tarihli duruşmada, duruşmada hazır olmayan davalı ........'ne ticari defterlerini sunması için iki haftalık kesin süre verildiği ve gerekli ihtaratların duruşma zaptına  yazıldığı ve duruşma zaptının tebliği ile ihtaratın yapılmış sayılmasına karar verildiği, duruşma zaptının davalı ........'ne usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ........ tarafından ticari defterlerin ibraz edilmediği anlaşılmıştır.<br>Bu durumda  alınan bilirkişi raporuna göre davacı ticari defterleri usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onayları yaptırıldığı için davalı ........ ihtara rağmen ticari defterlerini ibraz etmediğinden kural olarak davacı ticari defterleri HMK'nın 222/3.maddesi gereğince  davacı lehine delil olarak kabul edilecektir.<br> Ancak aynı davacı tarafından aynı mahiyette açılan ve Dairemizin  ... Esas-... Karar sayılı dosyası ile istinaf incelemesi yapılan başka bir davada davacının ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan bilirkişi raporunda, davacının inceleme konusu olan 2022 yılı ticari defterlerinden yevmiye defterinin incelenmesinde TTK.nun 64/3 maddesi gereğince açılış ve kapanış kayıtlarını zamanında yaptırdığının, ancak 2022 yılında yevmiye defterinin 80 sayfa onaylattırıldığının, 80.sayfasında 10.06.2022 tarihinde noter kapanışının yapıldığının, 10.06.2022 tarihinden <br>sonraki sayfaların noter onayı olmayan A4 sayfalarına yazdırıldığının, bu nedenle sahibi lehine <br>delil olma özelliği taşımadığının bildirildiği anlaşılmıştır.<br>Bu sebeple davacının 2022 yılı yevmiye defteri davacıdan istenerek bu ticari defterin usulüne uygun tutulup tutulmadığı denetlenmesi, gerekirse bu konuda bilirkişi raporu alınması, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/2. Maddesi ve bu madde yollamasıyla 29257 sayılı resmi gazetede yayımlanan Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5/1. maddesi  gereğince davalı faktoring şirketinin alacağın varlığına ilişkin araştırma ve istihbarat yükümlülüğünün yerine getirip getirmediğinin araştırılması bu konuda davalı faktoring şirketinin delillerinin değerlendirilmesi ve yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/06/2024 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/11/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.<br><br><br>     Başkan ...  \t                  Üye ...   \t                  Üye ...   \t               Katip ...<br>         e-imzalıdır                       e-imzalıdır                       e-imzalıdır                     e-imzalıdır<br><br><br><br><br>.....<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b85699be98bdf97e","SID":"cbafb60029a3f078"}}