{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/819 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1055<br><br>DAVA\t: Tespit<br>DAVA TARİHİ\t: 27/12/2024<br>KARAR TARİHİ : 02/12/2025<br><br>Mahkememizde  görülmekte olan  Tespit davasının yapılan açık yargılamaları sonunda:<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; \"... adresine kayıtlı mecuru 20.04.2023 tarihinde dava dışı ortağı ... ile malik ...'dan börek satışı faaliyetinde bulunmak üzere kiralamıştır.Müvekkilim eklice sunulan 03.04.2023  tarihli vergi levhası, işletme kayıt belgesi, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile ... adresine kayıtlı kiralananda, ... adı ile ticari faaliyetlerine başlamıştır. Kendisi anılan adreste işletmekte olduğu dükkanda yiyecek, içecek ve börek satışı sektöründe faaliyet göstermek üzere işe başlaması sonrası; su, doğalgaz, elektrik gibi tüketim aboneliklerini kendi adına oluşturmak üzere başvurularda bulunmuştur. Ancak ... sayaç numaralı, ... tekil kodlu; elektrik aboneliği için müracaat ettiği ...A.Ş. ve  ... A.Ş. (\"...\") tarafından anılan işyeri adresinde önceki kiracının aboneliğinin sonlandırılmaması nedeniyle yeni abonelik yapılamayacağı şifahen öğrenilmiştir. ...'ın cevabı   üzerine... A.Ş.'ye yapılan başvurularımız ise ... A.Ş. tarafından uygulanan kısıtlamalar nedeniyle sözleşme yapılamayacağı, sorumluluğun ...'a ait olduğu, ... tarafından Dağıtım Bölge Anlaşmasının iptal edildiği gerekçeleri ile  reddedilmiştir.  Yapmış olduğumuz müracaatlara Kurumlar tarafıdan verilen cevaplar matbu beyanlardan ibaret olup olaya ve müvekkilimin talebine özgü değildir. Her iki kurum sorumluluktan kaçınmış ve Müvekkilimi mağdur etmiştir.<br> Önemle belirtmek gerekir ki 301258325 sayaç numaralı, 2615893000 tekil kodlu abonelik müvekkilim tarafından ancak söz konusu kira sözleşmesinin yapıldığı tarihten itibaren kullanılmakta olup söz konusu sayaçta iddia olunan tüketim borçlarının tamamı müvekkilimin kira sözleşmesi yapması ve kiralananda ticari faaliyetine başlamasından önce gerçekleşmiştir....'ın düzenli olarak uygulamakta olduğu elektrik kesintisi müvekkilimin ticari hayatını doğrudan durdurmaktadır. bu nedenle bedaşın elektrik kesme eyleminin dava sonuçlanıncaya kadar uygulamaması yönünde ihtiyati tedbir kararıyla durdurulması ve davacı adına elektrik aboneliğinin yapılması gerekmektedir.müvekkilimiz ile sözleşme yapılmaması ve enerji bağlanmaması nedenleriye doğmuş ve doğacak zararlarımızı talep ve dava hakkımızı saklı tutuyoruz.<br>Yukarıda izah edilen nedenler ve Sayın Mahkemenizce re'sen dikkate alınacak sebepler ile  yapılacak yargılama sonucunda kiralanan iş yeri adresinde elektrik enerjisi kullanımı konusunda sözleşme yapılmasına, Kurumların abonelik sözleşmesi imzalamamak suretiyle oluşturdukları muarazaların giderilmesine,<br>Yargılama sonuçlanıncaya kadar tebdiren anılan iş yeri adresine elektrik enerjisinin bağlanmasına ve elektrik bağlantısınının kesilmemesine, <br>Davanın açılmasına sebep olmadığımızdan dolayı, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflar üzerine bırakılmasına,  karar verilmesini ...\" talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP; Davalı ... Anonim Şirketi vekili ve ... A.Ş.vekili tarafından Mahkememize sunulan 3/01/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; \"Davacının bahsi geçen elektrik aboneliğini bir işyeri adresi için tesis etmek istediği ve bu işyerinde çok büyük çaplı elektrik kullanacağı göz önüne alındığında takdiren belirlenen teminat miktarının az oranda olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle Sayın Mahkemece belirlenen teminat miktarının arttırılmasını talep etmekteyiz. talepte bulunan davacının telafisi güç yada imkansız zararı yerine müvekkilin telafisi güç yada imkansız zararı gündeme gelecektir. Yargılama sürecinde şirketlerin kendilerini tasfiyeye aldıklarını, alacaklılarından mal kaçırma kastıyla hareket ettiklerini de düşünecek olursak bugün  ödenmeyen faturalara rağmen davacı lehine verilen tedbir kararının davacıyı değil müvekkili ne denli büyük bir zarara uğratacağı tartışmasızdır. Somut olayda, telafisi güç yada imkansız bir zarar da bulunmamaktadır. Mahkemenizce cüzi bir teminat karşılığı tedbir kararı verilmiş olması, müvekkil şirketin telafisi güç hatta imkansız zararlarına sebebiyet vermektedir. Davacının işletmesini kiraladığı kira sözleşmesine bakıldığında 03.04.2024 tarihinde kiraladığı ancak müvekkil şirket ... A.Ş'ye ise 06.11.2024 tarihinde elektrik aboneliği başvurusunda bulunduğu görülmektedir. Davacının taşınmazı kiraladığı tarihle abonelik başvuru tarihi arasında geçen 8 aylık zaman zarfında bahsi geçen mecurda kaçak elektrik kullanımı da yapıldığı göz önüne alındığında davacının kaçak elektrik kullanımı olmadığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığı ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla davacının taşınmazı kiraladığı tarihten itibaren bu taşınmazda doğan kaçak elektrik kullanımlarından sorumluluğunun olduğu açıktır. İhtiyati tedbire itirazımızın kabulü ile verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tedbir isteyene yükletilmesini...\"talep etmiştir.<br>CEVAP; Davalı ... A.Ş. vekili tarafından Mahkememize sunulan 17/02/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle;\" Davacının işletmesini kiraladığı kira sözleşmesine bakıldığında 03.04.2024 tarihinde kiraladığı ancak müvekkil şirket ... A.Ş'ye ise 06.11.2024 tarihinde elektrik aboneliği başvurusunda bulunduğu görülmektedir. Davacının taşınmazı kiraladığı tarihle abonelik başvuru tarihi arasında geçen 8 aylık zaman zarfında bahsi geçen mecurda kaçak elektrik kullanımı da yapıldığı göz önüne alındığında davacının kaçak elektrik kullanımı olmadığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığı ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla davacının taşınmazı kiraladığı tarihten itibaren bu taşınmazda doğan kaçak elektrik kullanımlarından sorumluluğunun olduğu açıktır.Kaçak elektrik tespit tutanakları aksi ispat edilinceye kadar geçerli belgelerden olup bu tutanağın aksini ispat yükü ise aksini iddia eden davacıya aittir. Dolayısıyla düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanaklarının aksini kanunu dolanmak suretiyle yani kötü niyetli şekilde aboneliği başkası üzerinden almaya çalışarak davacının bu tutanaktaki maddi olguları bertaraf edemeyeceği açıktır. Dolayısıyla somut davada arada geçen 8 aylık zaman zarfında bahsi geçen mecurda kaçak kullanım yapıldığı gözetilerek davacının davasının reddine karar verilmesini...\" talep etmiştir.<br>(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:<br>(1) Y a z ı l ı   D e l i l l e r ;<br>Davacı taraf hakkında tacir araştırması yapılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. <br>Davacı vekilinin 50.000,00TL teminat karşılığında tedbiren elektrik bağlanması yönünde ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, bu hususta gerekçeli ara karar yazılmasına karar verilmiştir.<br>Mahkememizin 02/01/2025 tarihli verilen ara kararı ile; Talep edenin  ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile,  talep edenin  başvuru yapmış olduğu  ...adresindeki ... sayaç numaralı, ... tekil kodlu kullanım yerindeki iş yeri ile  sınırlı olmak üzere   tedbiren ve takdiren 50.000 TL lık  nakti yada kesin ve süresiz banka teminat mektubu olarak  teminatın kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde talep eden  tarafça mahkemesine yatırıldığında, eski aboneliğe ait borçlar  hariç olmak üzere dava sonuna dek  elektrik kullanım  bedeli ihtiyati tedbir  talep eden  tarafça düzenli ve zamanda  yatırılarak karşı tarafça  tahakkuk ve tahsil edilecek biçimde, talep  yükümlülüklerinin yerine getirilmesi halinde bu yere tedbiren  elektrik bağlanmasına karar verilmiştir.<br>HMK'nın 393. maddesi uyarınca tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içerisinde ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının talep edilmemesi ve aynı süre içerisinde belirlenen teminatın yatırılmaması halinde ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalkacağı hususunun  talep eden tarafa ihtarına karar verilmiştir.<br>... Anonim Şirketi'ne ihtiyati tedbir kararının uygulanması için müzekkere yazılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.  <br>Mahkememizin 02/01/2025 tarihli ihtiyati tedbir ara kararına karşı davalı tarafça yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.<br>Mahkememizin 11/02/2025 tarihli verilen ara kararı ile; Mahkememizin 02/01/2025 tarihli ihtiyati tedbir ara kararına karşı davalı tarafça yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.<br>Davalılar vekilinin 03/03/2025 tarihli istinaf başvuru dilekçesi üzerine mahkememizce davalılar vekiline yönelik hazırlanan 04/03/2025 tarihli muhtırada;  Mahkememizce verilen 11.02.2025 tarihli ara karar 03.03.2025 tarihli dilekçeniz ile istinaf edilmiş olmakla. 615,40 TL.istinaf karar harcının, 1.683,10 TL.istinaf yoluna başvuru harcının iş bu muhtıranın tarafınıza tebliğinden itibaren 1 haftalık süre içinde mahkeme harç veznesine yatırılarak makbuzun dosyamıza ibrazının sağlanması, aksi takdirde HMK.344.maddesi uyarınca istinaf talebinizden vazgeçmiş sayılacağınız hususunun ihtarına karar verilmiştir.<br>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin ...E, ... K. Sayılı karar ilamında Davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine karar verilmiştir.<br>Davalılar vekiline; a-... sayaç numaralı, ... tekil kodlu abonelik dosyasının mahkememize sunulması; b- “...” adresindeki önceki aboneye ait borç bilgileri, kaçak elektrik kullanımı var ise buna dair tutanaklar, abonelik sözleşmesi, faturalar ile önceki abonenin kimlik bilgilerini sunmak için iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir.<br>... İlçe Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak “...” adresinde bulunan işyerinin 01/01/2023 tarihinden itibaren fiili kullanıcısının  işyerine yakın yerlerden sorularak düzenlenen tutanağın  mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. <br>İlgili Vergi Dairelerine müzekkere yazılarak davacı adına “...” bulunan işyerine ait vergi kaydının aktif olup olmadığı, işe başlama tarihi ve kimler tarafından hangi yıllar arasında aktif olarak faaliyet gösterdiğine dair bilgilerin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. <br>... İlçe Emniyet Müdürlüğüne yazılan tekit müzekkeresinin cevabının beklenilmesine, 17/06/2025 tarihli müzekkereye bir ay içinde cevap verilmemesi halinde cevap vermeyen yetkililerin kimlik bilgilerini sorar nitelikte ikinci kez tekit müzekkeresi yazılmasına, müzekkereye ikmalen cevap verildiğinde celse arasında bilirkişi raporu alınıp alınmayacağına dair ara karar kurulmasına karar verilmiştir.<br>Mahkememizin 04/08/2025 tarihli verilen ara kararı ile; Dosyanın bir elektrik mühendisi bilirkişiye tevdii ile, dosyaya kazandırılan belgeler değerlendirilmek suretiyle ayrıntılı ve denetime elverişli rapor hazırlanmasının istenilmesine karar verilmiştir.<br>Bilirkişiden alınan 23/08/2025 tarihli raporunda özetle; \"Sayın Mahkeme tarafından, tarafıma tevdi edilen ...E. nolu tespit konulu dosya muhteviyatı incelenmiş, tespitlerde bulunulmuştur. Dosya kapsamındaki ... adına ...adresi için düzenlenmiş Kira Sözleşmesinin 20.04.2023 başlangıç tarihli olduğu, dosya kapsamında sunulan ... adresi için abonelik bilgileri incelendiğinde ... adına abonelik başlangıç tarihinin 08.01.2025 olduğu, dosya kapsamında Kira Sözleşmesinin düzenlendiği 2023 yılı nisan ayına ilişkin elektrik abonelik başvuru evrakı görülmediği, Perakende satış sözleşmesi olmadan dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketimi yapılmasının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği madde 42.1/a kapsamında kaçak elektrik tüketimi olarak değerlendirildiği, dosya kapsamında bulunan ... A.Ş. Tahakkuk İşlemleri ve Laboratuvar Müdürlüğü tarafından düzenlenmiş 15.11.2024 tarihli “Kaçak İtirazı Hk.” konulu yazıda; “Şikâyete konu adreste yapılan kontrolde kaçak elektrik kullanımı tespit edilmiş ve tutanak oluşturularak kayıt altına alınmıştır. Yapılan kontrollerde tesisata zarar verilmesi olasılığı fark edilmiş ve tesisatın kaçak kullanımın tekrarı yönünde risk taşıdığı görülmüştür. Tespit edilen risklerin giderilmesi ve yeniden enerjilendirilebilir hale getirimesi akabinde Şirketimizce gerekli işlemler tesis edilebilecektir.” açıklaması bulunduğu, Kaçak elektrik kullanımı durumlarında tesisatta hasarlar, güvenlik açısından riskli durumlar oluşabildiği...\" rapor edilmiştir.<br>Mahkememizin 01/102025 tarihli verilen ara kararı ile; Mahkemelerce verilen ihtiyati tedbir kararlarının aksi kararlaştırılmadığı sürece karar kesinleşene kadar devam ettiği, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını gerektirecek bir koşul oluştuğu kanaatine varılmamakla talebin reddine, davalılar vekiline davacı tarafından dava konusu işyerine ilişkin yapılan tüm abonelik başvurularını ve davalı kurumlar tarafından sunulan cevapları mahkememize sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; Elektrik aboneliğinin tesisine ilişkin muarazanın giderilmesi ile davacı adına ...adresinde yeni abonelik tesis edilip edilemeyeceği ve mevcut abone ile davacı arasında muvazaa ilişkisinin mevcut olup olmadığının tespitine ilişkindir.<br>Anayasa, Uluslararası Sözleşme ve AHİS kararları ile güvence altına alınan sözleşme serbestisi, mülkiyet hakkı ve özel teşebbüsün korunmasına dair ölçü normlar birlikte değerlendirildiğinde, bir kamu hizmetini olan elektrik dağıtım işinin  özel hukuk hükümlerine tabi olarak gören alacaklı şirketin, sözleşme yapıp yapmama veya elektrik sağlayıp sağlamama yönündeki sözleşme ve teşebbüs hürriyetinin ancak başkaca korunmaya değer üstün bir hakkın varlığı halinde kısıtlanabileceğinin kabulü gerekmektedir.<br>Buna göre elektrik alma hakkı kişinin varlığının korunması kapsamında zaruri bir ihtiyaç ve haktır ve davalı egemen şirket ise elektrik enerjisi alanında tekel konumundadır. Yani davacının, davalı şirketçe eski abonenin borcunun ödenmesi yönündeki talebi karşılanmadan davacının elektrik aboneliği alamayacağı mahkememizin doğal kabulündedir. Bu kapsamda uyuşmazlığa konu meskenin , henüz inşaat aşamasında müteahhitin şantiye aboneliğinin elektrik borcundan dolayı , tüketicinin sorumlu tutulması EPDK mevzuatına aykırı bir tutum teşkil  etmektedir. Davalının cebri gücü ve tekel konumunda olması nedeniyle söz konusu eski borcun yeni aboneden tahsili bir taraf açısından sebepsiz zenginleşme öbür taraf açısından ise mamelekinden haksız bir azalmaya neden olmakla istirdata tabi olduğu söylenebilecektir.<br>Abonelik sözleşmesi tüketici ile satıcı veya sağlayıcı (girişimci-müteşebbis) arasında yapılır. Yapılan sözleşmenin niteliğine göre kural olarak bütün sözleşmelerde geçerli olan sözleşmelerin nispiliği prensibi ilkesi uyarınca, sözleşme sadece taraflar arasında hüküm ve sonuç doğurur. Uygulamada tüketicilerin yaptığı elektrik, su, telefon, doğal gaz abonelikleri nedeniyle özellikle eski abonenin sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ödemeden aboneliğin yapıldığı konuttan ayrılması veya konutu terk etmesi durumunda, yeni abonelik talebinde önemli sorunlar yaşanabilmektedir. Önceki abonenin borçlarını ödemeden konutu terk etmesi durumunda aynı yerle ilgili yeni abonelik yapmak isteyen tüketiciden eski abonenin kullandığı su, elektrik ve doğal gaz bedellerinin talep edilmesine yönelik durumla uygulamada çok karşılaşılabilmektedir. Satıcı veya sağlayıcı eski abonenin kullandığı su, doğal gaz veya elektrik bedelleri ödenmeden yeni abonelik taleplerini geri çevirebilmektedir. Yapılan bu uygulama hukukun genel prensiplerinden olan sözleşmenin nispiliği ilkesine aykırıdır. Yargıtay yerleşik uygulamasına göre eski kiracının veya mal sahibinin elektrik, su, telefon, doğal gaz borçları ödenmemiş fatura bedellerinin yeni aboneden talep edilmesi mümkün değildir. <br>Yargıtay HGK, 30.01.2008 tarih ve...E, ... K, sayılı kararında; \"... Dava dışı üçüncü şahıs, mal sahibi veya eski kiracı ya da yüklenicinin su borcunun yeni aboneden talep edilmesi mümkün değildir...\" şeklinde karar vermiştir. <br>Yargıtay 13 HD, 02/06/2011, ... E, ... K, sayılı kararında \"... Davacı dava dışı müteahhidin kaçak su borcundan dolayı sorumlu tutulamaz. Davalı ... dava dışı yükleniciden olan bu alacağı nedeniyle sözleşme yapmaktan kaçınamaz. Bu gibi kurumlar kendi yönetmeliklerini kendileri hazırlamaktadırlar. Tek taraflı olarak hazırlanan bu yönetmeliklerdeki hükmün uygulanması güçsüz konumda olan tüketicilerin mağduriyetine neden olur... Şantiye aboneliği ve kaçak su kullanımından doğan alacağı varsa bunu her zaman eski aboneden isteyebilir... Binanın statik raporu bulunduğundan geçici su aboneliği koşulları oluşmuştur. Bu nedenle davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi bozma nedenidir...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Eski abonenin su, elektrik, doğal gaz vb. borçları aynı yerle ilgili yeni abonelik talep eden kiracı veya mal sahibinden talep edilemez.  Yapılan sözleşme taraflar arasında hüküm ve sonuç doğurur. Sözleşmelerin nispiliği ilkesi uyarınca önceki abonenin borcunun yeni aboneden talep edilmesi sözleşmenin nispiliği ilkesine aykırılık oluşturur. Bu nedenle satıcı ve sağlayıcılar tüketicinin abonelik talebini daha önce aynı yerde abone olan eski kiracı, mal sahibi veya yüklenicinin abonelikten kaynaklanan borçları ödenmediği gerekçesi ile geri çeviremez. Bu durumda abonelik talebi uyarınca sözleşme yapılması zorunludur. <br>İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere \"... Dava,muarazanın giderilmesine ilişkindir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi,  Hukuk Genel Kurulu ve dairemizce benimsenen ilke gereği, kural olarak sonraki abonelik, önceki abonenin borcunun ödenmesine bağlı kılınamaz ise de; mahkemece,dosyadaki bilgi, belge, ve kayıtlar davacı ile  eski borçlu arasında fiili ve hukuki bağı  ortaya koyacak yeterlilikte delil toplanması gerekmektedir. (Yarg. 3. HD'nin...  - ...K. Nolu  07.11.2018 tarihli,   ...E-  ... K. Nolu   04.04.2018 tarihli ilamı). Somut olayda, davacının dava konusu işyerinin  bulunduğunu bildirdiği yerde elektrik  aboneliğinin kurulması ve davalının yarattığı muarazanın giderilmesini istediği,mahkemece davacının abonelik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti yapılarak muarazanın giderilmesi hakkında  karar verildiği anlaşılmıştır. Davacının işyeri için elektrik enerjisinin \" olmazsa olmaz\" koşul olduğu, dava konusu borç  nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde davacının işyerindeki faaliyetinin duracağı ve telafisi güç zararının doğacağı,diğer yandan önceki abonenin borcunun sonraki aboneden talep edilemeyeceği tartışmasızdır.\tBu nedenle davacı ile eski abone yada fiili kullanıcı arasında organik bağın tespit edilememesi karşısında davacının davasının ispatlandığı görülmüştür. Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davalı ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir...\".<br>Eldeki davada; davacının  ... İli,  ... İlçesi, ... Caddesi, ... Mahallesi, No: ...'de bulunan işyerinin kiracısı olduğu, söz konusu yerde kaçak elektrik kullanılması nedeniyle davacının aboneliğin tesisi için başvurusunun reddedildiği,  25/07/2025 tarihli ... Polis Merkezi Amirliğinin müzekkere cevabında; adresin komşusu olan ...' nin sahibi ile görüşüldüğü, şahsın beyanına göre kendisinin 30 yıldır ... işlettiği ve yan dükkanın 01/01/2023 tarihinde ... ve... isimli börekçilik yapan kişilerin çalıştırdığını ve evrakta belirtilen tarihlerde (01/01/2023) dükkanı devir edip gittiklerinin belirtildiği;  davacı tarafından abonelik başvuru taleplerinin davalılarca reddedildiğinin iddia edilmesi üzerine mahkememizce 01/10/2025 tarihli ara karar ile davalılar vekiline davacı tarafından dava konusu işyerine ilişkin yapılan tüm abonelik başvurularını ve davalı kurumlar tarafından sunulan cevapları mahkememize sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verildiği ancak ara karar gereği yerine getirilmediği; davacı ...'in; ortağı ... ile ...'dan işyerini  20/04/2023'te kiralamış olduğu, kira sözleşmesinin dosyaya sunulu olduğu, dosyada ayrıca 03/04/2023 işe başlama tarihli, davacının mükellefiyetine dair vergi levhasının mevcut olduğu; kaçak tespit tutanak tarihinin ise 07/03/2023 tarihi olduğu ve bu tutanakta kullanıcının ... olduğunun belirtildiği; bu suretle davacı adına düzenlenmiş kaçak elektrik tespit tutanağı bulunmadığı, davacının imzaladığı kira sözleşmesinden önce tutanağın düzenlendiği, bu suretle davacı adına abonelik sözleşmesi akdedilmemesinin sebebinin önceki abonenin kaçak elektrik borcu olduğu; önceki eski abonenin borcunun abone sözleşmesinin tarafı olmayan davacıdan talep edilmesi ve borcun ödenmesinden sonra  abonelik sözleşmesinin tesis edileceğinin ileri sürülmesi ile, pratikte borcu bulunmayan davacıdan abonelik tesisi için başkasına ait borcun ödenmesi koşulunun getirilmiş olduğu, bunun ise hukuka aykırı olduğu kanaatine varılmıştır. Davanın muhatabının ... A.Ş. olduğu, dava konusu yerde davacı abonelik sözleşmesi yapmadan önce kaçak elektrik kullanmışsa, bunun tüm sonuçlarından kaçak elektriği kullanan kişinin sorumlu olduğu, davacı ile kaçak elektrik kullanan arasında muvazaalı bir işlem olduğuna dair dosyada bir delil bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... A.Ş. yönünden açılan davanın kabulüne, davalı ... A.Ş. yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine  karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.   <br>HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : <br>1-Davalı ... A.Ş. yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,<br>2-Davalı ... A.Ş. yönünden açılan davanın KABULÜ  ile, ... İli,  ... İlçesi, ... Caddesi, ... Mahallesi, No: ...'de bulunan işyerinde  abonelik masrafları davacıya ait olmak üzere elektrik bağlanarak davacı adına yeni abonelik TESİSİNE,  taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde GİDERİLMESİNE,<br>3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  615,40 TL harcın, 427,60TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 187,80TL'nin harcın davalı  ... A.Ş.'den alınarak Hazineye irat kaydına,<br>4-Davacı tarafından yapılan 427,60TL başvuru harcı, 427,60TL peşin harç, 6.015,50TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.870,70TL 'nin davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 45.000,00TL'nin davalı ... A.Ş.'dan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davalı ... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan yürürlükte olan AAÜT gereğince 45.000,00TL'nin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,<br>7-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>8-Davacı tarafça yatırılan 50.000,00TL teminatın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>9-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana  İADESİNE,  <br>Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı karar verildi. 02/12/2025      <br><br>Katip <br>   E-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim <br>   E-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"15964a941e50c830","SID":"20d3e03927db308b"}}