{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/06/2025<br>NUMARASI\t\t: ... Esas - ... Karar<br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av... <br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: 1- ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DİĞER DAVALI\t  2- ......<br>DAVA\t\t: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 22/10/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 22/10/2025<br>Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan şirketin ihyası davasında 17/06/2025 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalı ...'in istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ......  Şti.'yi hasım göstererek Konya .... İş Mahkemesi nezdinde ... Esas sayılı dosya ile işçilik alacaklarının tahsili için dava açtığını, yargılama aşamasında şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini öğrendiklerini, iş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından taraflarına işbu davayı açmak için süre verildiğini, ihyası istenen ......  Şti.'nin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresinin Selçuklu/KONYA olduğunu, işbu şirket ticaret sicilinden 24.07.2023 tarihinde silindiğini, bu hususun 20.07.2023 tarihli genel kurul toplantısında da belirtildiğini, şirket ticaret sicilinden terkin ediliğinden ötürü bu husumeti, ticaret sicil müdürlüğüne ve tasfiye memuruna yönelttiklerini, 6335 sayılı kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen geçici 7. madde gereğince Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceklerini, şirket aleyhinde açılan alacak davası derdest iken davaya konu şirketin tasfiyesinin tamamlandığını, tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyeceğini, tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğunu, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tasfiye memuru üzerine bırakılması gerektiğini beyan ederek ...... Müdürlüğünün sicilinde kayıtlı ...... Şti.'unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, yargılama giderleri, ilam vekâlet ücretinin davalı tasfiye memuru üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan ihya davasının haksız ve yersiz olup, şirketin tekrar faaliyete geçirilmesini gerektirecek herhangi bir hukuki zorunluluğun bulunmadığını, dava konusu edilen işçilik alacağının, şirketin tasfiye sürecinde ilan edilmemiş ya da kayda geçmemiş iddiasının, ihya için tek başına yeterli bir neden teşkil etmediğini, şirketin tasfiye sürecine girişi 21.03.2023 tarihinde, şirket alacaklılarına ilk çağrının 24.03.2023 tarihinde, ikinci çağrının 03.04.2023 tarihinde, üçüncü çağrının 11.04.2023 tarihinde usulüne uygun olarak yapıldığını, ancak davacı tarafından herhangi bir alacak kaydı yaptırılmadığı ve beyanda bulunulmadığı için; şirketin kapanışı ve sicilden terkininin 24.07.2023 tarihinde ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, davacının şirket aleyhine işçilik alacakları iddiasıyla ihya davası açtığını, söz konusu davanın hem hukuki yarar yokluğu hem de alacağın varlığı ve gerçekliği açısından eksik ve dayanaksız olduğunu, tasfiye sürecinin TTK'nın 536-547. maddeleri uyarınca usulüne uygun yürütüldüğünü, alacaklılara ilişkin ticaret sicil gazetesi ilanı yapıldığını, herhangi bir alacak bildiriminde bulunulmadığını, şirketin aktif malvarlığının kalmadığını, tekrar faaliyete geçmesinin fiilen ve hukuken imkânsız olduğunu, ayrıca bir kusurun bulunması halinde dahi, kusur her zaman tasfiye memurlarına atfedilemeyeceğini, ilgili kusurun tasfiye memurlarınca da ileri sürülebileceğini, bu da davanın her iki tarafı da aynı kişi olabileceği anlamı doğuracağından ve yine kusuru olmayan tasfiye memurlarının da haksız yere yargılama giderlerine mahkum edileceği aşikar olduğundan, ilgili memurlara herhangi bir husumet yöneltilemeyeceğini, ihya için hukuki yarar bulunmadığını, davacının, ihya davası açmakla birlikte, şirketin yeniden faaliyete geçirilmesi yönünde herhangi bir somut menfaat ya da zararın önlenmesine ilişkin gerekçe ortaya koymadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı Konya ...... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ...... sicil numarasıyla kayıtlı bulunan ......  Şirketi'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 529. ve devamı maddelerine istinaden ve tasfiye sonucu genel kurul kararıyla 24/07/2023 tarihli tescil işlemiyle terkin edildiğini, davacı her ne kadar şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmişse de ihyası istenen şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi hükümlerine göre resen değil, 6102 sayılı TTK'nın 529 ve devamı maddelerine istinaden ve tasfiye sonucu genel kurul kararıyla kaydı silindiğini, dava, TTK. 547. maddesindeki şartları taşıyorsa şirketin ek tasfiyesine karar verme konusunda takdirin mahkemede olduğunu, ayrıca davacı her ne kadar vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmişse de dava ile ilgili vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin asıl sorumlusu tasfiyeyi sona erdiren görevdeki son tasfiye memurları olduğunu, müdürlüğün usulen ve davanın niteliği gereği “yasal hasım” ve davalı durumunda olduğunu, davanın açılmasına müdürlük sebebiyet vermediği ve yasal hasım olarak bulunduğu bir davada vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Davacının, dava dışı ......  Şirketi'nin  hasım göstererek Konya .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya numarası ile işçilik alacaklarının tahsili için Alacak davası açtığı, taraf teşkilinin sağlanması açısından dava dışı ......  Şirketi'nin ihya edilmesi için işbu davayı açtığı, davacının dava dışı \"......  Şirketi'nin ihyasına yönelik dava açmakta ve ihyasını talep etmekte hukuki menfaatinin olduğu, davalı ......'nün taraf sıfatının kanundan kaynaklandığı, Konya .... İş Mahkemesinde davacı tarafça 16/02/2023 tarihinde açıldığı, tasfiyenin 24/07/2023 tarihinde tamamlanarak ihyası istenen şirketin terkinin yapıldığı, davanın açılmasına tasfiye memurunun sebebiyet verdiği, yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden tasfiye memurunun sorumluluğu bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle, davanın kabulüne, ......'nün ...... sicil numarasına kayıtlı iken 24/07/2023 tarihinde terkin edilmiş olan \" ......  Şirketi\"nin Konya ....İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından üzere yapılacak işlemlerde temsil edilmek üzere 6102 TTK'nın 547/1 maddesi gereğince ihyası ile ......'ne kayıt ve tesciline, 6102 sayılı TTK'nun 547/2. maddesi gereğince şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için son tasfiye memuru ...'in şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına, davacı tarafından sarfına mecbur kalınan toplam 1.318,30 TL ilk yargılama harcı ile 307,50 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.625,8‬0 TL yargılama giderinin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan ihya davasının haksız ve yersiz olup, şirketin tekrar faaliyete geçirilmesini gerektirecek herhangi bir hukuki zorunluluğun bulunmadığını, dava konusu edilen işçilik alacağının, şirketin tasfiye sürecinde ilan edilmemiş ya da kayda geçmemiş iddiasının, ihya için tek başına yeterli bir neden teşkil etmediğini, şirketin tasfiye sürecine girişi 21.03.2023 tarihinde, şirket alacaklılarına ilk çağrının 24.03.2023 tarihinde, ikinci çağrının 03.04.2023 tarihinde, üçüncü çağrının 11.04.2023 tarihinde usulüne uygun olarak yapıldığını, ancak davacı tarafından herhangi bir alacak kaydı yaptırılmadığı ve beyanda bulunulmadığı için; şirketin kapanışı ve sicilden terkininin 24.07.2023 tarihinde ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, davacının şirket aleyhine işçilik alacakları iddiasıyla ihya davası açtığını, söz konusu davanın hem hukuki yarar yokluğu hem de alacağın varlığı ve gerçekliği açısından eksik ve dayanaksız olduğunu, tasfiye sürecinin TTK'nın 536-547. maddeleri uyarınca usulüne uygun yürütüldüğünü, alacaklılara ilişkin ticaret sicil gazetesi ilanı yapıldığını, herhangi bir alacak bildiriminde bulunulmadığını, şirketin aktif malvarlığının kalmadığını, tekrar faaliyete geçmesinin fiilen ve hukuken imkânsız olduğunu, ayrıca bir kusurun bulunması halinde dahi, kusur her zaman tasfiye memurlarına atfedilemeyeceğini, ilgili kusurun tasfiye memurlarınca da ileri sürülebileceğini, bu da davanın her iki tarafı da aynı kişi olabileceği anlamı doğuracağından ve yine kusuru olmayan tasfiye memurlarının da haksız yere yargılama giderlerine mahkum edileceği aşikar olduğundan, ilgili memurlara herhangi bir husumet yöneltilemeyeceğini, ihya için hukuki yarar bulunmadığını, davacının, ihya davası açmakla birlikte, şirketin yeniden faaliyete geçirilmesi yönünde herhangi bir somut menfaat ya da zararın önlenmesine ilişkin gerekçe ortaya koymadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br> Dava; limited şirketin  ihyası talebine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davacının, ...... Şti.'ye karşı 16/02/2023 tarihinde işçilik alacaklarının tahsili talebiyle Konya ....İş Mahkemesinin ... Esas  sayılı dosyası ile dava açtığı, dava devam ederken 20/03/2023 tarihinde şirketin tasfiye kararı aldığı, tasfiye memuru olarak davalı ...'in atandığı ve şirketin tasfiye sonucu 24/07/2023 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşılmıştır.<br>Türk Ticaret Kanunu'nun 643. maddesinde; tasfiye usulü ile tasfiyede şirket organlarının yetkileri hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiş olup, aynı kanunun 636 - 644. maddeleri arasında limited şirketlerin tasfiye usulü düzenlenmiştir. <br>Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesine göre \" (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\".<br>Bir  şirket veya kooperatifin ihyası davasında davacı taraf, şirket ortaklarından herhangi biri, şirket veya kooperatifin en son yetkilileri,  o şirkette veya kooperatifte daha önce çalışmış bulunan herhangi bir işçi, şirket veya kooperatiften alacağı bulunan herhangi bir gerçek veya tüzel kişi alacaklı, özetle hukuki menfaati bulunan herhangi bir kişi olabilir.  İhya davalarında davalı  taraf ise  şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye  kurulu ile  yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir.<br>Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler, tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. <br>Somut olayda söz konusu şirket 20/03/2023  tarihinde tasfiye kararı almış,  davalı ... tasfiye memuru olarak atanmış ve şirketin 24/07/2023  tarihi itibariyle tasfiye nedeniyle sicilden terkini gerçekleştirilmiş ise de  davacının, ihyası istenen şirket hakkında tasfiyeden önce işçilik alacaklarının tahsili talepli dava açtığı, davacının şirketin ihyasını istemekte hukuki yararının bulunduğu, davalı şirket aleyhine açılmış bir dava olduğu halde tasfiye edilmiş olması nedeniyle  davalı tasfiye memurunca yapılan  tasfiye işlemlerinin eksik yapıldığının açık olduğu, ihyası talep edilen şirket hakkında açılmış olan dava bulunması nedeniyle ihyasının TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye niteliğinde olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince Konya ....İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinde ve davalı tasfiye memuru aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı ... tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalı ...'in istinaf başvuru talebinin HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı ...'in istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4-İstinafa başvuran davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, <br>6- Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde  dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine  22/10/2025 tarihinde oybirliği ile  karar verildi.<br><br><br>     Başkan ...               \t\t     Üye ...                     Üye ...         \t\t         Katip ...<br>         e-imzalıdır                       e-imzalıdır                       e-imzalıdır                     e-imzalıdır<br><br><br> <br><br>...<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f229ac511b8a0dfe","SID":"45b57a14ef9b70a3"}}