{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/397 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1363<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11.12.2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/69 Esas 2024/941 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) <br>KARAR TARİHİ\t: 08.10.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 08.10.2025<br><br>\tİzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.12.2024 tarih 2024/69 Esas 2024/941 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, 13.01.2017 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki .... plakalı motorsikleti ile seyir halinde iken, davalı şirketin ZMM sigortacısı, davalı ...'ın işleteni ve davalı ...'ın sürücüsü olduğu .... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/393 E. sayılı dosyasında sürücü ... hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, yapılan başvuru üzerine davalı ... şirketince 6.232,81 TL ödeme yapıldığını, ancak bu ödemenin mağduriyeti gidermediğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, ayrıca 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı işleten ve sürücüden kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavacı vekili 01.10.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 34.748,78 TL'ye yükseltmiştir. <br>\tCEVAP : Davalı .... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, sigortalı aracın kusur oranı dikkate alınarak 6.232,81 TL tazminat tutarının 02.01.2019 tarihinde davacıya ödendiğini, yapılan ödeme ile müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sona erdiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması hususlarının araştırılarak tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini, davacının dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, geçici iş göremezlik zararları ve tedavi giderlerinin müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığından davacının bu yöndeki taleplerinin reddi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>\tDavalılar ... ve ... vekili, kusur oranlarının belirlenmesi için ATK Trafik İhtisas Kurulu'ndan rapor aldırılması gerektiğini, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda davacının asli kusurlu, müvekkili ....'ın tali kusurlu olduğunun kabul edildiğini, davacının meslekte kazanma gücü kayıp oranının ATK'dan alınacak raporla tespit edilmesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/393 E. sayılı dosyasında sanık ...'ın taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, kararın 15.01.2019 tarihinde kesinleştiği, eldeki dosyada alınan 26.08.2019 tarihli kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde davacının %75 oranında, davalı sürücünün ise %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Ege Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 04.12.2019 tarihli davacının olay tarihindeki yaşına göre %17, bugünkü yaşına göre %18,2 oranında  sürekli iş göremezliğinin oluştuğu, iyileşme süresinin 4 ay olduğu, 08.02.2020 tarihli aktüerya raporunda davacının geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 4.856,82 TL, sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının ise 161.575,11 TL olduğunun tespit edildiği, davacının olaydaki kusurunun indirilmesi sonrası maddi tazminat alacağının 41.607,98 TL, davacıya önceden ödenen ve güncelleştirilen 6.859,20 TL'nin mahsubu sonrası bakiye maddi tazminat alacağının 34.748,78 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, davacının maddi tazminat davasının kabulü ile 5.000,00 TL 'nin kaza tarihinden, 29.748,78 TL'nin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARININ ÖZETİ : Dairemizin  19.01.2024 tarih 2021/791 E. 2024/121 K. Sayılı ilamı ile, dava konusu trafik kazasının 13.01.2017 tarihinde meydana geldiği, maluliyet oranının kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerekirken, hükme esas alınan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulunun 04.12.2019 tarihli raporunda, kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre tespit yapılmasının hatalı olduğu; ayrıca Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir\" bölümündeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda\" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği, işgücü kaybı tazminatı hesabında yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamayacağı, bu nedenle tazminat hesabının usuli kazanılmış haklar gözeterek, TRH 2010 Yaşam Tablosuna ve gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayalı progresif rant metoduna göre yapılması gerektiği; davalı ... şirketi yönünden, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi gereğince, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, sigortacının tazminatı ö ümlülüğü bulunduğu, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğu, ıslah edilen miktar yönünden de temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği, karşı aracın işleteni ve sürücüsü yönünden ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte alacağın muaccel hale geldiği, zarar görenin, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahip olduğu, ilk derece mahkemesince davalı sürücü ve işleten yönünden kaza tarihinden, davalı ... şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren, alacağın tamamı yönünden faize hükmedilmesi gerekirken, ıslahla artırılan kısım yönünden ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ  : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, maluliyet oranının kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden alınan 09.07.2024 tarihli sağlık kurulu raporunda, trafik kazası sonucu oluşan yaralanmalarına bağlı davacının sağ ayak bileği eklem hareketlerinde saptanan kısıtlılıkların ilgili yönetmelikte oran karşılığının olmaması nedeniyle kişinin özürlülük oranının %0 olarak bulunduğu, tıbbi iyileşme süresinin ise olay tarihinden itibaren 4 ay olarak kabulünün uygun olacağı yönünde görüş bildirildiği; aktüerya bilirkişiden alınan raporda, davacının geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat alacağının kusur oranlarına göre 1.442,62 TL olduğu, davalı ... şirketi tarafından davacıya 6.232,81 TL ödeme yapıldığından davacının maddi zararının karşılandığı gerekçesiyle, davacının maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, ilk derece mahkemesince, Adli Tıp Kurumundan rapor alınmaksızın çelişkili ve hukuka aykırı nitelikteki sağlık kurulu raporu hükme esas alınarak hatalı bir karar verildiğini, Ege Üniversitesinden daha önce alınan 04.12.2019 tarihli raporda davacının maluliyet oranının %18,2 olarak tespit edildiğini, kaldırma kararından sonra aynı kurumdan alınan 09.07.2024 tarihli raporda ise çelişkili şekilde özür oranının %0 olduğunun bildirildiğini, iki rapor arasında oldukça yüksek bir çelişki bulunduğuna dair itiraz ettiklerini, ancak ilk derece mahkemesinin bu itirazları nazara almadığını, eksik araştırma ile hukuka aykırı bir karar verdiğini, her ne kadar 09.07.2024 tarihli raporda bu farklılığın yönetmelik farkından kaynaklandığı iddia edilmiş ise de, bu durumun hem hukuken hem de tıbben mümkün olmadığını, davacının maluliyet oranının tespit edilebilmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumunca inceleme yapılması ve çelişkinin giderilmesi gerektiğini, davacının kaza nedeniyle sağ bacağında kırıklar meydana geldiğini, kazadan sonra uzun süre tedavi gördüğünü, bir çok ameliyat geçirdiğini halen rahat bir şekilde yürüyemediğini, koşamadığını ve uzun süre ayakta kalamadığını; ilk derece mahkemesince kusur durumuna ilişkin alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, gerçek maluliyet oranının tespit edilmesi halinde davacının maddi zararının oldukça yüksek olduğunun tespit edileceğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığını, ancak davacının gelirinin asgari ücretin oldukça üzerinde olduğunu, mahkemece bu hususta da gerekli incelemenin yapılmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br> \tGEREKÇE\t:  Dava, trafik kazası nedeniyle karşı aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, ayrıca sürücü ve işletenden manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tİlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan 09.07.2024 tarihli Adli Sağlık Kurulu Raporunda,, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirme sonucunda davacının sürekli iş göremezliğinin bulunmadığı tespit edilmiş olup, hükme esas alınan maluliyet raporu ile aktüerya bilirkişi ek raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların kusur durumun anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, aksinin davacı tarafından ispatlanamamasına, davacının gelirinin asgari ücretin üzerinde olduğuna dair dosyada herhangi bir kanıt bulunmamasına, aktüerya bilirkişi raporunda davacının gelirinin SGK kayıt ve bilgilerine göre belirlenmiş olmasına; davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının kazanın oluş şekli, kusur durumu, olay tarihi, sosyal ve ekonomik koşullar, zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında makul ve ılımlı bulunmasına; mahkemece tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelerin, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.\t<br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9269ac3cdcc4142c","SID":"7067aaef2b3ced1c"}}