{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">                       T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi        21.Hukuk Dairesi  2023/1040 Esas 2025/1297  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/1040 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/1297<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/02/2021 (Karar) - 12/02/2021 (Ek Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2019/608 Esas 2021/86 Karar<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 26/11/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 13/11/2025 <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 12/12/2025  <br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili ve davalı .... A.Ş vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalıların icra takibinde itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP<br>\tDavalıların usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen davalılar davaya cevap vermemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi ek raporundaki hesaplama neticesinde varlığı ve miktarı kanıtlanan davacı bankanın alacağına ilişkin açılan ve kanıtlanan davanın kısmen kabulünün gerektiği, alacak likit bulunduğundan kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden davacı yaranına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takip dosyasına yaptıkları itirazın 221.718,99 TL asıl alacak, 15.560,71 TL faiz ve 778,03 TL BSMV olmak üzere toplam 238.057,73 yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynı şartlarda devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, %20 icra inkar tazminatı olan 44.343,80 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesi, bilirkişi kök ve ek raporlarına itiraz dilekçesinde belirtilen hususları aynen tekrar ettiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, reddedilen kısım yönünden ek raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davalıların takibe yaptığı itirazın kötü niyetli olduğunu, tarafların temerrüt tarihinin 01/05/2019 olarak kabul edilmesi gerektiğini, takip tarihine kadar geçen süreçte faiz işlediği gibi söz konusu alacak sebebiyle bankanın çeşitli masrafları olduğunu, borç miktarının takip talebinde gösterilen şekilde olması gerektiğini, icra takip tarihi itibarıyla belirlenen asıl alacak temerrüt faiziyle fer'ilerinin borçlunun takip tarihindeki sorumlu olduğu miktarı gösterdiğini, borçlunun takibe itirazından sonra süresi içinde dava açılmasına dava açılana kadar borçlu tarafından icra dosyasına ihtirazi kayıt konulmadan yapılan ödemeler veya alacaklının şahsına ya da onun gösterdiği üçüncü kişiye haricen yapılan ödemelerin bulunması durumunda ise ödeme rızaen yapılmış olduğundan borçlunun ödenen kısım yönünden itirazından vazgeçtiğinin kabulü gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, KGF'ye müzekkere yazılması taleplerine ilişkin hiçbir araştırma yapılmadığını, savunma haklarının kısıtlandığını, KGF kredisi olması nedeniyle husumet itirazlarını tekrar ettiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAnkara 10. İcra Müdürlüğünün 2019/10431 sayılı icra takip dosyası, genel kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarı, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 30/10/2020 tarihli kök, 18/01/2021 tarihli ek rapor dosya içerisinde yer almaktadır.<br>\tDairemizce 2021/813 Esas 2023/538 Karar sayılı karar ile, davalı şirket vekilinin eksik nispi istinaf karar harcını muhtıra ile verilen yasal süre içerisinde yatırmadığı, davalı şirket vekili tarafından eksik nispi istinaf karar harcı yatırılmadığından gerekli kararın verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir. Anılan karar üzerine mahkemece 12/02/2021 tarihli 2019/608 Esas 2021/86 Karar sayılı ek karar ile davalı vekilinin eksik nispi istinaf karar harcını yatırmadığı gerekçesiyle davalı şirket vekilinin istinaf başvuru talebinin yapılmamış sayılmasına hükmedilmiştir. Ek karar davalı şirket vekiline usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı şirket vekilince ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmamıştır. <br>\tDairemizce istinaf incelemesi davacı vekilinin istinaf başvurusu hakkında yapılmıştır. <br>\tDava konusu Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2019/10431 sayılı icra takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine toplam 252.082,10 TL nakit alacağın tahsili istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu ...'e 01/08/2019 tarihinde tebliğ olduğu, diğer davalı borçluya bila tebliğ olduğu, davalıların 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde davalı şirketin 27/08/2019, davalı ...'ün 05/08/2019 tarihinde borca itiraz ettikleri, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 26/11/2019 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir.<br>\tDavacı banka ile davalı şirket arasında 18/04/2017 tarihli 1.000.000,00 TL limitli, 28/01/2015 tarihli 215.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, diğer davalının anılan sözleşmelerde müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer aldığı, kefaletin sözleşme tarihlerinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerinde şekil koşullarına uygun olduğu dosya içeriğiyle sabittir. <br>\tDavacı tarafından davalılara gönderilen ve toplam 232.238,00 TL nakdi borcun 3 gün içinde ödenmesi ihtarını içerir 26/04/2019 tarihli hesap kat ihtarnamesinin davalı borçlu ...'e 27/04/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı asıl borçlu şirketin sözleşmedeki adresine 29/04/2019 tarihinde bila tebliğ olduğu görülmüştür. <br>\tYargılama aşamasında alınan bankacı bilirkişi kök raporda, davalıların 01/05/2019 tarihinde temerrüte düştüğü, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan 221.718,99 TL asıl alacak, 596,53 TL işlemiş akdi faiz, 29,82 TL akdi faiz BSMV'si, 16.033,05 TL temerrüt faizi, 801,65 TL temerrüt faiz BSMV'si olmak üzere toplam 239.180,04 TL alacaklı olduğu, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi uyarınca temerrüt faiz oranının akdi faiz oranının %100 fazlası şeklinde olup, bu oranın %29,25 olduğu, asıl alacağa %29,25 oranında temerrüt faizi işletilebileceği tespit edilmiştir.<br>\tMahkemece takip talebinde yer alan taleple bağlı kalınarak hesaplama yapılması ve davacı vekilinin itirazlarının karşılanması için alınan ek raporda ise, uygulanması gereken temerrüt faiz oranının takip talebinde yer alan faiz oranı ile bağlı kalınarak %27,30 oranı olarak esas alındığı, hesaplamanın bu oran üzerinden yapılması gerektiği, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan 250.000,00 TL limitli ticari krediden kaynaklı olarak 121.718,99 TL anapara, 8.436,55 TL takip tarihine kadar işlemiş akdi ve temerrüt faizi, 421,82 TL BSMV olmak üzere toplam 130.577,36 TL, 100.000,00 TL limitli ticari krediden kaynaklı olarak 100.000,00 TL anapara, 7.124,16 TL takip tarihine kadar işlemiş akdi ve temerrüt faizi, 356,21 TL BSMV olmak üzere toplam 107.480,37 TL, her iki kredi nedeniyle toplam 238.057,73 TL alacaklı olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\tDavacı yan genel kredi sözleşmelerinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalıların icra takibine itirazının haksız olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bankacı bilirkişiden alınan ek rapor hükme esas alınarak yukarıda özetlenen kararda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.\t<br>\tTaraflar arasında davacıyla davalı şirketin imzaladığı genel kredi sözleşmelerinde diğer davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankanın kredi hesabını kat ederek alacağın tahsili için icra takibi başlattığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tUyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, davalıların icra takibine itirazlarının haksız olup olmadığı, uygulanması gereken temerrüt faiz oranı hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, dava konusu icra takibinde temerrüt faiz oranının %27,30 olarak talep edilmiş, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda da tespit edilen temerrüt faiz oranı daha yüksek ise de, takip talebinde talep edilen temerrüt faiz oranı olan %27,30 oranı esas alınmak suretiyle takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacaklı olduğu miktar tespit edilmiştir. Bu durumda hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda hesaplamaya esas alınan temerrüt faiz oranı takip talebi ile aynı oran olduğundan davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. <br>\tÖte yandan, alınan ek rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olup, hesap kat ihtarının davalı asıl borçlu şirketin sözleşmedeki adresine bila tebliğ tarihi ile diğer davalı borçlunun adresine tebliğ edildiği tarih esas alınmak suretiyle verilen atıfet süresinin sonunda davalıların temerrüte düştüğü tarih saptanarak davacının davalılardan takip tarihi itibarıyla alacaklı olduğu miktar tespit edilmiştir. <br>\tAlınan bilirkişi raporu ile davalıların itiraz tarihinden sonra, dava tarihinden önce davacı bankaya takibe konu borç nedeniyle ödedikleri bir kısmın bulunduğu tespit edilmemiştir. Davacı banka vekilinin yargılama aşamasında bu yönde bir beyanı bulunmadığı gibi, davalı yanın da anılan hususta bir itirazları bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece, dava tarihi itibarıyla davacının davalıların itiraz ettiği tüm miktar yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunduğu kabul edilerek işin esasına girilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gibi, davalı yanın takibe itirazından vazgeçtiklerine ilişkin açık bir beyanları da bulunmadığından bu yönde bir değerlendirme yapılmamış olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tÖte yandan, hüküm altına alınan alacak genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Alacak likit, bir başka anlatımla bilinebilir ve hesaplanabilir niteliktedir. Bu durumda, mahkemece davacı alacaklı yararına İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya uygun ise de, hüküm altına alınan toplam alacak miktarı yerine asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi yasaya aykırı ise de, bu yönde davacı vekilinin açık bir istinaf itirazı bulunmadığından bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 299,30 TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 316,10 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı şirket yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.13/11/2025 <br><br>Başkan -               Üye -                     Üye -               Zabıt Katibi - <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a930eeea086ada0c","SID":"98413064a876e1e8"}}