{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/615 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1885 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t:  2022/298 Esas -  2022/1139 Karar <br>TARİH: 19/12/2022<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 13/11/2025                                                     <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  taraflar arasında cari hesaptan kalan borç bakiyesi nedeni ile Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası 02/03/2022 tarihinde icra takibi başlatıldığını, 14/03/2022 tarihinde tebliğ olan ödeme emrine davalının 15/03/2022 tarihinde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu iddia ederek ve fazlaya dair haklarını saklı tutarak itirazın iptalini ve takibin devamını, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmilini\" talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin davacı şirketten 352 kg (30/1 ... Lacivert 15 top). 345 kg ( 30/1 ... Lila 15 top), 349 kg (30/1 ... Turkuaz 16 Top) kumaş aldığını, bu alışverişe istinaden davacı şirket tarafından TSH ... numaralı 25/1/2021 tarihli 115.871,54 TL bedelli fatura tanzim edildiğini, teslim sonrası söz konusu malların incelenmesi neticesinde defolu olduğunun tespit edildiğini ve davalı şirket tarafından ... numaralı 26/11/2021 tarihli iade faturası düzenlendiğini, söz konusu malların davacı şirkette eksiksiz olarak teslim edildiğini, kumaşların davalı şirket tarafından tamirat işlemi için boyahaneye gönderildiğini, tamir işlemi neticesinde mallar tekrardan müvekkil firmaya teslim edildiğini ve müvekkil firmaya... numaralı  30/11/2021 tarihli 144.944,48 TL bedelli fatura tanzim edildiğini, mezkur kumaşların işlem görmesi nedeni ile gramajı azaldığını, davacı şirketin fire farkı ile tamirat masrafını haksız olarak davalı şirkete yükletme çabasına girdiğini, davalı şirketin tamir ücret faturasını kabul  etmediklerini sözlü olarak davacı şirkete ilettiklerini ve faturanın iptalini istediklerini, iptal faturası düzenlenmeyince de ... numaralı 20/12/2021 tarihli \"iade faturasıdır\" açıklaması ile iade edildiğini, davacı firmanın ... numaralı 01/12/2021 tarihli 8.537,94 TL tutarındaki faturayı keşide ettiğini, davalı şirketin mezkur faturaya istinaden... numaralı 20/12/2021 tarihli iade faturası keşide ettiğini savunarak eksik harcın tamamlanmasına kesin süre verilmesini, kesin sürenin gereğinin ifa edilmemesi halinde davanın reddini, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, disiplin para cezasına yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmilini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 19/12/20222022/298 Esas - 2022/1139 Karar sayılı kararında; \" Dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirilmiştir. \tTacirler arasında satışa konu malın ayıplı çıkması halinde, alıcının  yasal haklarını kullanabilmesi için 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesindeki süreler içerisinde ayıp ihbarında bulunması zorunludur. Bu süreler, satılan malın ayıplı olduğu teslim sırasında  açıkça belli ise iki gün,  açıkça belli değilse sekiz gündür.  Gizli ayıp basit bir muayeneyle anlaşılamayacak durumda ise bu tür bir ayıbın ortaya çıkması halinde TBK'nın 223-2. maddesi uyarınca ayıbın derhal satıcıya bildirilmesi gerekmekle;dosya kapsamından davalı tarafça davacıya süresinde bildirim yapıldığı ve de ayıbın davacı tarafça kabul edildiği,zira onarımının gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.6098 sayılı TBK'nin 219. maddesinde; ''Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.'' denmektedir. Yine aynı Kanununun 227. maddesinde satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik haklarının neler olduğu belirtilmiş ve bu seçimlik haklar; satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,imkân varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme olarak sıralanmış, bu sırada alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu belirtilmiştir.Davacı taraf onarım bedeli ve  fireden kaynaklı zararı davalı tarafa yansıtma istemi kendi kusurundan kaynaklı alacak istemi niteliğinde olup satılanın ücretsiz onarım hakkını kullanan davalı alıcıya karşı istemi dinlenilebilir olmamakla davanın reddine ve de koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, '' 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan yetersiz bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların mahkemece değerlendirilmediğinı, ek rapor taleplerinin kabul edilmediğinı, bilirkişi raporuna ilişkin yapmış oldukları itirazlarında da belirtmiş oldukları gibi ayıp ve hesaplama konusunda yanlış değerlendirme ve tespitler yapıldığını,  Ayıp değerlendirmesi yönünden; bilirkişi raporunda \"boyalı kumaşların ayıplı olduğundan davalınını ayıplı kumaşları davacıya iade ettiği, davacının da ayıplı kumaşları iade alarak kabul ettiği, boyahanede tamir ettirdiği\" belirtildiğini ve kabul edilmiş ise de böyle bir durumun söz konusu olmadığını, ayıplı olduğu iddia edilen malların 25/10/2022 tarihli ... satış fatura ile 12.067,58 USD olarak kesildiğini; ayıp ihbar süreleri derhal ve 8 gün olmasına rağmen satış üzerinden çok uzun bir süre (1 Ay)  geçtikten sonra müşterinin düz örme istediğini belirterek malın tamir edilmesini istediğini, müvekkili firma tarafından malda her hangi bir ayıp olmadığının, davalının istediği şekilde kumaş teslimi yapıldığının belirtildiğini ve istemin reddedildiğini, her ne kadar raporun sonuç 6.6 sonuç bölümünde kumaşta defo/lekeli problemi olduğu belirtilmiş ise de kumaşta böyle bir sorun bulunmadığını, davalının istediği hususun kumaşın örme kumaşlarda doğal olan seans eğikliği olduğunu; müşteri baştan aksini söylemedikçe süprem kumaşların finiş işlemlerinin yıkama testlerinin standartlar içinde çıkması için kumaşın ürün yıkama dönme testine göre finiş işlemleri yapıldığını ve dönmesi düzgün çıksın diye may seanslarının bir miktar çarpıtıldığını; müşterinin, kumaşın seanslarını düz istiyorsa daha önceden bunu bildirmesi ve dönme seansından feragat ettiğini belirtmesi gerektiğini, somut olayda davalı tarafından sipariş verilirken bu husus belirtilmemiş iken boyahane sonrası bu hususun  ilave olarak istenildiğini; müvekkilinin de baştan böyle sipariş verilseydi kumaşların öyle imal edileceğini; kendilerinin her hangi bir kusuru olmadığını, boyahanede kendilerinin yaptırması gerektiğini belirttiğini,  davalı taraf ile müvekkilinin aynı boyahane ile çalıştıklarını, davalı tarafın malları müvekkili firmanın bilgisi ve rızası olmaksızın müvekkili firma adına boyahaneye verdiğini ve tamirini yaptırıp aldığını,  (Dosyada mübrez.:Boyahane tarafından kesilen irsaliye ve fatura açıklamalarında açıkça araç plakası ve gateks adına alındığının belli olduğunu,), Boyahanede yapılan işlem bedellerinin ( 30/11/2021 ... fatura ile) müvekkiline fatura etmesi üzerine müvekkilinin bu faturayı boyahaneye (31/11/2021 tarih 20210001626 no ile) iade ettiğini; böyle bir işleme onay vermediğini davalı ile kendi aralarındaki sorun olduğunu belirttiğini,  (Dosyada mübrez:Boyahaneye iade edilen faturalar), boyahanenin ise; kumaşların öncesinin davacıdan geldiği için davacı adına faturalandırmasının zorunlu olduğunu belirterek, faturanın davacıya kesilmesi gerektiğini, sonra davacının davalıya yansıtabileceğini belirttiğini, bunun üzerinde davacının kaydi olarak boyahaneden gelen faturayı kabul ettiğini ve akabinde açıklamalı olarak davalıya yansıttığını, süresinde bir ayıp ihbarı olmadığı gibi  müvekkili tarafından ayıp kabulü de olmadığını,  malların doğrudan müvekkili şirkete iadesi ve müvekkili şirketçe yapılan ayıp kabulü yokken sadece boyahane girişi üzerinden boyahane firmasının faturasının mecburi olarak işleme alıp davalıya yansıtılmasının usul ve yasaya uygun olduğunu, bu durumun ayıp ihbarı ve ayıp kabulü olarak değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığını, bilirkişilerin faturalar üzerindeki kayıtları sehven gözden kaçırarak değerlendirme yapmış olmalarına itiraz ettiklerini, Mali değerlendirme yönünden; taraflar arasındaki satışların USD cinsinden olduğunu; fiili ödeme tarihindeki kur esas alınarak cari işlemleri yapılması şeklinde fiili ve hukuki bir durum var iken bilirkişilerin satışların döviz cinsinden yapıldığı hususunu sehven gözden kaçırdıklarını, bilirkişi raporunda geçen 115.871,54 TL lik faturanın esasen 12.067,57- USD olduğunu; 144.944,48 TL'nin ise 11.428,88 USD olduğunu; diğer faturalarda ayrı ayrı döviz cinsinden satışların yapıldığı ve döviz carisine kaydedildiği sabit iken bilirkişinin TL cinsinden hesap yaparak müvekkilini borçlu çıkartmış olmasına itiraz ettiklerini; döviz cinsinden hesaplamanın yapıldığı ek rapor alınmasını talep etmiş olmalarına rağmen mahkeme tarafından bu talepleri nazara alınmaksızın neredeyse borçlu çıkartılarak hüküm kurulduğunu,  01/12/2021 ... nolu faturada açıkça \"30/11/2021  tarihli ...i tamir ücreti faturası\" notuyla fatura kesilmiş olmasının tüm iddiaları doğrulamakta olduğunu; hal böyle iken bahsi geçen faturanın cariden düşülerek hesap yapılmış olmasına itiraz etiklerini; bu miktarın düşülmeden ve döviz satışların esas alındığı terditli hesaplamanın yapıldığı ek rapor alınması gerekirken karşı tarafın her hangi bir alacak iddiası söz konusu değilken verilen hükmün dolaylı yoldan müvekkili borç altına sokar nitelikte olduğundan hükmün ortadan kaldırılmasını önemle talep ettiklerini,  İleri sürerek, gerek yukarıda arz ve izah etmeye çalışılan ve resen nazara alınacak diğer nedenlerle ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında açık hesaba dayalı yürütülen bakiye ticari satış ilişkisinden doğan bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davalıya satılan kumaşlarda ayıp bulunmadığı, davalının iade faturasının deftere kaydedilmiş olmasının da ayıp kabulü anlamına gelmeyeceği, davalının teslimden sonra düze örme talep ettiği, davacının davalı siparişine uygun kumaş teslim edilmesi nedeniyle bu talebi kabul etmemesi üzerine, kumaşların boyahanede davalı tarafından kendi inisiyatifi ile tamir ettirildiği, boyahaneden davacıya gelen faturanın da davalıya yansıtılmak üzere davacı tarafından kabul edildiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin USD cinsinden yürütüldüğü, mali bilirkişinin bu hususu gözden kaçırdığı, bilirkişi raporuna itirazları ve ek rapor taleplerinin değerlendirilmediği, davanın reddi gerektiği yönündedir. Dosya içeriği belgelere göre; davacının davalı aleyhine 03/03/2022 tarihinde, 736,58-USD ve 3.205,14-TL alacağın tahsili amacıyla ve  alacağın dayanağı \"cari hesap/fatura\" gösterilmek suretiyle ilamsız takip başlattığı, takipte USD cinsi alacak yönünden harca esas değerin TL cinsinden belirtildiği,  mahkemece yaptırılan mali bilirkişi incelemesi neticesinde tarafların 2022 yılında aralarında alış satış ilişkisi bulunmadığı, 2022 yılı itibariyle davacının davalıya 2021 yılında kestiği 2.468,56-TL tutarlı 01/12/2021 tarihli ... nolu fatura ve 8.537,94 TL tutarlı 01/12/2021 tarihli ... nolu faturaların karşılıklı olarak iade ve yeniden kayıt edildiklerinin tespit edildiği, buna göre bakiye cari hesabın dayanağının bu iki faturadan oluştuğu, davalı defter ibraz etmediğinden davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme kapsamından, davacının davalıya kestiği 25/10/2021 tarihli 12.087,58-USD bedelli, TL karşılığı 115.871,54-TL olan boyalı kumaş faturası karşılığında  davalı tarafından  davacıya 26/11/2025 tarihli 12.087,58-USD bedelli iade faturası kesildiği, davacının bu iade faturasına itiraz etmeyerek faturayı defterlerine kaydettiği, akabinde boyalı kumaşların davacı hesabına davalı tarafından tamir ettirildiği ve tamir olunan kumaşlar karşılığında davacının davalıya 30/11/2021 tarihli 11.428,88-USD bedelli, TL karşılığı 144.944,48-TL olan yeni bir satış faturası kestiği, davalının da bu faturayı defterlerine kaydettiği anlaşılmıştır. Davacı yanın bu kez davalı yana, 01/12/2021 tarihli 2.468,56-TL bedelli fason boyama tamir ücreti açıklamalı faturayı, yine 01/12/2021 tarihli 658,69-USD tutarlı,  TL karşılığı 8.537,94-TL olarak kayıtlı olan, fire farkı faturasını kestiği, davalının bu faturalara karşılık davacıya 20/12/2021 tarihli aynı tutarlı iki adet iade faturası kestiği, davacının bu iade faturalarını defterlerine kaydettiği, ancak davacıya 22/12/2022 tarihli aynı tutarlı iki adet faturayı yeniden düzenlediği ve açık hesabın bu iki faturanın karşılıklı olarak iade edilmesi şeklinde süregeldiği anlaşılmıştır. Somut olayda; uyuşmazlığın konusu oluşturan tamir ve fire faturalarının dayanağını  esasen 25/10/2021 tarihli 12.087,58-USD bedelli, TL karşılığı 115.871,54-TL olan satış faturasına konu kumaşlar oluşturmakta olup, davacı yan davalının süresinde ayıp ihbarı yapmaması nedeniyle davalının düzenlediği 26/11/2021 tarihli iade faturasının ayıp ihbarı olarak değerlendirilemeyeceğini ileri sürmüş ise de, anılan iade faturasının davacı tarafından itiraz edilmeksizin defterlere kaydedilmiş olması ve akabinde tamir sonrası 30/11/2021 tarihli yeni bir satış faturası ile kumaşların davalıya teslim edilmiş olması karşısında, artık davacının süresinde olmasa dahi ihbara konu kumaşların ayıplı olduğunu kabul ettiğine dair fiili bir karine oluşmuştur. Davalı tarafından dosyaya bu durumun aksini ispat eder, ihtarname, yazışma vs herhangi bir somut delil sunulmamıştır. Mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere, TBK'nun 227/1-3 bendi uyarınca ayıplı kumaşların davacı hesabına davalı tarafından tamir ettirilmesi nedeniyle, dava dışı boyahane tarafından davacıya düzenlenen tamir ve fire faturalarının davalıya yansıtılması mümkün değildir. Mali bilirkişi tarafından USD cinsinden faturaların TL üzerinden hesaplanması nedeniyle davalının cari hesaba göre alacaklı durumda olduğuna yönelik tespit yapılmış ise de, mahkeme gerekçesinde bu tespite doğrudan dayanılmamış olup, yalnızca davacı satıcının ayıba karşı tekeffül sorumluluğu gereği ayıbın giderilmesi nedeniyle ortaya çıkan masrafları davalıdan talep edemeyeceği belirtilmiş bulunduğundan, davacının sonuca etkili olmayan mali bilirkişi tespitine yönelik istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.                   \t<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br> 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"11156cb060ffcd12","SID":"f204dfadb36cc7c4"}}