{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/555 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1879 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t:  2020/335 Esas -  2023/26 Karar <br>TARİH: 17/01/2023<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 13/11/2025                                          <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; \"...Davalı tacir olup ... Ticaret Merkezi R Blok No:1 Bağcılar/İstanbul adresinde \"Birlik Otomotiv\" adıyla oto galericilik faaliyeti gösteren şahıs işletmesinin yetkilisidir. Taraflar arasında müvekkil şirketin alıcı, davalının satıcı olduğu Bakırköy 34. Noterliği'nin 03.09.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi akdedilmiştir. Sözleşmeye konu araç ... plakalı, motor no: 84147966, şasi no: WBAPP1105BE857836, ... marka, 2012 model, 320 D ... tipli, dizel hususi araçtır. Satış bedeli 108.000,00-TL'dir.  [03.09.2019 tarihli adî yazılı \"Oto Satış Sözleşmesi\"nde satış bedelinin toplam 108.000,00-TL olduğu, 3.500,00-TL'nin elden, bakiye 104.500,00-TL'nin banka aracılığıyla ödendiği yazmaktadır. Resmî yazılı sözleşmede satış bedeli banka aracılığıyla ödenen miktar kadar gösterilmiştir. Davalı, araç satış bedeli karşılığı fatura düzenleyip müvekkile teslim etmekle yükümlü olmasına rağmen Vergi Usul Kanunu'na aykırı olarak fatura dahi düzenlememiş ve müvekkile teslim etmemiştir.]  Araç, şirket aracı olup ticarî faaliyette kullanılmak üzere satın alınmıştır. Müvekkil şirketin merkezi ve faaliyet yeri Bolu'dadır. Müvekkil, İstanbul'dan satın aldığı aracı Bolu'ya götürdükten sonra araç şanzıman arızası ile ilgili bir uyarı vermiştir. Bunun üzerine müvekkil aracı satın aldığı galeriyi aramış, kendisine bu yönde bir şikâyet olmadığı, anlık bir arıza olabileceği ifade edilmiştir. Sonrasında 23.09.2019 tarihinde araç bu defa düşük yağ basıncı uyarısı vermiştir. Müvekkil, Bolu'da yetkili ... servisi olmadığı için aracı kasko yardımıyla çekici ile. ... Etimesgut/ANKARA adresinde bulunan Efe ... Servisi'ne götürmüştür. Serviste araç incelendiğinde araca yan sanayi eksantirik zinciri ve gergi kolu takılmasından ötürü gergi kolunun plastik aksamlarının parçalandığı, bunun sonucu olarak da aracın motor kısmına zarar verdiği ve bu parçadan dolayı aracın düşük yağ basıncı uyarısı verdiği ifade edilmiştir. Bu ifadenin doğruluğunu tespit etmek için 04.10.2019 tarihinde Ankara Batı 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2019/85 D. İş. 2019/86 K. sayılı dosyası kapsamında delil tespiti başvurusunda bulunulmuştur. 18.10.2019 tarihinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda 20.10.2019 tarihli delil tespiti raporu düzenlenmiştir. Raporda araçta meydana gelen arızanın sebebinin, yan sanayi olarak takılan gergi zincir plastik parçacıklarının yağ süzgecini kısmi olarak tıkaması, aracın motor basıncının azalması ve motorun gereği gibi yağlanmaması olduğu, aracın motor ve parçalarının zarar gördüğü, araç motorunda meydana gelen arızanın giderim maliyetinin 68.187,00-TL olduğu, aracın 10 günde tamir edilebileceği tespit edilmiştir. Yapılan delil tespiti üzerine yeni motor takılmasının işlevsel ve ekonomik olarak daha uygun olacağı değerlendirilerek 25.10.2019 tarihinde ... yetkili satıcısı ve servisi ... Oto Servis ve Ticaret A.Ş.’den fiyat teklifi alınmıştır. Fiyat teklifinde yeni motor takılmasının maliyetinin 8.000,00-Euro (25.10.2019 tarihli kur üzerinden kdv dâhil 51.090,57-TL) olduğu belirtilmiştir.Tespit edilen ayıbın gizli ayıp olduğunun anlaşılması üzerine Ankara 65. Noterliği'nin 28.10.2019 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile davalıya gizli ayıp ihbarında bulunulmuş ve zararın giderilmesi talep edilmiştir. Davalı ihtarnameye yanıt vermemiş ve zararı gidermemiştir.6-... Oto Servis ve Ticaret A.Ş.'nin 21.11.2019 tarih ve ... numaralı e-arşiv faturasıyla sabit olduğu üzere müvekkil kdv dâhil toplam 52.573,71-TL karşılığında araca yeni motor taktırmış ve bedelini 22.11.2019 tarihinde ödemiştir. Ödeme sonrasında 18.12.2019 tarihinde Ankara Nöbetçi İcra Dairesi aracılığıyla davalı aleyhine ilâmsız icra takibi başlatılmıştır. İstanbul 23. İcra Dairesi'nin ...sayılı dosyasına kayıt alan ilâmsız icra takibinde müvekkilin ödediği fatura bedeli (52.573,71-TL), ihtarname masrafı (468,96-TL) ve delil tespiti masrafları (861,95-TL)'nın avans faiziyle birlikte (toplam 54.686,24-TL) ödenmesi talep edilmiştir. 15.01.2020 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrine davalı 20.01.2020 tarihinde (borca) itiraz etmiş ve 21.02.2020 tarihli karar tensip tutanağı ile icra takibinin durdurulmasına karar verilmiştir.Bu karar sonrasında dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmış ve 11.03.2020 tarihinde anlaşmama sonucuyla \"Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı\" düzenlenmiştir Dava, duran takibin devamını sağlamak amacıyla açılan itirazın iptali davasıdır. Davalının ödeme emrine (borca) itirazı aşağıda açıklanan nedenlerle haksız olduğundan itirazın iptali ile icra takibinin devamına ve davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmekteyiz.20.10.2019 tarihli delil tespiti raporunda tespit edilen ayıp olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp olup niteliği gereği gizli ayıptır. 28.10.2019 tarihinde davalıya gizli ayıp ihbarında bulunulmuştur. Davalı satıcılığı meslek edinmiş kişidir. Türk Borçlar Kanunu'nun 219'uncu maddesi uyarınca davalı, müvekkile karşı \"herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu\"dur. Davalı, \"bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.\" Tespit edilen ayıp, sözleşmenin kurulduğu sırada müvekkil tarafından bilinen ayıp olmadığı gibi gözden geçirmekle görülebilecek bir ayıp da değildir (TBK m. 222). Üstelik satıcılığı meslek edinmiş kişi olan davalının satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusuru da bulunmaktadır (TBK m. 221). Müvekkil, araç motorunun bütünüyle değiştirilmesini gerektiren gizli ayıbı bilseydi aracı satın almazdı. Satıcılığı meslek edinen davalı, aracın gizli ayıplı olduğunu bilmesine (bilmesi gerekmesine) rağmen müvekkili yanıltmış ve aracı satın almasını sağlamıştır. Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre davalının satıcılığı meslek edinen kişi olarak ve basiretli bir tacir olarak gizli ayıbı bildiği ve ağır kusurlu olduğu kabul edilmektedirDavalı, borca itiraz dilekçesinde İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik'in 16/1-a maddesi uyarınca aracın garanti kapsamına girmemesi nedeniyle (160.000 km.nin üzerinde olması) zarardan sorumlu olmadığını iddia etmiştir. İddia gerçek dışıdır. Davalının sorumluluğu kanundan doğmaktadır. Taraflar arasında sorumsuzluk anlaşması yoktur. Üstelik satıcılığı meslek edinmiş kişi olan davalı ağır kusurludur. Anayasanın 124'üncü maddesine göre yönetmelikler kanunların uygulanmasını sağlamak üzere bunlara aykırı olmamak şartıyla çıkarılabilir. Kanundan doğan sorumluluğun yönetmelik hükmüyle kaldırıldığından söz edilemez. Yönetmeliğin 15'inci maddesinde getirilen düzenleme \"garanti\" sorumluluğuyla ilgili olup ikinci el motorlu kara taşıtlarının ticaretini yapan kişiler için getirilen kanundan doğan sorumluluğa ek bir sorumluluktur. Yönetmeliğin 16/1-a maddesinde ikinci el motorlu kara taşıtlarının ticaretini yapan kişilerin 160.000 km'nin üzerindeki araçlar için bu ek \"garanti\" sorumluluğunun bulunmadığı ifade edilmiştir. Bu ifade, ikinci el motorlu kara taşıtlarının ticaretini yapan kişilerin kanundan doğan sorumluluğunun bulunmadığı, bütünüyle sorumsuz olduğu, hiçbir şekilde zararı tazmin yükümlülüğü olmadığı anlamına gelmez. Davalı, Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri ile 219 vd. maddelerindeki özel hükümleri uyarınca müvekkile verdiği zarardan (fatura bedelinden) sorumludur. Öte yandan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre delil tespiti (m. 400 vd.) geçici hukukî koruma tedbirlerindendir. Aynı Kanun'un 323/1-ç maddesine göre geçici hukuki koruma tedbirleri ile protesto, ihbar, ihtarname ve vekâletname düzenlenmesine ilişkin giderler yargılama giderlerindendir. Davalı, fatura bedelinden sorumlu olduğu gibi Kanun'un 326'ncı maddesi uyarınca delil tespiti masraflarından ve ihtarname masrafından da sorumludur. Davalının icra takibine itirazı haksız olduğundan itirazın iptali ile icra takibinin devamına ve davalı borçlunun yapmış olduğu haksız itiraz sebebiyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine karar verilmesi gerekmektedir...\" talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde aracın gizli ayıplı olduğu iddiasını kabul etmemiş; söz konusu arızanın davacının kendi ihmal ve hatasından kaynaklandığını ileri sürmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 17/01/2023 tarih ve 2020/335 Esas -  2023/26 Karar sayılı kararında; \"Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının 03.09.2019 tarihinde İstanbul ... Galericiler Sitesinde faaliyet gösteren davalıdan 14 BJ 542 plakalı ... 320d model bir araç satın aldığı ve araçta meydana gelen arıza nedeniyle davalı hakkında icra takibi başlattığı ve akabinde itirazın iptali davası ikame ettiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce, dava konusu araçta meydana gelen arızanın ayıp olarak nitelendirilmesinin mümkün olup olmadığı, ayıp olarak kabulü halinde ise satın alma işlemi sırasında yapılacak incelemede tespit olanağının bulunup bulunmadığı ve gizli ayıbın varlığının kabulü halinde tazminat koşulları ile uğranılan zararın miktarının tespiti konusunda yargılama yapılmış ve teknik uzaman bilirkişilerden bu konuda çeşitli raporlar alınmıştır. Yukarıda özetlenen rapor içeriklerinden de anlaşılacağı ve 28.11.2022 tarihli raporda daha detaylı bildirildiği üzere, davacının satın aldığı aracın triger zincir setinin değiştirildiği, orijinline uygun olmayan plastik malzeme ihtiva eden yeni bir zincir takıldığı ve bu nedenle aracın motorunda arıza meydana geldiği anlaşılmaktadır. Söz konusu değişiklik yapılan parçanın muhafaza edilen bir alanda bulunması nedeniyle araç satın alma sırasında tespitinin mümkün olmadığı, davacıdan triger setinin plastik aksamlı orijinal olmayan bir muadili ile değiştirilmiş olmasını tespit edebilmesinin beklenemeyeceği ve bu durumun ancak araçta sorun çıkması üzerine anlaşılmasının mümkün olduğu değerlendirilmiş; davacının aracın tamir işlemleri sırasında yapılan harcamalarla sınırlı olarak yasal takip başlattığı ve borçlunun itirazında haksız olduğu anlaşıldığından vaki icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmiştir. Ancak, alacak iddiasının varlığının ispatı teknik inceleme ve yargılamayı gerektirdiğinden  icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. \"gerekçesi ile, '' 1-Davanın KABULÜNE,İstanbul 23. İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına, Alacak iddiası yargılamayı gerektirdiğinden  icra inkar tazminatı talebinin reddine,       '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu araca ait yapılan incelemenin eksik hususlar ve çelişkiler içermekte olduğunu, dava konusu araca ait söz konusu zincir setinin değiştirildiğinin bilirkişi raporlarında da belirtildiğini ancak orijinal parça olmamasıyla ortaya çıkan zararın arasında bir illiyet bağı kurulmaya çalışıldığını, aracın zincir setinin zamanında değiştirildikten sonra parçanın yan sanayi veya orijinal olmasının bir önemi bulunmamakta olduğunu; araçların kilometre ve yıl olarak garanti süresi bittiğinde özel servislere gidilip yan sanayi parçalar kullanılmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu ve yaygın bir durum olduğunu, araçtaki arızanın, gergi zincirinin orijinal olmamasından değil, davacının aracın yağını kontrol etmemesi ve arıza lambasının yandıktan sonrada aracı sürmeye devam etmesi sebebiyle meydana geldiğini, dava konusu araç arızasına ilişkin taraflarınca üç ayrı bağımsız servisten uzman görüşü alındığını, uzman servislerin ortaya koyduğu görüşün; zincir setini değiştirmek ve kontrol etmek için motorun komple araçtan sökülmesi gerektiği, zincir seti değişiminin tavsiye edilen 100.000 - 150.000 km arasında olması gerektiği,  zincir gergi setinin zamanında değiştirildikten sonra parçanın yan sanayi veya orijinal olmasının bir öneminin olmadığı, dava konusu araçta oluşan zararın araç yağ basınç ikazı verdiği halde ısrarla sürüşe devam edilmesi ve bundan dolayı motorun zarar görmüş olduğu, oysa yapılması gerekenin araç ikaz ışığı yandığında hemen araç stop edilerek çekici yardımıyla servise çekilmesi gerektiği, yönünde olduğunu, zira bu hususun araçların kullanma kılavuzunda dahi yer aldığını ve kullanıcının bu yönden önemle uyarıldığını, Bahse konu aracın müvekkil tarafından ... Km'de 25.07.2019 tarihinde Kartal 16. Noterliği tarafından ... Yev. Numaralı evrakı ile; ... Petrol Ürünleri Madencilik Taşımacılık Turizm Gıda Emlak İnşaat Ve Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi Ticaret Lmt. Şirketi'nden  alındığını (Vergi no: ... İstanbul Sultanbeyli Vergi Dairesi), söz konusu aracı kullanan, ekspertiz raporu alarak müvekkiline satan şirketin, eğer yan sanayi ürünü kullanmak bir kusur ise, bu yan sanayi ürünü zinciri taktıran firma olduğunu; bunu bilecek durumda olduğunu; tacir sıfatı bulunmayan müvekkilinin aracı neredeyse hiç kullanmayıp 03.09.2019 tarihinde... İnş. Tur. Ve Tic. Ltd. Şirketi'ne Bakırköy 34. Noterliği tarafından ... Yevmiye numarasıyla tasdik edilerek satış işlemi gerçekleştirdiğini, 03.09.2019 tarihinde... İnş. Tur. Ve Tic. Ltd. Şirketi yetkilisi ... ile yapılan sözleşme metninde \"Bahse konu tarihli eksper raporu alıcıya gösterilmiş olup, kabul edilmiş ve kendisine teslim edilmiş\" kaydı bulunduğunu  ve altının birlikte imza altına alındığını, bu sebeple araç hakkında yapılması gereken bütün bildirimlerin müvekkili tarafından davacı tarafa sağlandığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmeksizin aracın müvekkili tarafından alınırken gizli kusurlu söz konusu olsa bile (Müvekkil tacir sıfatı bulunmadığı gibi bu konuda uzman da olmadığından  gizli ayıbı tespit edebilecek durumda değildir.) müvekkilinin aracı kendisine satan firmaya güvenip, gözle görülebilecek kusurları olmadığından, ekspertiz raporu çok detaylı verildiği için satın aldığını, bu ayıbın 27.09.2018 tarihli varolan detaylı eksper raporunda da çıkmadığını, müvekkilinin bu kusuru farkedemeyip, eksper raporu ve satıcıya güvenip aracı almış bulunduğunu, tacir sıfatı bulunmayan müvekkilinin yaptığı işlemlerden dolayı sorumlu tutulma olanağı olmadığını, bilirkişi raporu gereğince müvekkilinib kabul etmediği ancak sorumlu tutulduğu KDV dahil 10.532TL ücretten aracı müvekkile satan  ... Petrol Ürünleri Madencilik Taşımacılık Turizm Gıda Emlak İnşaat Ve Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi Ticaret Lmt. Şirketi ve Mustafa Paşa Mah. Şehit Yılmaz Argon Cd. ... Gebze / Kocaeli'nde bulunan ... Oto Ekspertiz'in müteselsilen sorumlu olduğunu (Vergi No:... Kocaeli İlyasbey Vergi Dairesi), ... Oto Ekspertiz raporunda, zincirin değiştirildiğinin ve orijinal olmadığının belirtilmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davaya konu aracın 8 yaş üstü ve 160.000 Km kullanılmış ve satılmış olduğundan, bu nedenle alıcının eski ve garanti kapsamında olmayan bir aracı satın alması nedeniyle, bu tür arızaların çıkabileceğini bilmesi gerektiğinin yasal olarak kabul edilmesi gerektiğini, uzman servis görüşlerinden de anlaşılacağı üzere bu kilometredeki araçlar garanti kapsamında olmadığı için, muadil yan sanayi ürünleri ile bakım yapılabildiğini, burda asıl sorunun arıza ikaz lambası yandıktan sonra aracın uzun bir müddet kullanılması olduğunu, şöyle ki bakımlar vs. Orjinal parçalar kullanılarak yapılsa dahi Arıza ikaz lambası yandığında araç kullanılmaya devam edilirse, buna benzer problemler yaşanacağının çok açık olduğunu, arıza ışığı yandığı zaman aracın servise götürülmemesinin bu olayların temel sebebi olduğunu, davacı ile yapılan araç satım sözleşmesinde, eski tarihli eskpertiz raporunun okunup, sözleşmeye yazıldığını, davacı tarafın da bu raporu kabul ederek aracı aldığını, bütün bu sebep-sonuç ilişkileri doğrultusunda esas ihmalin davacı tarafta olduğunu, aracı satın alıp, gerekli tüm bilgilendirmeleri yapıp, aracı neredeyse hiç kullanmadan satışını yapan müvekkilinin kusuruna ilişkin bir tespit yapılmasının maddi ve hukuki gerçeğe aykırı olduğunu, Hükme esas alınan raporda yalnızca fotoğraf üzerinden inceleme yapıldığını,  ilgili raporda değişen motor ve aksamlarının fotoğraf üzerinden incelendiğini, buna yönelik itirazların ise taraflarınca işaret edilen \"Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar\" duyurusunun 17. maddesinin devamı hükmüne dayandırılarak reddedildiğini; her ne kadar bilirkişi tarafından fotoğrafların değerlendirilmesi hususu, sorunun çözümünde yardımcı ya da denetleyici olarak kullanıldığı iddiasında bulunulsa da bu iddianın doğru olmadığını; ilgili fotoğrafların bilirkişi raporunun temelini oluşturduğunu, bilakis raporun, fotoğrafların üzerine inşa edildiğini; değerlendirmenin devamında \"bahse konu aracın arızalanmasına sebep olduğu ise dosyasında bulunan diğer Teknik delil ve tespitlerden yararlanılarak... Mahkemenin Takdirlerine sunulmuştur\" şeklinde bir ifade ile gerekçe açıklanmak istendiğini;  ancak dosyada bulunan teknik delil ve tespitlerin neler olduğu, bunlara dayanılmasının gerekçesi ve bilimsel geçerliliği konusunda izahatta bulunulmadığını, bu şekilde hazırlanmış bir raporun taraflarınca kabul edilmesinin mümkün olmayıp bu hususun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını; böyle bir kabulün, 6100 sayılı HMK'nin 279/2 hükmüne aykırılık teşkil edeceğini, söz konusu bilirkişi raporunda piyasada araştırma yapıldığı ve araca takılan zincir seti markasının kesinlikle önerilmediği, FEBİ ve SWAG marka zincirlerin önerildiğinin iddia edilmekte olduğunu ancak bu değerlendirmenin de yerinde olmadığını; taraflarınca alanında uzman ve tüm piyasada tanınan üç adet otomobil servisinden alınan ve hepsinin \"Aracın zincir setinin zamanında değiştirildikten sonra parçanın yan sanayi veya orijinal olmasının bir ehemmiyeti yoktur\" yönünde beyanlarını içeren belgelerin dava dosyasına sunulduğunu,  bilirkişi tarafından yapılan piyasa araştırmasında hangi kurumlardan beyan alındığı, kurumların hangi sorular üzerine böyle bir çıkarımda bulunduğu ve bunların ispatı konusunda hiçbir açıklama yapılmadığını, bu nedenle taraflarınca piyasada hakimiyete sahip kurumlardan alınan ve delilleri dosyaya sunulan raporlar ile bilirkişi tarafından alındığı iddia edilen ancak dosyaya sunulmayan bilgi ve belgeler arasındaki farklılığın, aldıkları raporlar doğrultusunda giderilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda; davacının aracın yağını kontrol etmemesi ve arıza lambasının yandıktan sonra da aracı sürmeye devam etmesi sebebiyle meydana geldiği yönündeki beyanlarının, bilirkişi tarafından yine bilimsel ve teknik gerekçelerden uzak sebeplerle haksız bulunduğunu; bu görüş ve açıklamaların maddi ve hukuki gerçeğe aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda ... yetkilileri ile yapılan görüşmede, ilgili araçta motor yağı sıcaklık göstergesi olmadığı ancak sıcaklığın kritik düzeyde ulaştığında bir ikaz ışığı yandığının iddia edilmekte olduğunu,  ancak bu ışık yanmasına rağmen sürüşe devam eden davacının kusuru olmadığı, yine alındığı iddia edilen yetkili servis görüşüne dayandırılmakta olduğunu; davalı müvekkilinin haksız bulunmasının temel sebebinin ise servisçe bildirilen \"uyarı yazısı hemen görüldükten sonra araç durdurulsa bile motorun zarar görüp görmeyeceği konusunda garantisinin olmadığı\" yönündeki beyan olduğunu, bilirkişi raporunda haksızlıklarının gerekçesinin, alındığı iddia edilen ancak dosyaya sunulmayan bir ticari işletme görüşüne dayandırılmakta olduğunu; kâr amacı güden bir kurumun bu hususa garanti vermesinin beklenemeyeceğini, görüldüğü gibi herhangi bir kesinlik ve teknik gerekçe bildirmeyen, yalnızca alındığı iddia edilen servis görüşüne dayandırılan, dayandırılan görüşte de kesinlik bulunmayan bir rapor hazırlandığını, gerekçelendirilemeyen bu durumun davalı müvekkiline yüklenmesinin yersiz olduğunu; önceki bilirkişi raporlarında da ilgili ikaz ışığından sonra yolculuğa devam edilmesi sebebiyle zararın doğduğu hususunun tespit edildiğini; önceki lehlerine raporlar ile bu rapor arasındaki farkın sebebi gerekçeli ve kesin olarak açıklanamadığını;Söz konusu zincir setinin değiştirildiğinin bilirkişi raporunda da belirtildiğini; ancak orijinal parça olmamasıyla ortaya çıkan zararın arasında bir illiyet bağının zorlamayla kurulmaya çalışıldığını; oysaki aracın zincir setinin zamanında değiştirildikten sonra parçanın yan sanayi veya orijinal olmasının bir önemi bulunmamakta olduğunu; araçların km ve yıl olarak garanti süresi bittiğinde özel servislere gidilip yan sanayi parçalar kullanılması hayatın olağan akışına uygun olduğunu ve yaygın bir durum olduğunu,  araçtaki arızanın, gergi zincirinin orijinal olmamasından değil, davacının aracın yağını kontrol etmemesi ve arıza lambası yandıktan sonrada aracı sürmeye devam etmesi sebebiyle meydana geldiğini, davaya konu model ve markadaki araçların, arıza sinyalinin yanı sıra bir kez sesli arıza sinyali de verdiği bilinmekte olduğunu; bilirkişinin bu hususu da araştırmadığını, tartışmadığını, beyanda bulunmadığını, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen ve yargılamanın başından itibaren sundukları beyanlarını tekrarla, ilk derece mahkemesi kararının duruşma açılarak incelenmesi ve istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, İlk derece mahkemesinin hükmü uygulanması halinde telafisi mümkün olmayan zararların doğacak olması sebebiyle istinaf incelemesinin sonuna kadar icranın geri bırakılmasına, yargılama sonucu doğacak giderlerin ve ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki satış sözleşmesine konu araçta gizli ayıp nedeniyle meydana geldiği iddia olunan onarım masrafının davalıdan tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Mahkemece taraf delilleri eksiksiz toplanmış, uyuşmazlık konusu hususlarda makine mühendisi ve mali bilirkişiden oluşan heyet marifetiyle inceleme yaptırılarak kök ve ek rapor alınmış, tarafların ek rapordaki teknik tespitlere yönelik itirazları üzerine, makine yüksek mühendisi yeni bir bilirkişi marifetiyle araç üzerinde yerinde keşfen inceleme yapılarak rapor tanzimi için Bolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) talimat yazılmış,  alınan son rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; aracın davalı tarafından dava dışı ... Petrol Ürünleri Madencilik Taşımacılık ve bu şirket tarafından yaptırılmış ekspertiz incelemesine güvenerek alındığı, aracın hiç kullanılmaksızın davacıya satıldığı,  aynı ekspertiz raporunun araç satın alınmadan önce davacı tarafından incelendiği ve  aracın kabul edildiği, bu hususun sözleşme altına şerh düşüldüğü, araçta bir ayıp varsa bile bunun sorumluluğunun dava dışı ... Şirketi ile ekspertiz raporunu düzenleyen dava dışı  ... Oto Ekspertiz firmasında olduğu, araçtaki arızanın zincir setinin yan sanayi ürün ile değiştirilmesinden değil, davacının arıza ikaz lambası yanmasına rağmen aracı kullanmaya devam etmesinden kaynaklandığı, bu hususta dosyaya özel teknik servislerden alınmış uzman görüşlerinin sunulduğu, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu, hükme esas alınan son raporda incelemenin fotoğraflar üzerinden yapıldığı, raporlara itirazlarının karşılanmadığı yönündedir. Dava dosyasındaki bilgi ve belgelere göre; taraflar arasında dava konusu 2012 model ... marka aracın 108.000,00-TL bedelle satışı hususunda 03/09/2019 tarihinde noterde düzenleme şeklinde sözleşme yapıldığı, aracın teslim alınması akabinde önce şanzıman arıza uyarısı verdiği, akabinde 23/09/2019 tarihinde düşük yağ basıncı uyarısı verdiği, davacı tarafından aracın yetkili ... servisine götürüldüğü ve serviste arızanın araca yan sanayi eksantrik zinciri ve gergi kolu takılmasından ötürü gergi kolunun plastik aksamlarının parçalanarak motora zarar verdiği tespitinin yapılması üzerine, davacı tarafından Ankara Batı 1 Sulh Hukuk Mahkemesi'nden 04/10/2019 tarihinde delil tespiti talep edildiği, delil tespiti raporunda araçtaki arızanın,  yan sanayi olarak takılan gergi zincir plastik parçalarının yağ süzgecini kısmi olarak tıkaması sonucu, motorun yağ basıncının azalması ve motorun yeteri kadar yağlanamaması nedeniyle meydana geldiğinin, arızalanan motor parçalarının onarımı için 68.187,00-TL gerektiğinin tespit edildiği, davacının delil tespiti sonrası ... Oto firmasına  başvurduğu ve servis tarafından motor değişiminin daha az maliyetli olacağı belirtilerek 25/10/2019 tarihinde davacıya 8.000,00-Euro (51.090,57-TL)  teklif verildiği, davacının Ankara 65 Noterliği  marifetiyle davalıya gönderdiği 28/10/2019 tarihli ayıp ihbarı ile araçta ayıp nedeniyle meydana gelen arızanın onarımı için teklif edilen onarım giderinin tebliğ tarihinden itibaren en geç on içerisinde ödenmesinin davalıdan talep edildiği, ihtarnamenin davalıya 07/11/2019 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme yapılmaması üzerine davacının araç motorunun ... Oto teknik servisinde 52.573,71-TL bedel karşılığı değiştirildiği anlaşılmıştır. Mahkemece alınan tüm bilirkişi raporlarında, arızanın nedeninin, delil tespiti raporunda da belirtildiği üzere; araca yan sanayi olarak takılan gergi zincir plastik parçalarının yağ süzgecini kısmi olarak tıkaması sonucu, motorun yağ basıncının azalması ve motorun yeteri kadar yağlanamaması olduğu, bu ayıbın gizli ayıp niteliğinde bulunduğu belirtilmiştir. Bu hususta bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmamaktadır. Yalnızca ilk bilirkişi heyetinde yer alan teknik bilirkişi tarafından davacının araçtaki arızaya rağmen aracı kullanmaya devam etmesinin zararın artmasına neden olduğu belirtilmiş ise de, dosyada davacının bilhassa yağ basıncı düşüklüğü uyarısından sonra aracı kullanmaya devam ettiğine dair somut hiçbir delil bulunmadığı, aksine davacı tarafından aracın özel yetkili ... servisine götürüldüğünün anlaşıldığı, delilleri takdir yetkisinin ise münhasıran mahkemeye ait olduğu, buna göre davalının arızanın meydana gelmesine yan sanayi ürünün değil, arızalı aracın kullanılmasının neden olduğuna yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yine hükme esas alınan son bilirkişi raporunda araç üzerinde yerinde inceleme yapılmış olup, davalının bilirkişinin yalnızca fotoğraflar üzerinden inceleme yapıldığına dair istinaf sebebi yerinde değildir. Dava konusu araç satın alındığı tarih itibariyle ... kilometre kullanılmış olup, satış tarihinde yürürlükte bulunan 13/02/2018 tarihli 30331 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik'in 14/3 fıkrası uyarınca satış öncesi eskpertiz raporu alınması zorunluluğu bulunmamaktadır. Öte yandan davalının aracı satın aldığı üçüncü kişi tarafından tanzim edilen 27/09/2018 tarihli ekspertiz raporunda, triger ve zincir kontrolü yapılmadığı açıkça yazılıdır. TBK'nun 219 maddesi uyarınca satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da, bu ayıpların varlığını bilmese dahi sorumlu olduğundan, davalının araçta yan sanayi ürün kullanılmış olmasından kendisinin değil aracı kendisine satan firmanın ve bu durumu ekspertiz raporuna dercetmeyen ekspertiz firmasının sorumlu olduğuna yönelik istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br> 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.735,62-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 935,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.800,62-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5d722dc91f645812","SID":"1b6f99b2fef571c8"}}