{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/350 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1878 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t:  2020/781 Esas - 2022/606 Karar <br>TARİH: 05/10/2022<br>DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 13/11/2025                                                    <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Dava dışı ...'ın, davalı ...’ın oğlu olduğunu, ...'ın, davalı ... Tekstilin ortağı ve yetkilisi olduğunu, ... ve müvekkili ...'in, dava dışı ... Erzincan ... San. Tic. A.Ş.’nin yönetim kurulu üyeleri ve ortakları olduklarını,  davalı ... ile müvekkili ... Plastik arasında “Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesidir.” başlıklı 01.08.2014 tarih ve 2014/1 sayılı sözleşme imzalandığını, iş bu sözleşme ile davalı ...'ın müvekkili ... Plastik’e Kocasinan Merkez Mah. Eski Edirne Yolu, Duman Sok. 11418 parselde bulunan 2 depolu işyerinin %30’ unu satmayı vadettiğini, ...  ile müvekkili ... arasında “Gayrimenkul Satış vaadi sözleşmesidir.” başlıklı 01.08.2014 tarih ve 2014/24.01 sayılı sözleşme imzalandığını, iş bu sözleşme ile ... 'ın müvekkili ...’e Erzincan Organize Sanayi Bölgesi .... Pafta, 105 ada 16 parsel üzerindeki fabrika binası arsasının %15’ini satmayı vadettiğini, buna karşılık müvekkili ...’in düzenleyen, ...'ın lehtar, ... Plastik'in  ciranta olduğu bonoların davalıya ve belirtilen dava dışı şirketlere teslim edildiğini, iki adet sözleşme imzalanmış olup  bu sözleşmelerdeki edimlerin yerine getirileceği taahhüdüne istinaden müvekkillerinin toplam 824.999-TL bedelli 14 adet bonoyu davalı ... ve ... Tekstil’e verdiğini, davalı tarafın taşınmaz hissesi devri edimlerini yerine getireceklerine duydukları güven ile, müvekkillerinin verdikleri bono bedellerinden mahsup edilmek üzere, ...’a banka kanalı yahut makbuz karşılığında elden olmak üzere 258.504,00 TL ödeme yaptıklarını, müvekkillerinin 258.504,00 TL ödeme yapmalarına rağmen, davalıların taahhüt ettikleri taşınmaz hissesi devri edimini ifa etmedikleri gibi 258.504,00 TL ödeme karşılığı olan bonoları da iade etmediklerini ve 15.06.2015 vade tarihli 115.200-TL bedelli senet, (43.728,83-TL üzerinden), 15.02.2016 vade tarihli 48.000-TL bedelli senet, 01.03.2016 vade tarihli 25.000-TL bedelli senet,01.09.2016 vade tarihli 25.000-TL bedelli senet, 01.03.2017 vade tarihli 25.000-TL bedelli senedin takibe konu edildiğini, bonoları İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibine koyduklarını ileri sürerek öncelikle 01.08.2014 tarih ve 2014/1 sayılı,  01.08.2014 tarih ve 2014/24.01 sayılı sözleşmelerin hükümsüzlüğüne, dava dilekçesinde belirttikleri, bono ve icra takipleri sebebi ile müvekkillerin borçlu olmadıklarının tespitine, davalıların müvekkili ...’den haksız biçimde tahsil ettikleri şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 166.728,83-TL’nin istirdadına ve davalı taraftan tahsili ile müvekkili ...’e işleyen ticari avans faiziyle birlikte verilmesine, dava konusu bonoların davalılardan istirdadı ile müvekkillerine verilmesine, herhangi bir sebepten dolayı davalıların elindeki bonolar davalılardan istirdat edilip de müvekkillere verilmez ise bu durumda dava konusu bonoların iptallerine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;   Davalı  ...'ın 28.09.1990 tarihinde Erzincan Organize Sanayi Bölgesi 1. Cad. No :24 Erzincan Adresinde Organize Sanayi Bölgesi’nin ilk fabrika binası olan ... San ve Tic. A.Ş. nin  kurucu ortağı olduğunu, şirketin  kurulduğu tarihten 2012 yılına  yaklaşık 23 yıl Şirketin Yönetim Kurulu Başkanlığını yürüten ve münferit imzası ile ile şirketi   temsil eden kişi olduğunu, ...’ın aynı zamanda Bağımsız Denetçi olması nedeni ile 2012 yılından itibaren ... San ve Tic. A.Ş. nin  nin Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı Davalı ...’ın oğlu olan ...'ın yürüttüğünü, ... San ve Tic. A.Ş'nin kurulduğu 28.09.1990 tarihinden 10.10.2014 tarihine kadar İstanbul Ticaret Odası (İTO) 268828 sicil numarasında  kayıtlı olup, 10.10.2014 tarihinden itibaren Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası  8340 sicil numarasında kayıtlı olduğunu, davalı ...'ın aynı zamanda ... Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’nin  kurulduğu 21.10.1997 tarihinden beri  şirketin kurucusu ve münferit imzası ile şirketi temsil eden Genel Müdürü olduğunu, davalı ...’ın oğlu dava dışı ...’'ın da  aynı zamanda ... Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’nin  % 49 hisseli diğer ortağı ve münferit imzayla temsile yetkili Genel Müdürü olduğunu, Davacı ...'in, 01.02.2012 tarihinde kurulan ... Plastik Makine İnş. Hayv. İth İhr. San. Tic. ve Paz.  Ltd. Şti.’nin  % 50 ortağı ve münferit imzayla şirketi temsile yetkili Genel Müdürü olduğunu, Şirketin Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası Sicil Müdürlüğü’nde 7698 sicil numarasında kayıtlı olduğunu,(VKN ...). ... Plastik Makine İnş. Hayv. İth İhr. San. Tic. ve Paz.  Ltd. Şti.’nin  kurulduğu 01.02.2012 tarihinden beri, Davalı ...’ın  28.09.1990 tarihinde kuruluşunu yaptığı ... San. ve Tic. A.Ş.' nin  (VKN 3640019215) Erzincan Organize Sanayi Bölgesi 1. Cad. No:24 Erzincan adresindeki  fabrika binasının ½ sinde ( bir bölümünde ) kiracısı olduğunu, ... Plastik Makine İnş. Hayv. İth. İhr. San. Tic. ve Paz.  Ltd. Şti.’nin ... Erzincan ... San. Tic. A.Ş.' nin kiracısı olması nedeniyle, hem fabrika binasına  iyi bakması hem de  ekonomiye kazandırılması amacı ile  2014 yılında konuşarak,  Davalı ...’ın firması olan  ... Tekstil San Ve Dış Tic Ltd. Şti’nin,  ... Erzincan ... San. Tic. A.Ş.' nde bulunan hisselerinin  bir kısmını kiracısı bulunan ... Plastik Makine İnş. Hayv. İth İhr. San. Tic. ve Paz.  Ltd. Şti.’ne ve çok küçük bir hisse de ...’e vadeli senetlerle satmaya karar verildiğini, ifade edilen anlaşma gereği olarak 01.08.2014 tarihinde ..., ..., Davacı ..., ... (...’in kız kardeşinin eşi ,  ... (...’nin Kardeşi) bir masaya oturup ve önceden konuşulduğu gibi, 01.08.2014 tanzim tarihli sözleşmeler hazırlandığını, senetler tanzim edildiğini, senet alındı bordroları tanzim edildiğini, okunduğunu, kabul beyan ve taahhüt edilerek 01.08.2014 tarihinde imzalandığını, 01.08.2014 tarihinde ... ortağı ve temsile yetkili olduğu şirket olan ... Plastik Makina İnş Hayv. İth. İhr. San. Tic. Paz. Ltd. Şti.’ne, şirket cari hesabına mahsuben değişik vadeli 213.200,00-TL.lik 4 adet senet imzaladığını ve 01.08.2014 tanzim tarihli  Senet Alındı Bordrosu ile ... Plastik Makina İnş Hayv. İth. İhr. San. Tic. Paz. Ltd. Şti.' ne teslim ettiğini, ...'in ... Erzincan ... San. Tic. A.Ş. ile yapmış olduğu 01.08.2014 tarih ve 2014/24.01 sayılı Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ile  değişik vadeli 611.800,00-TL lık 14 adet seneti ... Erzincan ... San. Tic. A.Ş. namına tanzim edip  imzalayıp, 01.08.2014 tanzim tarihli Senet Alındı Bordrosu ile  ... San ve Tic. A.Ş’ne teslim ettiğini,  ... Erzincan ... San. Tic. A.Ş.'nin de, ... tarafından, şirket namına yazılmış olan 01.08.2014 tanzim tarihli değişik vadeli 611.800,00-TL lik tarihli senetleri, 01.08.2014 tarihli “Senet Alındı Bordrosu“ ile  sipariş avansı karşılığı olarak, ciro ettiğini ve ...’in ortağı ve temsile yetkili olduğu ... Plastik Makine İnş. Hayv. İth. İhr. San. Tic. ve Paz.  Ltd. Şti.’ne 01.08.2014 tarihinde teslim ettiğini,  ...’in keşideci olarak ortağı ve temsilcisi olduğu ... Plastik Makine İnş. Hayv. İth. İhr. San. Tic. ve Paz.  Ltd. Şti. namına düzenlenmiş 01.08.2014 tanzim tarihli değişik vadeli 4 adet tutarı 213.200,00-TL keşidecisi ... olan 01.08.2014 tanzim tarihli 14 adet toplam tutarı 611.800,00-TL olan  değişik vadeli senetler ... Erzincan ... San. Tic. A.Ş.  namına tanzim edildiğini ve bu senetlerin ... Erzincan ... San. Tic. A.Ş.  tarafından ciro edilerek, 01.08.2014 tarihinde ... Plastik Makine İnş. Hayv. İth. İhr. San. Tic. ve Paz.  Ltd. Şti.’ne 611.800,00-TL lik 14 adet  senet olarak verilmiş olmasıyla, ... Plastik Makine İnş. Hayv. İth. İhr. San. Tic. ve Paz.  Ltd. Şti.’ne kasasında  toplamda 01.08.2014 tanzim tarihli değişik vadeli toplam tutarı ise 825.000,00 olan 18 adet senet olduğunu, ... Plastik Makine İnş. Hayv. İth. İhr. San. Tic. ve Paz.  Ltd. Şti. ile ... Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. arasında düzenlenmiş olan 01.08.2014 tanzim tarihli  Hisse Devir ve Temlik Sözleşmesi  gereği olarak , 01.08.2014 tanzim tarihli 3 adet değişik vadeli toplam tutarı 249.600,00-TL olan  senedi ciro ederek  01.08.2014 tanzim tarihli Senet Alındı Bordrosu ile ... Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'’ ne teslim ettiğini, ... Plastik Makine İnş. Hayv. İth. İhr. San. Tic. ve Paz.  Ltd. Şti. ile ... arasında 01.08.2014 tarih ve 2014/01 sayılı Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi    ve   sözleşmede belirtilen tutarın tahsil edilmesine ilişkin 01.08.2014 tanzim tarihli “sözleşmedir” başlığı ile düzenlenen sözleşmeye istinaden, bu defa yine 01.08.2014 tanzim tarihli Senet Alındı Bordrosu ile değişik vadeli toplam tutarı 461.200,00-TL.lik 13 adet  senetin  ... Plastik Makine İnş. Hayv. İth. İhr. San. Tic. ve Paz.  Ltd. Şti. tarafından ciro edilerek, Davalı ...’a teslim edildiğini, ... Plastik Makine İnş. Hayv. İth. İhr. San. Tic. ve Paz.  Ltd. Şti. tarafından ciro edilerek 01.08.2014 tanzim tarihli, 15.04.2017 vadeli keşidecisi ... olan  24.373,60-TL lik 1 adet senet, hisse devir ve temliki karşılığı olarak  ...’a teslim edildiğini,  ... Plastik Makine İnş. Hayv. İth. İhr. San. Tic. ve Paz.  Ltd. Şti. tarafından ciro edilerek 01.08.2014 tanzim tarihli, 15.10.2016 vadeli keşidecisi ... olan  89.826,40-TL lik 1 adet senet, hisse devir ve temliki karşılığı olarak ... Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.’ne teslim edildiğini, taraflar arasında yapılan 01.08.2014 tanzim tarihli sözleşmelere dayalı olarak  01.08.2014 tanzim tarihli  değişik vadeli  toplam tutarı 825.000,00-TL 18 adet senetten (sonradan bu senetlerden  01.03.2019 vadeli 25.000,00-TLlik senetin, diğer senetlerin vadesinden önce ödeneceği taahhüdü ile iptal edildiğini,  icmal listesinden de görüleceği üzere söz konusu senetlerden  2015 yılı Eylül ayına  kadar olan 3 tanesinin gecikmeli olarak ödendiğini, 15.06.2015 vadeli 115.200,00-TL. lik senet kısmen (71.471,17-TL olarak) ve gecikmeli olarak ödenmiş olup, toplamda  ödenen senet tutarlarının 169.471,17-TL olduğunu, davacı vekilinin dilekçesinin  3. Maddesinde belirtildiği üzere 258.504-TL lik bir ödeme tahsil edilmediğini, alınmış olan fazla tutarların söz konusu senet tutarlarının vadesinde ödenmemiş olması nedeniyle gecikme faizleriyle ilgili olduğunu, söz konusu  sözleşmelerde gecikme durumunda aylık % 2 gecikme faizi uygulanacağının açıkça belirtildiğini, vadesi 15.09.2015 tarihinden sonraya denk gelen senetlerin ise ödenmediğini, bu senetlerin peyderpey icra takibine konulduğunu, İstanbul 2, 9, 14, 24, 28 ,29, 32 icralarda icra takiplerinin yapıldığını, davacı ... Ve ... Plastik Makine İnş. Hayv. İth. İhr. San. Tic. Ve Paz.  Ltd. Şti.'nin  01.01.2015 Tarihinden Bu Güne Kadar (6 Yıldır)  Kiracısı Bulunduğu ... San Ve Tic. A.Ş.’ne Tek Kuruş Kira Ödemediğini, vadesi 15 eylül 2015'ten sonraki senetleri de ödemediğini, bu süre içinde sürekli olarak gerçek dışı, mesnetsiz, yalan beyana dayalı iddilarla borca, imzaya  itiraz ettiklerini, süreyi uzatma yollarını aradıklarını, yerel mahkemelerden lehlerine çıkan kararları istinafa göndererek zaman kazandıkarını ve istinaf mahkemelerinden de lehlerine hüküm verildiğini, davacıların % 20 inkar cezasına çarptırıldıklarını, İstanbul 9. İcra Müdürlüğü 2016/37052 E dosya ( Yeni Esas: 2020/2670 E) icra takibine yapılan itirazın İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/1420 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve yapılan yargılama sonunda 2017/956 K sayılı gerekçeli karar  ile davacıların davasının reddine karar verildiğini ve % 20 icra-inkar tazminatına mahkum edildiğini, bunun üzerine davacıların İstinafa götürdüğünü ve oradan da lehlerine sonuçlandığını ve kesinleştiğini, Davalı ... tarafından,  ... San. ve Tic. A.Ş.’ne ait Erzincan Organize Sanayi Bölgesi 1. Cad No : 24 Erzincan adresinde ki 22.5500-m2 arsa  üzerinde kurulu 5.000-m2 fabrika binasının bir kısmında 01.02.2012 tarihinden itibaren kiracı olan ... Plastik Makine İnş. Hayv. İth. İhr. San. Tic. ve Paz.  Ltd. Şti.‘ nin faaliyetlerini daha rahat yürütmesi ve fabrika binasını sahiplenmesi bakımından, ... San. ve Tic. A.Ş.' nde bulunan hisselerinin bir kısmının  vadeli senetler karşılığında devir ve temlik edildiğini,  (Devir ve Temlik Sözleşmesinde de söz konusu senetlerin ödenmesi şartıyla vaki devir ve teslimin geçerli olacağı, aksi halde tek taraflı olarak fesih edileceğinin açıkça belirtildiğini, ) Söz konusu hisse devrine ait sözleşmenin 5. Maddesinde  249.600,00-Tl lik hisse devir ve temlik bedelinin karşılığının 119.000,00-USD olduğu, hisse tutarları ödeninceye kadar USD kurunda % 20 den fazla artış olması halinde  aradaki farkın ayrıca ödeneceği, 6.  Maddesinde  senetlerin vadesinde ödenmemesi durumunda aylık % 2 gecikme faizi uygulanacağı,  9. Maddesinde  taşınmaz üzerinde hiçbir işlem yapılamayacağı, 10. Maddesinde   borçlar ödeninceye kadar ... Plastik Makine İnş. Hayv. İth. İhr. San. Tic. ve Paz.  Ltd. Şti. tarafından devir ve temlik alınmış olan hisselerin hiçbir şekilde devir ve temlik edilemeyeceği, 11. Maddesinde ise sözleşmeye ait Damga Vergisinin kanuni süresi içinde devralan tarafından ödenmesi gerektiği halde bugüne kadar ödenmediğinin de görüldüğünü,  işte söz konusu diğer sözleşmelerin de bu hisse devrine bağlı olarak tanzim edildiğini, yani söz konusu sözleşmelerin birbirlerinin mütemmim cüzleri olduğunu,  birbirlerinden ayrı düşünülemeyeceklerini, zira bu sözleşmelerin tamamının aynı tarih ve saatte 5 kişi huzurunda tanzim edildiğinin, kabul, beyan ve taahhüt edildiğini, taraflarca okunduğunu ve imzalandığını, Davalı ... ile ... Plastik Makine İnş. Hayv. İth. İhr. San. Tic. ve Paz.  Ltd. Şti.  arasında tanzim edilen 01.08.2014 tarih ve 2014/01 sayılı “Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi”ne ait tutarın tahsiline ait 01.08.2014 tanzim tarihli “sözleşme”  Ek: 8  sözleşmesinin 5. Maddesine göre  461.200,00-Tl lik tutar karşılığının  220.000,00-USD olduğu, Söz konusu 461.200,00-TL.lik borçlar ödeninceye kadarki süre içinde USD kurunda meydana gelişebilecek % 20 lik artış üzerindeki farkın ayrıca ödeneceği, 6. Maddesinde  senetlerin vadesinde ödenmemeleri halinde aylık % 2 gecikme faizi uygulanacağı, 7. Maddesinde  ... ve ...’in ayrı ayrı ve birlikte bütün zamanlarda kefil oldukları, 8. Maddesinde  Davacı  Borçlu ... Plastik Makine İnş. Hayv. İth. İhr. San. Tic. ve Paz.  Ltd. Şti. tarafından hiçbir şekilde  sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih edemeyeceği, 10. Maddesinde  tebligat adresinin sözleşmede yazılı adres olduğu, 11. Maddede borçlu ... Plastik Makine İnş. Hayv. İth. İhr. San. Tic. ve Paz.  Ltd. Şti.' nin iş bu sözleşmedeki bütün şartları yerine getirmedikçe  ... San ve Tic A.Ş. ne ait elinde bulundurduğu hisse senetlerini hiçbir şekilde devir ve temlik edemez, 12. Maddesinde sözleşmeye ait damga vergisinin kanuni süresi içinde ilgili vergi dairesine borçlu  ... Plastik Makine İnş Hayv. İth. İhr. San Tic. ve Paz  Ltd. Şti. tarafından ödenmesi gerektiği şeklinde olup davacının söz konusu damga vergisini yatırmamış olduğunun da anlaşıldığını, Davacıların sırf zaman kazanmak için İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının  Erzincan 1. İcra Dairesi 2017/106 Talimat dosyasında 2019 yılında satışa çıkarılması esnasında Erzincan İcra Dairesi’nin haksız olarak söz konusu hisse satışlarının % 18 KDV ye tabi olduğunu bildirmesi üzerine 26. İcra Müdürlüğü’nin “ ...KDV den müstesnadır …” şeklindeki kararına rağmen uygun görmediğini, Erzincan Defterdarlığı Gelir İdaresine sorulduğunu oradan gelen cevapta da “…… KDV den müstesna…”  olduğu açıkça belirtilmiş olmasına rağmen  kabul etmeyerek konu Erzincan 1. İcra Hukuk Mahkemesi 2020/11 E dosyasında görülmüş ve 09.09.2020 tarihli duruşmasına mahkemenin de aynı şekilde  “… KDV den müstesna ...” şeklindeki gerekçeli kararına davacı taraf  konuyu istinafa taşıyarak çok gerçek dışı, mesnetsiz üstelik kendi alehine olacak şekilde sırf zaman  kazanmak için  itirazda bulunduğunu, ödenmemiş senetler ile ilgili  icra takiplerinin 2016 yılından beri devam ettiğini, tebligatların kanuna uygun olarak yapıldığını ve borçların kesinleştiğini, itiraz ettikleri davaları ise kaybettiklerini, aradan geçen 5 yıldan sonra  böyle bir iddiada bulunmuş olmalarının sadece zaman kazanmaya dayalı abesle iştigal olduğunu,  mahkemeleri meşgul ettiğini, davacılar aleyhine aynı konuya istinaden muhtelif tarihlerde başlatılan icra takibine yönelik menfi tespit davası açılmayıp da, sadece iş bu İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına dayanarak menfi tespit ve istirdat davası açmalarının asıl amacının ise davacı  ... İnş Hayv. İth. İhr. San. Tic. Paz. Ltd. Şti.' nin  Erzincan ... San. ve Tic. A.Ş.’de bulunan hisselerinin talimat konuyla satışını engellemek amacıyla açtığının sabit olduğunu, bu durumun davacıların bir kez daha kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davacıların işbu davaya konu icra takibini sürüncemede bırakmak ve müvekkili haklı alacağını önlemek amacıyla öncelikle İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/249 Esas sayılı dosyası ile imza ve borca itirazda bulunulduğunu ve Mahkemece davacıların davasının reddine karar verildiğini, bu karara karşı davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de istinaf mahkemesi başvurunun esastan reddine karar verdiğini, devamla davacı şirkete ait hisse satışlarının gerçekleşmesine az kalmışken davacıların bu kez haksız ve kötü niyetli olarak 18.12.2020 tarihinde İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/579 Esas sayılı dosyası ile usulsüz tebligat ve borca itirazda bulunarak dava açtığını ve mahkemece davacıların davasının reddine karar verildiğini, davacıların yine istinaf yoluna başvurduklarını, davacıların son defa ya tutarsa mantığı ile 28.12.2020 tarihinde menfi tespit ve istirdat davasını ikame ettiklerini, tüm bu olaylar silsilesinde görüldüğü üzere davacıların tek bir amacının müvekkilimin haklı alacağını engellemek olduğunu, söz konusu senetlerin ne şekilde ve nasıl düzenlendiğini izah etmekle birlikte, öncelikle işbu davada ispat yükünün davacılarda olduğunu, davacının söz konusu ödemeleri işbu takibe konu senetler yönününden yapıldığını ancak HMK.'nun 201. maddesi kapsamında senet ile ispatla yükümlü olduklarını beyan ederek davanın reddi ile inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 05/10/2022 tarih ve 2020/781 Esas - 2022/606 Karar sayılı kararında; \"Davacı tarafından açılan dava, dava konusu edilen bonolara dayalı olarak ödeme nedeni ile  borçlu olunmadığına ilişkin İİK 72.maddesine dayalı menfi tespit davasıdır. Davacı taraf, menfi tespit talebinin yanında aynı zamanda  sözleşmelerin hükümsüzlüğünün tespitini, ayrıca istirdat ve terditli olarak dava konusu bonoların davalılardan istirdadını ve nihayet dava konusu bonoların iptalini talep etmiş ise de, bonolara dayalı olarak ödeme nedeni ile borçlu olmadığının tespitini talep etmiş olması ve bono bedelleri toplamı 166.728,83 TL'yi dava değeri olarak göstermiş olması karşısında davanın İİK 72.maddesine dayalı menfi tespit davası olduğunun kabulü gerekmiştir.İlgili  İstanbul 26. İcra Müd. ... E sayılı dosyanın incelenmesinde, davalı ... tarafından davacılar ve dava dışı ... San. Tic. A.Ş aleyhine  15.06.2015 vade tarihli 115.200-TL bedelli senet, (43.728,83-TL üzerinden), 15.02.2016 vade tarihli 48.000-TL bedelli senet, 01.03.2016 vade tarihli 25.000-TL bedelli senet,01.09.2016 vade tarihli 25.000-TL bedelli senet, 01.03.2017 vade tarihli 25.000-TL bedelli senet olmak üzere 5 adet senetten kaynaklanan 166.728,83 TL asıl alacağa ilişkin icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı tanığı ... beyanında: ... eşimin kardeşi olur, ... ile ... ... şirketinin hisselerinin devri konusunda aralarında üç sözleşme yaptılar, bu sözleşmelerden bir tanesi Kocasinandaki gayrımenkul satış vaadi sözleşmesidir, ... bir miktar ödemeleri yaptı, senetler toplu olarak düzenlendi, bu senetlerden söz gelimi 115.000 TL olan aylık periyotlar halinde ödenecekti, bundan öncceki senetler ödenmiş ve iade edilmişti, 115.000 TL olan senet de 20 gün gecikme ile ödenmiş olması nedeni ile takibe konuldu, ... plastik şirketinin hesaplarına bloke konuldu, şirket çalışamaz hale geldi, bu nedenle taraflar arasındaki anlaşmazlık büyüdü, kalan ödemeler için ... çağrıldı, görüşülmek istendi, ben de bizzat oradaydım, ancak borcu kapatmak için 1.200.000,00 TL istendi ki, bu miktar borcun iki katından da fazladır demiştir.Davacı tanığı ... beyanında: Ben ...'nin kardeşi olurum, benim ... Plastik şirket iile herhangi bir bağım yoktur, abim nedeniyle olaylardan haberdarım, taraflar arasında sözleşme yapıldığını biliyorum, sözleşmeden kaynaklanan ödemeleri bana gönderiyorlardı, ben de ...'a iletiyordum, ödemeler düzenli olarak yapılıyordu, ancak senetlerden 115.000 TL'lik senet yapılan anlaşma gereği ödeniyordu, sadece küçük bir kısmı kalmıştı, o ödeme de yapıldıktan sonra senedin iade edileceğini ... bizzat kendisi söyledi, birkaç gün sonra ortak bildiğimiz bir noktada buluşup senedin iade edileceğini belirtmesine rağmen senedi iade etmedi ve faiz istedi, faiz ödenmeyince de ipler koptu, bu defa icra takibi başlatıldı, birkaç kez ... ile uzlaşmaya çalıştık, abisi de gelmişti, ancak uzlaşma sağlanamadı, 115.000 TL lik senetten önceki tüm senetler düzenli olarak ödenmiştir, hatta senetler ödeme nedeniyle iade edilmiştir, yapılan ödemelerde belge düzenlenmiştir, bir kısım ödemeler de banka aracılığı ile yapıldığı için dekontlar da mevcuttur demiştir.MK 6.maddesi gereğince bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Menfi tespit davasında borçlu, borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa bu durumda ispat yükü davalı alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme  gibi bir nedenle ile düştüğünü ileri sürüyorsa ispat yükü doğal olarak davacı borçluya düşer. Somut olayda, davacılar hukuki ilişkinin varlığını kabul etmekle birlikte gayrımenkul satış vaadi sözleşmeleri nedeni ile davalı tarafa verdikleri bono bedellerinden mahsup edilmek üzere davalı ...’a banka kanalı yahut makbuz karşılığında elden olmak üzere 258.504,00 TL ödeme yaptıklarını, ödeme yapmalarına rağmen, davalı tarafın taahhüt ettiği taşınmaz hissesi devri edimini ifa etmediğini ve 258.504,00 TL ödeme karşılığı olan bonoların da iade edilmediğini iddia ettiklerinden ödeme iddiasını ispat ile yükümlüdürler. Dava konusu bonoların vadesinde ödenmediği, bu nedenle icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır.  Dava konusu bonoların vadesinde ödenmediği tanık beyanları ile de deyimlenmiştir. Tanıklar, davacı tarafça ödeme yapıldığını ifade etmişlerse de ödeme iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerekmektedir. Davacı tarafça bir kısım ödeme belgeleri (tahsilat makbuzları ve dekontlar) sunulmuştur ancak bu belgelerin hangi bonoya ilişkin olduğuna ilişkin açıklama içermemesi nedeniyle yapılan ödemelerin ne sebeple yapıldığı, dava konusu bonolara mı başka borca mı dayalı olduğu tespit edilemediğinden dava konusu bono bedellerinden mahsup edilmek üzere ödeme yapıldığı kanıtlanamamış, davacı taraf yemin deliline dayanmadığından davacı tarafa davalıya yemin teklifinde bulunma hakkı hatırlatılmamış, kanıtlanamayan davanın reddine, mahkememizce ihtiyati tedbir kararı verilmekle birlikte ihtiyati tedbir infaz edilmediğinden davalı alacaklının alacağına geç kavuşmasından bahsedilemeyeceğinden davalı tarafın tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.\"gerekçesi ile, ''1-Davanın Reddine,2-Davalı tarafın tazminat talebinin Reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Huzurda görülen davada, müvekkili ile davalı arasında imzalanan geçersiz ve davalı tarafından ifa edilmeyen sözleşmenin geçersizliği ile bu sözleşme kapsamında verilen; 15.06.2015 vade tarihli 115.200-TL bedelli senet, (43.728,83-TL üzerinden), 15.02.2016 vade tarihli 48.000-TL bedelli senet, 01.03.2016 vade tarihli 25.000-TL bedelli senet, 01.09.2016 vade tarihli 25.000-TL bedelli senet, 01.03.2017 vade tarihli 25.000-TL bedelli senetler yönünden (toplamda 461.200-TL) müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, dava konusu senetlerin iptaline, dava konusu icra takibinin iptaline, geçersiz sözleşmeye istinaden ödenen bedellerin davalıdan istirdadı ile 166.728,83-TL’nin müvekkile ticari avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi talepli huzurdaki davada ilk derece mahkemesi “davanın reddine” şeklinde karar verdiğini, Davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu; bu sebeple istinaf kanun yoluna başvuru zaruretinin hasıl olduğunu, İlk derece mahkemesi her ne kadar gerekçeli kararında MK md 6 gereği bir vakıadan lehine haklar çıkaranın o vakıayı ispat etmekle yükümlü olduğunu, dosyaya bir kısım ödeme belgelerinin sunulduğunu, ancak iş bu ödemelerin hangi senede ilişkin yapıldığının ispat edilemediğini, ispat yükünün müvekkillerimizde olduğunu, yemin deliline de başvurmadıklarını belirtmişse ve bu kanaatle davanın reddine karar vermişse de ispat külfeti konusunda yanılgıyla oluşturulan ilk derece mahkemesi nihai kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Dava konusu senetlerin nakden kaydını havi olduğunu; dolayısıyla senetlerin düzenlenme sebebinin senet metninden anlaşılmakta olduğunu; oysa davalının, cevap dilekçesinde dava konusu senetleri talil ettiğnii; temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesinin senette seçimlik unsur olduğunu ve bedel kaydı olduğunu; eş söyleyişle “bedel kaydı” kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarından olduğunu; bu kaydın keşidecinin (borçlunun) senedin lehdarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yaradığını; temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu, senedin bono niteliğini etkilemeyeceğini; bononun, bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olduğunu; bu sebeple bir illete bağlı olması gerekmediğini ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa ait olduğunu, ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı “malen” kaydıyla, ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı “nakten” kaydıyla senede yazılmışsa, artık buna uymak gerektiğini; bu kayıtların aksinin savunulması senedin talili (nedene, illete bağlanması) anlamına geldiğini, böyle bir durumda ispat yükünün yer değiştireceğini; senedi talil edenin, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girdiğini,  davalının senetleri talil ettiğinin ve ispat külfetinin davalı tarafta olduğunun gözetilmemesi sebebiyle ilk derece mahkemesi nihai kararının usul ve yasaya aykırı oludğunu, (Yargıtay HGK. 17.12.2003, E. 2003/19-781, K. 2003/768, görülen davada ilk derece mahkemesinin, davalı tarafın senetleri talil ettiğini gözetmeksizin ispat külfetinin taraflarında olduğu ve davanın ispat edilemediği kanaatiyle oluşturulan nihai kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Noterlik Kanunun md 60, Tapu Kanunu md 26, Medeni Kanun md 706, Borçlar Kanunu md 237, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun md 41 gereği mülkiyetin naklini amaçlayan sözleşmelerin resmi şekilde akdedilmedikçe geçerli olmayacağını; Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2014/20666, K.2015/9427, T.25.06.2015 tarihli içtihadının, “Taraflar arasında yapılan satış sözleşmesinin resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğu kuşkusuzdur. Bu durumda herkes aldığını geri verir. Davacı tarafın sözleşme gereği davalıya 6.000 EURO peşin ödediği ve toplam değeri 17.000 EURO olan 12 adet bono verdiği, 12 adet bononun 12.500 EURO tutarındaki dokuz adedinin ödendiğinde uyuşmazlık yoktur. bu durumda iadesi gereken toplam 4.500 EURO tutarındaki 3 adet bono hakkında da olumlu veya olumsuz bir karar vermek gerekirken bu hususa hüküm fıkrasında yer verilmemiş olması isabetsizdir.” şeklinde olduğunu; dava konusu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğunu; bu sebeple herkesin aldığını iade ile yükümlü olduğunu; ancak mahkeme aksi kanaatte olacak olsa bile dayanak icra dosyasıyla sözleşme, senet alındı bordrosu, dayanak icra takibi ve dava dilekçelerindeki talepleri ve belirtilen senetler ve miktarlarının uyumlu olduğunu; hal böyle iken ve  ilk derece mahkemesi ödemelerin varlığını da kabul etmişken, sırf yapılan ödemelerin hangi senede ilişkin olduğunun belli olmadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu gibi, ilk derece mahkemesinin yetersiz inceleme ile nihai karar oluşturduğunu göstermekte olduğunu, Mahkeme tarafından dinlenen tanıkların ifadelerine yönelik beyanları ve itirazları baki kalmakla birlikte, tanıklardan ... ifadesinde özetle, müvekkili ... ile davalı ... arasında, davalı ... Erzincan ... San. Tic. A.Ş’nin hisselerinin devri konusunda üç tane sözleşme yapıldığını, bu sözleşmeler kapsamında müvekkilimiz ...’in bir kısım ödemeler yaptığını, hisse devri için düzenlenen senetlerin ödendiğini, bu sebeple senetlerin ... tarafından, ...’e iade edildiğini, 115.000TL miktarlı olan senedin gecikmeli ödenmiş olması sebebiyle davalılar tarafından icra takibine konu edildiğini, haciz işlemleri sebebiyle müvekkili şirket ... Plastik’in çalışamaz hale geldiğini, davalı tarafın, müvekkillerimizden 1.200.000,00TL talep ettiğini, bu miktarın çok yüksek olması sebebiyle tarafların anlaşamadığını belirttiğini, Tanıklardan ... ifadesinde özetle, taraflar arasında sözleşme yapıldığını, sözleşmeden kaynaklanan ödemelerin kendisine geldiğini, kendisi tarafından da davalı ...’a iletildiğini, ödemelerin düzenli yapıldığını, ancak 115.000TL’lik senette küçük bir kısım kaldığını, davalı tarafın faiz talebinde bulunduğunu, faiz ödenmeyince taraflar arasında anlaşmazlık doğduğunu belirttiğini; o halde gerçekte dava konusu senetlerin tamamının ödendiğini; davacı, haksız, hukuka aykırı ve mükerrer kazanç amacına matuf istekler de bulunduğu için taraflar arasında hukuki ihtilaf çıktığını ve görülen davanın açıldığını; bu sebeple ilk derece mahkemesinin sırf ödemelerin hangi senede yönelik yapıldığının belli olmadığı kanaatiyle davanın reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, İlk derece mahkemesinin ödemeleri kabulünden sonra davalıyı isticvap etmeksizin ve davalı tarafın aldığı ödemeleri neye istinaden uhdesine geçirdiğini sormaksızın ve araştırmaksızın oluşturduğu nihai karar hem eksik incelemeye dayalı olduğunu; hem hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple istinaf itirazlarının kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, İleri sürerek, arz edilen ve resen gözetilecek sebeplere binaen;  Tehir-i icra taleplerinin ve istinaf itirazlarının kabulüne, Usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi nihai kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, müvekkili ile davalı arasında imzalanan geçersiz ve davalı tarafından ifa edilmeyen sözleşmenin geçersizliği ile bu sözleşme kapsamında verilen; 15.06.2015 vade tarihli 115.200-TL bedelli senet (43.728,83-TL üzerinden, 15.02.2016 vade tarihli 48.000-TL bedelli senet,01.03.2016 vade tarihli 25.000-TL bedelli senet, 01.09.2016 vade tarihli 25.000-TL bedelli senet, 01.03.2017 vade tarihli 25.000-TL bedelli senetler yönünden (toplamda 461.200-TL) müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, dava konusu senetlerin iptaline, dava konusu icra takibinin iptaline, geçersiz sözleşmeye istinaden ödenen bedellerin davalıdan istirdadı ile 166.728,83-TL’nin müvekkile ticari avans faizi ile birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki gayrımenkul satış vaadi sözleşmesine istinaden davalıya verildiği ileri sürülen  bonoların bedelsiz kaldıklarından bahisle, takipten ve takibe dayanak senetlerden ötürü borçlu olunmadığının tespiti, davalıya geçersiz satış vaadi sözleşmesine istinaden yapılan 166.728,83 TL'nin iadesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacılar tarafından, davacı ... ile davalının ortağı ve yöneticisi olduğu dava dışı ... Erzincan Şirketi arasında 611.800,00-TL bedel karşılığında 01/08/2014 tarihli ve 2014/1 sayılı gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşmeye istinaden ... Erzincan Şirketi'ne 14 adet toplam 611.800,00-TL bedelli bono verildiği, yine davacı ... Şirketi ile davalı ... arasında 461.200,00-TL bedel karşılığında 01/08/2014 tarihli 2014/24.01 numaralı gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşmeye istinaden davalıya satış bedeli kadar bono verildiği, bu bonolar karşılığında davalı ...'a elden ve banka havalesi yolu ile ödemeler yapıldığı; ancak davalı ile dava dışı ... Erzincan'ın edimlerini yerine getirmedikleri gibi, bonoları ve ödenen tutarları iade etmedikleri, aksine davalının dava konusu beş adet bonoya dayalı olarak davacılar aleyhine takip başlattığı ileri sürülerek, davacı ... ile davalı ... arasındaki gayrımenkul satış vaadi sözleşmesinin geçersizliği nedeniyle bu sözleşmeye istinaden verilen bonolardan ötürü ve takip konusu bonolardan ötürü davalıya borçlu olunmadığının tespitine, dava konusu bonoların ve takibin iptaline, geçersiz sözleşmeye istinaden ödenen  166.728,83 TL'nin iadesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı yan; davacılar ile davalı, dava dışı ... Erzincan, dava dışı ... Tekstil ve dava dışı Muhammet ... Kartal arasında 01/08/2014 tarihli gayrımenkul satış vaadi sözleşmeleri ile dava dışı ... Tekstil Şirketi'nin sahip olduğu dava dışı ... Erzincan Şirketi hisselerinin bir kısmının davacılara devri amacıyla sözleşmeler yapıldığını, anılan toplam 18 adet bonodan 25.000,00-TL'lik bononun iptal edildiğini, bu  bonolardan  toplam 461.200,00-TL bedelli 13 adedinin davalı ile davacı ... arasındaki gayrımnekul satış vaadi sözleşmesi kapsamında ... Plastik tarafından ciro edilerek davalıya verildiğini, bu bonoların vadelerinde ödenmediklerini, tüm sözleşmelere istinaden keşide edilen toplam 18 bono ile ile ilgili başka takipler de bulunduğunu, satış vaadi sözleşmelerinin hisse devir sözleşmesine bağlı ve onun mütemmim cüzü niteliğindeki sözleşmeler olduğunu, davacılara pay devri yapıldığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dava dilekçesi ekinde davacı ... ile davalının ortağı ve yöneticisi olduğu dava dışı ... Erzincan Şirketi arasındaki 611.800,00-TL bedelli 01/08/2014 tarihli ve 2014/1 sayılı gayrımenkul satış vaadi sözleşmesinin ve sözleşmede belirtilen senetlerin alındığına dair bordronun,  yine davacı ... Şirketi ile davalı ... arasında 461.200,00-TL bedelli 01/08/2014 tarihli 2014/24.01 numaralı gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi ile bu sözleşmeye ek 02/08/2014 tarihli sözleşmenin, sözleşmeye istinaden tanzim edilen senetlerin alındığına dair bordronun, davacı ... tarafından davalı ...'a yapılan ödemelere ilişkin ödeme dekontları ve tahsilat makbuzlarının dosyaya sunuldukları, davalının ise cevap dilekçesi ekinde hem anılan sözleşmeleri, hem de dava dışı ... Teksitl ile davacı ... arasındaki 249.600,00-TL bedelli, 01/08/2014 tarihli hisse devir sözleşmesini, bu sözleşmeye istinaden düzenlenen senet alındı bordrolarını dosyaya sunduğu anlaşılmıştır. Dava konusu takip dosyası kapsamından; davalı ...'ın davacılar ile dava dışı ... Erzincan Şirketi aleyhine beş adet bonoya dayalı olarak 166.728,83-TL asıl alacak, 41.847,94-TL işlemiş faiz toplamı 208.576,71-TL alacağın tahsili amacıyla kambiyo takibi başlattığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından, taraf vekillerinin hazır olduğu ön inceleme celsesinde uyuşmazlık; \"davacıların İstanbul 26 İcra Müd. ... E sayılı dosyasına konu bonolardan dolayı davalıya borçlu olup olmadıkları, taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin geçerli olup olmadığı, davacının davalıya ödediği iddia edilen miktarın istirdatı gerekip gerekmediği\" şeklinde tespit edilmiş olup, basit yargılama usulüne tabi davada, 6100 Sayılı HMK'nun 320/2 fıkrası uyarınca tahkikatın ön inceleme tutanağı esas alınarak yürütülmesi zorunludur. Davacılar tarafından dava dilekçesinde harca esas değer 166.728,83-TL olarak gösterişmiş ve harç bu tutar üzerinden yatırılmış ise de; dava dilekçesinde iddianın ileri sürülüş biçimine, davalının savunmasına ve takibe konu edilen bonoların davacı ... ile davalı arasındaki 01/08/2014 tarihli 2014/24.01 numaralı 461.200,00-TL tutarlı gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi kapsamında verilmiş bonolar olduklarının anlaşılmasına göre, davacıların talebinin davalının tarafı olduğu bu sözleşmenin kapsamında davalıya verilen takibe konu edilen ve edilmeyen toplam 461.200,00-TL bedelli bonoların anılan sözleşmenin geçersizliği nedeniyle bedelsiz kaldıklarının ve bonolardan ötürü borçlu olunmadığının tespiti ile dava  bu bonolardan  beş adedine dayanarak açılmış dava konusu takipten ötürü de borçlu olunmadığının tespiti olup, mahkemece 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 30 ve 32 maddeleri uyarınca 461.200,00-TL üzerinden eksik harç tamamlatılarak yargılamaya devam olunması gerekirken, ön inceleme celsesinde gerçekleştirilen uyuşmazlık tespitine aykırı şekilde ve harç tamamlatılmaksızın tahkikata devam edilmesi ve yine uyuşmazlık tespitine aykırı şekilde gerekçeli kararda davanın İİK'nun 72 maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkin olduğu belirtilerek hüküm tesisi isabetsiz olmuş, kamu düzenine ilişkin bu noksanlık re'sen nazara alınmıştır. Kaldı ki  dava konusu takip dosyasında takip tutarı 208.576,71-TL olduğundan, davacının  166.728,83-TL değer üzerinden yatırdığı harç, mahkeme kabulüne göre dahi eksiktir. Kabule göre de; ilk derece mahkemesi tarafından, davacıların, davalının taahhüt ettiği edimi yerine getirmediğini, bonoları ve  ödenen tutarı da iade etmediğini iddia ettikleri, davacıların ödeme iddiasını ispat ile yükümlü oldukları, bonoların vadelerinde ödenmediklerinin tanık beyanı ile tespit edildiği, dosyaya sunulan ödeme belgelerinin hangi bonolara ilişkin olduklarının belli olmadığı gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de; davacıların iddiasının esasen davacı ... ile davalı arasındaki 01/08/2014 tarihli 2014/24.01 numaralı 461.200,00-TL tutarlı gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi kapsamında davalı ...'a verilen bonoların, satış vaadi sözleşmesinin geçersizliği nedeniyle bedelsiz kaldıkları yönünde olduğu, mahkemece davacıların iddiası ve davalı savunmasına göre, tüm bu bonoların ciro silsilesini de gösterir aslı gibidir onaylı örnekleri de dosya arasına alınıp, dosyaya mübrez sözleşme ve sözleşmeye istinaden tanzim edilen senet tevdii bordroları da bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle, davacıların temel ilişkinin geçersizliği nedeniyle  bedelsizlik iddialarının yerinde olup olmadığının, yine dosyaya mübrez ödeme belgelerinin,  ... Plastik tarafından davalı ...'a senet bedeli karşılığı yapılan ödemelere ilişkin olduklarına dair kayıt bulunması karşısında, gerek havale dekontları, gerekse davalının imzasını havi tahsilat makbuzları konusunda taraflar isticvap edilerek, ödemelerin hangi sözleşmeye ve hangi senetlere istinaden yapıldıklarının tespit edilmesi, davacıların  sözleşmenin geçersizliği nedeniyle ödenen tutarların da istirdadı gerektiği iddialarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, iddia ve savunmalar ile dosyaya mübrez deliller hiç değerlendirilmeksizin, yalnızca bonoların vadelerinde ödenmedikleri ve ödeme olgusunun da ispat edilemediği şeklindeki yetersiz gerekçe ile   davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş, davacılar vekilinin istinaf başvurusu bu yönden haklı bulunmuştur. Sonuç itibariyle; davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 355, 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.      <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacıların istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2022 tarih ve  2020/781 Esas ve 2022/606 Karar sayılı kararının HMK'nın 355, a/4-a/6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,   Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cad7d5a793f15e91","SID":"03744006f035bc89"}}