{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/919 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1860 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ESAS NO: 2020/55 Esas - 2022/944 Karar<br>TARİHİ: 15/12/2022<br>DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 13/11/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile davacı şirket arasında ticari ilişki nedeni ile 09.06.2014 tarihinde Satış ve teknik Destek Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme imzalandığı tarihte davalının gerçek kişi olarak ... ... Ürün Geliştirme ve İmalat Teknolojileri ... unvanı altında vergi mükellefi olarak kayıtlı olduğunu, Söz konuş sözleşmenin Gizlilik ve Rekabet Etmeme Yükümlülüğü başlıklı 11. Maddesindeki düzenlemeye göre sözleşmenin yürürlükte olduğu süre içerisinde ... ...''ın Ek-1 de belirtilen ürün gurupları ve sistem/ürün /yazılımların rakipleri için araçlık yapmayacağını, temsilcilik, yetkili dağıtıcılık ve benzer faaliyetlerde bulunamayacağı, sözleşmenin sona ermesinden sonra 3 yıl süre ile daha devam edeceğini, ... ...'ın bu maddeye aykırı hareket etmesi halinde ...' a 100.000,00 ABD Doları ceai şart ödemeyi kabul ve taahhüt eder hükmüne yer verildiğini, 09.06.2014 tarihli sözleşmenin açık hükmüne aykırı surette 14.05.2015 tarihinde ... ... Ürün geliştirme Ve İmalat Teknolojileri A. Ş.'ni kurarak faaliyete geçirdiğini ve davalı ...'ın bu şirketin kurucusu ve yönetim kurullu başkanı olduğunun tespit edildiğini, ...'ın yönetim kurullu başkanı olduğu ... ... Ürün geliştirme Ve İmalat Teknolojileri A. Ş.'nin ticaret sicil memurluğundaki sicil kaydında yer alan iştigal konusu ve faaliyet alanının davacı şirket ile tıpatıp aynı olduğunu, dolayısı ile davacı şirket ile rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı olarak davalının bizatihi doğrudan rekabet içerisinde olduğunu, Davalı ...'a sözleşmenin 11. Maddesinde belirtilen 100.00,00 USD'nin tebliğden itibaren 15 gün içerisinde ödenmesi için Üsküdar 9. Noterliği'nin 01.08.2019 gün ... yev. nolu ihtarnamenin keşide edildiğini, ihtamamenin 02.08.2019 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, bu ihtarnameye karşın ödeme yapılmadığını, dava şartı olan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını iddia ederek; davanın kabulü ile  sözleşmenin 11. Maddesi gereği, 100.000,00 USD cezai şartın davalıya tebliği tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasının aksine sözleşmenin 11.Maddesinde  davalının davacı şirket ile aynı iştigal konusunda ticari faaliyette bulunmayacağına dair bir hükmün bulunmadığını, sözleşmenin 11. Maddesinin ikinci paragrafında “Ek-1' de belirtilen ürün grupları ve sistem/ürün/yazılımların rakipleri için aracılık yapamayacağı, temsilcilik yetkili satıcılık ve benzer faaliyetlerde bulunmayacağına” ilişkin hüküm bulunduğunu, anılan hükme aykırı davranılması halinde cezai şart ödeneceğinin öngörüldüğünü, davalının benzer faaliyette bir şirket kuramayacağı ve/veya davacı şirket ile benzer faaliyetlerde bulunmayacağı şeklinde bir hükmün mevcut olmadığını, Ek-1' de belirtilen ürün grupları ve sistem/ürün/yazılımları ile sınırlı tutulduğunu, maddenin devamından da anlaşılacağı üzere Ek-1'de belirtilen ürünler için aracılık, temsilcilik, yetkili satıcılık ve benzer faaliyette bulunulmayacağının kabul edildiğini, bunun dışında davalının benzer faaliyette bir şirket kuramayacağı ve/veya davacı şirket ile benzer faaliyetlerde bulunmayacağı şeklinde bir hükmün mevcut olmadığını, davalının davacı şirket ile aynı alanda iştigal ettiği iddiası, davalının kurmuş olduğu şirketin yalnızca Ticaret Sicil de belirtilen faaliyet kapsamına bakılarak belirlenemeyeceğini, özellikle ticaret siciline kayıt sırasında şirketlerin faaliyet alanlarının geniş  tutulduğunu, ülkemizde tüm bu alanlarda rekabet etmeme şeklinde bir sınırlandırma yapılmasının da mümkün olmadığını, sözleşmenin çok bariz ve yorumla genişletilemeyecek nitelikte lafzına aykırı bir yorum ile açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı ...' ın taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 11. Maddesinde belirtilen rekabet Etmeme yükümlülüğüne de aykırı davranmadığını, Rekabet yasağı sözleşmesinin ihlal edildiğinin davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, davalının 2006-2013 yılları arasında davacı şirket bünyesinde yedi yıl hizmet akdi ile çalıştığını, davacı tarafça iş akdi feshedildikten sonra 30.05.2014 tarihinde ... ... ... Ürün Geliştirme ve İmalata Teknolojileri unvanlı şahıs firmasını kurduğunu, bu firmada üç boyutlu tarama, kalite kontrol, tersine ... ve prototip imalatı gibi konularda ... hizmeti vermeye başladığı, davacı şirketin ile iş deneyimi nedeni ile davaya konu “Satış Ve Teknik destek Sözleşmesi” ni yapmak istediğini, davalının üç yıl süresince aracılık, temsilcilik, yetkili satıcılık ve benzer faaliyette bulunmamış ise de bunun dışında davalının firmasının kuruluş amacı olan ve anılan sözleşme imzalanmadan evvel de yapmakta olduğu faaliyetleri ile ilgi rekabet etme yasağı konulmasının da sözleşmenin amacını aşacağını bu huşularda düzenlenecek rekabet yasağı hükmünün de geçerli olamayacağını “ objektif imkansızlık”, nitekim davalının bu faaliyetlerine ... ... A. Ş. firmasını kurduktan sonra da aynı şekilde devam ettiği ve bu durumun sözleşmeye aykırı olmadığını, sözleşmedeki rekabet yasağına aykırı olmadığını, davalı tarafından şirket kurularak rekabet yasağını ihlal ettiğini iddia eden davacının kurulduğu tarihten bu yana kurulan şirket ile ticari ilişki içinde olduğu dikkate alındığında açılan bu  davanın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde değerlendirilmesinin gerektiğini, davacının davalının kurduğu şirket ile kurulduğundan bu yana çalışarak (ticari ilişki içinde bulunarak) niş bu davayı açamayacağının inancını kazandırılmasına rağmen dava açmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu savunarak; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 15/12/2022 tarih ve 2020/55 Esas - 2022/944 Karar sayılı kararında;\"......Dava sözleşmeden kaynaklanan borca aykırılık nedeniyle açılan cezai şart alacağının tahsiline ilişkin alacak davasıdır. Dava sebebi taraflar arasındaki 09/06/2014 tarihli Satış ve Teknik Destek Sözleşmesi'nin 11. maddesine dayalı olduğundan mahkememizce sözleşme hukuku ve sözleşmeden doğan borçlara ilişkin davanın değerlendirilmesi yapılmıştır.Taraflar arasındaki 09/06/2014 tarihli Satış ve Teknik Destek Sözleşmesi'nin 11. Maddesi \"(1) Taraflar bu sözleşmenin teklif ve siparişlerin içerdiği ticari ve teknik bilgileri ve bu sözleşme, teklif ve siparişler yoluyla edindikleri diğer bilgileri, sözleşme işlerliğinin sağlamak için gerekli olan durumlar dışında üçüncü şahıslardan kesinlikle gizli tutacaklardır. Bu yükümlülük aralarındaki ilişki devam ettiği sürece ve bu ilişkinin herhangi bir nedenle sona ermesinden sonra da devam edecektir. Taraflardan her biri bu yükümlülüklerin ihlali sebebi ile diğer tarafın uğrayacağı her türlü zararın tamamen tazmin etmeyi kabul ve taahhüt etmektedir. (2) Sözleşmenin yürürlükte olduğu süre içerisinde ..., bahsi geçen Ek-1' de belirtilen ürün gurupları ve sistem/ürün/yazılımların rakipler için aracılık yapamaz, temsilcilik yetkili satıcılık ve benzer faaliyetlerde bulunamaz, ...' un söz konusu rekabet etmeme yükümlülüğü işbu sözleşmenin sona ermesinden sonra 3 yıl süre ile daha devam edecektir. ... bu maddeye aykırı hareket etmesi halinde ...' a 100.000,00 (yüzbin) ABD doları cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt eder\" şeklindedir.Sözleşme taraf arasında kanun hükmündedir. Bu sebeple kanunların yorumlanmasına ilişkin temel hukuk kuralları, sözleşmelerin yorumlanmasında da geçerlidir. Bu kapsamda istisna öngören hükümlerin yorumlanması özel bir önem taşır. Sınırlama, yasaklama getiren veya normal düzenden ayrılarak istisna öngören kanun hükümlerinin uygulama alanının yorum yoluyla genişletilemeyeceği bir temel hukuk kuralıdır: Singularia non sunt extendenda (Oğuzman/Barlas, Medeni Hukuk Giriş, Kaynaklar, Temel Kavramlar, 18. Bası, Vedat Kitapçılık, İstanbul 2012, sf 75).6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179. maddesi uyarınca \"(1)Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. (2)Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir. (3)Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır.\"Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi sözleşmeden kaynaklanan borca aykırılık nedeniyle açılan cezai şart alacağının tahsiline ilişkin alacak davası olduğu, davacının dayanağının taraflar arasındaki 09/06/2014 tarihli Satış ve Teknik Destek Sözleşmesi'nin 11. maddesi olduğu, bu maddenin davalı yönünden yasaklayıcı bir hüküm getirmesi nedeniyle yukarıda belirtildiği gibi kapsamının yorum yoluyla genişletilemeyeceği hususunun temel hukuk kuralı olduğu, bu sebeple sözleşmenin lafzi yorumu dikkate alınarak sözleşme hükmünde yasaklanan fiillerin sınırlı sayıda dikkate alınması gerektiği, sözleşmede ise cezai şarta bağlanan yasaklayıcı fiillerin, *teklif ve siparişlerin içerdiği ticari ve teknik bilgileri ve bu sözleşme, teklif ve siparişler yoluyla edindikleri diğer bilgileri, sözleşme işlerliğinin sağlamak için gerekli olan durumlar dışında üçüncü şahıslardan kesinlikle gizli tutulması *Ek-1'de belirtilen ürün gurupları ve sistem / ürün / yazılımların rakipler için aracılık yapamamaması, temsilcilik, yetkili satıcılık ve benzer faaliyetlerde bulunamaması olarak düzenlendiği, bunlar haricinde herhangi bir fiilin sözleşmeye (borca) aykırılık teşkil etmeyeceği, davalının ticaret sicil kayıtlarında aynı faaliyet alanı ile ilgilenen bir şirketin ortağı ya da yöneticisi olmasının sözleşmenin 11. maddesinde yasaklanan fiillerden kabul edilemeyeceği, bu sebeple davalının taraflar arasındaki sözleşmeye ve borca aykırı davranışının bulunduğunun kabul edilemeyeceği, kaldı ki dosyadaki mevcut bilirkişi raporu da dikkate alındığında davacının sözleşme ile yasaklanan herhangi bir faaliyetinin tespit edilemediği, davacı tarafından yukarıda belirtilen fiil dışında herhangi bir vakıa da ileri sürülmediği, tüm bu sebeplerle davacının sözleşmenin 11. maddesine dayalı cezai şart alacağının doğmadığı kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..\" gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece bilirkişi raporuna vaki itirazları dikkate almaksızın ve tüm deliller toplanmadan davanın reddine karar verildiğini, işbu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, adil yargılanma ve savunma haklarının kısıtlandığını, bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçelerinde bilirkişilerden dava dışı ... AŞ.'nin ticari defter, belge ve kayıtları üzerinde inceleme yapması suretiyle dava konusu olan hususlarda davalının taraflar arasındaki 09/06/2014 tarihli sözleşmeye aykırı hareket edip etmediği konusunda ek rapor alınması yönündeki taleplerinin usul ve yasaya aykırı olarak reddedildiğini, Mahkemenin gerekçesine esas aldığı bilirkişi raporunun 12. sayfasında yer alan 6. maddede elektronik sektörü açısından değerlendirme ve 7. madde de 'hukuki değerlendirme' başlığı altında müvekkil şirket ile davalının kurucu ortağı olduğu ...AŞ arasında kurulan ticari ilişki nedeniyle davalının haksız rekabette bulunduğunun söylenemeyeceği şeklinde yorumda  bulunulduğunu, bilirkişi heyetinde yer alan hukukçu bilirkişinin yapmış olduğu hukuki tespitin hatalı olduğunu, zira taraflar arasındaki sözleşmenin 11. maddesinin düzenleme şekli itibariyle davalı tarafın gerek sözleşme süresi içerisinde ve gerekse sözleşmenin sone ermesinden itibaren 3 yıllık bir süre için  müvekkil aleyhine ve onun ticaretini olumsuz yönde etkileyecek eylemler ve ticari faaliyetler yasaklama kapsamı içerisinde bulunduğunu, dolayısıyla 11. madde kapsamında yer alan bu yasaklar ile 09/06/2014 tarihli sözleşmenin eki olan ve ek 1 de belirtilen ürün gurupları ve sistem / ürün / yazılımların rakipleri olan markalar ve ürünler için aracılık yapması, temsilcilik alması, yetkili satıcılık alması veya benzer ticari faaliyetlerde bulunması davalıya yasaklandığını, bu itibarla davalının kurduğu şirket ile müvekkil şirket arasında yapılan ticaretin bilirkişilerce farklı şekilde yorumlanması suretiyle sözleşme madde 11. kapsamının yanlış nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, zira sözleşmenin 11. maddesi ile yapılmış olan düzenlemenin müvekkil şirketin ticaretine olumsuz yönde etki yapacak ve onun ticaretine maddi olarak zarar verecek olan davalı eylemlerini engelleme amacını taşıdığını, müvekkil şirketin dava dışı ... A.Ş. ile ticari faaliyetinin 11. maddedeki yasak kapsamında olmadığını, müvekkilin kendi ticareti ve menfaati bakımından davalının yeni kurmuş olduğu bir şirket ile ticari ilişkide bulunmasının 09/06/2014 tarihli sözleşmenin 11. maddesinde yer alan haklarından vazgeçtiği şeklinde yorumlanamayacağını, Her ne kadar raporun 6/VI maddesinde davalının ve dava dışı ... A.Ş.'nin sözleşme ek 1'de belirlenmiş olan ürün ve hizmet guruplarında müvekkil şirketin rakipleri için aracılık, temsilcilik, yetkili satıcılık ve benzeri faaliyette bulunduğuna dair yeterli ve somut delilin dosya içerisinde görülemediği ve bu nedenle davalının şirket kurmak vasıtasıyla davacı şirket ile aralarındaki rekabet etmemek yükümlülüğünü ihlal etmediği şeklinde bir değerlendirme yer almakta ise de; bu konuda bilirkişilerin dava dışı ... A.Ş.'nin ticari defter, belge ve kayıtları üzerinde bu kapsamda inceleme yapmadıklarını, oysa ki bilirkişilerin taraflar arasındaki sözleşmenin 11. maddesi kapsamında yer alan 4 yıllık süre içerisinde davalının kurucu ortağı olduğu ... A.Ş.'nin davacı şirket dışında yapmış olduğu ticaretin belirlenmesi için düzenlemiş olduğu ticari faturaların tek tek tespiti suretiyle raporlarında yer vermeleri ve fatura içeriklerinde yer alan ürün ve hizmet guruplarının 11. madde kapsamına girip girmediğini belirlemeleri gerektiğini, dolayısıyla bilirkişilerin mahkemenin kendilerini görevlendirmesi konusunda gerekli ve yeterli  incelemeyi yapmadıklarını, bu itibarla bilirkişi raporunun 6/VI maddesi kapsamında yer alan yeterli ve somut delilin dosya içerisinde görülemediği şeklindeki bilirkişi değerlendirmesinin hatalı olduğunu, bu konuda ki delillerin dava dışı ... A.Ş.'nin ticari defter, belge ve kayıtları arasında mevcut bulunmadığını,Bilirkişi raporunun 7 ve 8 maddelerinde yer alan hukuki değerlendirme sonuç ve kanaat bölümlerinde yer alan tespitlerin hatalı olduğunu, zira bilirkişilerin yukarıdaki maddelerde belirttikleri hususlarda gerekli incelemeleri yapmadıklarından dolayı yanlış kanaat bildirdiklerini, ayrıca bilirkişilerin sözleşmenin 11. maddesini hatalı ve yanlış yorumlamak suretiyle davalının eylemlerini mazur gösterecek surette saptamalarda bulunduklarını ve tamamen davalı yan lehine olacak surette görüş bildirmek suretiyle davalının 11. maddeye açıkça aykırı olan eylemlerini yok saydıklarını, bu itibarla bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları ve işbu dilekçede kısaca belirttikleri itiraz nedenleri doğrultusunda mahkemece bilirkişilerden ek rapor alınması ya da yeni bir bilirkişi heyeti vasıtasıyla inceleme yapılması gerektiğini, bu yöndeki istek ve talepleri nazara alınmaksızın mahkemece eksik inceleme ve değerlendirme sonucu adil yargılanma ve savunma hakkımız kısıtlanarak davanın reddine karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, rekabet yasağına aykırı davrandığından bahisle cezai şart tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Davacı taraf; Davalı ... - ... ... Ürün Geliştirme ve İmalat Teknolojileri ile arasında imzalanan 09.06.2014 tarihli \"Satış ve Teknik Destek Sözleşmesi\" nin 11. maddesindeki \"rekabet etmeme\" yükümlülüğüne  aykırı olarak, davalının ... ... Ürün Geliştirme ve İmalat Teknolojileri A.Ş. ünvanlı şirketi kurmak suretiyle, davacı ile aynı iştigal konusunda faaliyette bulunduğunu ileri sürerek davalıdan sözleşmede belirtilen 100.000 USD cezai şartın şimdilik 1000 USD' sinin tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle  istinafa konu karar verilmiştir.Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda; Dava dosyası münderecatında mübrez delillerin taraf ticari defter kayıtlarının ve Ticaret sicil kayıtlarının incelenmesi sonucunda, davalı ... ... Ürün Geliştirme ve İmalat Teknolojileri ... unvanlı şahıs şirketi ile davacı arasındaki ticari ilişkinin davacı tarafından düzenlenene 21.05.2015 tarihli fatura ile son bulduğu, davalının 31.12.2015 tarihinde işini terkin ettiği ve 05.11.2018 tarih 9695 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde terkin edilerek tescil ve ilan edildiği, dava dışı ... ... Ürün geliştirme Ve İmalat Teknolojileri A. Ş.' nin 14.05.2015 tarihinde kurulduğu, kurulduğu tarihten 2019 yılına kadar davacı ile dava dışı ... ... Ürün geliştirme Ve İmalat Teknolojileri A. Ş. Arasında ticari ilişkinin  kesintisiz devam ettiği, davalı ile 09.06.2014 tarihinde imzalanan sözleşmenin 9.06.2015 tarihinde sonlanmasından sonra davacının dava dışı ... ... Ürün geliştirme Ve İmalat Teknolojileri A. Ş. ile ticarete devam ettiği, davalının eylemlerinin taraflar arasındaki sözleşme m. 11 hükmü kapsamına girmediği, rekabet yasağına aykırılık teşkil etmediği belirtilmiştir.HMK'nın 146.maddesine göre hakim delillerden davanın yeterince aydınlandığı kanaatine varırsa tahkikatı bitirebilir. Diğer taraftan, HMK'nın 282.maddesi uyarınca bilirkişi raporu takdiri delil olup mahkemece, diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirilecektiğinden İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller, bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler ile mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile karar verildiğine yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br>Davalı ... ... Ürün Geliştirme ve İmalat Teknolojileri ... unvanlı şahıs şirketi ile davacı arasında  09.06.2014 tarihinde Satış ve Teknik Destek Sözleşmesi imzalandığı, bu  sözleşmenin 11. Maddesi ile davalının gizlilik ve rekabet etmeme yükümlülüğü üstlendiği görülmektedir. Bu hükme göre; “Taraflar bu sözleşmenin teklif ve siparişlerin içerdiği ticari ve teknik bilgileri ve bu sözleşme, teklif ve siparişler yoluyla edindikleri diğer bilgileri, sözleşme işlerliğinin sağlamak için gerekli olan durumlar dışında üçüncü şahıslardan kesinlikle gizli tutacaklardır. Bu yükümlülük aralarındaki ilişki devam ettiği sürece ve bu ilişkinin herhangi bir nedenle sona ermesinden sonra da devam edecektir. Taraflardan her biri bu yükümlülüklerin ihlali sebebi ile diğer tarafın uğrayacağı her türlü zararın tamamen tazmin etmeyi kabul ve taahhüt etmektedir.Sözleşmenin yürürlükte olduğu süre içerisinde ..., bahsi geçen Ek-1' de belirtilen ürün gurupları ve sistem/ürün/yazılımların rakipler için aracılık yapamaz, temsilcilik, yetkili satıcılık ve benzer faaliyetlerde bulunamaz, ...' un söz konusu rekabet etmeme yükümlülüğü işbu sözleşmenin sona ermesinden sonra 3 yıl süre ile daha devam edecektir. ... bu Maddeye aykırı hareket etmesi halinde ...' a 100.000,00 (yüzbin) ABD doları cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt eder”.Davalının, 14.5.2015 tarihinde dava dışı ... ... Ürün Geliştirme Ve İmalat Teknolojileri A. Ş.'ni kurduğu görülmektedir. Taraflar arasında akdedilen sözleşme incelendiğinde, davalı için, sözleşme ekinde belirlenen ürün grupları ve yazılımlardaki rakipler için “aracılık yapamaz, temsilcilik yetkili satıcılık ve benzer faaliyetlerde bulunamaz\" şeklinde bir yasak getirildiği görülmektedir. Bu hükümde getirilen yasak, davalının, davacının rakiplerine aracılık edemeyeceği veya rakipleri ile dağıtım sözleşmesi akdedemeyeceği konusuna hasredilmiştir. Bunun dışında, davalıya, davacı ile aynı sektörde veya aynı faaliyet alanında çalışma yasağı getirilmiş değildir. Bu sebeple, davalının, davacının rakipleri ile bir aracılık veya dağıtım sözleşmesi akdetmeden, doğrudan aynı sektörde faaliyet gösteren bir şirket kurması Sözleşme m. 11 kapsamına girmemektedir.Öte yandan, mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunun mali inceleme bölümünde ayrıntılı olarak belirtildiği üzere davacı şirketin, davalının kurduğu şirket ile 21.05.2015 tarihinde ticarete başladığı ve 2019 yılına kadar ilişkisini sürdüğü tespit edilmiştir. Davalı tarafından, 14.5.2015 tarihinde dava dışı ... ... Ürün Geliştirme Ve İmalat Teknolojileri A. Ş. kurulduktan sonra davacı ile 21/05/2015 ile 2019 yılları arasında 4 yıl boyunca ticari ilişki kurmasına rağmen  davacının, sonradan bunu rekabet yasağına aykırılık olarak nitelemesi dürüstlük kuralı ve çelişkili davranış yasağı ile de bağdaşmamaktadır. Bu tespitler doğrultusunda mahkemece,  davanın reddine, karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, bu minvalde davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br> 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL'nin davacıdan  tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 13/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a7486eed8b58b100","SID":"0fe20008acc0df02"}}